YEREL HABERLER - 19 Nisan 2012 Perşembe 19:24

DOKTOR CİNAYETİNE RESMİ TEPKİ

A
A
A
DOKTOR CİNAYETİNE RESMİ TEPKİ

Balıkesir İl Sağlık Müdürü Hasan Yılmaz, hastane başhekimleri, doktorlar ve sağlık çalışanlarıyla birlikte basın açıklaması yapıp Gaziantep Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi`nde Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı olarak görev yaparken uğradığ ıbıçaklı saldırı sonucu öldürülen Dr. Ersin Arslan`ın ölümünden duyduğu üzüntüyü ifade ederken hunharca işlenen bu cinayeti lanetlediklerini söyledi.
Balıkesir Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi`nin bahçesinde düzenlenen basın açıklamasına İl Sağlık müdürü Hasan yılmaz, Halk Sağlığı Müdürü Hülya Ertür, Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesi Başhekimi Servet Kocaöz, Devlet Hastanesi Başhekimi Hasan Hocaoğlu, Göğüs Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Necati Kelemençe, il sağlık müdürlüğü personeli, şube müdürleri, Ağıız ve Diş Sağlığı Merkezi başhekim yardımcıları, çok sayıda doktor, başhemşire ve hemşireler ile sağlık çalışanları katılarak destek verdiler. Tüm sağlık teşkilatı adına basın açıklaması yapan İl Sağlık Müdürü Hasan Yılmaz, "Doktor Ersin Arslan salı günü çalıştığı serviste, 10 gün önce vefat etmiş olan bir hastasının 17 yaşındaki torunu tarafından bıçaklanarak hunharca öldürüldü. Sağlık hizmetleri, hizmeti veren ile alan arasında karşılıklı güven, saygı ve anlayış çerçevesinde sürdürülmesi gereken vazgeçilmez bir gereksinimdir. Sağlık çalışanları ülkenin en uç noktalarında ve gerektiğinde dünyanın ihtiyaç duyulan her bölgesinde, her koşulda, fedakarca hizmet vermektedirler. Şiddet konusunda her kurum ve kuruluşun üzerine düşen görevleri hassasiyetle yapması gerekmektedir. Yapılan sayılamayacak kadar hizmetlerimiz her zaman görünmeli, asla istenmeyen ve istemeyerek oluşan bazı kusurlarımız bilerek gündeme taşınmamalıdır. Biz sağlık çalışanları insanların en kötü zamanlarında, onları kendinden bilerek hizmet veren, ötekileştirmeyen, sağlık gereksinimlerini gidermeye çalışan özverili bir meslek gurubuyuz. Yapılan menfur saldırıyı şiddetle kınıyor ve bir daha tekrarlanmasını asla kabul etmiyoruz. Bu konuda idari teşkilatımız, müdürlüklerimiz, valiliklerimiz, bakanlıklarımız gereken iyileştirmeleri yapmış ve daha iyisini yapmaya çalışmaktadır. Ailemizin bir ferdini böylesine elim bir olayla kaybetmenin üzüntüsü içerisinde Dr. Ersin Arslan`a Allah`tan rahmet, tüm sağlık camiasına ve kederli ailesine başsağlığı diliyoruz" dedi.
HASTANELERDE GÜVENLİK SİL BAŞTAN
Balıkesir İl Sağlık Müdürü Hasan Yılmaz, hastanelerdeki güvenlik önlemlerinin yeniden düzenlenmesiyle ilgili Sağlık Bakanlığının yapacağı çalışmayı beklediklerini söyledi. Özel güvenlik şirketleri tarafından sağlanan güvenlik önlemlerinde özel güvenlik görevlileriyle ilgili halkın şikayetçi olduğu yönündeki eleştirileri de cevaplayan Hasan Yılmaz, "Bakanlığımızın bununla ilgili yeni bir çalışması olacağını biliyoruz. Güvenlik önlemleri birkaç yıldır üst seviyeye çıkarıldı, ama demek ki yeni bir çalışmaya ihtiyaç duyuluyor. Özel güvenlikler yılda birkaç defa eğitime tabi tutulmakta ve sertifikasyon eğitimleri var. Daha yeni bir çalışmanın ne olacağını bilemiyoruz. Yıllar öncesine göre bugün güvenlik önlemleri daha üst seviyede. Özel güvenlik şirketlerimiz hastanelerin çoğunda sıkıntı noktasında görev yapmakta ama bunlar da yetmiyor. Bakanlığımızın çalışmasını bekleyeceğiz, ne çıkacak bilemiyorum. Belki İçişleri Bakanlığının bir çalışması olacaktır, ama biraz daha elden geçirilmesi gerekiyor gibi gözüküyor" diye konuştu.
Hastane bahçesindeki basın açıklamasında bazı doktorlar endişe içinde olduklarını ifade ettiler. Ayrıca, son birkaç gündür yani cinayetin ardından yapılan söylemleri gecikmiş bulan bayan hekimler, görüşlerini şu şekilde ifade ettiler;
"Biraz geç kalınmış bir söylem, keşke bu aşamaya hiç gelinmeseydi. İnşallah bundan sonra böyle bir eylemle karşılaşmayız."
"Ben bu olayı yaşadığımız için çok üzgünüm, ama son yıllarda hekimlere yönelik şiddet artarak devam ediyor. Her gün bir haber görüyoruz, Türkiye`nin herhangi bir yerinde, herhangi bir hastanede bir hekimin şiddete uğradığını. Yaşam hakkı en temel bir hak. Ve hekimlerin yaşam hakkının korunması gerekiyor. Bu devletin görevi. Bizler çalıştığımız yerde şiddete uğruyoruz. Bu olayın bir daha gerçekleşmemesi için gerekli önlemlerin yetkili makamlarca bir an önce alınmasını istiyoruz."
Resmi basın açıklamasının ardından sağlık görevlileri işlerinin başına döndü.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sinop Metin Külünk: "Mesele, hak ile batıl mücadelesinde kimin nerede durduğudur" Sinop Üniversitesi’nde düzenlenen "Yüzyılın Gençliği, Gençliğin Yüzyılı" programına katılan eski İstanbul Milletvekili Metin Külünk, İslam dünyasının son 5 asırdır bilgi üretiminde geri kaldığını belirterek, "Ta ki biz Haniflik odaklı, insanlık medeniyetini inşa edecek bilgiyi yeniden üretene kadar bu devran böyle döner. Mesele, hak ile batıl mücadelesinde kimin nerede durduğudur" dedi. Sinop Üniversitesi ve TÜGVA Sinop İl Temsilciliği koordinesinde; Yeniler, Geçerken, İlahinet ve Üniversiteli Aktif Gençlik öğrenci topluluklarının iş birliğiyle düzenlenen "Yüzyılın Gençliği, Gençliğin Yüzyılı" konferansında gençlerle bir araya gelen Metin Külünk, toplumsal yapılardaki sorgulama eksikliğine dikkat çekti. Üniversitelerden aile yapısına kadar "soru sorma" kültürünün baskılandığını aktaran Külünk, "Biz bugün soru sorma kabiliyetimizi kaybettik. Üniversitede hocaya, evde babaya, STK’da başkana soru sormaya kalksan ’sen ne anlarsın’ cevabıyla karşılaşıyorsun. Oysa Batı bugünkü gücüne sorgulayarak ve bilgiyi yöneterek geldi" ifadelerini kullandı. Dünyayı sarsan Epstein skandalı ve küresel sistemin işleyişine dair açıklamalarda bulunan Külünk, şu değerlendirmelerde bulundu: "Epstein adasındaki vahşeti, Satanistliği tespit etmek yetmez. Bu akıl, Habil ve Kabil mücadelesinden beri var olan bir batılın temsilidir. Bu yapı; BM, DSÖ ve çeşitli uluslararası sözleşmeler üzerinden küresel normlar oluşturacak gücü nasıl elde etti? Bilgiyi ve parayı ele geçirdiler. İnsan hakları ve demokrasi kavramlarının arkasına saklanarak, insanlığın genetik kodlarıyla oynayacak, dünya nüfusunu azaltmaya odaklanacak kadar fütursuzlaştılar. Biz bu soruyu sormadan sadece vahşeti seyrederiz." "5 asırdır mağlubuz çünkü bilgi üretmiyoruz" İslam aleminin tarihsel bir özeleştiri yapması gerektiğini vurgulayan Külünk, "Biz beş asırdır mağlubuz. Çünkü Biruni, İbn-i Sina, Farabi, Harezmi ve Ali Kuşçu yetiştiremiyoruz. Zihin ve fikir anarşisti yetiştirmiyoruz. Ta ki biz Haniflik odaklı, insanlık medeniyetini inşa edecek bilgiyi yeniden üretene kadar bu devran böyle döner. Mesele, hak ile batıl mücadelesinde kimin nerede durduğudur" diye konuştu. Sinop Valisi Mustafa Özarslan ile üniversite yönetimi, kurum temsilcileri ve çok sayıda öğrencinin katıldığı program, soru-cevap ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Bursa Fabrikaların tonlarca su çektiği İznik Gölü 200 metre çekildi Marmara Bölgesi’nin en büyük tatlı su kaynaklarından biri olan İznik Gölü, son yıllarda yaşanan su kaybıyla alarm veriyor. Kıyı şeridinde gözle görülür şekilde yaşanan çekilme, gölün adeta kurumaya yüz tuttuğunu ortaya koyuyor. Gölde su kaybının yalnızca kuraklıkla açıklanamayacağı yönünde değerlendirmeler yapılırken, gözler göl çevresindeki sanayi tesislerine çevrildi. Özellikle Gemlik hattında faaliyet gösteren bazı fabrikaların göl suyunu yoğun şekilde kullandığı iddiaları yeniden gündeme geldi. Özellikle sanayi tesislerinin su kullanımı ve yer altı su kaynakları üzerindeki baskının, gölün beslenme dengesini olumsuz etkilediği ifade ediliyor. Yüzölçümü ve doğal yapısıyla bölgenin en önemli ekosistemlerinden biri olan İznik Gölü, sadece bir su kaynağı değil; aynı zamanda turizm ve ekonomi açısından da hayati öneme sahip. Yaz aylarında yerli ve yabancı turistleri ağırlayan göl, sahil işletmeleri, balıkçılık faaliyetleri ve tarımsal sulama sayesinde binlerce kişiye geçim kapısı oluyor. Göldeki su seviyesinin düşmesiyle birlikte balıkçılık faaliyetlerinin zorlaşması, tarımsal sulamada yaşanan sıkıntılar ve kıyı turizminin olumsuz etkilenmesi, bölge ekonomisini doğrudan tehdit ediyor. İznik ve Orhangazi’de yaşayan birçok aile, geçimini göl sayesinde sağlarken, yaşanan çekilme geleceğe dair kaygıları artırıyor. Fabrikalar tonlarca su kullanıyor Gölden su kullanan fabrikaların, su saati bile kullanmadığına dikkat çeken İznik Ziraat Odası Başkanı Vedat Çakar, "Fabrikalar İznik Gölü’nden su çekiyor. Gemlik Gübre Fabrikası 2004 yılında özelleştirildi. 2020 senesinde dönemin büyükşehir belediye başkanı Alinur Aktaş bu fabrikanın gölden ne kadar su çektiğine dair bir yazı istedi ve bu fabrika bu soruya cevap bile veremedi. Çünkü su çekilen pompada bir su saati bile yok, saat konulmamış. 2021 yılında da saat konuldu ve 10 milyon metreküp su anlaşması yapıldı. 2004 ile 2020 arasında neden buraya su saati konulmadı. Bu yıllar arasında gölden ne kadar su kullanıldığını nereden bileceğiz. 2016 yılında kuraklık başladı. DSİ önlem olarak tarıma verilen sudan tasarruf yapıyor. Tarımdan tasarruf olmaz, tarım bu ülkenin ekonomisinin can damarıdır" şeklinde konuştu.
Denizli DTO’nun öncülüğünde Denizli’de Ramazan ayında temel gıdada sabit fiyat uygulaması başlatıldı Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, gıda sektöründeki 6 üyesi ile ülkede bir ilke imza atarak ramazan ayına özel temel gıda ve tüketim maddelerinde sabit fiyat uygulaması başlattı. DTO üyesi Denizli’deki 76 satış noktasında ramazan ayı boyunca un, ekmek ve tahıl ürünleri, pirinç, bulgur, makarna ve bakliyat ürünleri, şeker, tuz, çay ve sıvı yağ, süt ve süt ürünleri, yumurta ve temizlik ürünleri ile kişisel bakım ürünlerinde fiyat artışına gitmeyecek. DTO hizmet binasının 5’inci katında gerçekleştirilen imza törenine protokolde adı geçen firmaların sahipleri ile yetkilileri ve DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan katıldı. Başkan Erdoğan, özveride bulunarak sosyal sorumluluktan kaçmadıklarını söylediği üyelerine duyarlılıklarından dolayı teşekkür etti. Protokol imzaladıkları firmalar ile Denizli Ticaret Odası’nın özellikle temel gıda ve ihtiyaç ürünlerinde fiyat istikrarının korunması, mevcut fiyat etiketlerinde olağan dışı artışlara gidilmemesi ve tüketici güveninin zedelenmemesi hususunda, azami dikkat göstereceklerin de altını çizen Başkan Erdoğan, "Bugün burada önemli bir protokole imza atmanın onur ve gururunu, Denizli’miz ile paylaşıyoruz. Gıda sektöründeki üyelerimiz ile, ramazan ayı boyunca raflarındaki temel gıda ürünlerinin etiket fiyatlarının değişmeyeceğine dair protokol imzalamak üzere toplandık. Bu üyelerimiz, ramazanda sabit fiyat uygulamasını gönüllü olarak taahhüt etmişlerdir. Bu mübarek ayın tüm üyelerimize ve vatandaşımıza bereket, sağlık ve hayırlı kazançlar getirmesini temenni ediyoruz. Protokolümüze imza koyan üyelerimize de gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür ediyoruz. Çok değerli iş insanlarımız Can Pekdemir’in 39 şubesi bulunan işletmeler, Derviş Gedik 11 şubesi bulunan işletmeleri, Rıza Bilgin 7 şubesi bulunan işletmeleri, Ümit Kurt 12 şubesi bulunan işletmeleri, Murat Tütüncü 4 şubesi bulunan işletmeleri, Hasan Hüseyin Pekdemir 3 şubesi bulunan işletmeleriyle Ramazan kampanyamıza katıldılar. Toplamda 6 marketimiz, Denizli’deki 76 farklı noktada satış yapan işletmeleri ile ramazan boyunca halkımıza hizmet verecekler. Hayırlı ve uğurlu olsun" dedi. Ramazan kampanyası, neleri kapsıyor? Kampanyaya, un, ekmek ve tahıl, pirinç, bulgur, makarna ve bakliyat, şeker, tuz, çay ve sıvı yağ, süt ve süt ürünleri, yumurta, temizlik ürünleri, kişisel bakım ürünleri marka gözetmeksizin dahil oldu. Başkan Erdoğan, "Üyelerimiz, azami dikkat göstereceklerdir" Ramazan ayının toplumsal dayanışmanın, paylaşmanın ve manevi değerlerin ön plana çıktığı, müstesna bir dönem olduğunu anımsatan DTO Başkanı Uğur Erdoğan, sözlerini "Bu özel zaman diliminde, ticari hayatımızın da aynı hassasiyet ve sorumluluk bilinciyle işletilmesi, büyük önem arz etmektedir. Denizli Ticaret Odamız ile üyelerimiz; özellikle temel gıda ve ihtiyaç ürünlerinde fiyat istikrarının korunması, mevcut fiyat etiketlerinde olağan dışı artışlara gidilmemesi ve tüketici güveninin zedelenmemesi hususunda, azami dikkat göstereceklerdir" diyerek tamamladı. Protokolün imzalanmasının ardından Başkan Erdoğan üyeleri ile günün anısına toplu halde fotoğraf çektirdi.