YEREL HABERLER - 19 Nisan 2012 Perşembe 20:46

SAKARYA`DA BÖCEKSAVAR BÖCEK ÜRETİLİYOR

A
A
A
SAKARYA`DA BÖCEKSAVAR BÖCEK ÜRETİLİYOR

Adapazarı Orman Bölge Müdürlüğü laboratuarında üretilen Colosoma sycophanta adlı böcekler, ormanlardaki çamkese böceklerini yiyerek yok edecek. Üretilen böceklerin çam ağaçlarının ibrelerini yiyerek büyümesini engelleyen çamkese böceklerinin kökünü kurutması amaçlanıyor.
Adapazarı Orman Bölge Müdürlüğü zararlı bir böcek türü olan Çamkese böceğine karşı başka bir böcek türüyle mücadele verecek.
Adapazarı Orman Zararlılarıyla Mücadele Şube Müdürü Mehmet Ali Ekşi yaptıkları çalışma ile ilgili olarak, ``Bir Calosoma sycophanta ergini laboratuar şartlarında günlük 2-3 çam keseböceğini tam olarak yemekte, 15-16 tanesini de öldürüp bırakmaktadır. Laboratuar şartlarında bir çiftin bulunduğu üretim kabından 148 adet yumurta elde edilmiştir. Yumurtaları 6-7 mm uzunlukta yaklaşık 1 mm genişlikte krem-beyaz renklidir. Yumurtadan larva toprak ve nem durumuna göre 4-15 gün arasında çıkmakta, ortalaması 7 gündür. İlk çıkan larvalar krem renkli olup 8 mm uzunluktadır.2-3 saat içerisinde önce gri sonra siyah renk almaktadır. Tırtıllarla beslenen larvalar 4-4,5 cm boya kadar uzanır. Daha sonra larvalar 1 hafta prepupa, 2 hafta pupa dönemi geçirerek ergin olurlar`` dedi.
Adapazarı Orman Bölge Müdürü Hasan Türkyılmaz ise, ``Bölge Müdürlüğü laboratuarında üretilen ve çamkese böceğini yiyerek beslenen Colosoma sycophanta adlı böcekler, 3-4 yıl yaşayabilen faydalı bir böcektir. C. sycophanta larva ve erginleri laboratuar şartlarında kitle üretimi yapılarak çam keseböceği (Thaumetopoa pityocampa), gibi zararlı türlere karşı kullanılacaktır`` diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Yazboz tahtasına dönmüştü, restore edilen 600 yıllık kaya kitabenin dünyada tek olduğu ortaya çıktı Amasya’da Osmanlı vakıf kültürünün nadide örneklerinden 600 yıllık kaya kitabenin dünyada ana kayaya doğrudan işlenmiş tek vakfiye örneği olma özelliği taşıdığı ortaya çıktı. Yakın tarihe kadar yaz-boz tahtası görünümündeki 1418 tarihli eser, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edildi. 8 satır ve 125 kelime içeriyor Yeşilırmak Nehri kıyısındaki Leğenkaya Şelalesi’nin yanında bulunan Arapça harflerle işlenmiş 1418 tarihli Bayezid Paşa Camii vakfiyesi, Osmanlı erken dönem vakıf kültürünün nadide örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. 15. yüzyılın başlarında Osmanlı padişahı Çelebi Mehmed döneminin önde gelen devlet adamlarından Sadrazam Bayezid Paşa’nın emriyle inşa edilen eser, ana kayanın yerden 2 metre yüksekliğe kadar mermer düzgünlüğünde tesviye edilmesiyle oluşturulan zemin üzerine kabartma tekniğiyle işlendi. Eni 3 metre, yüksekliği 110 santimetre ölçülerindeki Arapça yazılı kitabe, 8 satırdan oluşmakta olup edatlar hariç 125 kelime içeriyor. Mikro hassas kumlama yöntemiyle temizlendi, toprak boya ile gölgelendirme yapıldı Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 2024 yılındaki kararıyla yapılan incelemelerde, kaya kitabenin yüzeyine ve çevresine sprey boyalarla zarar verildiği tespit edildi. Bu doğrultuda Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları kapsamında yüzeydeki boya kalıntıları uzman ekipler tarafından traverten taş tozu kullanılarak mikro hassas kumlama yöntemiyle temizlendi. Dış etkenler nedeniyle zayıflayan yüzey, uygun kimyasal malzemelerle sağlamlaştırılarak toprak boya ile yapılan hafif gölgelendirme sayesinde yazıların okunabilirliği artırıldı. Eserin çevresel ve insan kaynaklı olumsuz etkilerden korunması amacıyla koruma platformu genişletilip duvar yüzeyine çelik taşıyıcı sistem ve çerçeve profilleri uygulandı. Kitabe bölümünde ise şeffaf koruyucu sistem tercih edildi. Ayrıca, eserin gece görünürlüğünü artırmak amacıyla çerçeve içerisine aydınlatma sistemi yerleştirildi. Dünyada tek olma özelliği taşıyor Tokat Vakıflar Bölge Müdürü Sebahattin Erdoğan, "Kaya kitabe, ana kayaya doğrudan işlenmiş vakfiye örneği olması bakımından dünya üzerinde tek olma özelliği taşımaktadır. Sadece Amasya’mızdadır. Bu eser Sadrazam Bayezid Paşa’nın bizlere emanetidir" dedi. "Burada kocaman bir tarih yazıyor" Eserin aşkların bilinçsiz şekilde ilan edildiği yaz-boz tahtasına döndüğü günlerin artık geride kaldığını anlatan Nergiz Mahallesi Muhtarı Nuran Muslu da, "Eser çok güzel oldu. Amasya’mıza ayrı bir renk kattı. Burada kocaman bir tarih yazıyor. Canlandırıp ortaya çıkardılar. Emeği geçenlerden Allah razı olsun" diye konuştu.
Ordu Ameliyatsız, stentsiz tedavi: Kalp damarları ilaç kaplı balonla açıldı Ordu’da kalp damarlarında 3 ayrı bölgede ciddi tıkanıklık bulunan 55 yaşındaki hasta, ameliyat olmadan ve stent takılmadan, ilaç kaplı balon yöntemiyle tedavi edildi. Başarılı geçen işlemin ardından hasta tedavinin 2’nci gününde taburcu edilerek günlük yaşamına döndü. Kalp ve damar hastalıklarının hem dünyada hem de Türkiye’de en sık ölüm nedenleri arasında yer aldığına dikkat çeken uzmanlar, son yıllarda bu hastalıkların daha genç yaşlarda görülmeye başlandığını belirtiyor. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde yaygın olarak görülen koroner arter hastalığında, erken tanı ve doğru tedavi yöntemlerinin önemi her geçen gün artıyor. Gelişen teknolojiyle birlikte öne çıkan tedavi yöntemlerinden biri olan ilaç kaplı balon uygulaması, damara kalıcı metal yapı bırakmadan tedavi imkânı sunuyor. Bu yöntemde, özel ilaç kaplı balon damar içerisinde genişletilerek hem darlık gideriliyor hem de ilaç doğrudan damar duvarına etki ediyor. "3 damar tıkalıydı, ameliyat yerine balon tercih edildi" Ordu Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’ne göğüs ağrısı şikâyetiyle başvuran 55 yaşındaki erkek hastada yapılan anjiyografide, 3 damarda ileri derecede darlık tespit edildi. İlk değerlendirmede hastaya bypass ameliyatı önerildi. Ancak hastanın ameliyatı kabul etmemesi üzerine alternatif tedavi seçenekleri değerlendirildi. Yapılan detaylı incelemeler sonucunda hasta için ilaç kaplı balon yöntemiyle girişimsel tedavi planlandı. Uygulanan işlemle hastanın 3 damarındaki tıkanıklıklar stent kullanılmadan açılırken, hasta ise tedavinin 2’nci günü taburcu edildi. "Her hasta için uygun değil, doğru seçim önemli" Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Kardiyolog Doç. Dr. Seçkin Dereli, kalp damar hastalıklarının görülme sıklığının arttığını ve daha genç yaşlara indiğini belirterek, "Günümüzde koroner arter hastalığında yeni tedavi yaklaşımları gündeme geliyor. İlaç kaplı balon yöntemi de bunlardan biri. Ancak her hasta için uygun değildir, doğru hasta seçimi büyük önem taşır" dedi. Doç. Dr. Dereli, uyguladıkları yöntemin avantajlarına değinerek, "Bu tedaviyle damarda kalıcı bir stent bırakmıyoruz. Bu da ileride aynı damara yeniden müdahale edilebilmesine veya gerekirse bypass uygulanabilmesine imkân tanıyor" ifadelerini kullandı. "İleri görüntüleme yöntemleri kullanıldı" Tedavi sürecinde damar yapısının ayrıntılı incelendiğini belirten Dereli, "İşlem öncesinde intravasküler ultrason (IVUS) ile damar duvarını değerlendiriyoruz. Ayrıca fraksiyonel akım rezervi (FFR) ile darlığın kan akımına etkisini ölçüyoruz. Bu yöntemler, doğru karar vermemizi ve başarılı sonuç elde etmemizi sağlıyor" diye konuştu. "Şimdiye kadar 200 hastada kullanıldı, başarı oranı yüksek" Kliniklerinde bugüne kadar yaklaşık 200 hastaya ilaç kaplı balon tedavisi uyguladıklarını belirten Dereli, başarı oranlarının yüksek olduğunu ve tıkanma oranlarının dünya ortalamasının altında seyrettiğini söyledi. "Ameliyat olmadan sağlığıma kavuştum" Hasta İsmail Kızılkaya ise yaşadığı süreci anlatarak, göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikâyetleriyle hastaneye başvurduğunu, yapılan değerlendirmelerde damarlarının ciddi şekilde tıkalı olduğunun söylendiğini ifade etti. Ameliyat olmak istemediğini belirten Kızılkaya, "Farklı bir tedavi yöntemi sordum. Doktorum ilaç kaplı balon uygulamasını önerdi. Yapılan işlem sonrası tüm damarlarım açıldı. Ameliyat olmadan sağlığıma kavuştum, şu an hiçbir şikayetim yok" dedi.
Adıyaman Kahta’da açılan anjiyo ünitesinde ilk hasta başarıyla tedavi edildi Adıyaman’ın Kâhta Devlet Hastanesi bünyesinde kurulan anjiyo ünitesinde ilk hasta da başarıyla tedavi edildi. Kalp ve damar hastalıklarının tanı ve tedavisinde önemli bir eksikliği gidermesi hedeflenen anjiyo ünitesi, hizmete alınmasının hemen ardından ilk vakasını kabul etti. Kalp krizi şüphesiyle Kâhta Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne başvuran hasta, yapılan ilk müdahalenin ardından vakit kaybetmeden anjiyo ünitesine alındı. Burada gerçekleştirilen operasyonla hastanın kapalı olan iki damarına stent takıldı. Müdahalenin ardından hastanın genel sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Kâhta Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Mustafa Akel, "Hastanemizden 45 km mesafede ikamet eden 59 yaşındaki hastamız, göğüs ağrısı şikâyeti ile hastanemize başvurmuştur. Yapılan tetkiklerde kalp krizi geçirdiği tespit edildi ve acil bir şekilde yeni açmış olduğumuz anjio merkezimize hastayı aldık. Yapılan görüntülemede kalbinin ön damarı olan LAD mid bölgesi total tıkalı tespit edildi. Hastamızın kalbinin ön damarına iki adet stent takarak tam açıklık sağlandı. Hastamızın genel durumu iyi olup yoğun bakıma takip amacıyla alındı" dedi. Yeni açılan anjiyo ünitesinde ilk müdahalenin başarıyla gerçekleştirilmesi, ilçede sağlık hizmetleri açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilirken, hastane yetkilileri acil vakalara artık ilçe içerisinde hızlı ve etkin şekilde müdahale edilebildiğini ifade etti.
Erzurum Erzurum Adliyesi’nde tarihi başarı: Temizlenme oranı yüzde 118’e ulaştı Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, yayınladığı faaliyet raporuyla yargıdaki hızını ve verimliliğini gözler önüne serdi. Paylaşılan verilere göre Başsavcılık, yıl içerisinde gelen dosya sayısının üzerine çıkarak yüzde 118,24’lük bir temizlenme oranına ulaştı. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma dosyalarına ilişkin güncel istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Adli performansın sayısal verilerle ortaya koyulduğu tabloda, yargı süreçlerinin hızlandırılmasına yönelik çalışmaların meyvesini verdiği görüldü. İstatistiklere göre, yıl içerisinde Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na toplam 27 bin 216 yeni soruşturma dosyası geldi. Bir önceki yıldan devreden 19 bin 723 dosya ile birlikte yoğun bir mesai harcayan savcılık makamı, dönem sonunda 32 bin 180 dosyayı karara bağlamayı başardı. Temizlenme oranında büyük artış Yargıdaki verimliliğin en önemli göstergelerinden biri olan "Temizlenme Oranı", Erzurum’da bir önceki yıla göre büyük bir sıçrama yaşadı. Bir önceki dönemde yüzde 88,01 olan temizlenme oranı, son verilerle birlikte yüzde 118,24’e yükseldi. Bu rakam, Başsavcılığın sadece yeni gelen dosyaları değil, geçmişten devreden dosyaların da önemli bir kısmını sonuçlandırdığını ortaya koydu. Reel çalışma oranı yüzde 68 olarak kaydedildi Dosyaların karara bağlanma hızı ve adli personelin performansını yansıtan "Reel Çalışma Oranı" ise yüzde 68 olarak kayıtlara geçti. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, adalet hizmetlerinin etkinliğini artırmak ve vatandaşların mağduriyetlerini en kısa sürede gidermek adına yürüttüğü titiz çalışmaların önümüzdeki dönemde de artarak devam etmesi bekleniyor. İşte ortalama bitirilme süreleri Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, kentte en sık karşılaşılan 10 suç türüne yönelik soruşturmaların ortalama bitirilme sürelerini açıkladı. Verilere göre en hızlı sonuçlanan dosya türü 16 gün ile terör suçları olurken, en uzun süren soruşturma ise 79 günle kasten yaralama suçları oldu. Yayımlanan tabloya göre, "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçuna yönelik soruşturmalar, ortalama 16 gün gibi kısa bir sürede karara bağlanarak listenin en hızlı sonuçlanan kalemi oldu. Terör suçlarını, 31 gün ile "Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma" ve 34 gün ile "Bilişim Sistemleri, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık" suçları takip etti. En uzun mesai kasten yaralama dosyalarında Adliyenin en yoğun mesai harcadığı suç türleri arasında ise kasten yaralama dosyaları öne çıktı. Ortalama 79 günde tamamlanan "Kasten Yaralama" soruşturmaları, listenin en geç sonuçlanan suç türü olarak kayıtlara geçti. Diğer suç türlerinin ortalama bitirilme süreleri ise şöyle sıralandı: Tehdit: 73 gün, Basit Yaralama: 69 gün, Uyuşturucu Madde Satın Almak ve Bulundurmak: 55 gün, Hakaret: 54 gün ve Dolandırıcılık: 52 gün. İstatistiklere göre, Erzurum’da en çok karşılaşılan bu 10 suç türündeki soruşturmaların toplam ortalama süresi ise 501 gün olarak hesaplandı.