POLİTİKA - 20 Nisan 2012 Cuma 12:13

CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ÖZTRAK`IN BASIN TOPLANTISI

A
A
A
CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ÖZTRAK`IN BASIN TOPLANTISI

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, darbelerle ilgili davaların Türkiye`de gündemi değiştirmenin aracı olmaması gerektiğini belirterek, "Bunun, senaryosunu Sayın Başbakanın yazdığı, rejisini vesayet altındaki yargının yaptığı tutuklamalarla süslenmiş bir sabun operasına, ucuz tiyatroya dönüşülmesine karşıyız. Bakın 2B`de köylüye yüzde 70`i getirdiler aynı günün sabahı 28 Şubat`ta ikinci dalga dediler. Bu dalgalar vatandaşla giderek dalga geçmeye dönüşüyor"
dedi.
Öztrak, Meclis`te düzenlediği basın toplantısında Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmeler yaptı. Hükümette bir telaş olduğunu ve ardı ardına bir takım paketler açıklandığını belirten Öztrak, ancak bu gösterişli açıklamalardan sonra haftalar geçmesine rağmen ortada herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığını söyledi. İktidarının 10`uncu yılına giren AK Parti`nin cari açık telaşına düştüğünü de ifade eden Öztrak, "Biz kendilerini 2007 yılından başlayarak defalarca uyardık. Finanse edildiği sürece sorun
değil diyerek cari açığa hiçbir tedbir almayan Bakanların bugün telaşa kapılması ve bu gerçeğin farkına varması bize yabancıların deyimiyle `akşam yemeğinden sonra günaydın` sözünü hatırlatıyor" dedi.
Açıklanan son tedbirlerin kısa dönemde cari açığı düşürmeyeceğini aksine daha da artıracağını kaydeden Öztrak, "AKP zamanında tedbirleri alsaydı Türkiye dünyanın en kırılgan ekonomisi olarak anılmaz, Finlandiya Başbakanına da dün olduğu gibi espri konusu olmazdı" dedi.
"BAŞBAKANIN `REKOR KIRDIK` DEDİĞžİ 6 DOLARLIK ARTIŞ"
Devletin Resmi İstatistik Kurumu ve Merkez Bankasının rakamlarının ekonomide kırılganlığın nasıl artırıldığını gösterdiğini ifade eden Öztrak, şunları söyledi:
"Vatandaşlarımız son üç yılda çalışmışlar, çabalamışlar kişi başına gelirlerini ancak 5,5 dolar artırabilmişler. 2008`de kişi başına gelirimiz 10 bin 438 dolar, 2011`de kişi başına gelirimiz 10 bin 444 dolar. İşte Başbakanın `rekor kırdık` dediği bu. Artış yuvarlarsak 6 dolar. Kişi başına cari açık 2008`de 584 dolar, şimdi bin 44 dolar. Yani artış 466 dolar. Gelirdeki artışla cari açığı, yani el parasıyla sağlanan satın alma gücünü toplansak, 466 dolar. Bunun sadece 6 doları gelir artışıyla, 460 doları
dışarıdan borçlanmayla. Buna dağ dayanır mı? Bu düzen devam edebilir mi? El parasıyla yani taşıma suyla değirmen döndükçe soruna gözlerini kapayan anlayışın bizi getirdiği nokta işte bugündür."
"AKP IMF`DEN 10 MİLYAR DOLAR BORÇ ALDI"
Başbakan Erdoğan ve bakanlarının sürekli IMF borcunu ödemekle övündüğünü belirten Öztrak, "Bunlar kendi iktidarlarında IMF`den ne kadar kaynak kullandılar? Ben şöyle kabaca bir hesap yaptım. AKP, yaklaşık 13 milyar dolar IMF kaynağı kullanmış. Bunun 3 milyar doları kendilerinden önce imzalanan anlaşmalardan geliyor. Bir de 2005`te AKP`nin imzaladığı anlaşmasıyla gelen 10 milyar dolar var. Bu paraları siz kullandınız Sayın Başbakan, tabii ki ödeyeceksiniz" dedi.
AK Parti iktidarı döneminde Türkiye`nin dış borcunun 130 milyar dolardan 307 milyar dolara çıktığını belirten Öztrak, şunları kaydetti:
"Yani ikiye katlanmış. Yetmemiş, AKP 35 milyar dolarlık kamu varlığını da iktidarında satmış. Şimdi bunların da yetmediği anlaşılıyor. Getirdikleri son paketle getirilen sukuk düzenlemesiyle devletin içinde oturduğu binaları Körfez ülkelerine satıp para toplayacak; resmi daireleri kendi hizmet binalarında kiracı yapacaklar. Şimdi şu soruyu hükümete soruyorum. Ey hükümet, kriz Yunanistan`da mı? Yoksa Türkiye`de mi? Yunanistan kendi kamu binalarını satıp kiracı olmayı düşünmezken, bu kadar kamu varlığı
satmazken; siz içinde oturduğunuz Başbakanlık binasını neden Malezya`ya veya Körfez ülkelerine satarak aynı binaya kiracı olmayı düşünüyorsunuz? Bu sorunun cevabını Sayın Başbakan`dan bekliyoruz."
Gazetecilerin sorularını da cevaplandıran Öztrak, kabul edilen 2B kanunu ile Hazine`ye ait orman arazilerinin yüzde 70 bedelle satışına yönelik kararı eleştirdi. Öztark, CHP olarak yıllardır ataları dedeleri ile bu arazileri işleyen hak sahiplerine bedava verilmesini savunduklarını söyledi. Öztrak, bu arazilerin yöreye yabancı insanlara satışının sosyal huzursuzluklara da yol açacağına işaret etti.
"DARBE SORUŞTURMALARI SABUN OPERASI OLMASIN"
Öztrak, Darbeleri Araştırma Komisyonu ile ilgili bir soru üzerine CHP`nin darbelerden en çok zarar görmüş ve darbelere karşı olan bir parti olduğunu belirterek, komisyona üye olmak için CHP`li vekillerin de başvurduğunu söyledi. Darbelerle ilgili yargılama süreçlerine de değinen Öztrak, "Bu darbelerle ilgili yargılama süreçlerinin de ucuz bir tiyatro oyununa dönüştürülüp vatandaşın gündemini değiştirmek için bir takım eski yetkililerin tutuklanması yerine, gerçekten mahkemelerin haklıyı haksızı tespit
etmesi, darbe ve darbecilerden hesap sormasını önemli görüyoruz. Ama bunun senaryosunu Sayın Başbakanın yazdığı, rejisini vesayet altındaki yargının yaptığı tutuklamalarla süslenmiş bir sabun operasına, ucuz tiyatroya dönüşülmesine karşıyız. Bu incelemelerin belli bir vakar içine bu yapmalıyız diye düşünüyorum. Bu yargılamalar gündem değiştirmenin aracı olmamalı. Bakın 2B`de köylüye yüzde 70`i getirdiler; aynı günün sabahı 28 Şubat`ta ikinci dalga dediler. Bu dalgalar vatandaşla giderek dalga geçmeye
dönüşüyor. Darbeler ciddi olarak Türkiye`de incelenmelidir" şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Aydın’da 16 yıl önce kaybolan kardeşler için kazı çalışması başlatıldı Aydın’da 25 Aralık 2009 tarihinde işe gitmek için evden ayrıldıktan sonra bir daha haber alınamayan iki kardeşin öldürülüp gömülmüş olma ihtimali üzerine dedektör köpekler ile kazı çalışması başlatıldı. Efeler ilçesinde gıda toptancılığı yapan Kenan (36) ve Sinan (28) Demirhoş kardeşler, 25 Aralık 2009 tarihinde işe gitmek için evden ayrıldıktan sonra bir daha haber alınamadı. Ailenin kayıp başvurusu üzerine çalışma başlatan polis, iki kardeşin evden ayrıldığı aracı Ata Mahallesi’nde terk edilmiş vaziyette buldu. 16 yıldır kardeşlerin izine rastlanamazken, anne Ümmü ve baba Mustafa Demirhoş çocuklarından ümidini kesmedi. Dosyayı yeniden açan Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, iki kardeşin öldürüldükten sonra gömülmüş olma ihtimali üzerine farklı adreslerde kazı çalışması başlattı. Dedektör köpeklerin de kullanıldığı bugünkü kazılarda herhangi bir sonuca ulaşılamadığı öğrenildi. Aydın İl Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, "25.12.2009 tarihinden itibaren kayıp şahıs olarak aranan Kenan ve Sinan Demirhoş isimli şahısların bulunmasına yönelik Asayiş Şube Müdürlüğü personelimizce yapılan çalışmalarda bahse konu şahısların öldürülüp gömülmüş olabileceği değerlendirilmiş, 03.03.2026 tarihinde ilimizde bulunan farklı adreslerde iş makineleri ve dedektör köpek ile birlikte kazı çalışmalarına başlanmıştır" denildi.
İstanbul İstanbul’da iftar saatinde feci kaza: 1 ölü, 2 yaralı İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde iftar saatinde meydana gelen trafik kazasında sürücü hayatını kaybederken, eşi ve çocuğu ise yaralandı. Kaza, iftar saatinde Arnavutköy Hacımaşlı Yolu Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, F.N. (28) yönetimindeki 38 KH 077 plakalı kamyonet, Hacımaşlı istikametine ilerlediği sırada karşı yönden gelen İsa Taşkan (39) idaresindeki 34 TU 7079 plakalı otomobille kafa kafaya çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle otomobil savrulurken, sürücü İsa Taşkan (39), eşi Hanife Taşkın ve çocuğu A.D.B. yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Polis olay yerinde güvenlik önlemi aldı. Sağlık ekipleri, yaptıkları kontrolde İsa Taşkan’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Yaralanan eşi Hanife Taşkan ve çocuğu ise ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri, kamyonet sürücüsü F.N.’yi yapılan sağlık kontrolünün ardından gözaltına aldı. "Bu yol çok tehlikeli hale geldi" Mahalle sakinlerinden Gürol Özkan, "Burası köyümüzden Arnavutköy’e giden orman yolu. Bir köylümüz trafik kazasında yaşamını yitirdi. Hacımaşlı Mahallesi’nde yapılan toplu konut inşaatları başladıktan sonra bu yolu sıklıkla kullanmaya başlayan kamyonlar burayı çok tehlikeli hale getirdi. Biz sürekli bu tarz olaylarla karşılaşıyoruz. Buraya bir önlem alınmasını istiyoruz. Bugün de bir akrabamız, aynı zamanda köylümüz yaşamını yitirdi" ifadelerini kullandı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
Düzce İkinci el araç piyasasında durgunluk yaşanıyor Düzce’de otomotiv sektörü 2026 yılına durgunlukla başlarken, sektör temsilcileri yatırımcıların farklı alanlara yönelmesinin piyasaya yansımalarını değerlendiriyor. Düzce’de uzun yıllardır galericilik yapan İhsan Açıkgöz, 2026 yılı itibariyle otomotiv piyasasında yaşanan durgunluğa ilişkin açıklamalarda bulundu. Piyasalardaki yön değişimlerinin sektörü doğrudan etkilediğini belirten Açıkgöz, araç alım satımında ciddi bir yavaşlama yaşandığını ifade etti. Geçmiş yıllarda kripto para borsalarındaki yükseliş dönemini hatırlatan Açıkgöz, "Kripto para artarken herkes o işin uzmanıydı. Ardından araç fiyatları yükseldi, bu kez herkes araç satış uzmanı oldu. Şimdi ise altın ve gümüş yükseliyor, herkes bu alanın uzmanı kesildi" dedi. 30 yılı aşkın süredir galericilik yaptıklarını belirten Açıkgöz, çok iyi ve çok kötü piyasa dönemleri gördüklerini vurguladı. "Araç satışı eş-dost üzerinden dönüyor" Mevcut dönemde araç alım satımının büyük ölçüde tanıdık çevre üzerinden gerçekleştiğini söyleyen Açıkgöz, şehir dışından araç alımının ciddi oranda azaldığını kaydederek, "İnsanlar artık ’Arabamı satayım’ diye galerilere koşmuyor. Sadece eş, dost ve tanıdık vasıtasıyla alım satım yapılıyor. Şehir dışından araç almaya kimse sıcak bakmıyor. Çünkü dışarıdan alınan araçlarda yaşanan sorunlar güveni zedeledi. Bu nedenle alışveriş daha çok bilindik çevrede dönüyor" diye konuştu. Altın ve gümüş yatırımı araç satışını etkiliyor Araç satışlarındaki düşüşün başlıca nedenlerinden birinin yatırım tercihlerindeki değişim olduğunu belirten Açıkgöz, vatandaşların birikimlerini otomobile bağlamak yerine altın ve gümüşe yöneldiğini söyleyerek, "Altın ve gümüş sürekli yükseliyor. İnsanlar parasını faize ya da kıymetli metallere yatırıyor. Yüksek faiz oranları da piyasayı etkiliyor. Çoğu esnaf şu an kâr etmiyor, sadece günü kurtarıyor. Ancak müşteri portföyü güçlü olan işletmeler ayakta kalabiliyor" şeklinde konuştu. "Savaş bitmeden piyasaların düzelmesini beklemek yanlış" Altın ve gümüş fiyatlarındaki yükselişi de küresel gelişmelere bağlayan İhsan Açıkgöz, piyasaların normalleşmesi için uluslararası gerilimlerin sona ermesi gerektiğini savunarak, "Altın ve gümüş savaş odaklı yükseliyor. Ne zaman savaşlar biter, o zaman bu emtialarda gerileme olur. Ardından araç ticareti, arsa ve konut piyasası yeniden hareketlenir. Ancak savaşlar bitmeden eski düzenin geri gelmesini beklemek doğru olmaz" ifadelerini kullandı.