GENEL - 21 Nisan 2012 Cumartesi 09:22

SANATÇI AYTEN ALPMAN`IN VEFATI

A
A
A
SANATÇI AYTEN ALPMAN`IN VEFATI

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, sanatçı Ayten Alpman`ın vefatı dolayısıyla yayımladığı mesajında, "Türk müziğinin duayenleri arasında yer alan Alpman muhteşem sesi ve eşsiz yorumlarıyla yediden yetmişe herkesin gönlünde taht kurmuş çok değerli bir sanatçıydı" dedi.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay sanatçı Ayten Alpman`ın vefatı dolayısıyla mesaj yayımladı. "Türk pop ve caz müziğinin unutulmaz isimlerinden Ayten Alpman`ın vefatını büyük bir üzüntü ile öğrendim. Türk müziğinin duayenleri arasında yer alan Alpman muhteşem sesi ve eşsiz yorumlarıyla yediden yetmişe herkesin gönlünde taht kurmuş çok değerli bir sanatçıydı" diyen Günay, "O buğulu sesiyle hafızalarımıza adeta nakşettiği `Memleketim` gibi pek çok eser Sevgili Alpman`ı daima bizlere hatırlatacak;
yüzümüzde tatlı bir gülümsemeyle hep saygı, sevgi ve özlemle anılmasını sağlayacaktır. `Geçmiş günler aklından geçerse, Kalbin bomboş ümitler biterse, Sen üzülme, ben varım` diye söylerdi Ayten Alpman. İyi ki vardın Sevgili Alpman. Hep olacaksın. Mekanın cennet olsun. Milletçe başımız sağolsun" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Yüksekova’da Ramazan hazırlığı: 3 kız kardeşten tandır başında tatlı mesaisi Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yaşayan üç kız kardeş, 11 ayın sultanı için imece usulüyle tandır başına geçerek sahur sofralarının vazgeçilmezi olan yöresel çörek ve lavaşları hazırladı. Yüksekova’da dondurucu soğuklara rağmen yakılan tandırlar, bu kez Ramazan ayının bereketi ve dayanışma ruhu için duman verdi. Beşatlı köyünde bir araya gelen üç kız kardeş, aile büyüklerinden miras kalan gelenekleri yaşatarak sahur hazırlıklarını tamamladı. Beşatlı köyünde yaşayan Neriman Erci, Zennure On ve Elif Yiğit, 30 günlük sahur ihtiyacını karşılamak amacıyla sabahın ilk ışıklarıyla kolları sıvadı. Evlerinde dualar eşliğinde yoğurdukları hamurları köyün ortak kullanımındaki tandıra taşıyan kardeşler, gün boyu süren hummalı bir çalışma sergiledi. İki ayrı ailenin ihtiyacı için hazırlanan yüzlerce çörek ve lavaş, geleneksel yöntemlerle tek tek pişirildi. Kültürlerini yaşatmanın mutluluğunu yaşayan Zennure On, Ramazan hazırlığının bir birliktelik simgesi olduğunu belirtti. On, "Önce lavaş ekmeklerimizi, ardından yöresel çöreklerimizi hazırladık. Üç kardeş omuz omuza vererek unumuzu eledik, hamurumuzu yoğurduk. Tandır başında çalışmak zahmetli olsa da bu bizim köklü geleneğimizdir. Ramazan özel ve temiz bir ay; Allah herkesin ibadetlerini kabul etsin" dedi. Neriman Erci ise Ramazan ayının manevi atmosferine vurgu yaparak, "30 güne yetecek şekilde planlamamızı yaptık. Çöreklerimizi atalarımızdan gördüğümüz usullerle hazırladık. Bu heyecanı kardeşlerimle paylaşmak paha biçilemez. Allah her eve bereket nasip eylesin" diye konuştu.
Hakkari Yüksekova’da camiler Ramazan ayına hazır: İbadethaneler gül kokularıyla arındırıldı Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde mübarek Ramazan ayı öncesinde camilerde başlatılan kapsamlı temizlik çalışmaları tamamlandı. Cami imamları ve personelin özverili çalışmalarıyla ibadethaneler, vatandaşların teravih ve diğer ibadetlerini huzur içinde eda edebilmeleri için hazır hale getirildi. İlçe genelindeki camilerde yürütülen temizlik seferberliğinde, halılar vakumlu makinelerle temizlenip dezenfekte edildi. Mihrap, minber ve kürsü gibi alanlar titizlikle silinirken; abdesthaneler ve şadırvanlarda hijyen kuralları çerçevesinde detaylı temizlik yapıldı. Aydınlatma sistemlerinden pencerelere kadar her nokta elden geçirilerek camilerde ferah bir ortam sağlandı. Cengiz Topel Caddesi üzerinde bulunan Esnaf Camii’nde de hazırlıklar yoğun tempoyla sürdürüldü. İmam Halil Akdoğan ve cami personeli tarafından gerçekleştirilen çalışmalarda, ibadet alanı dezenfekte edildikten sonra cami içerisine gül suyu sıkılarak manevi atmosfere uygun bir koku sağlandı. Temizlik sonrası camilerine gül kokusu sürdüklerini ve personelle beraber çalıştıklarını belirten İmam Akdoğan, "On bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’e kavuşmanın heyecanını yaşıyoruz. Cami personelimizle birlikte, mümin kardeşlerimizin daha temiz, ferah ve huzurlu bir ortamda secdelerine kavuşmaları için kollarımızı sıvadık. Peygamber Efendimizin ‘Temizlik imanın yarısıdır’ düsturuyla camimizin her köşesini titizlikle temizledik. İbadethanemizi gül kokularıyla bezeyerek cemaatimiz için hazır hale getirdik. Rabbim yapacağımız tüm ibadetleri kabul, Ramazan ayımızı mübarek eylesin" dedi.
Hakkari Yüksekova’da kültür sanat buluşması: Hakkari halayı ile Ege’nin zeybeği buluştu Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde düzenlenen halk oyunları kursu, Anadolu’nun iki ucundaki kültürel zenginliği olan halay ve zeybeği bir araya getirdi. Pizok TOKİ İlk ve Ortaokulu öğrencileri, kendi yörelerine ait halayların ardından Ege’nin simgesi zeybek oyununu öğrenerek kültürel bir köprü kuruyor. Yüksekova Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü bünyesinde açılan kursta, 20 öğrenciden oluşan grup, bölgenin kadim halk dansı olan Hakkari halayının ritmini, Ege yöresine ait zeybeğin asaletiyle harmanlıyor. Okul bahçesi ve koridorları, bir yanda davul zurna eşliğindeki halayların coşkusuyla, diğer yanda ise zeybek figürlerinin vakur duruşuyla renkleniyor. "Doğu’nun ritmi, Ege’nin vakur duruşuyla buluştu" Halk oyunları eğitmeni Ceren Kocataş, eğitimin sadece figür öğretmekten ibaret olmadığını, Anadolu’nun farklı renklerini çocukların dünyasına taşıdıklarını ifade etti. Kocataş, projenin içeriğine dair şu açıklamada bulundu: "Buradaki temel amacımız, çocuklarımıza Anadolu’nun bir bütün olduğunu hissettirmek. Yüksekova’nın enerjik ve birleştirici halayını bilen evlatlarımıza, şimdi de Ege’nin, Muğla’nın o asil Zeybek oyununu öğretiyoruz. Bir yanda omuz omuza durulan halayımız, diğer yanda tek başına devleşen zeybeğimiz var. Öğrencilerimiz koridorlarda halay çekerken, bahçede zeybek diz vuruyor. Bu çeşitlilik onlara müthiş bir özgüven ve kültürel derinlik kazandırıyor." "Okulun her köşesi sahneye dönüştü" Eğitmenleri eşliğinde hummalı bir hazırlık sürecine giren öğrenciler, 20 kişilik bir kadroyla hem eğleniyor hem de öğreniyor. Sınıf içindeki teorik eğitimleri, okul koridorlarındaki ritim çalışmaları ve bahçedeki büyük provalar takip ediyor. Hakkari’nin dağları arasında yükselen Ege ezgileri, hem veliler hem de çevre sakinleri tarafından ilgiyle karşılanıyor. Kursun sonunda öğrencilerin hem Hakkari hem de Muğla yöresine ait oyunlardan oluşan karma bir gösteriyle izleyici karşısına çıkması hedefleniyor.