ASAYİŞ - 21 Nisan 2012 Cumartesi 10:20

ADANA`DA UYUŞTURUCU OPERASYONU

A
A
A
ADANA`DA UYUŞTURUCU OPERASYONU

Adana`da küçük yaştaki çocuğu ile birlikte uyuşturucu sevkıyatı yapan bir kadın ile 3 kişi, 41 kilogram esrarla yakalandı.
Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü`ne bağlı Narkotik Büro Amirliği ekipleri, doğu illerinden uyuşturucu sevkıyatı yapılacağı ihbarı üzerine Sarıçam ilçesinde otoyolda pusu kurdu. Yapılan çalışma sonucunda söz konusu otomobil, otoyola geldiğinde durdurularak arama yapıldı. Otomobilde 41 kilogram esrar ele geçirildi. Otomobilde bulunan Raziye G., Mehmet H., Diyab C. ve Bahattin B. gözaltına alındı. Gözaltına alınan Raziye G.`nin esrar sevkıyatını 5 yaşlarındaki
çocuğuyla birlikte yaptığı görüldü. Şahıslar, emniyetteki sorgusunun ardından sağlık raporu alınmak üzere Adli Tıp Birimi`ne götürüldü. Burada sağlık raporu alan zanlılar adliyeye sevk edildi. Küçük çocuğu ise polis kucağında taşıdı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Adana’dan 7 liraya alınan biberin Diyarbakır’da bir markette 200 liraya satıldığı tespit edildi Ticaret Bakanlığı tarafından, Adana’dan 7 liraya alınan biberin Diyarbakır’da bir markette 200 liraya satıldığı tespit edildi. Bakanlık tarafından konu gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildi. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen piyasa gözetim ve denetim çalışmaları kapsamında; Diyarbakır’da faaliyet gösteren bir zincir markete yönelik gerçekleştirilen denetimler sonucu; kırmızı kapya ve yeşil sivri biber ürünlerine ilişkin olarak tedarik zinciri boyunca oluşan fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden şekilde incelendi. Bakanlık tarafından yapılan incelemelerde; kırmızı kapya biber ürününün, Adana ili Karataş ilçesine bağlı merkez köylerde faaliyet gösteren komisyoncudan 7 liradan satın alındığı, söz konusu ürünün Diyarbakır’da faaliyet gösteren firma tarafından zincir markete 30 liradan satıldığı, ilgili zincir market tarafından ise ürünün tüketiciye 199 lira 99 kuruştan sunulduğu, yeşil sivri biber ürününün ise Diyarbakır’da faaliyet gösteren firma tarafından zincir markete 20 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise ürünün vatandaşa 249 lira 99 kuruştan sunulduğu tespit edildi. Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda, adı geçen firmalar tarafından haksız fiyat artışı yapıldığı tespit edilerek, gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla konu Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildi.
Ankara CHP lideri Özel: "Polisin 12-24 ve 12-36 çalışma saati bitmeli" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Polisin 12-24 ve 12-36 çalışma saati bitmeli. Fazla mesai ödemeli bir sisteme geçilmeli" dedi. Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasına Dünya Kupası’na 24 yıl aranın ardından katılmaya hak kazanan A Milli Futbol Takımı’nı tebrik ederek başlayan Özel, "Türkiye Futbol Federasyonu Başkanımızın davetleriyle Kosova’da milli takımın Dünya Kupası yolculuğuna eşlik etmek için orada olacaktık. Güne bu niyetle uyandık. Grup toplantımız yoktu. Ama 31 Mart tarihini iki yıl önce Cumhuriyet Halk Partisi’nin, hatta Türkiye Cumhuriyeti demokrasi tarihinin en büyük yerel seçim zaferinin yıl dönümünü zehretmek isteyenler, iki yıl önce kurulan sandıkta Bursa’yı alamayıp şimdi hakimin tokmağıyla, savcının cübbesiyle almak isteyenlerin yeni bir siyasete darbesiyle, bu sefer Bursa’nın iradesine darbesiyle uyandık. Maalesef devamında da bu dönemde hiçbir sorunu olmayan, beş yıl süreyle zaten sadece adaylık yapan, ondan önceki ilçe belediye başkanlığı döneminde belediyede bir şey bulamayanlar 500 kişiyi dolandırmış bir yalancı tanık, iftiracının ifadelerine sadece dayanarak Mustafa Bozbey’e, ailesine haysiyet suikastı yaptılar" diye konuştu. Yoğun bir çalışma ve direnme döneminde olduklarını ifade eden Özel, "Saldırılara karşı bir adım geri adımımız yoktur, çalışma konusunda da bir mazeretimiz yoktur. Belediye başkanlarımız kendi görev alanlarında bütün o silkelemelere, paranın yüzde 40’ının kesilmesine, kendinden önceki AKP’nin SGK’ya, vergi dairesine taktığı borcun faizle ödenmelerine rağmen çalışmaya devam ediyorlar. Çanakkale’deydik, Kuşadası’ndaydık, Bursa’daydık ve Kütahya’daydık. Çanakkale, Bursa ve Kütahya illerimizi de Kuşadası ilçemizi de Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları yönetti. Kimi gözaltındayken konuştum, kimi tutukluyken. İkisi görevinin başındaydı; Çanakkale ile Kütahya. Yaptıklarını gördüm, uzun uzun anlattık" dedi. "Türkiye’yi açık cezaevine çevirdiler" Türkiye’de iktidarın tehdit gördüğü herkesin tutuklu olduğunu söyleyen Özel, "2026 yılında Türkiye’yi bir rejime tehdit olanlar için açık cezaevine, tutuk merkezine çevirdiler. Ekrem İmamoğlu da belediye başkanlarımız, seçilmiş siyasetçiler, kıymetli bürokratlar da tutuklu. Hataylıların iradesiyle son kullandıkları oy ile yolladıkları milletvekili Can Atalay tutuklu. Selçuk Kozağaçlı’dan Mehmet Pehlivan‘a kadar avukatlar tutuklu. İşçi haklarını savunan sendikacı Mehmet Türkmen tutuklu. Gazeteci Merdan Yanardağ, Alican Uludağ, İsmail Arı ve 17 gazeteci tutuklu Türkiye’de. Köyünü, doğasını, zeytin ağaçlarını savunan İkizköylü Esra, o İkizköy’ün kadın muhtarının ninesiyle bir ağaçlarına sahip çıkan Esra Işık tutuklu. 19 Mart darbesinden sonra 301 öğrenci tutuklandı. Dün Çağdaş Gazeteciler Derneği’nde ödül aldı. Vatan Emniyet’teki işkencenin belgeseli var. Nasıl darp raporlarının sonradan değiştirildiği var. Askeri darbe dönemlerinde olmayan, önce darp raporu, sonra temiz raporunun dosyada değiştirildikleri var. İzledik, şaşırdık, kahrolduk" ifadelerini kullandı. "Polisin 12 - 24 ve 12 - 36 çalışma saati bitmeli. Fazla mesai ödemeli bir sisteme geçilmeli" Bu haftanın Polis Haftası olduğunu belirten Özel, "Öncelikle bugün İsrail Konsolosluğu’na bir silahlı saldırı girişimi oldu. Her türlü silahlı saldırıyı, şiddeti kınıyoruz. Hangi gerekçeyle ve kime yönlendirilirse yönlendirilsin, kınıyoruz. Yüreğimiz ağzımıza geldi. Kahraman polisimiz etkisiz hale getirdi. Biri herhalde ölü ele geçirilmiş, ikisi yaralı. İki polisimiz hafif yaralı, öyle bilgi aldım. Allah’tan şehidimiz yok. Bir kez daha Polis Haftası’nda kahraman Türk polisini sevgi ve saygıyla selamlıyoruz Cumhuriyet Halk Partisi olarak. Maç olur, polis çalışır. Eylem olur, polis çalışır. Konser olur, polis çalışır. Pandemi olur, millet canıyla uğraşır, polis çalışır. Miting olur, polis çalışır. Sokağa çıkmak yasak olur, millet sokağa çıkmasın diye sokakta yine polis çalışır. Kimse çalışmaz, polis çalışır. Ama emeğinin karşılığını alamaz. İnanılmaz derecede zor bir görev icra diyorlar. 260 saat mesai, mobbing, ekonomik çıkmaz. Bunların hepsine son vermek gerekiyor. Polisin 12 - 24 ve 12 - 36 çalışma saati bitmeli. Fazla mesai ödemeli bir sisteme geçilmeli. Gece mesaisi sekiz saati geçmemeli. Sendikal haklar tanınmalı. Mülakat kalkmalı, liyakat olmalı. En önemli sorun; lojman ve kreş hakkı. Bilhassa büyükşehirlerde ve kiraların çok pahalı olduğu turizm şehirlerinde, hatta turizm ilçelerinde ve beldelerinde bu meseleler lojman sorunuyla çözülmeli" dedi. "Türkiye ikide bir rezervlerini yakıyor" ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşa en hazırlıksız yakalanan ülkenin Türkiye olduğunu söyleyen Özel, "Çok net ortada, kimsenin de bir itirazı yok. Çünkü Türkiye ikide bir rezervlerini yakıyor. Sonra yoksullaşma pahasına, yoksulların sırtına yük bindirme pahasına ve büyük gelir transferleri pahasına bu rezervleri yerine koymaya çalışıyor. 128 milyar dolarda da öyle olmuştu, geçen sene 60 milyar dolara mal olan İBB operasyonundan sonra da öyle oldu. Öyle olunca faizler düşerken düşemez oldu. Enflasyon inecekken inemez oldu. Maalesef İran savaşı geldiğinde de geçen sene 19 Mart’a harcanan rezervler yerine çok pahalıya konduğu için, manevra alanı, müdahale alanı olmaz oldu. Elimiz kolumuz bağlı şekilde yakalandık" ifadelerini kullandı. "Çiftçilere uygulanan haciz işlemleri durdurulmalıdır. Çiftçilere uygun kredi imkanları acilen sağlanmalıdır" En düşük emekli maaşının bir asgari ücret, asgari ücretin de 39 bin lira olmasını savunduklarını ifade eden Özel, "Bundan sonra da savunmaya devam edeceğiz. Emekliye bayram ikramiyesinin de bir asgari ücret olmasının arkasındayız. Bu konuda grubumuz bu hafta ne gerekiyorsa yapacak emekliler için. Kısaca ifade ediyorum. Eşel mobil devam etmelidir, yüzde 20’lik KDV yüzde 1’e düşürülmelidir. Çiftçilerin kredi borç faizleri silinmeli, anapara yapılandırılmalıdır. Çiftçilere uygulanan haciz işlemleri durdurulmalıdır, çiftçilere uygun kredi imkanları acilen sağlanmalıdır. Asgari ücret ve emekli maaşı dahil tüm ücretlere ara zam yapılmalıdır. Ücretlerin bu enflasyon yükünü taşıması artık mümkün değildir. Elektrik ve doğal gaz desteği hem esnafa, üreticiye, hem de yoksullara sağlanmalı, sosyal yardımda da hane gelirine göre kademeli değişen nakit destek sistemine derhal geçilmelidir" dedi. "Ara seçimin kaçınılmaz olarak yapılacağı dönemdeyiz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Gündemimizde ara seçim de yok erken seçim de yok" şeklindeki sözlerine ilişkin değerlendirmede bulunan Özel, "Biz DEM Parti’ye gittik, konuştuk, orada anlattık şimdi devam edecek. Net bir durum var ortada, önce bir ara seçim yapılacak mı yapılmayacak mı görelim. O ara seçimin yapılması için 30 milletvekiline, yani yüzde 5’in boşalmış olmasına ihtiyaç ilk 30 aydaydı. O tartışma dönemi bitti. Şimdi ara seçimin kaçınılmaz olarak yapılacağı dönemdeyiz. Son bir yıl olursa yapamayız. Bu ara seçim 1960’tan beri yapıldı. 1960’tan beri bundan İnönü kaçmadı, Demirel kaçmadı, Ecevit kaçmadı, Özal kaçmadı, Erbakan kaçmadı. Ara seçimin en geniş coğrafyada yapılmasını ister miyim? İsterim. Adımlar atar mıyım? Atarım" diye konuştu.
Kayseri ’Tehiri icra’ işçileri mağdur ediyor Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, tehiri icranın işten çıkarılan ve çıkan işçilerin aleyhine olduğunu söyleyerek, düzenleme getirilmesi gerektiğini kaydetti. Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, işverenlerin tehiri icra yolu ile işten çıkan işçilerin alacaklarını ödemediklerini ve bu parayı kullandıklarını kaydetti. Bu yöntemin düzeltilmesi gerektiğini dile getiren Şahin, "İşçilerimiz çok ağır şartlar altında çalışıyorlar. Haklı sebeplerle bazen kendileri çıkıyor ya da haksızca çıkartılıyorlar. Bu çıkartmalarda işçiye tazminatı ve mesai vs. alacakları varsa bunlar ödenmiyor. Ödenmediği zamanda işçi doğal olarak mahkemelere başvuruyor. Şu ana kadar da iş mahkemelerinde, işçilerin işten çıkartılıp haksız zaman çıkarıldıklarında kazanamadıkları mahkeme yok. Mahkeme bir bedel belirliyor ve ödenecek. İşverenle genelde bu bedeli mahkeme bittikten sonra ödemiyor. Hemen tehiri icra dediğimiz bir yönteme başvuruyorlar. Yerel mahkemeyi kazandığı zaman üst mahkemeye gitmek için icra dairesine teminat mektubunu veriyor ya da o bedeli icraya yatırarak işçiye vermiyor. Üst mahkemede 2-3 sene ne kadar devam ederse, işçi bu arada alacağını alamıyor ve mağdur ediliyor. İşverenler bunu sadece işçiyi mağdur etmek için yapmıyorlar" dedi. İşverenlerin bu yöntem ile işçiye verecekleri paradan para kazandıklarını dile giren Şahin, "İşverenler bu paraya para kazandırma yöntemine başvuruyorlar. İşveren işçiye ödeyeceği parayı ve tüm işçileri düşündüğümüzde bu milyonlarca TL’ye tekabül ediyor. İşverenler bu parayı 3-4 sene kullanıyor. Yasal faizler bu kazançla yarışamadığı için işçiye 100 bin TL ödenmiyor ama işveren bu parayla 500 bin TL kazanıyor. Burada mağdur olan işçi. Zaten ağır şartlarda çalışmış, zaten mesaisini alamamış, bir de bunun üzerine geçmiş olunca para işçi mağdur ediliyor. Bu zaman diliminde de iş bulamaması başka bir dert. İşverenin verdiği kod ile çıkartıldığında işte bulamıyor ve işçi mağdur ediliyor. Tehiri icra konusu bir hak olarak gözüküyor ama işçi aleyhine bir düzenleme. Bunun bir an önce gözden geçirilip düzenlenmesi gerekli. İşçinin yapacağı şey mahkemeye vermek. Mahkemeyi de kazanıyor fakat karşı tarafında itiraz etmek gibi bir hakkı var. Bu hakkı da üst mahkemelere gitmek. Orada da işçi maalesef parasını kaybetmiyor, parasını mutlaka geri alıyor ama geç ve düşük alıyor. İşverenler de bu durumu suistimal ediyor" diye konuştu.