YEREL HABERLER - 22 Nisan 2012 Pazar 16:35

GÖMEÇ`TE MAKAMLAR ÇOCUKLARIN OLDU

A
A
A
GÖMEÇ`TE MAKAMLAR ÇOCUKLARIN OLDU

Balıkesir`in Gömeç ilçesinde 23 Nisan kutlamaları devam ederken, ilçeye vekalet eden Burhaniye Kaymakamı Ali Uslanmaz, iki ilçe programlarının çakışmasını önlemek için öğrenci ziyaretlerini öne aldı.
Gömeç`de ilköğretim okulu öğrencileri makamlara otururken, emirler yağdırdı ve yetkililerden bilgi aldı. İlçedeki Ahmet Tulun Himam İlk Öğretim Okulu öğrencileri Kaymakam Ali Uslanmaz`ı ziyaret ederken, öğrencilerden Handan Han Özer de Kaymakamlık makamına oturdu. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünü arayan küçük Kaymakam Handan Han Özer, müdür Yakup Sağban`dan bilgi aldı. Küçük kaymakam, ilçede eğitim sorunlarını çözmek için gayret göstereceğini bildirdi. Şehit Mustafa Güvenç Aldemir İlk Öğretim Okulu öğrencileri de İlçe Milli Eğitim Müdürü Yakup Şağban`ı ziyaret etti. Ziyaret sırasında Muhammed Yasir Sanrı, makama oturdu.
Telefon ettiği okullardan eğitim konusunda bilgiler aldı. Ayrıca Kaymakamı arayarak Şehit Mustafa Güvenç Aldemir İlköğretim Okulu`nun sorunlarını iletti. Yağmur yağdığında okul önündeki caddenin su ile kaplandığını belirtti. Kaymakamlığın Özel İdare kaynaklarından yararlanmak istediğini söyledi. Yeterli kaynak ayrılırsa buralarda tadilat yaptırılacağını belirtti. Ziyaret sonunda Milli Eğitim Müdürü Yakup Şağban, öğrencilere çeşitli hediyeler verdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Evde eşi ile gördüğü adamı öldüren başkomisere 10 yıl hapis cezası Elazığ’da evinde eşiyle yakaladığı şahsı öldüren başkomisere, iyi hal ve üst halden haksız tahrik indirimi uygulanarak 10 yıl 2 ay hapis cezası verildi. 5 Eylül 2025’de Çaydaçıra Mahallesi’nde bulunan bir sitede Başkomiser M.K., öğle vakti evine geldi. M.K., içeride Orhan Ö.(44) ile karşılaştı. Çıkan kavga sonucunda başkomiser, belindeki silahla defalarca ateş etti. Kurşunların hedefi olan Orhan Ö. olay yerinde hayatını kaybederken, Başkomiser M.K. ise çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşması görüldü. Duruşmada, tutuklu sanık M.K. ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. M.K. ifadesinde, "Maktulle evimin içerisinde karşılaştığım an itibariyle maktul kapı arkasında saklanmış bir şekilde bıçağı bana saplamaya kalktı. Ben ilk etapta mani oldum. Boğuşma sırasında ikimizde yaralandık. Bunlar doktor raporunda mevcuttur. Maktulün otopsi raporunda ateşli silah yaralanmaların dışında boynunu sıkmamdan dolayı oluşan raporlar var. Maktul olay öncesinde bıçak alarak saklanması ve yazışmalarındaki ‘M.K. eve gelirse umurumda değil artık. Tanışmak zorunda kalırız, kendisi bilir’ sözleri maktulün yapmış olduğu bıçaklı saldırıyı düşünce bakımından önemlidir. Maktul gayriahlaki birliktelik içerisindedir. Deşifre olacağını anladığından itibaren de bıçaklı saldırı yaparak birlikteliğin ifşa olmamasını sağlamaya çalışmıştır. Maktulün benim evimde olması konut ihlalinin içinde bulunduğu suçtan dolayı bıçaklı saldırı yaparak kurtulmayı denemiştir. Maktulün evli ve 3 çocuk babası olması, ilişkilerinin öğrenilmesi durumunda hem evinden hem de işinden olacaktı. Bundan dolayı saklanmış ve bıçaklı saldırı gerçekleştirmiştir. Olay anında da maktul ‘seni geberteceğim’ sözleri söyledi" diye konuştu. "Maktulü öldürmek için ateş etmedim" Maktulün saldırısının biter bitmez ateş etmeyi bıraktığını aktaran M.K., "İsteseydim silahta kalanlarında sıkardım ama ben öyle bir şey yapmadım. Maktulü öldürmek için ateş etmedim. Otopsi raporlarında da görüldüğü gibi tek bir yere ateş etmemişim. Vücudunun alt kısmından ateş etmeye başlamışım. Olay esnasında kullandığım silah yarı otomatik bir tabancadır. Bir defa doldurunca mermi bitene kadar sıkabiliyorsun. Olay esnasında birden fazla dolduruş yapmam için silahın bozuk veya mermilerin patlamamış olması gerekiyor. Olayda fişekler patladı birden fazla dolduruş yapmadığım ortadadır. Olay sonlandıktan sonra dahi üzerimdeki korkuyu atamadım. Benim yaşanan olaydaki kastım kesinlikle öldürmek değildi. Olay anında bıçağın bana yöneltilmiş olmasından dolayı müdahale etmek zorunda kaldım. Kastım kesinlikle öldürmek değil, hayatıma yönelik saldırıyı bertaraf etmekti. Maktulün saldırısını anlar anlamaz atışlarıma son vermiş olmam da öldürme kastımın olmadığını ortaya koymuştur" şeklinde konuştu. "Kanunların beni korumasına muhtacım" M.K., "Olayın ardından kolluk görevlilerine durumu bildirdim. Olay yerini terk etmedim veya kaçmadım. Konunun ölümle sonuçlanması beni üzmüştür. Böyle bir konunun yaşanmasını dahi istemezdim. Evimde ansızın beklemediğim bir anda bir saldırıya maruz kaldım. Çocuğumdan işimden ve özgürlüğümden uzak kaldım. Ömrüm boyunca kanunlara uyan örf ve adetlere bağlı olarak yaşamaya çalıştım. Bunlara rağmen bela beni evimde buldu. Kanunların beni korumasına muhtacım. ve mağduriyetime inanmasını arz ederim. Yaşanan olayda kastım kesinlikle öldürmek değildi. Ateş etmek zorunda kaldım. Konunun ölümle sonuçlanması beni üzmüştür. Olayın yaşanmasını istemezdim" ifadelerini kullandı. İfadelerinin ardından mahkeme heyeti sanığa, iyi hal ve üst halden haksız tahrik indirimi uygulayarak 10 yıl 2 ay hapis cezası verdi.
İzmir İzmirli taksicilerden ‘Hasılata dayalı vergi’ talebi İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, taksilerde zorunlu hale getirilen yeni nesil ödeme kaydedici cihazların (mali cihaz) esnafı ekonomik çıkmaza sokacağını belirterek, taksiciler için "hasılata dayalı vergi sistemi" talebinde bulundu. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan tebliğle, taksimetrelerle entegre çalışan mali cihazların kullanımı zorunlu hale getirildi. 1 Eylül tarihine kadar tüm araçlara takılması gereken cihazlarla ilgili açıklama yapan Başkan Erkan Özkan, yeni sistemin mevcut maliyetlerle birleştiğinde taksici esnafı için "taşınamaz bir yük" haline geldiğini vurguladı. "Tekerler dönmeyecek" Yeni uygulamanın esnafın belini bükeceğini ifade eden Özkan, maliyet artışlarına dikkat çekerek şu uyarılarda bulundu: "Üzerimize taşıyabileceğimiz bir yük yüklenmesini istiyoruz. Aksi takdirde kontaklar kapanacak, tekerler dönmeyecek ve esnaf evine ekmek götüremez hale gelecektir. Bu şartlar altında esnafın ayakta kalması mümkün değil." Hasılata dayalı vergi sistemi talebi Taksici esnafının vergilendirme süreçlerinde iyileştirme beklediğini kaydeden Özkan, çözüm önerisi olarak toplu taşıma modellerini işaret etti. Özkan, "Taksici esnafı olarak; özel halk otobüsleri ve İZTAŞIT gibi modellerde uygulanan hasılata dayalı vergi sistemine geçilmesini talep ediyoruz. Ancak bu şekilde adil bir vergilendirme ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı sağlanabilir" ifadelerini kullandı.