YEREL HABERLER - 25 Nisan 2012 Çarşamba 10:54

VALİ KARALOОLU`NA BİR ÖDÜLDE KÖŞKTEN GELDİ

A
A
A
VALİ KARALOОLU`NA BİR ÖDÜLDE KÖŞKTEN GELDİ

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül`ün eşi Hayrünnisa Gül, ``˜Eğitim Her Engeli Aşar` projesine verdiği destekten dolayı Van Valisi Münir Karaloğlu`nu ödüllendirdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`ın eşi Emine Erdoğan`ın himayelerinde başlatılan ``˜Ana-Kız Okuldayız` kampanyasında en başarılı il seçilerek 1 yıl önce ödül alan Vali Karaloğlu`na bu kez de köşkten bir ödül geldi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül`ün eşi Hayrünnisa Gül`ün himayelerinde 3 yıl önce başlatılan ``˜Eğitim Her Engeli Aşar` projesine destek veren Vali Karaloğlu`na bir ``˜teşekkür` plaketi verildi. İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı`nda düzenlenen ``˜Eğitim Her Engeli Aşar` projesinin 3. tanıtım gecesine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül`ün eşi Hayrünnisa Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`ın eşi Emine Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, sanatçılar ve bedensel engelliler katıldı. Salona Emine Erdoğan`la birlikte giren Gül, yüzlerce davetliler tarafından ayakta alkışlandı. Bedensel engellilerin çiçek ve hediyelerle karşıladığı Gül ve Erdoğan, yaklaşık 3 saat süren gecede zaman zaman duygulu anlar yaşadı. Süperstar Ajda Pekkan, Erol Evgin ve Zekai Tunca`nın şarkılarıyla renk kattığı gecede Hayrünnisa Gül, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin birer konuşma yaptı. Eşi Sevim Karaloğlu ile birlikte geceye katılan Vali Münir Karaloğlu`na programının sonunda ``˜teşekkür` plaketi verildi. Projeye destek veren mülki idare amirleri ve sivil toplum kuruluş temsilcilerinin ödül aldığı gecenin sonunda toplu olarak hatıra fotoğrafı çektirildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında 107 sanık için tutukluluk incelemesi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 15. oturumunda Ekrem İmamoğlu’nun beyanlarının ardından mahkeme heyeti, 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 15. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıkların avukatları savunma yaptı. Murat Ongun’un avukatı: "Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Başkanı Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan ve iddianamede örgüt yöneticisi olarak suçlanan Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş savunmasında, "Onlarca kişi müvekkilim Murat Ongun’a bağlı örgüt üyesi olarak gözaltına alınmıştır. Murat Ongun İBB’nin her alanında görevli kılınmış biri değildir. Müvekkilim akla mantığa hukuka aykırı şekilde hedef yapıldı. Savcılık makamı müvekkilimi adeta hukuk sopasıyla parçalamaya çalıştı. Huzurdaki iddianame anlatı odaklı bir soruşturma neticesinde yazılmıştır. Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir. Herhangi bir suç şüphesine, somut delillerden bahsedilemeyeceği ortadadır. Soruşturma safhasında verilmiş tutuklama kararına hukuken itibar edilmesi mümkün değildir" dedi. "Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" Tutuklu sanık Adem Soytekin’in avukatı Simge Büyük, "Müvekkilim sayın savcılık makamına yüzlerce sayfa evrak sunmuştur. Müvekkilin etkin pişmanlık kapsamında sunduğu belge ve bilgiler tutuklama gerekçesi oldu. Müvekkilin bu dosyada yer almasının tek sebebi işini iyi yapan bir yüklenici olması. Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir ise kendisi yerine müvekkilinin savunma yapmasını istedi. Söz verilen Ekrem İmamoğlu savunmasında, "Gerçekten vicdan sızlatacak bir ortam yaşıyoruz. İnsanlar bir yıldan fazla süredir tutuklu. Hangi gerekçeyle? Kaçma şüphesi. Kuvvetli suç şüphesi. Delil karartma. Gerçekten ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu arkadaşlarım mı kaçacak? 43 yıllık zabıta memuru, daire başkanlığı yapmış hanımefendi mi kaçacak? Hayatını, kariyerine adamış insanlar mı kaçacak? Ülkenin en seçkin bürokratları mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Bunun böyle düşünülmesini bile zül kabul ederim. Bu dava tarihidir. Tercihi siz yapacaksınız. Kararı siz vereceksiniz. Burada bulunan yol arkadaşlarım serbest bırakılmalıdır" dedi. Mahkeme heyeti ardından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-sanık’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarıldı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarıldı.