GENEL - 27 Nisan 2012 Cuma 17:09

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI ERDOОAN BAYRAKTAR:

A
A
A
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI ERDOОAN BAYRAKTAR:

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Kayseri`de Kentsel Dönüşümde Kentin ve Müteahhitlik Sektörünün Yeri ve Geleceği paneline katıldı. Bayraktar, burada yaptığı konuşmada, "Türkiye`nin sorunu çok katlı gecekondulardır. Türkiye`nin artık bunlardan seri bir şekilde kurtulması lazım" dedi.
Kayseri İnşaat Müteahhitleri Derneği tarafından düzenlenen `Kentsel Dönüşümde Kentin ve Müteahhitlik Sektörünün Yeri ve Geleceği konulu panele, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, AK Parti Grup Başkan Vekili Mustafa Elitaş, Vali Mevlüt Bilici, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki ve davetliler katıldı.
Panelde konuşan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, ülkenin depremlerde bir travma geçirdiğini ve kaliteli binalar yapılmaya başlandığını ifade etti. Bayraktar, 2011 yılından itibaren yapı denetimlerinin başladığını kaydederek şöyle konuştu: "İmar kanununda değişiklik olacak. 2B yasası ile ilgili ciddi bir kaynak bekliyoruz. Türkiye`nin ihtiyacı bu çünkü. Artık yabancılara da mülk satılacak. Türkiye daha güvenli olduğu için yabancılar yatırıma geliyor. Yasa çıkacak diye kaparo verenlerde var"
En önemli yasanın afet riski altındaki binalarla ilgili yasa olduğunun altını çizen Bayraktar, şunları söyledi: "Bizim sorunumuz çok katlı kaçak yapılar. Gecekondu deyince tek katlı ve bir gecede yapılan yapılar olarak anlamayın. Yağ lekesi gibi büyük kentlerimizi sarmış. Samsun, Trabzon, Eskişehir gibi illerimizde var. Türkiye`nin artık bunlardan seri şekilde kurtulması lazım"
Ruhsatların kolay verildiğini ama denetimlerin daha da sıklaştırıldığını anlatan Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Afet riski taşıyan binaları içinde insan olmadan yıkmak mecburiyetindeyiz. Son 100 yılda 90 büyük deprem oldu ülkemizde. Bunlar bize büyük acı yaşattı. Bunları yaşamamak için, insanlarımızın canını korumak için bu işe girişmek zorundayız. Bu ülkemizin afet riskini azaltacak. Türkiye`de 500 milyar dolarlık bir iş ve bunu periyotlarla yapacağız. Bu konuda azimliyiz. Bu ciddi ekonomik
canlılık getirecek."
AK Parti Grup Başkan Vekili Mustafa Elitaş da, Türkiye`de 1981 yılından önce orman vasfını kaybetmiş arazileri kira ödemeden kullananlar olduğunu belirterek "2004 yılında çıkardığımız yasa Anayasa Mahkemesi`ne gitti ve iptal edildi. 8 yıl önce bu yasa çıksaydı kentlerin dönüşümü ile ilgili kaynak olarak ortaya çıkarılmış olsaydı bu gün daha farklı olabilirdi" dedi.
Türkiye`nin 8 yıllık kaybı olduğunu anlatan Elitaş, şunları söyledi: "1981 yılında çıkmış olsaydı 30 yıl kazancı olacaktı. O yasa ile birlikte çok önemli kaynaklar ortaya çıktı"
1 Mayıs tarihinde resmi tatil olduğundan dolayı çıkması gereken yasalar olduğunu anlatan Elitaş, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Bir sonraki hafta kentsel dönüşüm ile ilgili yasalar var. 30 maddelik bir yasa. Bu yasayı çıkaracağız. Çıkışı ile birlikte 2B arazilerden elde edilecek gelirlerle birlikte Türkiye yaşanabilir ülkelerin seviyesi haline gelecek.Depremlerde insan kayıplarında gördük. Geçmiş dönemdeki istismarların, ihmallerin, farklı yaklaşımların bedelini, göz yummanın bedellerini şu an biz
ödüyoruz. Bu süreci çok iyi değerlendirmemiz lazım."
Panelde katılımcılar tarafından kentsel dönüşüm ve müteahhitlik sektörünün geleceği masaya yatırıldı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Mutlak butlan davasını açan Lütfü Savaş konuştu CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da ‘mutlak butlan’ kararı vermesinin ardından açıklama yapan davayı açan Lütfü Savaş, "Bu karar tüm milletimize, Türkiye’deki tüm siyasetçilere ve siyaset mekanizmasına hayırlı uğurlu olsun" dedi. İstinaf 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı ile 21. Olağanüstü Kurultayı’nın iptali talebiyle açılan davada her iki kurultay hakkında ‘mutlak butlan’ kararı verdi. Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organları görevlerine iade kararı verildi. Konuyla ilgili dava açan eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, kayınvalidesinin cenaze törenine geldiği Eskişehir’de durumu değerlendirdi. "Türk siyasi tarihinin en önemli davasıydı" Konuyla ilgili konuşan Lütfü Savaş, "Öncelikle bu karar tüm milletimize, Türkiye’deki tüm siyasetçilere ve siyaset mekanizmasına hayırlı uğurlu olsun. Bu karar şöyle başladı: Kurultay sonrası birçok konuşma oldu, birçok kurultay delegesi konuyla ilgili spekülatif konuşmalar yaptı. Sonra Bursa’da kurultayla alakalı bir dava açıldı. Daha sonra Sayın Cumhurbaşkanımız dört veya beş defa Sayın Genel Başkanımız hakkında şaibeli kurultayın genel başkanı diye hitap etti. Ondan sonra önceki dönem genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu bir özel televizyonda bu konuyu dile getirdi, Sayın Cumhurbaşkanımızın Sayın Genel Başkanımızla ilgili şaibeli kurultayda seçilen genel başkan diye hitap ettiğini belirtti. Tabii ki bu parti tarihin bize emanet ettiği bir parti. Bu parti Türkiye’de hangi siyasi görüşe, hangi dünya görüşüne sahip olursanız olun bu ülkenin vatandaşlarının yüzde 85’inin sevgisini kazanmış bir ulu çınarın kurmuş olduğu parti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün savaş meydanlarında Türkiye’nin siyasi mektebi olacak diye kurmuş olduğu bir parti. Ben de bir Atatürk sevdalısı, bu ülkeyi seven biri olarak partimin üzerinde böyle bir şaibe kalsın istemedim. Varsa bir şaibe, şaibeyle ilgili insanların ayıklanması, yoksa da partimizi hiç kimsenin kirletmemesi gerektiğini düşündüm. Bu nedenle bu davayı açtım. Bugün bu dava sonuçlandı. Gerçekten de belki de Türk siyasi tarihinin en önemli davasıydı. Bu davadan sonra bence Türkiye’de siyasi anlamda, siyasi arınma anlamında birçok ilki yaşayacağız diye düşünüyorum. Ama özellikle Cumhuriyet Halk Partisi ailesi için gerek mevcut şu anki yönetimin yanında olan arkadaşlar, gerek geçmişte Sayın Genel Başkanımız Kemal Bey’in yanında olan insanlar olarak hiçbirimizin sevinmemesi, sevinç çığlıkları atmaması gerekir. Bugünden itibaren hepimizin çok daha büyük bir sorumlulukla Cumhuriyet Halk Partisi’ni tabana nasıl indiririz, geleceğe nasıl hazırlarız, Türkiye’nin sorunlarının üstesinden gelecek bir kadroyla nasıl dizayn ederiz ve umutsuzluk taşıyan toplumun umutlarını tekrardan nasıl yeşertiriz diye düşüneceği bir zaman" dedi. "Türk siyasetine hayırlı olsun" Konuşmasının devamında ise Lütfü Savaş, şu ifadelere yer verdi: "Bu davayı açarken ben en çok Cumhuriyet Halk Partisinin tarihi misyonunu, hukuk anlayışını, demokrasi geleneğini, şeffaflık anlayışını düşündüm ve umut verebilir bir parti haline gelmesi için bu davanın çok önemli olduğunu düşünerek bu davayı açtım. Türk demokrasisine, Türk siyasi tarihine hayırlı olsun ama bugün Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere bundan sonra siyasi partimiz içerisinde hizmet edecek, önemli kadrolarında bulunacak insanlarımızın gerçekten de sevineceği değil düşüneceği ve sorumluluk alacağı bir gün diyorum, tekrardan hepimize hayırlı olsun diyorum. Peki yarın itibarıyla parti içinde nasıl bir rol izlenecek? Ben şu anda Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye biri değilim. Biliyorsunuz ben bir tweetimden dolayı bu yönetim beni parti dışına itmişti. Geçmişte alınan bütün kararlar iptal edildiği için tabii ki gururla ben şu anda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sahip çıkması gerekenlerden bir tanesiyim. Ama buradaki esas sorumluluk taşıyan kişi Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu. O nasıl bir planlama ve program yapacaksa tabii ki biz de onlara uymak ve daha güzel günler için yanında olmak zorundayız. Tabii slogan şu olmalı: Eski iyileri yeni iyilere taşımak, Türkiye’nin bütününü kucaklayacak bir politika oluşturmak lazım. Onun için de zemini iyi hazırlamak ve iyi bir organizasyonla tekrardan Türkiye’ye umut taşımak, umut aşılamak lazım. Teşekkür ederiz. Ben teşekkür ediyorum, hayırlı uğurlu olsun diyorum."