YEREL HABERLER - 27 Nisan 2012 Cuma 20:37

İSTANBUL TİCARET ODASI ŞEHİT ER BURHAN YALÇIN İLKÖОRETİM OKULU AÇILDI

A
A
A
İSTANBUL TİCARET ODASI ŞEHİT ER BURHAN YALÇIN İLKÖОRETİM OKULU AÇILDI

Şırnak`ın Kumçatı beldesinde yapılan İstanbul Ticaret Odası Şehit Er Burhan Yalçın İlköğretim Okulu`nun açılışı gerçekleştirildi.
Okul açılışına Şırnak Valisi Vahdettin Özkan, Şırnak Belediye Başkanı Vekili Faik Saltan, İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş annesi Meliha ve kızı Didem Yalçıntaş Şırnak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Osman Geliş, Şırnak Alay Komutanı Osman Aslan, Şehit Er Babası Yusuf Yalçın ve Annesi Zeynep Yalçın, İTO üyeleri kurum müdürleri, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Öğrenciler tarafından dans gösterisinin ardında konuşan Şırnak TOS Başkanı Osman Geliş, Kürtçe ve Türkçe davetlileri selamlayarak, "İlimizde böyle bir yatırım yapan İTO Başkanı ve üyelerine teşekkür ediyorum. İlimizde ve ilçelerimizde yapılan hizmetleri küçümseyemez. Burada hükümetimize teşekkür ediyorum. Bölgemizde güven ve huzur ortamı yaratılmadan güvenli bir liman haline getirilmeden işsiz gençlerimizi iş imkanı sağlamadan burada bir iş adamı olarak görevimizi yapamadığımıza inanıyorum diyerek
tekrardan ilimizde böyle bir yatırımı yapan İTO üyelerine teşekkür ediyorum" dedi.
Şehir Er Burhan Yalçın`nın babası Yusuf Yalçın, "Bugün burada açılışını yapacağımız bu okula şehidimin adının verilmesi şehit ailesi olarak bizi onurlandırmıştır. Öncelikle böylesine güzel bir yuvanın çocuklarımızın eğitimine kazandırılmasından ötürü İstanbul Ticaret odası başkanlığı ve değerli yöneticilerimiz teşekkür ediyor. Değerli misafirler ömrüm boyunca yüreğimde yaşatacağım evladımın adını sürekli olarak yaşatılması apayrı bir duygu, ülkemize kazandırılan bu okul gibi daha nice okulların yapılması
ümidiyle yalçın ailesi ve çocuklarımız adına bu okulun yapımında emeği geçen her kese tekrar teşekkür ediyor, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.
7 yıldır Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesine gelip çeşitli yatırımlar yaptıklarını ve ilk defa annem ve kızımla Şırnak`a geldiğini söyleyen İTO Başkanı Dr. Murat Yalçıntaş, "Bana göre hem Şırnak, hem Güneydoğu bölgemiz, hem de ülkemiz için çok anlamlı bir hizmetin açılışını yapıyoruz. Hakikaten tüm Şırnaklılar, İTO heyetini bağrına bastı. Kardeşliğini ve kadirşinaslığını gösterdi. 2010 yılının yine böyle bir bahar ayında, yanılmıyorsam Mart ayında, okulun protokol imza töreni için Şırnak`a gelmiştik. O
gün bu okulla, İstanbul ile Şırnak arasında büyük bir gönül köprüsü kurduğumuz söylemiştim. Bugün görüyorum ki, dün kurduğumuz dostluk köprüsü, hedefine ulaşmıştır. O köprünün üzerinden Şırnaklı ve İstanbullu dostlar, büyük bir kardeşlik duygusu içinde birlikte yürümektedir. Biz bugün buraya, İstanbul`dan, Türkiye`nin bir ucundan geldik. Peki niye geldik, Şırnak`ta ne arıyoruz? Çünkü biz inandık ki, bu ülkenin her bölgesi, her şehri, her parçası birbirine ayrılmaz bir bağ ile bağlıdır. İstanbul`a ruhunu
veren biraz da Şırnak`tır, bu topraklardır. İstanbul, büyük yolculuğunda hep Şırnak`ı yanında hissetmektedir. Bu yüzden Şırnaklılar da her daim İstanbul`un desteğini arkalarında hissetmelidir" dedi.
Yalçıntaş, "2010 yılında 13 ilde başlattığımız Terör Şehitleri anısına okul yaptırma projemizi, 2011 yılında 10 şehrimizi daha dahil ederek büyüttük. Bugün Şırnak`ta Diyarbakır, Isparta ve Malatya`daki okullarımızdan sonra yapımı tamamlanan 4. okulumuzun açılışını yapıyoruz. Şehit Burhan Yalçın İlköğretim Okulu Kumçatı beldesinde inşa edildi. Kumçatı`nın önemli bir özelliği var; bütün sorunlarına ve sıkıntılarına karşılık eğitim ateşinin yanmaya devam ettiği bir beldedir. Okulumuz, 5 bin nüfuslu bu
güzel beldedeki dördüncü ilköğretim okulu. Biz İstanbul`dan gelerek, Şırnaklı şehidimizin adını yaşatacak bu okulu inşa ettik, artık bu okul Şırnaklıların. Şırnaklılar sahip çıktıkça bu okul yaşayacak" dedi.
Törende bir konuşma yapan Şırnak Valisi Vahdettin Özkan, "Sosyal sorumluluk bilinci çok yüksek bir kuruluş olan İstanbul Ticaret Odası`nın burada inşa ettiği bu okul, sözünü ettiğimiz bu tarihi mirasın yeniden diriltilmesinde önemli bir katkıdır. Başta İstanbul Ticaret Odası`nın Başkanı Sayın Murat Yalçıntaş`a ve beldemize teşrif edip katkıda bulunan bütün misafirlerimize teşekkür ediyorum" dedi.
Yapılan konuşmaların ardından Şırnak Valisi Vahdettin Özkan, İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş`a teşekkür plaketi sundu. Plaket sunumunun ardından okulun açılışı gerçekleştirildi. Sınıfların gezilmesi ve öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirilmesinin ardından okul açılış töreni sona erdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Okulda akran zorbalığı iddiası: 15 yaşındaki öğrencinin çenesi kırıldı Antalya’da bir meslek lisesinde teneffüs sırasında yaşandığı öne sürülen kavga, 9. sınıf öğrencisinin çene kırığıyla sonuçlandı. Ameliyat edilen 15 yaşındaki öğrencinin en az bir dönem eğitimden uzak kalacağı belirtilirken, veli disiplin cezasına tepki gösterdi. Olay, 11 Şubat Çarşamba günü Muratpaşa ilçesindeki Muratpaşa Borsa Ticaret Meslek Lisesi’nde meydana geldi. İddiaya göre 9. sınıf öğrencisi Muhammed Yasin Ç. (15), teneffüs arasında başka bir sınıftan gelerek sırasına oturan ve ayaklarıyla oturacağı bölüme basan öğrenciyi "kalkar mısın" diyerek uyardı. Uyarının ardından sıradan kalkan öğrencinin bir süre sonra üç arkadaşıyla birlikte yeniden sınıfa geldiği öne sürüldü. Muhammed Yasin Ç.’nin "Neden ters baktın?" demesi üzerine çıkan arbedede, diğer öğrencinin Muhammed Yasin Ç.’nin çenesine vurduğu, darbe alan öğrencinin yere düştüğü iddia edildi. Okul yönetimi veliyi aradı, öğrenci hastaneye sevk edildi Okul yönetimi tarafından velisine bilgi verilen Muhammed Yasin Ç., ilk olarak sağlık ocağına götürüldü, ardından hastaneye sevk edildi. Öğrencinin çenesinde kırık tespit edildi. "İki noktada kırık tespit edildi, plak yerleştirildi" Olayla ilgili konuşan veli Ergin Ç., süreci şu sözlerle anlattı: "Geçtiğimiz hafta okul idaresinden telefon geldi. Arkadaşlar arasında kavga olduğunu ve diş kırıklığı yaşandığını söylediler. Beş dakika sonra tekrar arayıp çocuğun araştırma hastanesine sevk edildiğini bildirdiler. Okula gittiğimde oğlum çenesini tutuyordu. Yapılan kontrollerde çenesinin iki noktadan kırıldığı ortaya çıktı. 16 Şubat Pazartesi günü yaklaşık beş saat süren bir operasyon geçirdi. Plak yerleştirildi, bağlantılar yapıldı. Doktorlar tedavi sürecinin 6 ay ile 1 yıl arasında sürebileceğini söyledi." Veli: "Bu bir adli vaka" Veli Ergin Ç., olayın adli boyutuna dikkat çekerek şunları kaydetti: "Kamera kayıtlarında olayın net olduğu ifade edildi. Ambulans ve polis çağrılıp çağrılmadığını sordum. Çağrılmadığını öğrendim. Polisler tuttuğu tutanaklarda olayın "kasten yaralanma" olduğunu belirttiler. Bunun bir adli vaka olduğunu düşünüyorum. Daha sonra ambulansı ve polisi ben aradım. Yargı sürecini başlattık" Disiplin cezasına itiraz Olayın ardından disiplin kurulunun toplandığını belirten Ergin Ç., verilen cezaya itiraz ettiğini söyleyerek, şöyle devam etti: "Olayı gerçekleştiren öğrenciye 5 gün geçici uzaklaştırma cezası verildi. Bu kararın caydırıcı olmadığını düşünüyorum ve itiraz ettim. Beş günlük uzaklaştırma demek, gel bir daha birinin çenesini kır, başkasının çocuğun çenesini kır anlamına geliyor." En az bir dönem eğitimden uzak kalacak 16 Şubat Pazartesi günü yaklaşık 5 saat süren operasyonun ardından Muhammed Yasin Ç.’nin çenesinde iki noktada kırık tespit edilerek plak yerleştirildi. Tedavi sürecinin uzun ve zorlu geçeceğini belirten veli Ergin Ç., oğlunun sağlık durumu nedeniyle en az bir dönem okuldan mahrum kalacağını da sözlerine ekledi.
Yalova Yalova OSB’de güvenlik altyapısı güçleniyor Yalova Makine İhtisas OSB’de, firmaların ve çalışanların güvenliğini artırmaya yönelik çalışmalar aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda bölgede daha önce hizmete alınan 112 Acil Sağlık Hizmetleri Birimi, Ortak Sağlık Güvenlik Birimi (OSGB) ve karakol binası sayesinde acil durumlara hızlı ve etkin müdahale imkânı sağlanırken, aynı zamanda çevrede bulunan yerleşim alanlarına da destek sunuluyor. Bölgenin güvenlik ve acil müdahale kapasitesini daha da güçlendirmek amacıyla OSB sınırları içerisinde kurulması planlanan itfaiye istasyonu çalışmaları da başlatıldı. Kurulacak itfaiye birimi, yangın önleme, müdahale ve kurtarma faaliyetlerinde aktif rol üstlenerek sanayi tesislerinde oluşabilecek risklere karşı hızlı ve etkili müdahale imkânı sağlayacak. Bu yatırım ile işletmelerin üretim süreçlerini güvenli ve kesintisiz şekilde sürdürebilmelerine katkı sunulması hedefleniyor. Hayata geçirilecek yangın önleme ve müdahale hizmetleri sayesinde sanayi tesislerinde meydana gelebilecek yangın vakalarının azaltılması ve üretim sürekliliğinin korunması amaçlanıyor. Yalova Makine İhtisas OSB, güçlü güvenlik ve acil müdahale altyapısıyla katılımcılarına güvenli bir üretim ortamı sunmayı sürdürürken, yapılan yatırımlarla bölgedeki sanayi faaliyetlerinin sürdürülebilirliğine katkı sağlamayı ve çevre yerleşim alanlarının afet ve acil durumlara karşı korunmasına destek olmayı hedefliyor.
İzmir Ölümden döndü, gelen yorumlarla bir daha yıkıldı İzmir’in Güzelbahçe ilçesinde, evinin balkonundan düşerek ağır yaralanan AK Parti Urla İlçe Tanıtım Başkanı Gamze Oğuz, sosyal medya üzerinden çirkin beddua ve tehditlere maruz kaldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan sevgisi ve bu yönde paylaşımlarının hazmedilemediğini ifade eden Oğuz, tedavi sürecinin iyi gittiğini söyledi. Geçtiğimiz ocak ayında, Güzelbahçe ilçesinde bulunan evinin yatak odasında bulunan balkonundan, yaklaşık 7 metre yükseklikten düşen AK Parti Urla İlçe Tanıtım ve Medya Başkanı Gamze Oğuz, omurgası ve ayağından ağır yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan ve bu süreçte entübe edilen Oğuz, adeta ölümün kıyısından döndü. Aynı zamanda yüksek takipçili sosyal medya hesabı da bulunan Gamze Oğuz’a bu süreçte yaptığı paylaşımlara ise çirkin yorumlar da yapıldı. Beddua ve tehdit içerikli mesajları gören Oğuz, çektiği acıların yanı sıra bu tarz beddua ve tehditlerle de psikolojisinin bozulduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan sevgisi sebebiyle hedef seçildiğini belirten Oğuz, yorumlar arasında can güvenliğini hedef alan ifadelerin kendisini derinden yaraladığını vurguladı. "Omurgam ve ayağım kırıldı" Geçirdiği kazayı ve yaşadığı süreci anlatan Oğuz, "Bundan yaklaşık bir ay önce talihsiz bir kaza yaşadım. Evimin 3. katından yaklaşık 7 metre yükseklikten, o şekilde ölçüldü, aşağı düştüm bir denge kaybı sonucu. Düştüğümde omurgamın üstüne düştüğümü hissettim ve omurgam kırıldı. İlk onu hissetmiştim zaten. Ayağım da seramik kısma denk geldiği için topuk kısmım parçalandı. Hastanede bir ameliyat sürecim oldu. Hem omurgadan hem topuktan iki ameliyat geçirdim. Ameliyat esnasında maalesef kan ihtiyacı oldu. Kan değerlerim ameliyata hazır değilmiş. Daha sonrasında narkozdan uyanamadım. Entübe edildim. Çok şükür yoğun bakım sürecini de atlattıktan sonra odaya alındıktan sonra bir hafta hastanede yattım ve çıktım. Ama tedavi sürecim hala devam ediyor. Hala iyileşemedim. Eğilip kalkamıyorum. Walker olmadan bir yürütecim olmadan yürüyemiyorum. Tek ayağımın üstünde zıplayarak ilerliyorum. 26 Şubat’ta ayağımda 30 santimlik bir çivi var. 15 santimi dışarıda yaklaşık 15 santimi içeride olmak üzere o çıkacak. Alçı sürecim devam edecek. Sonra atel, fizik tedavi yani önümde daha 1,5-2 aylık bir yol var gibi görünüyor" ifadelerini kullandı. "Bedduaların sınırı aşıldı" Tedavi sürecinde sosyal medyadan gelen yorumların kendisini daha fazla yaraladığını belirten Oğuz, "Maalesef. Şimdi siyasi görüşüm gayet belli bir şekilde açık ediyorum ben bunu. Zaten söylemiştim. AK Parti’de Tanıtım ve Medya Başkanı olduğumu. Siyasi görüşümden dolayı çok fazla linç ediliyorum. Bilirsiniz bir linç troll insanlar vardır, troll sayfaları vardır. Ama troll sayfaları dışında kişisel hesaplar, bayağı kendi kullandığı kişisel hesaplar tarafından linç edildim. Bu linçler neler? Evet, küfür, hakaret vesaire, beddualar. Bunlar geliyor. Fakat bedduaların sınırı aşıldı. ’Keşke ölseydin düştüğün yerde’, ’Keşke felç kalsaydın’, ’Daha beter ol inşallah.’ Mesela sondan iki önceki paylaştığım postumda da mevcut. Artık başa sabitliyorum. ’Bütün kemiklerin kırılsın inşallah.’ Hatta bu süreçte ben şöyle bir yorum da aldım. Mesaj olarak değil gayet aleni bir şekilde bunu postun altında yorum yapabiliyorlar. ’Bugün 7 metreden bir kazayla düşersin, yarın bakmışsın araba çarpmış.’" dedi. "Daha fazla yaralayan bu yorumlar" Kendisine gelen yorumlarla bir kez daha yıkıldığını ifade eden Oğuz, "Şimdi yorumlara baktığımızda gerçekten çok yaralayıcı yorumlar. İnanın oradan düştüğünüzde canınız çok yanıyor. Ameliyat süreci, benim çektiğim acılar sizlerle zaten paylaşacağım elimdeki şeyleri. Vücudunuz çok acıyor. Bir yandan üç çocuğum var ve ben anneyim. Onları düşünüyorum. Onlar çok korkuyor. Ben o düştüğüm gece onların çığlıklarını duydum. Sürekli gözümü tam açamadım. Onları göremedim ama onların ağlaması, duvarlara vurması, bu sesler beni çok yaraladı. Fakat bunlardan daha fazla yaralayan bir şey oldu bu yorumlar. Çünkü insanlık çok farklı bir şeydir. Biz Anadolu medeniyetiyiz ve bizim medeniyetimize, bizim kültürümüze göre düşen kişiye siyasi görüşü, kimdir, nedir, dini, dili, ırkı bakmaksızın yardım edilir. Biz Anadolu insanıyız. Biz böyle gördük. Fakat bunun dışında çok farklı bir tepkiyle, kötü muameleyle karşılaştım ben. İnanın bu düşmekten çok daha fazla yaralıyor insanı. Diyorsunuz ki biz nereye geldik? Bu kadar mı kutuplaştık? Bu kadar mı nefret ediyoruz birbirimizden" diye konuştu. "Bir kadın başka bir kadına bu sözleri nasıl söyleyebiliyor" Kendisine gelen kötü yorumlarla art niyetli haberler yapıldığını ifade eden Oğuz, "Ya o kadar garip ki troll olsa derim ki ’troll hesabı’ hani çok önemsemem. Ama şu an bile gözlerim doluyor. Bir ablamızın, bir teyzemizin, bir hanımefendinin yaptığı yorum yaklaşık 50-60 yaşlarında. ’Daha beter ol’ diyor. Nasıl söyleyebilirsiniz? Bunu şahsi hesabından yapıyor. Siz de kadınsınız. Nasıl bana bunu söyleyebiliyorsunuz? Kadın kadına destek olmalı. Bunun yanında bu bedduaları alıp ve bu paylaşımı alıp yanlış haber, çarpıtılmış haber yapan medya kuruluşları oldu. İnanabiliyor musunuz? ’Erdoğan rozet taktı, başına gelmeyen kalmadı’, ’Beddualarınız tuttu’, ’Niye beddua ediyorsunuz?’ Benim açıklamada bulunmadığım ifadeleri kullanıp ’Ah keşke yapmasaydın bedduaları tuttu’ şeklinde ifadelerle başlık atan medya kuruluşları oldu. Bu inanılmaz bir şey. Hani kişiler bunu yapıyor. Medya kuruluşları daha kamusal kuruluşlardır bence. Topluma yön veren kuruluşlardır. Siz nasıl böyle bir algı çalışması yapabiliyorsunuz? Hani hiç mi kimse düşünmüyor? Ya bu kadın da bir buçuk aydır evde hapis, yatıyor. Çok çalışkan bir insanım Hiç yerimde duramam. Bir bir buçuk aydır evde yatıyor. Bu kadın oraya hapsolmuş. Evlatları geliyor gidiyor. ’Anne iyi misin?’ En ufak seste aşağı koşuyorlar. ’Anne sen mi bağırdın?’, ’Anne bir şey mi oldu?’ Bu kadın acılar içinde ’biz de buna bir kötek vurmayalım’ demiyorlar. ’Biz de buna bir çelme takmayalım’ hiç mi demiyorlar?" dedi. "Yargı süreci başlayacak" Yorumlara ilişkin şikayette bulunduğunu ve yargı sürecinin başlayacağını söyleyen Oğuz, "Tabii ki gerekli mercilere maalesef ki gerekli aralıklarla suç duyurusunda bulunuyorum. Ama şunu belirtmek isterim ki ne kötü yorumlar ne beddualar beni çıkmış olduğum yoldan ve davamdan hiçbir zaman vazgeçiremeyecek. Ben reisi gerçekten kalpten seviyorum ve onun yolunda, yanında yürümekten gurur duyuyorum" diye konuştu. Eşinin destekleriyle düzenli olarak evin içinde yürüyüşler yapan Gamze Oğuz, bir an önce sağlığına kavuşmayı bekliyor.