YEREL HABERLER - 27 Nisan 2012 Cuma 10:11

19 MAYIS KUPASI`NDA ÖN ELEME MÜSABAKALARI BELLİ OLDU

A
A
A
19 MAYIS KUPASI`NDA ÖN ELEME MÜSABAKALARI BELLİ OLDU

Mersin`in merkez ilçe Toroslar Belediyesi tarafından geleneksel olarak düzenlenen Köyler Arası Futbol Turnuvası`nda ön eleme müsabakalarında eşleşmeler belli oldu.
19 Mayıs Atatürk`ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde gerçekleştirilen 19 Mayıs Gençlik Kupası Köyler Arası Futbol Turnuvası`nın ön eleme müsabakalarının kuraları çekildi. Toroslar Belediyesi Encümen Toplantı Salonu`ndaki kura çekimine Toroslar Belediye Başkanı Hamit Tuna ve köy takımlarının temsilcileri katıldı. Kura çekimi öncesi bir konuşma yapan Toroslar Belediye Başkanı Hamit Tuna, sporun barış, kardeşlik ve dostluk olduğunu belirterek, bu turnuvanın köyler arasındaki birlik ve beraberliğin sağlanması noktasında büyük katkı sunduğuna dikkat çekti.
"Turnuva ile amacımız köyler arası diyalogu arttırmak ve böylelikle sosyal kaynaşmanın alt yapısını oluşturmaktır" diyen Tuna, "47 köy takımından 16 köy takımı, elemeler sonrası bu grupta mücadele etme hakkı kazandı. Bu yıl 7`ncisi düzenlenen turnuvada bugüne kadar 115 maç oynandı ve 555 gol atıldı. Seyir zevki anlamında çok güzel bir turnuva oldu. Birinci olmak, ikinci olmak hedeftir ama gençlerin gelip müsabakalara katılması ve çocukların maçları izlemesi bizleri daha da mutlu etmektedir. Her hafta sonu köy kahvelerinde maçların kritiği yapılıyor. Bu turnuvanın bir tüzüğü var. Türkiye`de uygulanan en iyi model olan ve örnek gösterilen bir turnuva oldu.Türkiye Futbol Federasyonu tarafından her yıl takdir ve teşekkür belgeleri alıyoruz. Fair play ölçüsünde dostluğu öne çıkartan bu turnuvada amatör spor kulüpleri gençlerimizi gelip izliyorlar. Bizde çok yakından takip ediyoruz. Ayağı topa yakışan çocuklarımızı alıp onların önünü açma anlamında çok önemli bir turnuva" dedi.
Konuşmasında, Mersin halkını da müsabakaları izlemeye davet eden Tuna, ön eleme müsabakalarına katılan tüm köy takımlarına başarılar diledi. Toroslar Belediye Başkanı Hamit Tuna tarafından gerçekleştirilen kura çekimi sonucunda, 28-29 Nisan tarihlerinde Koray Aydın Stadyumu`nda oynanacak mücadelelerde eşleşmeler ise şöyle; Atlılar-Parmakkurdu, Ayvagediği-Güzelyayla, Homurlu-Gökçebelen, Bekiralanı-Arpaçsakarlar, Emirler-Çavuşlu, Burhan-Akarca, Darısekisi-Değirmendere, Evrenli-Horozlu.
Gruplarında birinci ve ikinci sırada yer alan 16 köy takımının arasında eleme usulü yapılacak maçların sonucunda, 8 takım çeyrek final için mücadele etmeye hak kazanacak. Sporseverler, turnuva ile ilgili puan durumu, istatistik tablosu ve maç sonuçlarını Toroslar Belediyesi`nin `toroslar.bel.tr` internet adresinden öğrenebilecekler.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum TSKGV Erzurum Bölge Temsilcisi Ahmet Avcı, ETB meclisine konuk oldu Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) Erzurum Bölge Temsilcisi Ahmet Avcı, Erzurum Ticaret Borsası Meclisi’ne konuk olarak önemli açıklamalarda bulundu. Gerçekleştirilen toplantıda, vakfın faaliyetleri, yürüttüğü projeler ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sağladığı katkılar ele alındı. Toplantıda konuşan TSKGV Erzurum Bölge Temsilcisi Ahmet Avcı, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın kuruluş amacı ve tarihçesi hakkında bilgi vererek, vakfın savunma sanayinin güçlendirilmesinde üstlendiği kritik role dikkat çekti. Bölge Temsilcisi Ahmet Avcı, Vakfın amacının Yerli ve Milli Harp sanayine dayalı güçlü bir silahlı kuvvetler oluşturulmasına katkı sağlamak üzere milletimizin maddi ve manevi desteğini sağlamak olduğunu belirtti. Bu amacını ortağı olduğu savunma sanayinin belkemiği olan ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN, İŞBİR ve ASPİLSAN" vasıtasıyla gerçekleştirdiklerini ifade etti. Avcı, konuşmasında ayrıca TSKGV’nin yalnızca savunma alanında değil, aynı zamanda toplumsal dayanışma ve milli bilinç oluşturulması noktasında da önemli faaliyetler yürüttüğünü belirtti. Bu çerçevede hayata geçirilen "Senede Bir Gün" kampanyası hakkında da bilgi veren Avcı, kampanyanın amacının toplumun tüm kesimlerini vakfa destek olmaya teşvik etmek olduğunu ifade etti. Erzurum Ticaret Borsası Meclis üyelerinin yoğun ilgi gösterdiği toplantıda, vakfın çalışmaları hakkında karşılıklı görüş alışverişinde bulunulurken, iş dünyasının bu tür milli projelere vereceği desteğin önemine dikkat çekildi. Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Oral ise TSKGV Erzurum Bölge Temsilcisi Sn. Ahmet Avcı’nın açıklamalarının çok kıymetli olduğunu vurgulayarak, Savunma Sanayimize yönelik olarak yapılan çalışmaların ülkemizin milli ve yerli kalkınma hamlesinin en güzel örneklerini oluşturduğu ifade ederek, Ahmet Avcı’ya yapmış olduğu sunum ve açıklamalardan dolayı teşekkürlerini sundu. Meclis Başkanı Yavuz Güney ise, Meclis toplantımızda yapılan sunumun , İş dünyası ile Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı arasındaki iş birliğinin artırılmasına vesile olacağını ve, özellikle milli projelerin desteklenmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade ederek, benzer bilgilendirme toplantılarının ilerleyen süreçte de devam edeceğini ve üyelerin yürütülen çalışmalar hakkında bilgilendirilmesine yönelik faaliyetlerin süreceğini kaydetti.
İzmir Kısa bir egzersizle sarkmayı önlemek mümkün Medicana Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Gültekin Koçun, kadınların korkulu rüyası olan rahim sarkmasının önlenebileceğini vurgulayarak, pelvik tabanı güçlendiren egzersizlerin korunmada kritik rol oynadığını ifade etti. Op. Dr. Gültekin Koçun, "Günde yalnızca 5 dakika ayrılarak yapılacak Kegel egzersizleri sarkma riskini azaltabilir. Ayrıca düzenli egzersiz ve doğru yaşam alışkanlıklarıyla süreç kontrol altına alınabilir" dedi. Rahim sarkması, kadınların özellikle ilerleyen yaşlarda karşılaştığı ancak çoğu zaman dile getirmekte zorlandığı önemli sağlık sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. Günlük yaşamı, sosyal hayatı ve organ fonksiyonlarını etkileyebilen bu durum, erken dönemde fark edildiğinde ameliyatsız yöntemlerle dahi yönetilebiliyor. Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gültekin Koçun, rahim sarkmasının temelinde pelvik taban kasları ve bağ dokuların zayıflamasının yattığını belirterek, "Rahim sarkması (uterus prolapsusu), rahmi yerinde tutan kasların ve bağ dokuların zayıflaması sonucu rahmin vajina içine ya da dışına doğru kayması durumudur. Bu tablo çoğunlukla pelvik taban dediğimiz destek yapının hasar görmesiyle ortaya çıkar. Özellikle çok sayıda ve zor vajinal doğumlar, menopoz sonrası östrojen azalması, kronik kabızlık, ağır yük kaldırma, kronik öksürük ve obezite gibi faktörler pelvik dokular üzerinde sürekli baskı oluşturarak sarkmaya zemin hazırlar" diye konuştu. 50 yaş sonrası çok sık görülüyor Rahim sarkmasının her yaşta görülebileceğini ancak özellikle menopoz sonrası dönemde belirgin şekilde arttığını ifade eden Op. Dr. Gültekin Koçun, "Rahim sarkması özellikle 50 yaş üzerindeki kadınlarda daha sık görülür. En yoğun görüldüğü dönem 50-60 yaş aralığıdır. Klinik verilere göre 60 yaşın üzerindeki her üç kadından birinde farklı derecelerde sarkma görülebilir. Menopozla birlikte östrojen hormonunun azalması, pelvik taban dokularının zayıflamasına neden olur ve risk belirgin şekilde artar. Bununla birlikte çok sayıda doğum yapmış ya da bağ dokusu zayıf olan kadınlarda daha genç yaşlarda da görülebilir" dedi. Her rahim sarkmasının ameliyat gerektirmediğinin altını çizen Op. Dr. Gültekin Koçun, tedavi kararının hastaya özel verilmesi gerektiğini belirterek, "Tedavi planı sarkmanın derecesine ve hastanın yaşam kalitesini ne ölçüde etkilediğine göre şekillenir. Özellikle erken ve orta evrelerde ameliyatsız yöntemlerle oldukça başarılı sonuçlar elde edilebilir" ifadelerini kullandı. Cerrahi hangi durumlarda kaçınılmaz olur İleri evre sarkmalarda cerrahinin ön plana çıktığını belirten Op. Dr. Gültekin Koçun, sözlerine şöyle devam etti: "Rahmin vajina dışına çıktığı ileri evre sarkmalarda, şiddetli idrar ve bağırsak problemleri geliştiğinde, vajinal yaralar ve enfeksiyonlar oluştuğunda ya da hastanın yaşam kalitesi ciddi şekilde bozulduğunda cerrahi kaçınılmaz hale gelir. Ayrıca ameliyatsız yöntemlerden fayda görmeyen hastalarda da cerrahi planlanmaktadır. Günümüzde rahim sarkması ameliyatları büyük oranda kapalı yöntemlerle gerçekleştirilmektedir. Laparoskopik ve robotik cerrahi yöntemlerde karın bölgesine büyük kesi yapılmaz. Küçük kesilerden girilerek rahim asma işlemi gerçekleştirilir. Bu yöntemler sayesinde hastalar daha az ağrı hisseder, kan kaybı minimum olur ve genellikle kısa sürede günlük hayatlarına dönebilirler. Ameliyat sonrası iyileşme süreci genellikle 4 ila 6 hafta sürmektedir. Ameliyat sonrası ilk günlerde erken mobilizasyon çok önemlidir. Evde dinlenme sürecinde hafif ağrılar normaldir ve kontrol altına alınabilir. Ancak ilk 6 hafta ağır kaldırmamak, cinsel ilişkiden kaçınmak, kabız kalmamak ve enfeksiyon riskine karşı dikkatli olmak gerekir. Bu kurallara uyum, ameliyatın başarısını doğrudan etkiler." Tekrarlama riski yaşam tarzıyla ilişkili Rahim sarkmasının cerrahi sonrası tekrar edebileceğine dikkat çeken Op. Dr. Gültekin Koçun, "Bilimsel veriler, ameliyat sonrası hastaların yaklaşık yüzde 10 ile yüzde 30’unda ilerleyen yıllarda yeniden sarkma gelişebileceğini göstermektedir. Bu noktada en önemli faktör hastanın yaşam tarzıdır. Ağır kaldırmak, kronik kabızlık, fazla kilo ve sigara kullanımına bağlı öksürük gibi durumlar pelvik tabana yük bindirerek sarkmanın tekrarına neden olabilir. Ayrıca bağ dokusunun genetik olarak zayıf olması ve menopoz sonrası hormonal değişimler de riski artırır" diye konuştu. Güçlü kas, düşük basınç ile korunmak mümkün Ameliyatsız tedavi seçeneklerinin özellikle başlangıç ve orta evrelerde etkili olduğunu vurgulayan Op. Dr. Gültekin Koçun, rahim sarkmasının tamamen önlenemese de büyük ölçüde engellenebileceğini de kaydetti. Op. Dr. Gültekin Koçun, "Düzenli pelvik taban egzersizleri yapmak, ideal kiloyu korumak, kabızlığı önlemek ve ağır kaldırmaktan kaçınmak en önemli koruyucu adımlardır. Sigaranın bırakılması ve kronik öksürüğün tedavi edilmesi de pelvik taban sağlığı açısından kritiktir. Menopoz döneminde uygun hastalarda lokal östrojen tedavileri dokuların gücünü korumaya yardımcı olabilir. Özetle; güçlü kas yapısı ve düşük karın içi basıncı sağlandığında sarkma riski önemli ölçüde azaltılabilir" dedi. Op. Dr. Gültekin Koçun, pelvik taban kas egzersizleri yani Kegel egzersizlerinin, rahim sarkmasını önlemede en temel ve etkili yöntem olduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: "Kegel egzersizi, pelvik taban kaslarını doğru şekilde çalıştırmaya dayanmaktadır. Bu kaslar, idrar yaparken akışı durdurmaya yarayan kaslardır. Egzersiz sırasında bu kaslar sıkılır, 3-5 saniye boyunca tutulur ve ardından gevşetilir. Bu hareket gün içinde düzenli aralıklarla tekrarlanmalı ve zamanla alışkanlık haline getirilmelidir. Düzenli uygulandığında pelvik tabanı güçlendirerek rahmi destekleyen yapıyı korur, sarkmanın ilerlemesini yavaşlatabilir ve idrar kaçırma gibi şikayetlerin azalmasına katkı sağlar. Bunun yanı sıra vajinal pesser dediğimiz destek halkaları rahmi mekanik olarak yukarıda tutar ve ameliyata güçlü bir alternatif oluşturabilir. Pelvik taban fizyoterapisi, biofeedback ve elektriksel stimülasyon gibi yöntemler de kasların güçlenmesine katkı sağlar."