YEREL HABERLER - 27 Nisan 2012 Cuma 11:33

PAZARLARLILAR, GECEYİ DIŞARIDA GEÇİRİYOR

A
A
A
PAZARLARLILAR, GECEYİ DIŞARIDA GEÇİRİYOR

19 Mayıs tarihinde 5.9 şiddetindeki depremden sonra sürekli olan deprem, 16 Nisan`dan sonra hızını ve şiddetini artırdı.16 Nisan`da 4.8 ve 4.7 şiddetindeki depremler ile başlayan süreçte yüzlerce deprem olmaya devam ediyor. Son olarak 27 Nisan tarihinde gece 01:05`de 4.9 şiddetinde deprem oldu. 4.9`un onlarca artçı depremi olmaya devam ediyor.
16 Nisan tarihinden itibaren irili ufaklı yüzlerce depremden etkilenen Pazarlar ilçesinde vatandaşlar, depremlerin sürmesi nedeniyle geceleri sokaklarda geçiriyor.
Vatandaşların bir kısmı kendi imkânları ile kurduğu çadırlarda ve araçlarında kaldığı bildirildi. İlçede yaşayan vatandaşların büyük çoğunluğu artçı sarsıntılardan tedirgin oldukları için evlerine giremedikleri ve halkın gündüzleri ise normal yaşantılarına devam ettiği bildirildi.
Pazarlar Kaymakamı İshak Çınar, korku ve panik nedeniyle geceyi sokaklarda geçiren vatandaşların ziyaret edilerek mağduriyetlerinin giderildiğini söyledi. Çınar, ``İlçemizde yaşayan insanlarımızın deprem dolayısıyla çektiği çileyi hepimiz birlikte çekiyoruz. Jandarma ve Emniyet teşkilatımız da depremden hemen sonra ilçe merkezinde ve köylerimizdeki vatandaşlara anında ulaşmışlardır. Yaşanılan bu depremde tüm vatandaşlarımızın metanetli ve sağduyulu yaklaşımları nedeniyle hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim `` diye konuştu.
İlçe Belediye Başkanı Ahmet Torun ise depremi Simav ile aynı şiddette hissettiklerini belirterek, ``İnsanlarımız deprem korkusuyla evlere girmiyorlar. Depremlerin 16 Nisan tarihinden itibaren çok sık olması ve şiddetli olması halkımızı tedirgin ediyor. Deprem anında ve sonrasında sakin olmamız gerekiyor. Deprem ile birlikte yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor`` dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.