YEREL HABERLER - 27 Nisan 2012 Cuma 16:14

OYLUM HALKA ARZ EDİLDİ

A
A
A
OYLUM HALKA ARZ EDİLDİ

Oylum fabrikalarının halka arzı başarıyla tamamlandı. Böylece Oylum markası, Ülker`den sonra halka arz edilen ikinci fabrika oldu.
Oylum Fabrikası Genel Koordinatörü Yener Büyüknalbant, 26 Nisan 2012`de İMKB Birincil Piyasada ``Sabit Fiyatla Talep Toplama ve Satış`` yöntemi ile halka arz edilen Oylum Sınai Yatırımlar A.Ş.`nin halka arzının sonuçlandırıldığını söyledi.
Halka arz sürecine ilişkin bilgi veren Genel Koordinatör Yener Büyüknalbant, bundan bir sene önce başladıkları halka arz projesini bugün başarılı bir şekilde tamamlamanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Öncelikle halka arza katılan ve şirketin paydaşı haline gelen tüm yatırımcılarına teşekkür eden Büyüknalbant, ayrıca başta şirket çalışanları ve aracı kurum çalışanları olmak üzere emeği geçen herkese de şükranlarını belirtti. Yola çıktıkları ilk günden beri örnek bir halka arz gerçekleştirmeyi ve yatırımcılarının yüzünü güldürmeyi hedeflediklerini dile getiren Büyüknalbant, yatırımcıların bu denli teveccüh göstermelerinin kendilerini gururlandırdığını ve bundan sonra omuzlarındaki yükün bir kat daha arttığını söyledi.
Türkiye`deki orta boy işletmelerin GSYİH`ya olan katkılarına oranla para piyasalarından yeterli desteği göremediğinden yakınan Büyüknalbant, ``Artık küreselleşen dünyada şirketlerin altında birer koşu bandı bulunmakta ve şirketlerin mevcut yerlerini koruyabilmeleri için en az koşu bandının hızında ilerlemeleri şart. Biz de bugüne kadar sürdürülebilir ancak düşük ivmeyle büyümeye devam etmekteydik. Artık ileri doğru büyük bir adım atmamızın vakti geldiğine kanaat getirdik ve bunun da en sağlıklı yolunun halka arz olduğuna karar verdik. Halka arza hazırlık döneminde tüm operasyonlarımızda kurumsallaşmayı önceliğimiz haline getirdik ve tüm çalışanlarımızı da bu sürece dahil ettik. Halka arzla şirketimize sadece fon girişi sağlamayı hedeflemedik ayrıca şirketimizin tanınırlığının ve rekabet gücünün de artırılmasını hedefledik. Böylece yakın gelecekte şirketimizi Türkiye`nin en büyük gıda firmalarından biri haline getirmeyi arzuluyoruz." dedi.
Halka arzdan elde ettikleri gelirle öncelikle katma değeri yüksek, çikolatalı ürün gruplarına yatırım yapacaklarını belirten Büyüknalbant, üç yıl içerisinde şirket cirosunu dörde katlamayı hedeflediklerini kaydetti. Ayrıca şirketin mevcut üretim hatlarının modernizasyonuna ve otomasyonuna da kaynak ayıracaklarını ifade eden Büyüknalbant, böylece şirketin üretim standardını daha da yukarı çekeceklerini ve karlılıklarını ciddi oranda artıracaklarını dile getirdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Savaş belirsizliğine şirketlerden "Dijital İkiz" kalkanı Savaşın oluşturduğu belirsizlik, ‘Dijital İkiz’ (Digital Twin) teknolojisinin kullanımını hızlandırdı. TÜSAYDER Yönetim Kurulu Eş Başkanı Dr. Mehmet Sarıdoğan savaşın getirdiği satın alma ve tedarik krizlerine karşı bir şirketin tüm tedarik ağının sanal bir kopyasını oluşturan sistemlerin kullanımının arttığını söyledi. Sarıdoğan bu belirsizlikte ayakta kalacak şirketlerin sadece en çok stoğa sahip olanlar değil, en akıllı stok yönetimi yapanlar olacağını bunun da dijital ikiz sayesinde gerçekleşeceğini vurguladı. Uluslararası ticaretin can damarı olan tedarik zinciri, 2026’nın ağır jeopolitik gerilimleri gölgesinde tarihinin en köklü dönüşümünü yaşıyor. ABD-İsrail ittifakı ve İran arasındaki savaş Mart 2026 itibarıyla Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin yüzde 90 oranında azalmasına yol açtı, Basra Körfezi’nden gelen yakıt, ham petrol ve doğal gaz akışı neredeyse tamamen kesildi. Savaş öncesinde dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda, mart ayı boyunca gerçekleşen toplam gemi geçişi, normal şartlarda tek bir günde ulaşılan seviyeye kadar geriledi. Enerji şoku ve 348 trilyon dolarlık borç kıskacı Küresel piyasalardaki enerji baskısını değerlendiren Dr. Mehmet Sarıdoğan, güncel jeopolitik krizlerin enerji maliyetleri üzerinde kurduğu baskının tedarik zincirlerinde bir domino etkisi oluşturduğunu vurguladı. Sarıdoğan konuya ilişkin şu analizi paylaştı: ’’Petrol fiyatlarındaki her ani yükseliş, sadece nakliye maliyetlerini değil, petrokimyadan plastiğe, tekstilden gıdaya kadar binlerce kalem girdinin birim maliyetini yukarı çekiyor. IMF Ocak 2026 güncellemelerine göre küresel büyüme yüzde 3,3 bandına çekilirken, IIF verilerine göre 348 trilyon dolar ile rekor kıran küresel borç stoku, bu maliyet artışlarını finanse etmeyi her zamankinden daha zor hale getiriyor. Faiz ve likidite şoklarının tedarik finansmanı üzerinde kurduğu bu baskı, şirketlerin nakit akışını yönetmek için satınalma birimlerini bir finansal kalkan olarak kullanmasını zorunlu kılıyor.’’ Ticaret normalleşmiyor, mal ticareti yüzde 0,5’e geriledi Dünya ticaretindeki yapısal değişime dikkat çeken Dr. Mehmet Sarıdoğan, Dünya Ticaret Örgütü verilerinin küresel ticaretin rotasını kökten değiştirdiğini kanıtladığını belirtti. Sarıdoğan, sanayi şirketlerini bekleyen yeni dönemi şu sözlerle özetledi: ’’ 2026 için mal ticareti hacim büyümesi beklentisinin yüzde 0,5’e kadar düşmesi, buna karşılık hizmet ticaretinin yüzde 4,4 ile dirençli kalması, sanayi şirketleri için yeni bir devrin ilanıdır. Mal ticaretindeki bu durgunluk ve lojistik hatlardaki tıkanıklıklar, özellikle ithalata bağımlı üretim yapan Türk sanayicisi için teslimat sürelerinde ve maliyetlerde öngörülemez sapmalar oluşturuyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla kalıcı hale gelen Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ise bu tabloya ek bir vergi ve raporlama yükü getirerek satınalma performans göstergelerini hiç olmadığı kadar zorluyor. Bu fırtınalı ortamda iş dünyası önemli bir dayanıklılık testinden geçerken, şirketler artık yalnızca maliyet avantajına dayalı değil, riskleri öngörebilen ve hızlı uyum sağlayabilen tedarik zinciri modellerine yöneliyor. Bu modelin merkezinde, akıllı stok yönetimi ve yapay zekanın iş modellerine entegre edilmesinin en ileri aşamalarından biri olan dijital ikiz teknolojisi bulunuyor. ’’ Dr. Sarıdoğan, satın alma dünyasına yıllardır hâkim olan ‘Tam Zamanında’ (Just-in-Time- JIT) üretim ve tedarik modelinin artık sürdürülebilirliğini kaybettiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık ve Kızıldeniz’deki saldırılar, lojistik sürelerini uzattı ve öngörülebilirliği ortadan kaldırdı. Bu durum, şirketleri ‘Her İhtimale Karşı’ (Just-in-Case -JIC) modeline, yani stratejik stoklamaya yöneltti. Eskiden depoda bekleyen her ürün bir ’maliyet yükü’ olarak görülürken; bugün üretim hattının durmasının maliyeti, stok tutma maliyetinin katbekat üzerine çıktı. Ancak burada kritik bir ayrım var. Başarılı şirketler sadece ’depoyu ağzına kadar dolduranlar’ değil, dijital ikizleri sayesinde hangi üründen ne kadar stoklaması gerektiğini bilen ’akıllı stok yönetimi yapanlar’ (smart yards) olacak." Dr. Sarıdoğan, dijital ikiz teknolojisini iş süreçlerine entegre etmenin avantajlarını ise şu şekilde sıralıyor: "Bir şirketin tüm tedarik ağının sanal bir kopyasını oluşturan bu sistemler, ‘Hürmüz Boğazı 3 ay daha kapalı kalırsa ne olur?’ veya ‘Lojistik maliyetleri yüzde 50 artarsa hangi tedarikçiyi değiştirmeliyim?’ gibi sorulara saniyeler içinde yanıt verebiliyor. 2026 itibarıyla bu sistemler temsilci (agentic) nitelik kazanarak, liman kapanması durumunda rotaları otonom olarak değiştirebilir veya navlun fiyatlarını yeniden müzakere edebilir hale geldi. Şirketlerin gelecekteki başarısı, eski teknolojileri yenileriyle değiştirebilme ve tedarikçi tabanlarını hızla genişletebilme yeteneklerine bağlı olacak." "Şirketlerimizi artık manuel süreçlerle yönetemeyiz" "Satın alma bir savunma hattıdır" diye konuşan Dr. Sarıdoğan sözlerini şöyle tamamlıyor: "Bir fabrikanın durması, sadece o şirketin kaybı değil, Türkiye’nin üretim gücünün zayıflamasıdır. Bizler, İran’dan gelen kritik bakır, alüminyum ve plastiklerin alternatiflerini oluştururken, aslında ekonomik bağımsızlığımızı tahkim ediyoruz. 2026’nın jeopolitik fırtınalarında artık şirketlerimizi sadece manuel süreçlerle yönetemeyiz. TÜSAYDER olarak üyelerimizi, ’Dijital İkizler’ ve ’Otonom Tedarik Ajanları’ ile donatarak, krizleri oluşmadan önce tespit eden birer ’Jeopolitik Analist’e dönüştürüyoruz" Mindzie CEO’su James Henderson 11 Nisan’da Wyndham Grand İstanbul’da Yapay zekanın bu devrimsel etkisi, 11 Nisan tarihinde Wyndham Grand İstanbul Levent’te düzenlenecek olan "Satın Almanın Yeni Çağı" temalı, XIII. Satın alma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi’nde tartışılacak. Zirvenin teknoloji odaklı en dikkat çekici oturumu olan "Agentic Procurement: AI Süreç Madenciliği ile Otonom Satınalma" panelinde; otonom süreçlerin dünyadaki öncülerinden Mindzie CEO’su James Henderson konuk olacak oturumun moderatörlüğünü ise TÜSAYDER Yönetim Kurulu Üyesi Şenol Altuntaş yapacak. Oturumda, bir talebin (PR) teklife (RFQ) ve ardından siparişe (PO) dönüşme sürecinin yapay zekâ ajanları tarafından nasıl "insansızlaştırıldığı" ve bu sayede hata payının nasıl düşürüldüğü canlı akışlar üzerinden katılımcılara aktarılacak. Satın almanın bu "Yeni Çağı"na tanıklık etmek ve 2026’nın ekonomi-teknoloji haritasında yerini almak isteyen tüm profesyoneller, Türkiye’nin en büyük satın alma buluşmasında bir araya gelecek. Tedarik zinciri ve satın alma alanında çalışan profesyoneller için yenilikleri takip etme, sektör liderleriyle ağ kurma ve geleceğin iş modellerini keşfetme fırsatı sunan bu zirve, değişime öncülük etmek isteyenler için kaçırılmayacak bir etkinlik olacak. Kayıtlar ücretsiz olarak tusayder.org adresi üzerinden yapılabilecek.
Manisa Manisa’da Yıldız Kızlar Voleybol İl Şampiyonu Değerli Zamanlar Spor Kulübü oldu Manisa’da düzenlenen Kulüpler Arası Voleybol Yıldız Kızlar İl Şampiyonası’nda Değerli Zamanlar Spor Kulübü Yıldız Kızlar Salihli Takımı şampiyon oldu. Kulüpler Arası Voleybol Yıldız Kızlar Manisa İl Şampiyonası 2025-2026 sezonunda mücadele eden Değerli Zamanlar Spor Kulübü Yıldız Kızlar Salihli Takımı, başarılı performansıyla il şampiyonu oldu. Şampiyona boyunca etkili bir oyun ortaya koyan Salihli temsilcisi, grup müsabakalarını lider tamamlayarak final etabına yükseldi. Final karşılaşmalarında da güçlü rakiplerine karşı üstün bir performans sergileyen takım, şampiyonluğa ulaşarak Manisa il birinciliğini elde etti. Elde ettiği bu başarıyla Manisa’yı 1-3 Mayıs 2026 tarihlerinde Aydın’da düzenlenecek bölge finallerinde temsil etme hakkı kazanan Değerli Zamanlar Spor Kulübü Yıldız Kızlar Salihli Takımı, hazırlıklarını aralıksız sürdürüyor. Takım antrenörü Ezgi Ünkaya, kazanılan şampiyonluğun büyük bir emek ve özverinin ürünü olduğunu belirterek, "Sezon boyunca disiplinli bir şekilde çalışan sporcularımız, sahada ortaya koydukları mücadeleyle bu başarıyı sonuna kadar hak etti. Grup aşamasından final etabına kadar her maçta takım ruhunu en iyi şekilde yansıttılar. Manisa il şampiyonu olduğumuz için çok mutluyuz. Önümüzde bölge finalleri var. Orada da ilimizi en iyi şekilde temsil ederek yeni başarılara ulaşmak istiyoruz" dedi. Değerli Zamanlar Spor Kulübü’nün elde ettiği şampiyonluğun, Salihli’de voleybol branşında yürütülen altyapı çalışmalarının da önemli bir sonucu olduğu ifade edildi. Bölge finallerinde Manisa’yı temsil edecek takımın hedefinin, Aydın’da da başarılı sonuçlar alarak bir üst aşamaya yükselmek olduğu belirtildi.