YEREL HABERLER - 27 Nisan 2012 Cuma 17:19

ÇAОRI MERKEZLERİ SEKTÖRÜ HIZLA GELİŞİYOR

A
A
A
ÇAОRI MERKEZLERİ SEKTÖRÜ HIZLA GELİŞİYOR

Atatürk Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi tarafından düzenlenen panelde ``Çağrı merkezi hizmetleri: Dünü, bugünü ve yarını`` konusu değerlendirildi.
Kültür ve Gösteri Merkezi`nde yapılan panele Finans Bank Çağrı Merkezi Yöneticisi Devrim Dileroğlu, TURCELL Global Bilgi Lokasyon Müdürü Bülent Vatanseven, Çağrı Merkezleri Derneği Operasyon Yönetmeni Demet Koçkal, Açık Öğretim Fakültesi Çağrı Merkezi Hizmetleri Önlisans Programı Koordinatörü Doç. Dr. Derya Tellan konuşmacı olarak katıldı.
Panelin açılış konuşmasını yapan Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Dekan Vekili Doç. Dr. Tevfik Gülsoy, küresel ölçekte işleyişe sahip olan çağrı merkezleri sektörünün hızlı gelişimine dikkat çekti. Erzurum`da da lokasyonları bulunan ve tüm Türkiye`ye hizmet sunan çağrı merkezi sektörünün temel sıkıntıları arasında akademik mesleki eğitim süreçlerinin bulunmayışına dikkat çeken Gülsoy, Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Çağrı Merkezi Hizmetleri Önlisans Programı`nın sektörün nitelikli işgücü ihtiyacını karşılamaya dönük eğitim hizmetlerinin önemini ifade etti.
Panelde ``Çağrı Merkezlerinin Dünü`` konulu sunumu gerçekleştiren Finansbank Çağrı Merkezi Birim Yöneticisi Devrim Dileroğlu, çağrı merkezi hizmetlerini hazırlayan koşulları, teknoloji ve insan gücüne dayalı gelişmeleri tarihsel süreç içerisinde aktardı. Çağrı merkezi sektörünün gençlere istihdam sağlanan önemli bir alan olduğunu vurgulayan Dileroğlu, Finansbank`ın Erzurum`da büyüme kararı aldığını dile getirdi.
``Çağrı Merkezlerinin Bugünü`` başlıklı sunumunda çağrı merkezi sektörünün günümüzdeki görünümünü ele alan Turkcell Global Bilgi Erzurum Lokasyon Müdürü Bülent Vatanseven, özellikle son beş yılda hızlı büyüme kaydeden sektörün önümüzdeki beş yıl içerisinde 100 bin kişilik kapasiteye ulaşacağını kaydetti. Türkiye`nin 30`u aşkın şehrinde çağrı merkezi lokasyonu bulunduğunu ifade eden Vatanseven, Erzurum`da halihazırda bulunan üç büyük çağrı merkezinin hızla büyüdüğüne dikkat çekti.
``Çağrı Merkezlerinin Potansiyeli`` başlıklı sunumunda sektörün önemi, Çağrı Merkezleri Derneği`nin oluşumu, faaliyetleri ve hedefleri üzerinde duran Çağrı Merkezleri Derneği Operasyon Yönetmeni Demet Koçkal, sektördeki son teknolojiler ve gelişen yeni hizmet modelleri hakkındaki trendleri paylaştı.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Çağrı Merkezi Hizmetleri Önlisans Programı Koordinatörü Doç. Dr. Derya Tellan, ``Çağrı Merkezleri ve Yetişmiş İnsangücü: Eğitim Programlarının Gerekliliği ve İçeriği`` konulu sunumunda çağrı merkezi hizmetleri sektörünün kendi içinde yürüttüğü eğitim faaliyetlerinin akademik eğitim programları ile desteklenmesinin gerekliliği ve önemi üzerinde durdu. Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Çağrı Merkezi Hizmetleri Önlisans Programı`nın geliştirilmesi ve uygulanmasında sektörel taleplerin göz önünde bulundurulduğunu ifade eden Tellan, üniversite-sektör işbirliğinin bu programın teorik ve uygulamalı eğitim süreçlerindeki önemini vurguladı.
Turkcell Global Bilgi Çağrı Merkezi çalışanları ile canlı bağlantının kurulduğu ve izleyicilerin katıldığı bir yarışmanın da düzenlendiği panel, değerlendirme ve öneri bölümünde alınan sorulara verilen yanıtlarla sona erdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenler anıldı Anadolu Üniversitesi’nde, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde anma programı düzenlendi. Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi’nde 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlar için anma programı düzenlendi. Sivil toplum kuruluşlarının (STK) ve arama kurtarma ekiplerinin sunumlar gerçekleştirdiği etkinlikte, afet yönetimi ve gönüllülük çalışmalarının önemi vurgulandı. Programa protokol üyelerinin yanı sıra pek çok kuruluştan toplum gönüllüleri de katılım sağladı. "Evlerimizi ve iş yerlerimizi güvenli inşa etmek için fedakarlıktan kaçınmamalıyız" Programda katılımcılara hitap eden Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, yapı stokunun dayanıklılığına ve afet bilincine dikkat çekerek şunları kaydetti: "Ülkemizin bir deprem kuşağında yer aldığı gerçeğiyle, saniyelerin dahi kritik önem taşıdığı bu afetlere karşı en büyük hazırlığımız, yaşadığımız alanları dayanıklı hale getirmek olmalıdır. ’Bir şey olmaz’ anlayışını bir kenara bırakarak, hiçbir maddi bedelin insan canından daha kıymetli olmadığını bilmeli; evlerimizi ve iş yerlerimizi bugünden güvenli inşa etmek için hiçbir fedakarlıktan kaçınmamalıyız. Afet anında adeta iğneyle kuyu kazar gibi yürütülen arama kurtarma faaliyetlerinde, eğitimli ekiplerin ve gönüllülerin varlığı hayati bir önem taşımaktadır. Her bireyin hayat kurtaracak bilgilere sahip olması gerektiğini unutmadan, yarın bir gün bizlerin de kurtarılmayı bekleyebileceği bilinciyle bu mücadeleye gönül vermeli ve afetlere karşı her daim hazırlıklı olmalıyız." "4 bin 500 çalışanımızı AFAD gönüllüsü olmaya davet ediyorum" Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, tüm üniversite personeline gönüllülük çağrısında bulunarak şu ifadeleri kullandı: "Sivil toplum kuruluşlarımızın ve AFAD’ın afetler karşısındaki kritik rolüne bir kez daha şahitlik ediyoruz. Afet, adı üstünde beklenir ancak ne zaman geleceği hiçbir zaman belli olmaz. Bu nedenle her an bir felaketle karşılaşabilecekmiş gibi hazır olmamız gerekiyor. Üniversitemizin 4 bin 500 çalışanının tamamını, sivil toplum kuruluşları veya üniversitemiz bünyesinde birer afet gönüllüsü olmaya davet ediyorum. Bu noktada ben de huzurunuzda kendi adıma bir afet gönüllüsü olacağımın sözünü veriyorum. Afet anında nereye yöneleceğimizi, nasıl hareket edeceğimizi bilmemek büyük bir karmaşaya yol açar. Öyleyse afet gelmeden önce bu bilinci kazanmalı; kendimizi, ailemizi ve yakın çevremizi güvenli alanlara taşıyabilecek donanıma sahip olmalıyız." Konuşmaların ardından Vali Yılmaz, Öğrenci Merkezi’nde kurulan toplum gönüllüleri ve arama kurtarma derneklerinin stantlarını gezerek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Manisa Kula’da uyuşturucu ve asayiş operasyonları Manisa’nın Kula ilçesinde İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından uyuşturucu ile mücadele ve aranan şahıslara yönelik gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında çok sayıda şüpheli yakalandı. Uyuşturucu madde kullanımı ve bulundurulmasına yönelik yapılan çalışmalarda; O.D. (26) isimli şahsın üzerinde A4 kâğıdına emdirilmiş sentetik kannabinoid, B.Ö. (33)’ün üzerinde A4 sentetik kannabinoid (bonzai), M.Y. (40) ve M.Ö.’nün (34) üzerinde ise bonzai ele geçirildi. Şüpheliler, ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı. A.A. (26) isimli şahsın üzerinde yapılan aramada 17 adet emdirilmiş sıvı bonzai ele geçirilirken, A.B. (24)’ün ise "bong" diye tabir edilen uyuşturucu kullanma aparatı bulundurduğu tespit edildi. Her iki şahıs da ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Yapılan başka bir çalışmada A.İ.D. (25), O.Ç. (22), M.Ç. (24) ve S.S. (26) isimli şahısların üzerlerinde A4 sentetik kannabinoid (bonzai) ele geçirildi. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından serbest kaldı. B.T. (17) ve K.T. (20) isimli şahısların yapılan kontrollerinde 1,28 gram metamfetamin ve 0,52 gram esrar maddesi ele geçirilirken, her iki şahıs da ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. A.Ç. (25) isimli şahsın üzerinde ise 6 adet galara olarak tabir edilen madde ele geçirilirken, şahıs ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldı. Uyuşturucu yapımında kullanılan maddeler ve "bonk" aparatı ele geçirilen olayda H.T. (36), O.Y. (63) ve H.Ö. (31) gözaltına alındı. Şüphelilerden H.T. (36) çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, O.Y. (63) ve H.Ö. (31) ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Ayrıca O.S. (28) ve K.U. (25) isimli şahıslar hakkında da uyuşturucu suçları kapsamında işlem yapıldığı, ifadelerinin ardından serbest bırakıldıkları öğrenildi. Aranan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda; İ.A.T. (32) dolandırıcılık ve hırsızlık, M.B. (29) dolandırıcılık, Y.N. (17) dolandırıcılık, S.B. (21) askeri ceza kanununa muhalefet ve M.G. (45) hırsızlık suçlarından yakalandı. Şahıslar, emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. B.G. (30) isimli şahıs ise yaralama suçundan hakkında bulunan 6 ay 22 gün kesinleşmiş hapis cezası nedeniyle tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Y.K. (26) trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 2 ay 15 gün, O.S. (28) uyuşturucu madde kullanmak suçundan 1 yıl 8 ay, S.G. (28) kadına karşı yaralama suçundan 15 ay, E.Ö. (25) kasten yaralama suçundan 2 ay 15 gün hapis cezası nedeniyle tutuklandı. Dolandırıcılık suçundan aranan Ç.Ç. (39) ise ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Kasten öldürme suçundan 9 yıl 6 ay 44 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan S.A. (34) tutuklanarak cezaevine gönderildi. Y.Ç. (35) yaralama suçundan 5 ay, T.T. (46) yaralama suçundan 3 ay 11 gün hapis cezası nedeniyle tutuklandı. Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan aranan S.A. (37), kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan T.A. (23), mala zarar verme suçundan U.K. (24) ve yağmalama suçundan F.K. (48) ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı. Dolandırıcılık suçundan 1 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan T.K. (44) ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kula İlçe Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, uyuşturucu ile mücadele ve kamu düzeninin sağlanmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini, suç ve suçlulara karşı denetimlerin aralıksız devam edeceğini bildirdi.
Elazığ Elazığ TSO Genel Ticaret Fuarı kapılarını açtı Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde düzenlenen "Elazığ TSO Genel Ticaret Fuarı", Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla açıldı. Elazığ TSO öncülüğünde düzenlenen Elazığ TSO Genel Ticaret Fuarı, bugün Ahmet Tevfik Ozan Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen törenle kapılarını açtı. 6-7-8 Şubat 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek olan fuar, Elazığ’ın üretimden pazarlamaya uzanan tüm ekonomik potansiyelini tek çatı altında buluşturuyor. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla açılan fuar, iş dünyasının birlik iradesini ve büyüme kararlılığını ortaya koyan önemli bir organizasyon olarak öne çıkıyor. Fuarda, farklı sektörlerden 55 firma ve 100’ün üzerinde marka stant açarak ziyaretçilerle buluşuyor. Açılışta konuşan Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, şehirlerin ticaret hayatının en önemli unsurunun üretim olduğunu belirterek, "Şehirlerin ticaret hayatının en önemli unsurlarından biri üretimdir. Bu anlamda şehrimiz; faaliyeti devam eden Organize Sanayi Bölgemiz, Teknopol Organize Sanayi Bölgemiz ve yeni kuruluşunu gerçekleştirdiğimiz Kovancılar Organize Sanayi Bölgemiz ile birlikte üç organize sanayi bölgesine sahiptir. Ayrıca tarım ve hayvancılık alanında ülkemiz için örnek hâline gelen Besi Organize Sanayi Bölgemiz ve Hayvancılık Organize Sanayi Bölgemizle birlikte toplam beş organize sanayi bölgesiyle yolumuza devam ediyoruz. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odamızın büyük bir özveri ve gayretle düzenlediği bu fuar, şehrimizin enerjisine güç katacak ve yarınlarımızda çok daha önemli bir yerde olmamızı sağlayacaktır. Bu fuarda emeği geçen başta Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız Sayın İdris Alan olmak üzere tüm ticaret ve sanayi erbabını yürekten kutluyorum" dedi. Elazığ’da bulunmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getiren TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, "Öncelikle 6 Şubat’taki tarifsiz acının üzerinden üç yıl geçti. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Bu benim Elazığ’a 15’inci gelişim. Tarihiyle, kültürüyle ve insanıyla aziz olan, Gakkoşların diyarı Elazığ’da bulunmaktan büyük bir şeref duyuyorum. Elazığ, Doğu Anadolu’nun cazibe ve çekim merkezidir; tarımın, ticaretin ve sanayinin merkezidir. Şu anda üç organize sanayi bölgesi faaliyettedir ve iki organize sanayi bölgesi daha gelmektedir. Bu tablo, Elazığ’ın tarımda ve ticarette attığı güçlü adımların sonucudur. Ocak ayında yapılan ihracat geçen yıla göre beş kat artarak 40 milyon dolara yükselmiştir ve Elazığ bu performansıyla bölgenin ihracat lideri olmuştur. Elazığ Organize Tarım Bölgesi kurulmakta ve şehrimize kazandırılmaktadır. Bu vizyon için emeği geçen valimize, milletvekillerimize ve belediye başkanımıza teşekkür ediyor, bu fuarda yer alarak Elazığ ekonomisine katkı sunan tüm girişimcilerimizi yürekten kutluyorum" diye konuştu. Düzenlenen fuarın önemine değinen Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, "Elazığ’ımızın üretim ve ticaret gücünü gelecek vizyonuyla bu çatı altında buluşturan Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Genel Ticaret Fuarı’nda sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Sayın Hisarcıklıoğlu’nu bu aziz şehirde ağırlamaktan da ayrıca mutluluk duyuyorum. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odamızın ev sahipliğinde düzenlenen bu fuar, Elazığ’ın sahip olduğu gücün en somut tezahürüdür. Şehrimizin ticari hafızasında güçlü bir adım olarak yer alacak bu organizasyonun, hem bölgemizin hem de ülkemizin en önemli fuarları arasında yerini alacağına yürekten inanıyorum. Bu kıymetli organizasyonda emeği geçen Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız Sayın İdris Alan’a, Meclis Başkanımıza ve Yönetim Kurulu üyelerimize gönülden teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İdris Alan ise, "Bu fuarda Türkiye Yüzyılı hedeflerine kilitlenmiş ve bu hedeflere odaklanmış sektörlerimizin güçlü kararlılığı vardır. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası olarak şehrimizin tüm ticari dinamiklerini bir araya getirdiğimiz Elazığ TSO Genel Ticaret Fuarı, Elazığ’ın ticaret hacmini artırırken kalkınma hedeflerine de yeni bir soluk getirecektir. Üreten ve kalkınan Elazığ vizyonuna yoldaşlık eden bu fuar bir sonuç değil, büyük bir değişim sürecinin başlangıcı ve miladıdır. Göreve geldiğimizde Elazığ için bir söz verdik; esnafımızın, tüccarımızın ve sanayicimizin her an yanında olacağız dedik. 6. Bölge Teşviklerinin ilimize kazandırılmasından üyelerimizin finansal darboğazlardan çıkışına kadar her alanda sorumluluk aldık. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun destekleriyle Ankara’da yürüttüğümüz güçlü girişimlerle Elazığ’ın sesini en gür şekilde duyurduk. Bugün ise bu emekleri taçlandıracak, şehrimizin ticaret hacmini zirveye taşıyacak Elazığ TSO Genel Ticaret Fuarı ile sizlerin karşısındayız" dedi. Açılış programının ardından Vali Numan Hatipoğlu, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, AK Parti Elazığ Milletvekili Prof. Dr. Erol Keleş, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları ve il protokolü fuar alanındaki stantları ziyaret ederek işletmelere hayırlı ve bol kazançlar diledi.
Eskişehir Depremde 9 aylık torununu, kızını, oğlunu ve damadını kaybeden baba: "Torunum yeni yürüyordu" Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerde 9 aylık torunu, kızı, oğlu ve damadını kaybeden Seydi Çelik, "Torunum 9 aylıktı, yeni yeni yürüyordu. Oğlumu da ablası çağırmıştı, 5 Şubat’ta oraya vardılar" dedi. Çelik, ailesinin Eskişehir’de olan kabirlerini Vali Dr. Erdinç Yılmaz ile birlikte ziyaret etti. Eskişehir’de yaşamını sürdüren Seydi Çelik, ’Asrın Felaketi’ olarak kayıtlara geçen deprem günü Kahramanmaraş’ta bulunan torununu, kızını, oğlunu ve damadını kaybetti. Depremin acı detaylarını paylaşan Çelik, kara kuvvetlerinde görevli olan 30 yaşındaki Serkan Caz isimli damadının tayini vesilesiyle 30 yaşındaki kızı Ayşin Çelik Caz’ın Kahramanmaraş’a taşındığını söyledi. Çelik, kızının 16 Nisan 2022 tarihinde kucağına aldığı kızı Ayla Defne Caz’ın henüz 9 aylıkken hayata gözlerini yumduğunu ifade etti. Üniversite öğrencisi olan 22 yaşındaki oğlu Furkan Çelik’in ise tatil nedeniyle ablasının daveti üzerine 4 Şubat 2023 günü Kahramanmaraş’a gittiğini belirten acılı baba, torununa bakmak için oraya giden eşinin de enkazdan yaralı olarak çıktığını dile getirdi. Seydi Çelik, yaşanan afetin acısını hala yüreğinde hissettiğini vurguladı. "Dileğimiz, duamız bir daha böyle acıların yaşanmaması" Deprem anında Osmaniye Valiliği görevini yapan ve şu anda Eskişehir Valisi olan Dr. Erdinç Yılmaz, acılı baba ile birlikte Seydi Çelik’in depremde hayatını kaybeden ailesinin kabirlerini ziyaret edip mezarları başında dua okudu. Vali Yılmaz, yine 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden 20 yaşındaki Merve Özdemir ve 44 yaşındaki Hülya Özdemir’in de kabirlerini ziyaret etti. Kur’an-ı Kerim tilaveti sonrasında açıklamalarda bulunan Vali Yılmaz, "Tabii o günü yeniden yaşıyoruz, hissediyoruz. O korkunç gün ben Osmaniye’deydim. Allah böyle bir felaketi hiç kimseye, hiçbir millete, milletimize yaşatmasın. Buradaki 6 canımız da bu depremlerde hayatını kaybetmiş. Onlar için dua ettik. Asri Mezarlığı’ndaki 20 insanımız, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybetmiş. Diğer ilçelerimizde olan 9 vatandaşımızla birlikte 29 vatandaş var. Bu acı Türkiye’mizin yüreğini yaktı, her yere yayıldı. Ağır bir acıydı. Asrın diyoruz ama asırların en büyük depremini yaşadık. Ancak millet, devlet kenetlendi, hamdolsun bunun üzerinden geldi. Tabii giden canlar gelmiyor, onlar için de dua ediyoruz, dua edeceğiz. Dileğimiz, duamız bir daha böyle acıların yaşanmamasıdır. Ben bir kez daha 6 Şubat depremlerinde kaybettiğimiz 53 bin 537 vatandaşımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Ben onların şehit olup cennete gittiklerine inanıyorum. Allah’ın izniyle mekanları cennettir inşallah. Merhumların yakınlarına Cenab-ı Allah’tan sabır, tedavisi devam eden yaralılarımıza acil şifalar diliyorum" dedi. "Apartman adeta bir tost halindeydi" Yaşadığı acıyı anlatan baba Seydi Çelik, "Evlatlarım Furkan Çelik, Ayşin Çelik Caz, damadım Serkan Caz, torunum Ayla Defne Caz. İşte kabirleri başındayız. Vali Bey’e de teşekkür ederiz. Sonuçta bu Allah’ın takdiri ve bizlere denk geldi. Depremde o kadar sağ kurtarılan oldu. Hatta normal bir şekilde hayatına devam edenler var. Aynı şekilde evlatlarım da depreme yakalandı ama onlar vefat etti. Kahramanmaraş merkezde oturuyorlardı. Ağa Apartmanı B Blok’ta 7’nci kattalardı. O gün sabah deprem haberini aldıktan sonra biz saat 07.00-08.00 gibi hemen hareket ettik, akşam 22.00 gibi Kahramanmaraş’a ulaşabildik. Damadım asker olduğu için askeri kurtarma ekipleri olarak bizden önce gelmişler, kurtarma aşamasına başlamışlar. Ertesi gün damadıma ve torunuma ulaşabildik. Bir gün sonra da oğluma ulaşabildik. Furkan’a ulaşabildik. Apartman adeta bir tost halindeydi. Yedi katlı apartman düşünün, bir kata inmiş" ifadelerini kullandı. "İki evladım, bir damadım ve torunumu kaybettim" Depremde damadı, oğlu, kızı ve 9 aylık torununa ulaşma hikayesine de değinen Çelik, şöyle devam etti: "Torunum 9 aylıktı, mart ayında doğmuştu. Daha yeni yeni yürüme aşamasındaydı. Oğlum da Muğla’da üniversitede okuyordu, kızım çağırdığı için ablasını tatilde ziyarete gitti. Kızım, ’Ben gelemedim, seni görmek istiyorum gel’ demişti. Oğlum, ablasının çağrısı sonucu gitti. Anneleri, yani hanımım torunuma bakıyordu. Oğlum Kahramanmaraş’a indi, o gece depreme yakalandılar. Hanımım kurtuldu. Depremin 4’üncü günü, öğlen gibi asker ekibi damadıma ulaşmışlar. Ondan sonra 5-6 saatlik çalışmayla birlikte, yani akşam 08.00 gibi, yaklaşık 14 saat sonra kızım ve torunuma ulaştık. Oğlumun yerini tespitte çok zorlandık, en az 8 yerden girmeye çalıştık. Beton bloklar üst üste olduğu için delme işlemi çok zorluyordu. Evlatlarıma 3 gün içinde ulaşabildik, onları buraya getirdik. İki evladım, bir damadım ve torunum. Eşim şu anda kolunun yüzde 40’ını kullanabiliyor. Tedavi gördü ama pek etkili olmadı, o halde hayatına devam edecek."