YEREL HABERLER - 30 Nisan 2012 Pazartesi 13:42

DESTİ FESTİVALİ RENKLİ GÖRÜNTÜLERE SAHNE OLDU

A
A
A
DESTİ FESTİVALİ RENKLİ GÖRÜNTÜLERE SAHNE OLDU

Fethiye`nin Esenköy köyünde buzdolabı ve soğutucuların çıkması ile artık unutulmaya yüz tutan desti yapımını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla düzenlenen ``˜Desti Festivali` renkli görüntülere sahne oldu.
Fethiye`nin Esenköy köyünde buzdolabı ve soğutucuların çıkması ile artık unutulmaya yüz tutan testi yapımını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla Esenköy Muhtarlığı tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen geleneksel Desti Festivali oldukça eğlenceli geçti. Esenköy Düğün Salonu bahçesinde düzenlenen Desti Festivali`ne yoğun bir katılım oldu.
2. Geleneksel Desti Festivali, desti yapımının halka tanıtılması ve desti sergisinin açılışı ile başlarken, festivali Ak Parti Muğla Milletvekili Ali Boğa, Ak Parti İlçe Başkanı Mustafa Ali Türkan, İl Genel Meclis Üyesi Alper Çalıkoğlu, MHP İlçe Başkanı Hamdi Gürbüz, Karaçulha Belediye Başkanı Yusuf Çaylı, Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Akif Arıcan, Tarım Gıda ve Hayvancılık Fethiye İçe Müdürü Fırat Erkal, Şoförler Odası Başkanı Hayri Topçu, Esnaf Kefalet Kredi kooperatif Başkanı İsmail Başoğlu ve çok sayıda vatandaş da izlediler.
Temel Köyü Arap oyununun da sahnelendiği festivalde ilk olarak Fethiyeli sanatçılar Adem Kazan ve İsmail Uzunoğlu sahne aldılar. Mayıs ayında albümü çıkacak olan sanatçı Adem Kazan yeni albümünde yer alan bir birinden güzel türkülerini ilk kez Esenköy halkı için seslendirirken gecede ayrıca Festivalin düzenlenmesine katkıda bulunanlara günün anısına desti hediye edildi. Gecenin finalini ise Türk Halk Müziği sanatçısı Sebile Can yaparken Sanatçı seslendirdiği bir birinden güzel türküleri ile İzleyenlere unutulmaz bir akşam yaşattı. Ak parti Muğla Milletvekili Ali Boğa ve Karaçulha Belediye Başkanı Yusuf Çaylı da Sebile can`ın seslendirdiği Kerimoğlu türküsünde zeybek oynarlarken izleyenlerden büyük alkış aldılar.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburt’ta huzurevi sakinlerine akılcı ilaç kullanımı anlatıldı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri Bölümü tarafından Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerine yönelik akılcı ilaç kullanımı semineri düzenlendi. Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinlikler zincirinin son programında, yaşlı bireylerde doğru ilaç kullanımının önemi anlatıldı. Seminerde, Eczane Hizmetleri Bölümü öğretim elemanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Özten, huzurevi sakinlerine polifarmasi olarak bilinen çoklu ilaç kullanımı, ilaç etkileşimleri ve yanlış doz uygulamalarına ilişkin bilgi verdi. Yaşlı bireylerde birden fazla ilacın aynı anda kullanılmasının çeşitli riskler oluşturabileceğine dikkat çeken Özten, reçete dışı ilaç kullanımının sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Akılcı ilaç kullanımında doğru ilaç, doğru doz, doğru zaman ve doğru uygulama ilkelerinin esas olduğunu vurgulayan Özten, ilaçların hekim ve eczacı danışmanlığında kullanılması gerektiğini söyledi. Seminerde ayrıca ilaçların saklama şartları, kullanım talimatlarına uyulması ve ilaç saatlerinin düzenli takip edilmesi konularında da bilgilendirme yapıldı. Programı ilgiyle takip eden huzurevi sakinleri, merak ettikleri konulara ilişkin sorularını yöneltti. Etkinlikleri düzenleyen komiteye danışmanlık yapan Eczane Hizmetleri Bölüm Başkanı Ümit Karakaş ise programlarda görev alan öğrencileri tebrik etti. Karakaş, "Öğrencilerimizi yalnızca diploma vererek mezun etmiyor, onları topluma en faydalı olacak şekilde hem akademik hem de sosyal yönden hazırlamaya gayret ediyoruz" dedi.
Bayburt Demirden makete: Pandemide edindiği hobisini huzurevinde 6 yıldır sürdürüyor Bayburt Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerinden 74 yaşındaki Bülent Alemdar, pandemi döneminde tanıştığı el sanatlarıyla takı tasarımı, filografi ve maket alanında çalışmalar yapıyor. El emeği ürünler hazırlayan Alemdar, 6 yıldır üretmeyi sürdürüyor. Uzun yıllar demircilik yapan Bülent Alemdar, huzurevine gelmeden önce 56 yıl demire şekil verdiğini, geçirdiği kaza sonucu boynunun kırılması nedeniyle gönül verdiği yarım asrı aşkın mesleğini bırakmak zorunda kaldığını söyledi. Pandemi döneminde huzurevinde uygulanan kısıtlamalar nedeniyle odasında uzun süre vakit geçirmek zorunda kaldığını belirten Alemdar, dışarı çıkamadıkları süreçte kütüphaneden aldığı kitaplarla zaman geçirdiğini ifade etti. Kibritten gemiyle başladı, maketlere yöneldi Bayburt huzurevinin tadilata girmesi üzerine Erzincan’ın Kemah ilçesindeki huzurevine geçtiklerini ifade eden Alemdar, burada açılan el işi kursuyla yeni bir uğraş edindiğini dile getirdi. Alemdar, "Huzurevine gelmeden evvel demirle uğraşıyordum, demirciydim. 56 sene demircilik yaptım. Sonra bir kaza geçirdim, merdivenden düştüm, boynum kırıldı. Sonra huzurevine geldim. Can sıkıntısından, tavan izlemekten bunaldım. Pandemi döneminde dışarı çıkış yoktu, hatta odadan çıkış bile yoktu, karantinadaydık" dedi. Kemah’taki huzurevinde açılan atölyeye merak edip gittiğini anlatan Alemdar, yıllar önce askerde kibritten gemi yaptığını kurs hocasına söylediğini belirterek, "Hocama 50 sene önce askerde kibritten gemi yaptığımı söyledim. ‘Ne lazım?’ diye sordu. Karton ve tutkal lazım dedim. Malzemeler masanın üzerindeydi, hemen başladık. Yapacağım gemi maketinin modelini kartondan çıkardım. Kibrit ve kibrit kutularıyla gemiyi yaptık" diye konuştu. "Bu kurs benim için ilaç oldu" İlk çalışmasının ardından farklı maketler de yapmaya başladığını belirten Alemdar, "Hoca bana, ‘Bülent amca ev yapabilir misin?’ dedi, bir resim gösterdi. Tamam dedim, evi yaptım. Sonra cami resmi gösterdi, camiyi yaptık derken artık atölyeden çıkamaz olduk. Bu kurs benim için ilaç oldu" ifadelerini kullandı. "Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" Erzincan’dan Bayburt’a döndükten sonra da öğrendiği el sanatlarını bırakmadığını söyleyen Alemdar, filografiyle Türk bayrakları yaptığını, takı tasarımı ve maket çalışmalarına devam ettiğini kaydetti. Üretmenin kendisine güç verdiğini dile getiren Alemdar, "Maket için uygun takımım olsa yapamayacağım bir şey yok. Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" dedi.