YEREL HABERLER - 28 Şubat 2012 Salı 16:50

AYVALIK ADD’DEN TEPKİ

A
A
A
AYVALIK ADD’DEN TEPKİ

Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Şubesi’nce, milli eğitimde Atatürk’e yönelik operasyonların hızlandırıldığına dikkat çekildi.
Son günlerde dindar nesil yetiştirme hedefiyle milli eğitimde yapılan değişiklikler Atatürkçü Düşünce Derneği üyelerini ayağa kaldırdı. Önce Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nin okul duvarlarından indirilmesi iddialarının, ardından da Okul Aile Birliği Yönetmeliği’ndeki yeni düzenlemeye sert tepki gösteren ADD Şube Başkanı Gürsel Koyuncu, “Kemalist devrimi toplumumuzun belleklerinden silmek için işe çocuklardan başladılar. Yıllardır Kemalist devrimlere karşı sinsice sürdürülen saldırılar açık bir hal aldı. Bu güne dek bu tür davranışlar perdelenmeye çalışılırken, artık hiçbir gizleme gereği duymadan açıktan saldırıya dönüştü. Milli Eğitim Bakanı Ömer Çelik, asıl niyetlerinin yasal altyapılarını ilan ederek gerici dayatma başlattı” dedi.
Vatandaşlara, Atatürk devrimlerine sahip çıkma çağrısında bulunan ADD Ayvalık Şube Başkanı Gürsel Koyuncu, konuşmasını şöyle tamamladı; “Bizler toplum olarak duyarsızlığımızı sürdürürsek her türlü çağ dışılığı dayatırlar. Biz toplumumuzun geriye götürülmesi ve çağın gerisinden gelen bir gençlik ve o gençliğin oluşturduğu bir toplumsal yapı istemiyoruz. Afganistan’ daki Taliban tarzı bir yönetimi reddediyoruz. Okul aile birliklerinde görev alan üyelere çok iş düşmektedir. Bu çağdışı uygulamaya karşı duyarlı yurttaşları göreve çağırıyoruz.”
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Arnavutköy’de kamyonun çarptığı araç sahibi faciayı kıl payı atlattı İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde park halindeki aracının yanında bulunan bir vatandaş, dönüş yapmak isteyen kamyonun aracına çarpması sonucu faciayı kıl payı atlattı. Kaza anı güvenlik kamerasına yansırken, sürücünün olay yerinden kaçtığı anlar ve kovalamaca cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Edinilen bilgilere göre, Emre Sönmez aracının başında bulunduğu sırada dönüş yapmak isteyen bir kamyon, aracına çarptı. Çarpmanın etkisiyle araçta maddi hasar meydana gelirken, Sönmez kazayı şans eseri yara almadan atlattı. İddiaya göre, kazanın ardından kamyon sürücüsü durmayarak olay yerinden uzaklaştı. Bunun üzerine aracına binen Sönmez, kamyonu takip ederek yakalamaya çalıştı. Cadde üzerinde kamyonun önünü kesen Sönmez, sürücüye aracına çarptığını söyledi. Ancak sürücünün iddiayı kabul etmediği ve tekrar olay yerinden ayrıldığı öne sürüldü. Yaşanan kaza anı çevredeki güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedilirken, kazanın ardından yaşanan kovalamaca ise Emre Sönmez’in cep telefonu kamerasına yansıdı. "Beni araca sıkıştırabilirdi" Yaşananları anlatan Emre Sönmez, sürücünün bilinçsiz hareket ettiğini belirterek, "Aracımı rot balans için bırakmıştım. Yoğunluktan dolayı aracı müsait bir yere çekmem söylendi. O sırada bir kamyon geldi ve girmesi zor olan bir sokağa dönmek istedi. Ben de aracı biraz ileri alayım, siz geçin dedim ama kabul etmedi. Dönmeye çalışırken aracımın arka kısmına çarptı. Büyük bir ses geldi, esnaf dışarı çıktı ama sürücü durmadan kaçtı. Ben de aracıma binip peşine gittim. Işıklarda yakaladım, önünü kestim ama araçtan inmedi, ‘yürü git’ diyerek uzaklaştı. Açıkçası araçtaki hasar çok büyük değil ama beni umursamaması zoruma gitti. Bu şekilde bilinçsiz araç kullanımı çok tehlikeli. O an yanımda bir çocuk olsaydı ya da ben aracın farklı bir yerinde olsaydım çok daha kötü şeyler olabilirdi. Beni araca sıkıştırabilirdi" dedi. Olayın ardından trafik ekiplerine haber verdiğini belirten Sönmez, kamera görüntüleri sayesinde kamyonun bağlı olduğu şirkete ulaştığını ve zararının karşılanmasını beklediğini ifade etti. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
Adana Beta Enerji SAP ile verimliliğini maksimuma çıkarmayı hedefliyor Türkiye’nin önde gelen transformatör üreticilerinden Beta Enerji, dijital dönüşüm yolculuğunda kritik bir eşiği geride bırakarak SAP sistemine geçiş sürecini başlattı. NTT DATA iş birliğiyle yürütülen bu dönüşüm projesi, Beta Enerji’nin yalnızca teknolojik altyapısını değil, karar alma süreçlerini, maliyet yönetimini ve operasyonel verimliliğini yeniden şekillendirecek stratejik bir kırılma noktası olarak konumlanıyor. Beta Enerji, SAP (Veri İşlemede Sistemler, Uygulamalar ve Ürünler) sistemine geçişiyle birlikte üretimden tedarik zincirine, stok yönetiminden finansal raporlamaya kadar tüm iş süreçlerini entegre ve uçtan uca yönetilebilir bir yapıya taşıyarak, hız, şeffaflık ve sürdürülebilir büyüme odağında yeni bir döneme adım atıyor. Operasyonel verimlilikte yüzde 30’a varan artış hedefi Beta Enerji’nin SAP dönüşümünden beklentisi yalnızca yeni bir sistem kurulumu değil, şirketin verimlilik, maliyet kontrolü ve stratejik karar alma kaslarını güçlendirecek kurumsal bir dönüşüm. Proje kapsamında operasyonel verimlilikte yüzde 20 ile 30 arasında artış, manuel iş yükünde yüzde 30’a varan azalma, raporlama sürelerinde yüzde 50’ye kadar hızlanma, bilgi teknolojileri maliyetlerinde yüzde 50’ye varan düşüş, stok ve satın alma maliyetlerinde ise yüzde 10 ile 15 optimizasyon hedefleniyor. Bu dönüşümle birlikte Beta Enerji, yalnızca maliyet avantajı sağlayan değil, aynı zamanda hata oranlarını azaltan, süreçlerde şeffaflığı artıran ve anlık veriyle daha hızlı karar almayı mümkün kılan yeni bir yönetim altyapısı oluşturmayı amaçlıyor. Dijital dönüşümün merkezinde IT departmanı yer alacak SAP geçiş süreciyle birlikte Beta Enerji, dijital dönüşüm yaklaşımında da önemli bir dönüşüme gidiyor. Şirket, dönüşümün merkezine IT departmanını konumlandırarak bilgi teknolojilerini yalnızca destek fonksiyonu olmaktan çıkarıp, büyümeyi hızlandıran stratejik bir güç haline getiriyor. Yeni yapı sayesinde IT departmanı, maliyetleri yöneten, süreçleri iyileştiren, verimliliği artıran ve şirketin geleceğe dönük büyüme hedeflerine doğrudan katkı sunan bir dönüşüm merkezi olarak konumlanacak. "Dijitalleşmeyi üretim gücümüzle entegre ediyoruz" Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, dijitalleşmeyi yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil, üretim gücünü geleceğe taşıyan stratejik bir dönüşüm olarak gördüklerini belirterek şunları söyledi: "Adana’da 130 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirdiğimiz Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü’nü yalnızca bir üretim tesisi olarak değil, Endüstri 4.0 altyapısıyla kurgulanmış, dijitalleşmenin merkezinde konumlanan bir üretim üssü olarak tasarladık. Bu güçlü altyapıyı SAP dönüşümümüzle destekleyerek üretimden tedarik zincirine, finansal süreçlerden stok yönetimine kadar tüm operasyonlarımızı entegre bir yapıya taşıyoruz. Bu dijital dönüşüm sürecini bir yıl içinde devreye almış olacağız. Bugün 80’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren bir şirket olarak, bu dönüşümün satış kabiliyetimizi daha da artıracağına inanıyoruz. Operasyonel maliyetlerimizi düşürürken, yaptığımız optimizasyonlarla kaliteyi artırmayı ve müşterilerimize daha yüksek standartta hizmet sunarak rekabet gücümüzü güçlendirmeyi amaçlıyoruz. NTT DATA iş birliğiyle yürüttüğümüz bu dönüşüm sayesinde daha hızlı, daha şeffaf ve veri odaklı karar alabilen bir organizasyon yapısı oluşturuyoruz. Dijitalleşmenin küresel ticaretin temel gerekliliklerinden biri haline geldiği günümüzde, özellikle Avrupa pazarındaki varlığımızı güçlendirmek açısından bu adımın kritik önemde olduğuna inanıyoruz. Bu dönüşümün, Beta Enerji’nin sürdürülebilir büyüme vizyonunu destekleyerek küresel rekabet gücünü önemli ölçüde artıracağına inanıyoruz." "Dijital dönüşüm, sürdürülebilir büyümenin en güçlü itici gücüdür" Beta Enerji’nin SAP dönüşüm projesi, küresel ölçekte dijital dönüşüm projelerinde güçlü deneyime sahip NTT DATA ile birlikte yürütülüyor. NTT DATA Business Solutions Meta Bölgesi Genel Müdürü Dr. Bahri Danış, Beta Enerji ile hayata geçirilen SAP dönüşümüne ilişkin değerlendirmesinde, bu iş birliğinin yalnızca teknolojik bir modernizasyon değil, aynı zamanda stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğuna dikkat çekerek, "Beta Enerji ile hayata geçirdiğimiz bu dönüşüm, yalnızca bir SAP implementasyonu değil veri odaklı, entegre ve sürdürülebilir bir işletme modeline geçişin güçlü bir ifadesidir. NTT DATA olarak, küresel deneyimimizi ve uçtan uca dönüşüm yetkinliklerimizi Beta Enerji’nin vizyonuyla birleştirerek, karar alma süreçlerini hızlandıran, operasyonel mükemmeliyeti destekleyen bir yapı inşa ediyoruz. Bu iş birliğiyle, Beta Enerji’nin hem Türkiye’de hem de global pazarlarda daha çevik, daha şeffaf ve daha güçlü bir oyuncu olarak konumlanacağına inanıyoruz" dedi.
İstanbul Arnavutköy’ün simgesi 46 yıllık Merkez Camii yıkılıyor İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde 46 yıldır hizmet veren ve ilçenin simgelerinden biri olarak bilinen Arnavutköy Merkez Camii, depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılarak yeniden yapılacak. Yıkım öncesi camide söküm çalışmaları başlarken, son görüntüler dron kamerasına yansıdı. Arnavutköy Merkez’de bulunan ve uzun yıllardır vatandaşların ibadet ettiği Merkez Camii’nde, yapılan incelemelerde depreme karşı riskli olduğu tespit edildi. Bu kapsamda caminin yıkılarak aynı noktada yeniden inşa edilmesine karar verildi. Yıkım öncesinde caminin kubbelerinde ve iç bölümünde söküm çalışmaları başlatıldı. Çalışmalar kapsamında kubbedeki bazı malzemelerin söküldüğü, bir kısmının ise hala yerinde olduğu görüldü. Söküm sürecine ait görüntüler drone kamerasıyla havadan kaydedildi. Görüntülerde Arnavutköy’ün sembol yapılarından biri olan caminin yıkım öncesindeki son hali ve devam eden hazırlık çalışmaları yer aldı. "Daha güzeli yapılacak" Cami cemaatinden Mustafa Turgut ise çalışmalara ilişkin duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Daha güzelini yapacaklar, bu nedenle iyi düşünüyoruz. Ben burada cami avlusundaki kuşlara yem atıyorum, bakıyorum. Bu sevaptır, sadakadır. Duygulanmamak elde değil çünkü bu bir eser. Buradan yıkılacak ama daha güzeli yapılacak. Camilerin güzel olması çok önemli. Ben Bursa’da bir camiye gitmiştim, o da çok güzeldi. Bu caminin de çok güzel şekilde yeniden yapılacağına eminim" ifadelerini kullandı. Yıkım ve yeniden inşa sürecinin tamamlanmasının ardından caminin daha modern ve depreme dayanıklı şekilde vatandaşların hizmetine sunulması planlanıyor.
Gaziantep Eğlencelerin simgesi zurnayı 55 yıldır ağaçlara şekil vererek üretiyor Halk oyunlarının, nişan, düğün, miting ve açılışların davulla birlikte vazgeçilmezi olan zurna üretimini 55 yıldır severek sürdüren Hüseyin Öztürk, Gaziantep’te zurna üretimi yapan 2 ustadan biri olarak kaldı. Gaziantep’te yaşayan 70 yaşındaki Hüseyin Öztürk, kentin kültürel miraslarından olan zurna yapımını ustasından öğrendiği geleneksel yöntemlerle sürdürmeye devam ediyor. 55 yıldır atölyesinde davulla birlikte vazgeçilmez enstrümanlarından olan zurna üretimi yapan Öztürk, mesleğin artık son temsilcisi olarak mesaisini sürdürüyor. Sanatın son ustalarla birlikte kaybolmasından endişeleniyor Mesleğini ilk günkü aşkla sürdüren zurna ustası Öztürk, ürettiği zurnaları Türkiye’nin dört bir yanına gönderiyor. Kurumuş kayısı ağaçlarına adeta yeniden can vererek enstrümana dönüştüren Öztürk, bu sanatın son ustalarla birlikte kaybolmasından endişeleniyor ve mesleğini de geleceğe taşıyacak çırak bulamamaktan yakınıyor. Temin ettiği kayısı ağaçlarını kuruttuktan sonra ilk aşamada tornada içlerini boşaltan, daha sonra tığla akort deliklerini açan, tel takan ve boyadıktan sonra hazır hale getiren Öztürk’ün zurna yapımında karşılaştığı zorluklar sadece zaman ve malzemelerle sınırlı kalmıyor. "Mesleğe 15 yaşında başladım" Türk kültürünün önemli bir parçası olan zurna yapma mesleğine ilkokulu bitirdikten sonra başladığını belirten Öztürk, "Ben bu mesleğe 15 yaşında başladım. Ustamın yanında mesleğe başladım. Ustam iyi zurna yapıyordu. İyi bir ustaydı. O günden beri mesleğe halen devam ediyorum. 1975 yılında askere gittim. Ondan sonra dükkanımı açtım. Halen devam ediyorum. O zaman bu meslek güzeldi, çalışırdık. Başka bir meslek de öğrenmedim. Eskiden mesleğimiz iyiydi. Şimdi pek para kazanamıyoruz ama yine de idare ediyoruz" dedi. "Mesleğimi seviyorum" Mesleğini yıllardır severek yaptığını belirten Öztürk, "Bizim akrabalarımızda bu meslekte çalışan vardı. Biz de bu zurna yapan ustanın yanında çalıştık. O zaman bu mesleği öğrendim. Ustamın yanında 9 yıl çalıştım. Askeri gidip geldim. Ayrı dükkan açtım. Mesleğimiz olduğu için meslek bize çok kolaydı. Bir zorluğunu görmedim. Bir tane makinem vardı. Hala o makineyle üretim yapıyorum ve ben devamlı zurna üzerine çalıştım" ifadelerini kullandı. "Gaziantep’te zurna yapan iki usta kaldı" Mesleğinin önceki yıllarda daha popüler olduğunu belirten Öztürk, "Önceki yıllarda mesleğimiz çok güzeldi, sürekli çalışırdık ve para kazanırdık. Ama şimdi eski işler kalmadı. Zurna çalan azaldı. Orkestra çıktı. Mesleğimizi öldürdüler. Eskiden ustalar çoktu. Her köşede bu mesleği yapanlar vardı ama zurna yapan yoktu. Zurna yapan bir kişiydi. Zaten mesleği de bana o ustam öğretti. Gaziantep’te tek zurnacı ustamdı. Şimdi zurna yapan iki usta kaldı" şeklinde konuştu. "Eski işlerimiz kalmadı" Zurnanın kayısı ağacından yapıldığını belirten Öztürk, bir günde bir adet zurna yapabildiğini bildirerek, "Yaptığım zurnaları müşterilerime satıyorum. Eskiden müşterim çoktu. Şehir dışından çok müşterim geliyordu. Mesleğimiz gittikçe ölmeye mahkum ve eski müşterilerim yok. Önceki yıllarda biz hiç boş durmazdık, çalışırdık" ifadelerinde bulundu. "Zurna lazım olduğunda Hüseyin ustaya yaptırıyoruz" Müzisyen Şükrü Özçalar ise, "Zurna çalmayı babamdan öğrendim. Yaklaşık 30 seneden beri de bu işi yapıyorum. Mesleğimiz biraz geriledi. Zurna lazım olduğunda Hüseyin ustadan alıyorum. Gaziantep’te zurna yapan sadece iki kişi var. Zurna lazım olduğunda Hüseyin ustaya yaptırıyoruz. Bugüne kadar hep kendisiyle çalıştık. Hüseyin usta çok güzel bir zanaatkar. O yüzden memnun olduğumuz için zurnayı hep kendisine yaptırıyoruz" diye konuştu.