GENEL - 13 Mart 2012 Salı 14:23

KEPEZ`DE İSTİKLAL MARŞI OKUMA YARIŞMASI

A
A
A
KEPEZ`DE İSTİKLAL MARŞI OKUMA YARIŞMASI

Antalya’nın Kepez ilçesinde, İstiklal Marşı’nın kabulünün 91’inci yıldönümü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma etkinlikleri kapsamında düzenlenen
İstiklal Marşı Okuma Yarışması’nın finali ve ödül töreni, Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde yapıldı.Kepez Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün anaokulları, ilköğretim 1’inci kademe, ilköğretim 2’inci kademe ve lise öğrencileri olmak üzere dört kategoride düzenlediği yarışmaya 200 öğrenci katıldı. Ön elemenin ardından 4 kategoride finale kalan 20 öğrenci, Milli Marşı, en güzel şekilde okuyabilmek için yarıştı.
Saygı duruşunda bulunulması ve Kepez İşitme Engelliler İlköğretim Okulu öğrencilerinin sahneye gelerek İstiklal Marşı’nı işaret dili ile okumalarıyla tören başladı. İşaret dili tercümanı eşliğinde yapılan törenin açılış konuşmasını İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüdai Vural yaptı. Vural, yaptığı konuşmada şunları söyledi: "İstiklal Marşı, bu milletin mukaddesleri uğruna yaptığı yeminin şiirsel ifadesidir. Milli marş, şanlı geçmişimizi, onurlu geleceğimizi ve özgürlüğümüzü anlatır. İstiklal Marşı’nı anlayabilmek
için Mehmet Akif Ersoy’u tanımak, onun ruh ve karakterini iyi bilmek gerekir. Milletimizin içinden çıkmış Mehmet Akif Ersoy gibi kutup yıldızlarımızı yaşatmak, hatıralarına sahip çıkmak, edebi kimliğini yeni nesle anlatmak için bu tür etkinlikleri gerçekleştirmeye devam edeceğiz."
Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, konuşmasında bağımsızlığa, kahraman orduya ithaf edilen İstiklal Marşı’nın milletin en büyük değerlerinden biri olduğunu söyledi.
İstiklal Marşı’nın sözlerini ve ruhunu, çocukların, gençlerin gönlüne yazarak geleceğe bakılması gerektiğine işaret eden Başkan Tütüncü, "Yarınlara yürüyen Türk gençleri, İstiklal Marşı’nın ruhu ile geleceğe yürümenin azim ve kararlılığı içerisinde olmalıdır. Yerel yöneticiler olarak bizler ve sorumluluk makamında olan herkes, bu ideali gerçekleştirmek için çalışmalıdır. Eğitime birçok noktada destek olurken İstiklal Marşı’mızın gönüllerde yer edinmesi, gündeme taşınması için de böylesi etkinlikler
düzenliyoruz" dedi.
Kepez Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit de konuşmasında, şunları söyledi: "Mehmet Akif Ersoy, toplumun yaşantısını kendi bünyesinde bir ideal olarak kabul ettiği için, bize her sözünde mutlaka ya tavsiyede bulunur ya da dayak atar. Çünkü Akif, milletin değerleriyle bütünleştiği, milletin derdiyle dertlendiği için, içi içine sığmaz. Olumsuzlukları gördüğü zaman kabullenemez, itiraz eder. Mehmet Akif’in Türk milletinin her bir ferdini, tüm İslam alemini kucakladığını eserlerinde görürsünüz"
Konuşmaların ardından başlayan yarışmanın finalinde, sahneye ilk olarak anaokulu kategorisinde finale kalan öğrenciler çıktı. İlköğretim 1 ve 2’inci kademe ile ortaöğretim dallarının finalistlerinin yarıştığı gecede, başkanlığını Mesut Kocagöz’ün yaptığı jüride, Abdullah Özekin, Eyüp Bülent Miran, Mustafa Kızıl, İdris Kızıl, Ramazan Feten, Teoman Taşkın, Mustafa Akvar yer aldı.Türkçeyi kullanma, telaffuz ve beden diline göre puan veren Jüri, yaptığı değerlendirme neticesinde İstiklal Marşı Okuma
Yarışması’nda dereceye giren isimleri belirledi.
Kaymakam Özyiğit, Başkan Tütüncü, Döşemealtı Belediye Başkanı Nurettin Tursun, AK Parti Antalya İl Başkanı Başkanı Mustafa Köse, Büyükşehir Genel Sekreter Yardımcısı Cemal Öcal, İlçe Milli Eğitim Müdürü Vural, dereceye giren öğrencilere hediyelerini verdiler.
İŞİTME ENGELLİLERDEN İSTİKLAL MARŞI
Yarışma, Kepez İşitme Engelliler İlköğretim Okulu öğrencisi Melike Soyugüzel ve arkadaşlarının İstiklal Marşı’nı okumaları ile sona erdi. Tütüncü, işitme engelli öğrencileri madalya ile ödüllendirdi. İstiklal Marşı okuma yarışmasında birincilere dizüstü bilgisayar, ikincilere masa üstü bilgisayar, üçüncülere tablet bilgisayar hediye edildi. Dördüncü ve beşincilerde ödüllendirildi.
YARIŞMADA DERECEYE GİREN ÖĞRENCİLER
Anasınıflar:
1.Nisa Nur Yıldız (Altınova Ruhi Sunar İ.O)
2.Gamze Yıldız (Cengiz Topel İ. O)
3.Narin Tok (Gülveren İ. O)
İlköğretim 1. kademe:
1.Tuğba Çakmak (Şerife Tufan İ. O)
2.Kübra Feraye Sert (Demirgül İ.O)
3.Betül Durmaz (Aslanlar İ.O)
İlköğretim 2. kademe:
1.Ayşe Dudu Sayın (Hüseyin Ak İ.O)
2.Melisa Demiral (Göçerler İO)
3.Kübra Koç (Mobil İ. O)
Liseler:
1.Arife Kafa ( Nevzat Saygan-Levent Saygan Anadolu Lisesi)
2. Sergen Şen (Çağlayan Lisesi)
3. Fatma Nur Erzor (ATSO Güzel Sanatlar Lisesi)
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Esnaf kavgasında 1 kişiyi öldüren, 2 kişiyi ağır yaralayan şüpheli tutuklandı Antalya’da komşu esnaflar arasında çıkan ve 1 kişinin öldüğü, 2 kişinin de yaralandığı kavgayla ilgili olayın şüphelisi çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kepez ilçesi Yeni Emek Mahallesi Şelale Caddesi üzerinde meydana gelen olayda, oto yıkamacı Mustafa O. (41) ile yan komşusu market işletmecisi Mustafa D. (51) arasında iddiaya göre araç parkı nedeniyle tartışma çıktı. Tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine Mustafa O., yanındaki silahla markettin önünde oturan Mustafa Deveci (22) ve akrabaları Şevket D. (24) Mustafa D.’ye (51) kurşun yağdırdı. Saldırıda, kurşunların hedefi olan 3 kişi sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Saldırıda ağır yaralanan 22 yaşındaki Mustafa Deveci, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Tutuklanarak cezaevine gönderildi Olayın ardından kaçan şüphelinin yakalanması için Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. Ekiplerin Mustafa O.’yu yakalamaya yönelik çalışmaları devam ederken, dün akşam 21.30 sıralarında Kepez’de rutin devriye atan ekipler, durumundan şüphelendikleri bir şahsa "dur" ihtarında bulundu. Yaya olarak kaçmaya çalışan şüpheli, kısa süreli kovalamacanın ardından kıskıvrak yakalandı. Gözaltına alınan şahsın yapılan sorgusunda cinayet şüphelisi Mustafa O. olduğu tespit edildi. Cinayet Büro Amirliği ekiplerine teslim edilen Mustafa O., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Gazetecilerin cinayeti neden işlediniz sorusuna "Çok pişmanım, böyle olsun istemezdim" şeklinde yanıt veren zanlı, çıkarıldığı mahkemece kasten öldürme suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Antalya Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında ara karar açıklandı Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın üçüncü duruşma gününde ara karar açıklandı. 3 tutuklu sanığın tahliyesine, Muhittin Böcek ve oğlunun tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de aralarında bulunduğu 5’i tutuklu toplam 41 sanık yargılandığı duruşmada tutuklu ve tutuksuz yargılanan sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından Cumhuriyet Savcısı, ara mütalaasını açıkladı. Mütalaada, hakkında yakalama kararı bulunan N.E. ve O.M. adlı şahısların akıbetinin sorulması, tutuksuz sanık T.K. hakkında bu aşamaya kadar alınan beyanların niteliğine göre iftira ve yalan suçları yönünden Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulması, tutuksuz sanık S.T. hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı ile adli kontrol kararının devamı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin ayrı ayrı sürmesi ve yardım eden sıfatıyla 3628 sayılı Kanun’a muhalefet suçlamasıyla yargılanan tutuksuz sanık K.A.’nın tutuklanması talep edildi. Sanıklardan tahliye talepleri geldi Mütalaanın ardından söz alan sanıklardan Fazlı Ateş, "Suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatimi ve tahliyemi istiyorum" dedi. Hakkında zincirleme suç hükümleri kapsamında "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" ve "haksız mal edinme" suçlarından cezalandırılması talep edilen sanık İlker Arslan da, "Tutuksuz yargılanmak üzere tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Tutuklu yargılanan sanık Mehmet Okan Kaya ise savunmasında, "Bana ailem tarafından ‘Devlet babadır’ diye öğretildi, bugüne kadar hizmet ederek bir şey sahibi oldum, iki küçük oğlum var. Ben suç işlemedim, sağlık sorunlarımdan bahsetmiştim, bir şekilde üstesinden geliyorum. Sezonda yüzlerce kişi çalıştırıyorum, turizm sezonu başlıyor, işlerin başında olmam lazım, devletime de malıma sahip çıktığı için teşekkür ederim. 7 aydır çocuklarımı hiç öpmedim, hanımım da çocuklarım cezaevi şartlarımı görmesin diye getirmedi, önce tahliyemi sonra beraatimi istiyorum" dedi. Duruşma sırasında savunma yapan avukatlardan birinin mahkeme heyetine teşekkür etmesinin ardından, salonda bulunan kalabalık da mahkeme heyetini alkışlayarak teşekkür etti. Mahkeme heyeti ara kararını açıkladı Mahkeme heyeti, tutuksuz sanık T.K. hakkında suç duyurusunda bulunulması talebinin reddine karar verdi. Heyet ayrıca, yardım eden sıfatıyla 3628 sayılı Kanun’a muhalefet suçlamasıyla yargılanan tutuksuz sanık K.A.’nın tutuklanması yönündeki talebi de kabul etmedi. Ara kararda, tutuklu sanıklar İlker Arslan, Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya’nın tahliyesine hükmedildi. Mahkeme, adli kontrol hükümleri kapsamında uygulanan yurt dışına çıkış yasağının devamına da karar verdi. Mahkeme heyeti, Muhittin Böcek ile Gökhan Böcek’in tutukluluk hallerinin devamına karar verirken, Muhittin Böcek’in son 1 yıl içerisindeki sağlık raporlarının mahkeme heyetine sunulmasını da istedi. Mahkeme, bir sonraki celsede suçtan zarar görenler ile tanıkların dinlenmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Osmaniye AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: "Sorunlar savaşla değil, diplomasiyle çözülmeli" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman, Osmaniye’de basın mensuplarıyla bir araya geldi. AK Parti İl Başkanlığı binasında gerçekleştirilen programda Yayman, basın toplantısı düzenleyerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantıya parti teşkilat üyeleri ile basın mensupları katıldı. "Biz Türkiye olarak tarihin her daim doğru tarafında bulunuyoruz" diyen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman, "Uluslararası kuralların hiçe sayıldığı, uluslararası düzenin yok sayıldığı ve maalesef ama maalesef haksız ve hukuksuz bir biçimde Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a karşı yaptığı saldırıları onaylamamız mümkün değildir. Cumhurbaşkanımız her zaman söylüyor, söylemeye devam ediyor. Biz barıştan yanayız. Biz diplomasi masasından yanayız. Biz müzakereden yanayız. Her zaman söylediğimiz gibi müzakereyle çözülemeyecek hiçbir problem yoktur. Masada olan konular bellidir: uranyum zenginleştirme, füze sistemlerinin yok edilmesi, güvenlik sorunları ve Amerika ile İran arasında yapılan görüşmeler ve İsrail’in bölgedeki tavrı. Bütün bunların savaşla değil, müzakereyle çözülmesi gerektiğini Cumhurbaşkanımız hep savunmaya devam ediyor. Biz Türkiye olarak Rusya-Ukrayna Savaşı’nda da tarihin doğru tarafındaydık. Esad rejiminin Suriye’de yaptığı iç savaşta da biz tarihin doğru tarafındaydık. Libya’da Kaddafi devrilirken emperyalistler Libya’nın petrollerini almak isterken tarihin doğru tarafındaydık. Bugün Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a saldırıları karşısında da tarihin doğru tarafındayız. Amerika ve İsrail’in İran’a saldırılarını asla onaylamıyoruz. İran’ın da komşu ülkelere yaptığı, Türkiye dahil, saldırıları asla tasvip etmiyoruz. Bunlar doğru değildir" diye konuştu. "İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırımı unutturmak için savaşı bölgeye yaymak istiyor" "İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırımı bir an önce durdurması lazım" diyen Yayman, "Türkiye’nin öncülüğünde, Cumhurbaşkanımızın başkanlığında diplomasi masası hemen kurulmalı ve muhakkak barışa bir fırsat tanınmalıdır. İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırımı unutturmak için savaşı bölgeye yayma stratejisini görüyoruz. İsrail maalesef Gazze’de öldürdüğü çocukları, kadınları, yoksul insanları, masum insanları unutturmak için savaşı tüm bölgeye yaymak istiyor. Bir anlamda üçüncü dünya savaşını çıkarmak istiyor. Dolayısıyla burada hepimizin, dünyanın ihtiyacı olan konu diplomasinin bir an önce gündeme gelmesidir. Bu İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırımın bir an önce durdurulmasıdır" ifadelerini kullandı. "Biz Türkiye olarak 86 milyon olarak biriz" Yayman, "Terörsüz Türkiye ile ilgili sürecin hızlanmasını şartlar zorunlu hale getiriyor. İnşallah bayramdan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ihtiyaç duyulan yasaların çıkarılması ve bununla ilgili çalışmaların yapılması önemlidir. Bayram, birlik ve beraberliğin en çok ihtiyaç duyduğumuz zamandır. Biz Türkiye olarak 86 milyon olarak biriz, beraberiz. Doğulusuyla, batılısıyla, kuzeylisiyle, güneylisiyle kaderdaşız, tarihdaşız, duygudaşız ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne nifakın girmesine müsaade etmeyeceğiz" dedi.
İstanbul ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında Ali Sukas savunma yaptı ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının yedinci oturumunda İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas savunma yaptı. ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının yedinci oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam ediyor. Duruşmada, İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas savunma yaptı. Sanık hakkında iddianamede örgüt sistemine para aktardığı iddia edilmişti. Sukas’ın Ağaç A.Ş. üzerinden gerçekleştirilecek eylemlerde Ertan Yıldız’dan talimatlar aldığı, Ağaç A.Ş.’den iş alan firma sahiplerini görüşmeye davet ederek örgüte pay vermeleri konusunda baskı yaptığı, ihalelerin süreçlerine müdahalede bulunarak belirlediği, önceden tanıdığı firmaların kazanacağı şekilde organize ettiği de iddianamede açıklanmıştı. Sukas’ın bu şekilde şahsi zenginleştiği ve örgüt sistemine para aktardığı iddianamede belirtilmişti. Ali Sukas’ın kendisiyle alakalı verilen beyanlarda rüşvet talep ettiği şahıslara ’seçim için üzerimde baskı var, bu parayı yukarıdan talep ediyorlar’ şeklinde söylemlerde bulunarak örgütün amaç ve faaliyetlerini benimsediği de iddianamede ifade edilmişti. Suçlamalara yönelik savunma yapan sanık Sukas, "Gizli tanık beyanında özellikle torf isimli toprak alımı gibi belli firmalardan ihale alındığı gibi birçok konuya değinmiş. Özellikle kişilerin, şirketlerin ve faaliyet alanlarının bu denli anlatımların bağımsız bir gözlem ve bilgiye değil, önceden oluşturulmuş bir kurgunun tekrarına dayandığını göstermektedir. Bu durum gizli tanık beyanlarının özgünlüğünü ve güvenilirliğini ciddi şekilde tartışmalı hale getirmektedir. Bu noktada hayatın olağan akışıyla bağdaşmayan bir durum söz konusudur. Henüz yargısal denetime tabi tutulmamış, herhangi bir maddi delille desteklenmemiş ve doğruluğu teyit edilmemiş iddiaların önce basın aracılığıyla kamuoyuna sunulması, ardından ise aynı içerik ve detaylarla gizli tanık beyanı olarak dosyaya girmesi tesadüfle açıklanamaz. Bu durumda iki ihtimal ortaya çıkmaktadır. Ya basına yansıyan spekülatif iddialar derlenerek gizli tanık beyanı haline getirilmiştir ya da gizli tanık basında yer alan bu iddiaları kendi bilgi ve görgüsüne dayalıymış gibi ifade etmiştir. Ben Ümit Polat’a ya da birilerine farklı kişilerle görüşmesi için talimat vermedim. Hakim bey bana gelseniz, kardeşimin benim hakkımda iddialarda bulunduğunu söyleseniz inanırım, bir şey yapmasam bile kendimi sorgulayacak duruma soktular. Ali İhsan Mengir beni ’ihaleyi aldık’ diye aradı, ’ihale alacağız, fiyat sunduk’ diye aramadı. İddianamede birilerine talimat verdiğim iddia ediliyor. Bu konularla ilgili ve bilgim yok. İddianamede, örgüt üyesi olduğum iddia ediliyor. Benim hakkında beyanda bulunan sanıklar ile iddianamede yer alan iddialar çelişmektedir. Torf alımında iddia edildiği gibi 54 milyon değil, 52 milyon liradır" ifadelerini kullandı. Sanık Ali Sukas savunmasının devamında, 1 buçuk milyon lira rüşvet aldığı iddialarını reddederek, "Ali İhsan Mengir, Dinçer Kantar iddia edildiği gibi torf alımına ilişkin dosyada yer aldığı gibi banka hareketleri ve döviz miktarında usule aykırı bir durum yoktur Kadir Gümüş ödemelerini alamadığını söylüyor. Bu iddiaları duyduğumda üzüldüm. Cebimde para olsa dağıtacağım. Mağdur olmuşlar ama sürekli bizle iş yapmaya devam etmişler. Kadir Gümüş’ün rüşvet ödemesi dediği paraların oranlarında tutarsızlık vardır. 1 buçuk milyon rüşvet istediğim iddiaları var. Hiçbir ayrıntı içermeyen ve iddianame ile örtüşmeyen Kadir Gümüş’ün beyanları iftarıdır. Kadir Gümüş’ten rüşvet isteseydim, bunu bana doğrudan söylerdi, bir başkasını aracı olarak kullanmasına gerek yoktu. Ensar Güney’in aldığı ücretler konusunda savcılığa verdiği ifade yalandır. Ben bir usulsüzlük yapsam, suç örgütü üyesi olmuş olsam, kadromu ve çalışma arkadaşlarımı değiştiririm. Benim çaycıma kadar senelerdir yanımda aynı kişi çalışıyor. Şahsıma yönelik doğrudan bir suçlama yoktur" diye konuştu. Avukattan tahliye talebi Savunmanın ardından bir sanık avukatı, bayram öncesi heyetin tutukluluk incelemesi yapmasını talep etti. Mahkeme başkanı ise yargılamada tutukluluk inceleme tarihinin nisan ayında olduğunu, o tarihte değerlendirme yapılacağını belirterek, bu talebi reddetti. Duruşma pazartesiye ertelendi Sukas’ın yaklaşık 3 saat süren savunmasının ardından duruşma, bayram tatilinin de araya girmesiyle 23 Mart Pazartesi gününe ertelendi. Sanık Ali Sukas’ın savunması tamamlanmazken, yargılama, Sukas’ın ve avukatlarının ile diğer tutuklu sanıkların savunmalarının alınması ile devam edecek.