DÜNYA - 18 Mart 2012 Pazar 00:35

DERBİ MAÇIN ARDINDAN

A
A
A
DERBİ MAÇIN ARDINDAN

Galatasaray İkinci Başkanı Ali Dürüst, play-off uygulaması olmasaydı Galatasaray’ın şampiyon olduğunu vurgulayarak, play-off sisteminin Türk futboluna zarar verdiğini söyledi.
Fenerbahçe ile oynanan derbi maçının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Galatasaray İkinci Başkanı Ali Dürüst, sahanın hakimi ve galibiyeti kaçıran taraf olduklarını söyleyerek, "Güzel bir oyun oldu. Burada iyi ağırlandık. Bu maçı artık geride bıraktık. Play-off olmasaydı şu anda Galatasaray şampiyondu. Galatasaray’ın dışında gelişen bazı olaylardan dolayı zarar gören taraf oluyoruz. Galatasaray Türk futbolun önünü açmıştır. Geçmiş federasyonun almamış olduğu kararlar bunu buraya
getirmiştir. Şu anda Galatasaray’ın bu şampiyonluğu federasyon açısından bazı şeyleri daha kolay hale getirmiştir. İki takımı da tebrik ediyorum. Fatih hocaya gelen bir cisim dışında seyircilerde iyiydi. Son dakikalarda sahadan galipte ayrılabilirdik. Fenerbahçe ile olan puan farkımızı koruyoruz. Ancak daha Fenerbahçe ile olan iki maçımız daha var" dedi.
Ali Dürüst maç öncesinde Fenerbahçe yönetimiyle yenen dostluk yemeğinin çok güzel geçtiğini belirtti.
Play-off uygulamasının Türk futboluna zarar verdiğini düşündüklerini dile getiren Dürüst, bu işin bu sene son olmasını ümit ettiklerini dile getirdi.
Kadıköy’e galibiyet için geldiklerinin altını çizen Dürüst, "Fenerbahçe güçlü bir ekip. Burada sonuçtan ziyade ortaya koyduğumuz futbol şampiyona yakışır şekildeydi. Özellikle ikinci yarıda galibiyeti hak eden takım Galatasaray idi. Buradan 1 puan aldık ama 3 puanda alabilirdik. Alınan 1 puanda ziyade ortaya konan futbol bizi memnun etti" şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Enerji Kentleri Birliği Başkanı Mehmet Sekmen güven tazeledi Enerji Kentleri Birliği Başkanı Mehmet Sekmen, Başkent’te yapılan olağan meclis toplantısında güven tazeledi. Bilkent Konferans Merkezi’nde gerçekleştirilen Enerji Kentleri Birliği olağan meclis toplantısında seçime tek listeyle giren Başkan Sekmen, tüm siyasi partilerin desteğini alarak yeniden Enerji Kentleri Birliği’nin Başkanı oldu. Başkan Sekmen, meclis toplantısında yaptığı konuşmada, "Enerji; kalkınmanın anahtarıdır, bağımsızlığın teminatıdır, şehirlerimizin yarınını belirleyen en stratejik alandır. Ve bizler, yerel yönetimler olarak bu büyük dönüşümün tam merkezinde duruyoruz" dedi. "Köprü vazifesi gördük" Yapılan çalışmalarla ilgili bilgi veren Başkan Sekmen, sözlerini şöyle sürdürdü: "Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’mızla güçlü bir diyalog kurduk. Belediyelerimizin beklentilerini en üst düzeyde dile getirdik. Enerji politikalarının yerelde daha etkin uygulanabilmesi için köprü vazifesi gördük. Ülkemizin enerji vizyonuna yön veren toplantılarda aktif rol aldık. Ankara’da gerçekleştirilen strateji toplantılarından, farklı şehirlerimizde düzenlediğimiz enerji dönüşüm panellerine kadar her platformda yer aldık. Erzurum’da, Çorum’da, Uşak’ta, Kars’ta gerçekleştirdiğimiz programlarla sadece konuşmadık; anlattık, öğrettik, birlikte düşündük. Teknik kapasitenin artırılması için eğitimler düzenledik. Belediyelerimizin teknik personelini güçlendirdik. Çünkü biliyoruz ki bir işi sürdürülebilir kılan en önemli unsur, insan kaynağıdır. Saha çalışmalarımızda ise somut adımlar attık. Beypazarı’nda hidroelektrik potansiyelini inceledik. Uşak’ta, Zonguldak’ta, Buca’da güneş enerjisi yatırımlarına yönelik analizler yaptık. Soma’da ve Erzurum’da jeotermal kaynak araştırmalarına katkı sunduk. Kula’da yerinde incelemelerle belediyemizin önünü açacak teknik değerlendirmeler gerçekleştirdik. Yani biz sadece konuşan değil, sahada yürüyen, üreten, yol gösteren bir birlik olduk." "Avrupa Nezdinde De İş Birliği Adımları Atıldı" Enerji Kentleri Birliği Başkanı Mehmet Sekmen, Avrupa’da yapılan temaslara dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Uluslararası alanda da güçlü adımlar attık. Münih’te düzenlenen dünyanın en önemli güneş enerjisi fuarlarından birine katılarak yeni teknolojileri yerinde inceledik. Danimarka ile yürütülen iş birlikleri kapsamında karşılıklı ziyaretlerle bilgi alışverişinde bulunduk. Türkiye’nin yerel enerji vizyonunu uluslararası platformlara taşıdık. Aynı zamanda belediyelerimizin finansmana erişimi için de önemli girişimlerde bulunduk. İller Bankası ile yaptığımız görüşmelerde, yenilenebilir enerji yatırımlarının desteklenmesine yönelik alternatif modeller üzerine çalıştık. Bugün Türkiye, yenilenebilir enerji alanında ciddi bir ivme yakalamıştır. Bu başarıda yerel yönetimlerin katkısı göz ardı edilemez. Çünkü biz biliyoruz ki kalkınma yerelde başlar. Belediyeler ne kadar güçlü olursa, ülke o kadar güçlü olur. Ama biz henüz yolun başındayız. Daha yapacak çok işimiz, ulaşacak çok hedefimiz var. Biz birlikte güçlüyüz. Biz birlikte üretiriz. Biz birlikte başarırız" İşte yeni yönetim listesi "Enerji Kentleri Birliği, sadece bir kurum değildir. Bu birlik; şehirlerimizin geleceğine duyulan inancın, ortak aklın ve birlikte başarma iradesinin adıdır" diyen Sekmen, şöyle devam etti: "Rabbim birliğimizi daim eylesin. Attığımız her adımı hayırlı kılsın. Şehirlerimizi daha güçlü, daha yaşanabilir ve daha sürdürülebilir kılsın." Dilek ve temennilerin ardından meclis toplantısı hatıra fotoğrafının çekimiyle sona erdi. Öte yandan Enerji Kentleri Birliği Başkanı Mehmet Sekmen’in yeni yönetimi şu isimler oluştu: Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Kars Belediye Başkanı Ötüken Senger, Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, Aksaray Belediye Başkanı Evren Dinçer, Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap ve Sandıklı Belediye Başkanı Adnan Öztaş.
Kahramanmaraş Kahramanmaraş saldırganı geçen yıl Erasmus ile Polonya’ya gitmiş Kahramanmaraş’ta ortaokula düzenlenen silahlı saldırıda kuzenini kaybeden ve saldırganın çapraz sınıfında okuyan çocuk, "Okulumuzda geçen yıl Erasmus projesi vardı saldırgan da İngilizcesi iyi diye Polonya’ya gitmişti. Bazı öğretmenlere sınıfta uzun süre bakıp gözünü ayırmıyormuş. Öğretmenlerle problemi olabilir diye düşünüyorum" dedi. Çarşamba günü merkez Onikişubat ilçesinin Haydarbey Mahallesi’ndeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırıda 1’i öğretmen 8’i öğrenci ve saldırgan da olmak üzere 10 kişi hayatını kaybederken yaralanan 8 öğrencinin tedavileri sürüyor. Okulun girişine çiçekler bırakıldı Ayser Çalık Ortaokulu’nun giriş kapısına çiçekler bırakıldığı görülürken saldırıda hayatını kaybeden Yusuf Tarık Gül’ün kuzeni Ertuğrul Korkmaz da bugün okulun önüne geldi. "Erasmus ile Polonya’ya gitmişti" Yaşadıklarını İHA’ya anlatan Ertuğrul Korkmaz (14), saldırganın İngilizcesi iyi olduğu için geçen yıl Erasmus projesiyle Polonya’ya gittiğini belirterek, "Okul çıkışı biz kütüphaneye gitmiştik. Arkadaşlar haber verdi ve koşarak okula geldik. Biz geldiğimizde bir grup ambulans vardı dışarıdaki yaralılara kalp masajı yapıyordu. Benim kuzenim Yusuf Tarık Gül hayatını kaybetti bu saldırıda. Bizim çapraz sınıfta okuyordu. 8. sınıfta okula çok sık gelmiyordu. 7. sınıfta okula geliyordu, kendisinin çok değişik davranışları vardı. Okulumuzda geçen yıl Erasmus projesi vardı saldırgan da İngilizcesi iyi diye Polonya’ya gitmişti. 7. sınıfın ilk dönemi gitmişti. Saldırganın psikolojik sorunları vardı, donuk donuk duruyordu. 8. sınıfta da okula gelmediği için oyun bağımlısı olduğunu öğrendik. 10-15 saat bilgisayar başında oyun oynuyormuş. Bazı öğretmenlere sınıfta uzun süre bakıp gözünü ayırmıyormuş. Öğretmenlerle problemi olabilir diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Geldiğimde çok yoğun bir telaş, acı vardı" Oğlu Alper Çığır’ın eşyalarını almak için okula gelen velilerden Gülşen Kırmacı ise, "Benim oğlum alt katta okuyordu. Olay 1. katta olmuş. Ben karşı marketteydim, olayı duyar duymaz geldim. Geldiğimde çok yoğun bir telaş, acı vardı. O acı ve şokla ne yapacağımı bilemedim. Anlatırken aynı anları yaşıyorum. Çok acı bir durum. İnşallah gerekli önlemler alınır, bir daha yaşanmaz. Okulun kapatılması da çok iyi oldu. Ben tekrardan oğlumu bu okula getirebilirim diye düşünmüyordum. Çok isabetli bir karar oldu" dedi. Saldırgan onu görmemiş Ayla öğretmenin sınıfından bir öğrenciyi tanıdığını, öğrencinin sıraların arkasına saklanarak ölmekten kurtulduğunu anlatan Kırmacı, "Bizim apartmanda bir kız var ve o Ayla öğretmenin sınıfından. O kız sıraların arkasına saklanmış ve saldırgan onu görmemiş. Çok mutluyum onun adına. Ne diyeceğimi bilmiyorum. Rabbim bir daha böyle acılar yaşatmasın" diye konuştu.