YEREL HABERLER - 22 Mart 2012 Perşembe 11:34

YILIN DOKTORUNA KAYMAKAM TANRIKULU`NDAN BAŞARI BELGESİ

A
A
A
YILIN DOKTORUNA KAYMAKAM TANRIKULU`NDAN BAŞARI BELGESİ

Van`ın Muradiye Devlet Hastanesi`nde görev yapan ve il genelinde yapılan değerlendirme sonucu `yılın doktoru` seçilen kadın doğum uzmanı Dr. Burcu Ungan`a, Kaymakamı Erol Tanrıkulu tarafından da başarı belgesi verildi.
Muradiye Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Özcan Öktem ile birlikte kadın doğum uzmanı Dr. Burcu Ungan`ı makamda kabul eden Kaymakam Erol Tanrıkulu, Van bölgesinde yılın doktorunun Muradiye`den çıkmasından gurur duyduklarını belirtti. Böyle zor bir meslekte başarılı olmanın takdire şayan olduğunu ifade eden Tanrıkulu "Aslında kişinin kendisine olan saygısı çevresine de yansıyor. Haliyle her insanın görevine duyduğu saygı başarısına da yansıyor. İnsanlığa hizmet etmek ve bundan da başarılı olmak son
derece önemli bir olaydır. Orta düzeyde olan hastanemizin başarısı geçmişi kıyasladığımızda şimdi çok iyi bir yerde olduğumuzu görüyorum. Bu da gösteriyor ki ekibin başında olan sizler gayretlerinizle, çabalarınızla tüm ekip olarak hastanemizi iyi bir yere getirdiniz ve daha başarılı, kendinden söz ettirecek bir hastane olması için elinizden geleni yapıyorsunuz. Yapılan hizmetlere ve elde edilen başarılara göre bizim başarı belgemiz biraz küçük kalıyor olabilir. Zaten burada asıl başarı kişinin mesleğine,
insanlığa duyduğu sevgi ve saygı ki aslında bu kişinin kendisine duyduğu saygı ve sevginin ifadesidir. Tabi ki de bu güzellik hizmet ettiğiniz insanlara da yansımış ki böyle meşakkatli bir meslekte vatandaşlarımızın duyduğu memnuniyet, teveccüh, sizi yılın doktoru yapmış ve bizim size başarı belgesini vermemize vesile olmuştur. Sizleri, amiriniz olan Özcan Öktem Beyi ve tüm ekibinizi kutluyorum. Başarılarınızın devamını diliyorum" dedi.
Başhekim Op. Dr. Özcan Öktem ve kadın doğum uzmanı Burcu Ungan ise, yapılan hizmetleri gören ve başarılarını ödüllendiren Kaymakam Erol Tanrıkulu`na ilgilerinden dolayı teşekkür etti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Bebeklikte kansere yakalanan minik kahramanların umut veren zaferi İzmir’de bebeklik döneminde kanser tanısı alan ve zorlu tedavi sürecini tamamlayarak sağlıkla büyüyen çocuklar ve aileleri ile tedavileri başarıyla tamamlanan yetişkin hastalar özel bir etkinlikte bir araya geldi. Aynı hastalıkla mücadele edip sağlığına kavuşan ve şampiyonalara hazırlanan Dolunay Elmacı’nın hikayesi ise benzer süreçleri yaşayan aileler için büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Minik Dolunay, "Ben bu hastalığı yendim, iyileştim. Bunu herkes başarabilir" diye umut dolu konuşma yaptı. Henüz bebekken kanser teşhisi konulan ve günümüzde tedavilerini başarıyla tamamlayarak kimi eğitim hayatına adım atan kimi ise oyun çağının tadını çıkaran çocuklarla yetişkin hastalar 1-7 Nisan Kanser Haftası nedeniyle Acıbadem İzmir Kent Hastanesi Onkoloji Bölümü tarafından düzenlenen "Bir umut da sizden olsun" başlıklı etkinlikte buluştu. Yetişkin, çocuk hastalar ve aileleri tanıdan tedaviye kanser yolculuklarını, acı tatlı hatıralarını, deneyimlerini dinleyicilerle paylaştı. Bu özel etkinlikte renkli kostümler giyen maskotlar eşliğinde oyunlar oynayan çocuklar, yüz boyama aktivitesiyle keyifli anlar yaşadı. Hastane odalarındaki ağır tedavileri geride bırakan minikler ve aileleri, umutlarını dilek ağacına astı. Uzman hekimlerin de katıldığı anlamlı etkinliğin sonunda, çocukların sağlıkla büyümesi temennisiyle gökyüzüne rengarenk balonlar uçuruldu. Henüz 4-5 aylık bir bebekken nöroblastom tanısı konulan ve iki yıllık zorlu tedavinin ardından sağlığına kavuşan 10 yaşındaki Dolunay Elmacı da cimnastikte kazandığı madalyalarıyla organizasyonda yer aldı. Minik sporcunun kanseri yenerek şampiyonalara uzanan bu hikayesi, zorlu süreci yaşayan aileler için adeta bir umut ışığı oldu. "Erken müdahale başarıyı artırıyor" Etkinlikte Acıbadem İzmir Kent Hastanesi Onkoloji Bölümü Koordinatörü Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Karabulut "Günümüz kanser tedavisinde yeni yaklaşımlar ve umut veren gelişmeler", Çocuk Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Nur Olgun da "çocukluk çağı kanserlerinde dünden bugüne gelişmeler" başlıklı konuşmalar yaptı. Kanserde farkındalığı artırmanın, korkuları yenerek erken teşhis ve tedaviye odaklanmanın önemini vurgulayan Prof. Dr. Bülent Karabulut, "Her yıl nisanın ilk haftası Kanser Haftası olarak anılıyor. Bizler senenin her günü kanser hastalığıyla mücadele içindeyiz ve şifa bulan çok sayıda hastamız var. Bu mücadeleyi yalnızca bir haftaya sığdırmasak da bu dönemlerde toplumsal farkındalık daha da yükseliyor. Amacımız kanserden korunma, erken teşhis ve tedavi süreçlerinde toplumdaki korkuları yenerek hastaların vakit kaybetmeden hekimlere ulaşmasını sağlamaktır. Türkiye’de kanser genellikle ölümle özdeşleştirilen fobik bir hastalık olsa da artık bu algının değişmesi gerekiyor. İnsanlarımıza ’Ya kötü bir şey çıkarsa?’ korkusundan kurtularak, hastalığın tedavisinin mümkün olduğu bilincini yerleştirmeye çalışıyoruz. Günümüzde cerrahi, radyoterapi, tanı ve tedavi yöntemleri çok gelişti. Özellikle akıllı ilaçlar ve immünoterapiler, iyileşmez denilen hastalara dahi umut oluyor. Bu nedenle halkımızın süreci donanımlı merkezlerdeki uzman hekimlere bırakarak, korkmadan ve cesurca hastalıklarıyla yüzleşmelerini istiyoruz. Bu bilimsel yaklaşımın sonunda, dışarıdan bakıldığında olağanüstü gibi görünen ama bizim için sıradan olan büyük başarılar elde ediliyor." ifadelerini kullandı. "Yaşam oranları yüzde 75’lere dayandı" Kanser Haftası kapsamında düzenlenen halka açık panelde erken tanının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Nur Olgun, "Türkiye’deki bütün erişkin ve çocuk onkoloji klinikleri erken tanının önemini vurgulayarak kanserden korkulmaması gerektiği yönünde umut dolu mesajlar veriyor. Şu anda Türkiye çapında çocukluk çağı kanserlerinde geldiğimiz nokta çok iyi; yaşam oranları yüzde 70’leri geçerek yüzde 75’lere dayandı. Çocukların sağlık güvencesi altına alınmasının ve gelişen tedavi yöntemlerinin bu başarıdaki payını artırıyor. 0-18 yaş arasındaki tüm çocukların sağlık güvencesinde olması ve SGK kapsamında tedavi ediliyor olmaları çok önemli bir adımdır. Kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi tekniklerdeki yenilikler bu başarılı sonuçları getirdi. 2025 yılı itibarıyla baktığımızda, önceleri yüzde 5 seviyesinde olan ileri evre hastalıklardaki yaşam oranları bugün yüzde 70-71’leri zorluyor. Hedefe yönelik tedavilerin ve immünoterapilerin de devreye girmesiyle bu tablonun daha da iyi yerlere geleceğine inanıyorum. Sonuç itibarıyla Türkiye olarak çocuk onkolojisinde çok iyi bir konumdayız" dedi. "Hedefi Türkiye şampiyonluğu" Hastalıkla mücadele edenlere umut olmak için etkinliğe katılan Dolunay Elmacı, 4-5 aylıkken kendisine nöroblastom tanısı konulduğunu ve iki yıl boyunca tedavi gördüğünü belirtti. Şu anda 10 yaşında olduğunu ifade eden Elmacı, cimnastik sporuna devam ettiğini ve Türkiye şampiyonalarına hazırlandığını kaydetti.
Düzce Fındık üreticilerine "kozalak akarı" ve "külleme" uyarısı DÜZCE (İHA) – Düzce’de fındık üreticileri, mevsim normallerinin üzerinde seyreden yağışlar ve artan nem oranı nedeniyle yayılım riski artan külleme hastalığı ve kozalak akarı zararlısına karşı uyarıldı. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan açıklamada, il genelinde yaklaşık 632 bin dekar alanda gerçekleştirilen fındık üretiminde, küresel iklim değişikliği ve artan sıcaklıklar nedeniyle hastalık ve zararlıların etkisinin çoğaldığı belirtildi. Özellikle 2026 yılının ilk üç ayında yağışların mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşmesi ve yüksek nispi nemin külleme hastalığı riskini artırdığı vurgulanan açıklamada, arazi çalışmalarında fındıkta ciddi verim kaybına neden olan kozalak akarının da yaygınlaştığının tespit edildiği kaydedildi. Açıklamada, meyve, sürgün ve yaprak gözlerinde deformasyona yol açan kozalak akarının popülasyonunu düşürmek için kış döneminde kozalakların toplanmasının etkili olduğu hatırlatılarak, dal başına ortalama 5 ve üzeri kozalak görülmesi halinde kimyasal mücadeleye geçilmesi gerektiği aktarıldı. Bakanlıkça ruhsatlandırılmış kükürt içerikli bitki koruma ürünlerinin kullanımının hem kozalak akarını kontrol altına aldığı hem de bitkide erken yaşlanma ve kurumaya yol açan külleme hastalığını baskıladığı ifade edildi. Arıcılar ve çevre sağlığı için kritik uyarılar Kimyasal mücadele sırasında arıların, çevrenin ve insan sağlığının korunması gerektiğinin altı çizilen açıklamada, şu uyarılara yer verildi: "Arıcıların zarar görmemesi adına uygulama yapılacak alanların çevresindeki arı yetiştiricilerine en az 7 gün önceden bilgi verilmelidir. İlaçlamaların arıların aktif olduğu gündüz saatlerinde değil, kovanda bulundukları akşam saatlerinde yapılması önem arz etmektedir. İnsan ve hayvan sağlığının korunması açısından, ilaçlama yapılan bahçelerde uygulamadan sonra 21 gün süreyle hayvan otlatılmamalı ve meyve tüketilmemelidir. İlaç ambalajları çevreye gelişigüzel atılmamalıdır." Üreticilerin, mücadele yöntemleriyle ilgili detaylı bilgi almak için il ve ilçe müdürlüklerine başvurabileceği bildirildi.