POLİTİKA - 25 Mart 2012 Pazar 17:32

DENİZ BAYKAL ANTALYA`DA

A
A
A
DENİZ BAYKAL ANTALYA`DA

CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin Kemer İlçe teşkilatını ziyaretinde yaptığı konuşmada iktidarın Cumhurbaşkanlığı görev süresini 7 yıla çıkarma gayretleri ve eğitim sistemindeki 4+4+4 teklifini eleştirdi. Baykal, iktidarın Cumhurbaşkanlığı görev süresini kanunla uzatmaya çalışmasının Anayasa`ya aykırı olduğunu, 4+4+4 teklifiyle de 8 yıl zorunlu eğitimin 12 yıla çıkmadığını, aslında 8 yıllık zorunlu eğitimin parçalanmak istendiğini ileri sürdü.
Beraberinde Antalya Milletvekilleri Osman Kaptan, Arif Bulut ve Yıldıray Sapan, Antalya İl Başkanı Özer Ülken ve il yöneticileriyle birlikte CHP Kemer İlçe Başkanlığı`na gelen Deniz Baykal, İlçe Başkanı Kemal Yüksel, ilçe yönetim kurulu üyeleri, partili Göynük Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Çamyuva Belediye Başkanı Ahmet Can, Belediye Meclis Üyeleri ve geçen günlerde İlçe Başkanlığı için aday olduğunu açıklayan Durmuş Can ve partililer tarafından karşılandı.
Partisinin Batı Antalya bölgesinde başlatılan çalışmaları çerçevesinde Kumluca`ya gitmekte olduklarını söyleyen Baykal, Kemer`deki partilileri görmeden hal hatır sormadan gitmek istemediklerini belirtti. Baykal, burada bazı konularda açıklamalarda bulundu.
Göynük ve Çamyuva belediye başkanlarına hizmetlerini, İlçe Başkanı Kemal Yüksel`e kongre çalışmalarını soran Deniz Baykal, kongre sürecinde başarılar diledi ve "Kemer`e yakışan şekilde tam bir uyum ve işbirliği içinde gerçekleştireceğinizi biliyoruz, mutluluk duyuyoruz" dedi.
SON TURA GİRER GİBİYİZ
Önümüzdeki dönemin yoğun geçeceğini söyleyen Deniz Baykal, belediye başkanlarına "Belediye seçimleri için son tura girer gibiyiz. İki yıl sonra seçim var, artık bundan sonra sunum çalışmaları, yapılan hizmetleri farkettirme çalışmaları yapacaksınız" dedi.
Cumhurbaşkanlığı görev süresini kanunla uzatmanın Anayasa`ya aykırı olduğunu anlatan Baykal, en geç iki yıl sonra Cumhurbaşkanlığı seçimleri olduğunu hatırlattı. Bu seçimin bu yıl da yapılabileceğini belirten Baykal, şöyle konuştu: "Bu konuda Anayasa Mahkemesi`ne başvurduk. Bu konuda bir iki ay içinde bir karar alınması hazım. Tabii hukuk açısından alınması gereken karar açık. Çünkü Anayasa`ya aykırılığı tartışma götürmez."
Hukuka olan inancını, Anayasa`ya olan inancını, hukukun üstünlüğüne olan inancını, Türkiye`nin böyle sıkışık noktalarda hukuki gerçeklere saygı göstereceğine inancını koruduğunu anlatan Baykal, bu dönemin nasıl sonuçlanacağını beklediğini söyledi.
Bir iki ay içinde bir netleşme olacağını belirten Baykal, şöyle konuştu: "Evet bu sene Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılması gerekiyor hükmü ortaya çıkarsa, o zaman siyasi hayatın çok ciddi şekilde derinden etkilenmesi gerekecektir, o zaman hepimize, partimize, tüm siyasi partilere, seçmenimize ciddi görevler, sorumluluklar düşecektir. Yeni bir siyasi seçim atmosferi Türkiye`ye egemen olacaktır."
Kemer`de partililere de uyarıda bulunan Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şu an Kemer`de `Bugüne kadar getirdik, bundan sonra da burada aynen devam eder diye bir bekleyiş içinde olmayalım diye düşündüğümden, çok önemli, çok hareketli, ciddi sorumluluklar üstleneceğiniz, çalışmalar yapmak durumunda kalacağınız bir döneme doğru gitmekte olduğumuzu bu vesile ile sizlere anlatmak istedim. Böyle bir ihtimali de izleyin. Ama diyorsanız ki ya yorma bizi boşver Anayasa hukuk mukuk, işler olacağına varır o işler
ayarlanmıştır, yorma kendini diyorsanız onu bilemem tabii, bunları yaşayacağız, göreceğiz önümüzdeki dönemde"
Baykal, bir partilinin eğitimde 4+4+4 konusundaki sorusu üzerine, Türkiye`nin 8 yıllık temel eğitimle çok önemli bir eğitim reformu gerçekleştirdiğini belirtti. Deniz Baykal, bütün dünyada hemen hemen her ülkenin temel eğitimi 8 yıl hatta 10 yıla çıkardığını, temel eğitim süresi kararının belli siyasi, ideolojik zorlamalarla, demokratik olmayan yöntemlerle, zorla topluma dayatıldığı iddiasının geçerli olmadığını anlattı.
Baykal, konuşmasında şunları söyledi: "Bir defa herkesin şunu çok iyi bilmesi gerekir ki, 8 yıllık temel eğitim Türkiye`de 10 yıldan daha uzun bir sürede hazırlanmış oluşturulmuş, altyapısı ile ilgili adımları atılmış bir büyük Milli Proje`ydi, Milli Eğitim Projesi`ydi. Yani `8 yıla çıkarılması yanlış oldu, şimdi biz düzeltiyoruz` falan diyorlar yok böyle birşey."
Geçmişte, her parti döneminde Eğitim Şuraları yapıldığını anlatan Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Her parti bu kararı almış. Kim alıyor bu kararı, eğitimciler alıyor, bilim adamları alıyor. Türkiye`de `8 yıllık eğitime geçilsin` feryadı yükseliyordu kabul edilmeden önce. Ama siyasilar bir türlü bu büyük ihtiyacın gereğini yerine getirmedi. Buna rağmen altyapısı hazırlandı, Dünya Bankası`ndan bu projenin finansmanı için kaynak alındı, pilot proje uygulamaya geçildi. Bunun değerlendirmesi yapıldı,
sonuçları alındı ve gerekliliği anlaşıldı. 8 yıllık zorunlu eğitim projesi, CHP`nin çok büyük ısrarı ve kararlılığıyla 28 Şubat hükümetine dayatılmış, talep edilmiş bir projedir. Askerlerin talebi olarak gelmiş değildir, bu tamamen siyasi sürecin içinde CHP`nin talebi olmuştur. O hükümete girmedik, 8 yıllık eğitimden başka talebimiz olmadı. 8 yıllık zorunlu eğitim, tamamen demokratik bir süreç içinde kabul edildi. Şimdi bu getirilen proje, 8`i 12`ye çıkaran bir proje değil. Efendim 8`i iyi yaptınız,
aferim kutlarız, biz bunu 12 yapıyoruz` gibi sunmaya çalışıyorlar. 8, 12`ye çıkmıyor, 8 parçalanıyor. Bu 8`i parçalama projesidir. 8`i 12`ye çıkarıyor gibi gösterip kamufle edip 8`i bölmeye çalışıyorlar."
Okula başlama yaşının 7 olduğunu söyleyen Deniz Baykal, 6 yaşındaki çocuğun okul öncesi eğitime gitmesi gerektiğini belirterek bu sürecin çok önemli olduğunu, çocuğun kişilik, sosyal ilişkileri öğreneceğini ifade etti ancak yeni projeyle bunun mümkün olmayacağını söyledi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Sivas’ta polisin "dur" ihtarına uymayan sürücü, ortalığı savaş alanına çevirdi Sivas’ta polisin "dur" ihtarına uymayarak biri polis aracı olmak üzere 4 araca çarpıp kaçan sürücüye 446 bin TL ceza kesildi. Sürücünün ehliyetine 7 yıl 2 ay el konulurken, aracı trafikten men edildi. Edinilen bilgilere göre olay, Alibaba Mahallesi Alibaba Caddesi’nde meydana geldi. Polis ekiplerinin durdurmak istediği araç sürücüsü S.Y., yapılan uyarılara rağmen kaçmaya başladı. Kaçış sırasında kontrolden çıkan sürücü, biri polis aracı olmak üzere park halindeki 3 otomobile çarptı. Kazaya rağmen durmayan sürücü olay yerinden uzaklaştı. Polis ekiplerinin titiz çalışması sonucu kaçan araç mahalle arasında kısa sürede yakalandı. Yakalanan sürücüye "dur ihtarına uymamak", "alkolmetreyi üflememek", "alkollü araç kullanmak" ve "kaza yerini terk etmek" suçlarından toplam 446 bin TL idari para cezası uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine 7 yıl 2 ay süreyle el konulurken, araç da 2 ay süreyle trafikten men edildi. Öte yandan, yaşanan olay çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, güvenlik görevlileri ve polis ekiplerinin aracı durdurmaya çalıştığı, sürücünün ise kaçmaya devam ederek ekip aracı ve park halindeki otomobillere çarptığı anlar yer aldı. Ayrıca, polis ekiplerinin kaçan aracı durdurmak amacıyla lastiklerine ateş ettiği anlar da kameralara yansıdı.
Adana Kozan’da 52 karede "Güven ve Fedakârlık" sergisi Adana’nın Kozan ilçesinde, Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde fotoğraf sergisi açıldı. Kozan İlçe Emniyet Müdürlüğü ev sahipliğinde ilk kez düzenlenen sergide, İhlas Haber Ajansı (İHA) Muhabiri Beril Solmuşgül’ün ve Kozanlı Fotoğraf Sanatçısı Sebahattin Elbüken’in objektifine yansıyan, polislerin görev anları ile kentin tarihi ve doğal dokusunu buluşturan, 52 kare fotoğrafseverlerle buluştu. Kozan İlçe Emniyet Müdürlü önünde açılışı yapılan serginin açılışına; Adana Valisi Mustafa Yavuz, İl Emniyet Müdürü Hakan Arıkan, İl Jandarma Komutanı Coşkun Sel, Kozan Kaymakamı Bahattin Alparslan Köylü, Kozan İlçe Emniyet Müdürü Fatih Alptekin ve İlçe Jandarma Komutanı Nuh Anacık katıldı. Vali Mustafa Yavuz burada yaptığı konuşmasında il genelinde görev yapan güvenlik güçlerinin özverili çalışmalarına dikkat çekerek, "İlçe emniyet müdürlüğümüzü ve jandarmamızı ziyaret ederek Kozan’ın huzur ve güvenliği için yapılan çalışmaları değerlendirdik. 10 Nisan Polis Haftamızı kutluyorum. Emniyet teşkilatımız fedakârca görev yapıyor. Tüm güvenlik güçlerimizin Allah ayaklarını taşa değdirmesin. Onlar bu ülkenin huzuru ve güvenliği için çalışıyorlar" dedi. Sergiyi gezen şehit babası Ünlen Çabuk ise duygu dolu anlar yaşadığını belirterek, "Polis Haftası kapsamında açılan bu sergide şehitlerimizin de yer aldığı kareleri görünce çok duygulandım. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Güvende olmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Kozanlılar da sergide yer alan fotoğrafların kendilerini derinden etkilediğini belirterek, polislerin fedakârlığını yansıtan karelerin gurur verici olduğunu dile getirdi. İHA Muhabiri Beril Solmuşgül ise, polislerin sadece güvenliği sağlayan yönünü değil, aynı zamanda kentin kültürel ve sanatsal dokusuna kattığı değerin de ortaya konulduğunu ifade ederek, "Polislerimizin sahadaki zorlu görevlerini, çocukların gülüşünden tarihi sokaklara kadar birçok farklı açıdan yansıtmaya çalıştık. Bu sergide vatan sevgisini, fedakârlığı ve huzuru bir arada anlatmak istedik. İlçemizde ilk kez açılan Kozan ve bu serginin gün yüzüne çıkması için büyük emek veren ve sergiye ev sahipliği yapan İlçe Emniyet Müdürümüz Fatih Alptekin ve polislerimize teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Sergide, operasyon anlarından günlük devriyelere, vatandaşla kurulan sıcak diyaloglardan tarihi mekânlarda görev yapan polislerin görüntülerine kadar birçok kare yer aldı. Sergi, ilçe emniyet müdürlüğü önünde Polis Haftası boyunca ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
Diyarbakır Baba ve oğlunun cesedinin bulunması davasında zanlı suçunu itiraf etti Diyarbakır’da yanmış kamyonette cesetleri bulunan baba ve oğlunun duruşmasında zanlılardan biri suçunu itiraf ederken, tutuklu bulunan 4 sanık tahliye edildi. Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Kuşburnu Mahallesi’nde 19 Mayıs 2025’te Remzi (49) ve oğlu Muhammet Sati’nin (15) cesetleri yanmış kamyonette bulunmuştu. Olayın ardından 4 kişi tutuklanmıştı. 5’i tutuklu 7 sanığın bulunduğu duruşmanın ilki Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinde başladı. Duruşmaya tutuklu sanıklar A.M.İ, İ.K, M.D, M.K, tutuksuz sanıklar A.Ö. ve O.K, Remzi Sati’nin eşi Filiz Sati, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı ile taraf avukatları mahkemede, sanık A.İ. ise tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS yöntemi ile katıldı. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık A.M.İ., Remzi’ye hayvan sattığını, nişanlanacağını ve olay günü kendisini arayarak para istediğini söyledi. A.M.İ., "Ödeme konusunda tartıştık. Tekrar aradım, ona kum ocağında seni bekliyorum dedim. Oğlu vardı yanında. Oğlunun orada olduğunu görünce yalnız konuşmak istedim. O konuşmayı sürdürdü. Tutamadım kendimi ve aracın içerisinde vurdum. Aracı hemen olayın ardından yaktım. Ortada delil bırakmak istemedim. Yaklaşık 15 dakika olay yerinde kaldım, sonra eve döndüm. Olayı kimseye söylemedim. Suçumu kabul ediyorum" dedi. Remzi Sati’nin eşi Filiz Sati ise sanık A.M.İ. ile eşinin ortak olduğunu bildiğini söyledi. Filiz Sati, "Olaydan önce A.M.İ. bir hayvanı izinsiz satmış. Onunla ilgili bir problem olmuştu. Daha sonra da A.M.İ. 6-7 hayvanı eşimden habersiz satmıştı. Olay günü A.M.İ. onu aradı. Eşim, ’eğer yakalarsan haber verirsin’ diyerek telefonu kapattı. Oğluma, ’çayın yakınında manda bulundu onu almaya gidelim’ dedi. Oğlum da uyumak istediği için gitmek istemedi. Eşim hemen bakıp geliriz dediği için beraber çıktılar. Eşime, oğlumu götürme dememe rağmen götürdü. Sanığı da ilk kez görüyorum. Hepsinin parmağı vardı bu işte. Hepsinin en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Eşimle ortaktın, çocuğumdan ne istedin? Ciğerim paramparça oldu. Oğlumun suçu neydi? Artık kolu kanadı kırılan bir kadınım" diye konuştu. Savunmaların ardından mahkeme, tutuklu sanıklar İ.K., M.D., M.K. ve A.İ.’nin tahliyesine, tutuklu sanık A.M.İ.’nin ise tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma haziran ayına ertelendi.
Kilis Kilis’te 6 Şubat depreminde hasar gören 3 vakıf eseri ibadete açıldı Kilis’te 6 Şubat depremlerinde hasar gören 3 vakıf eseri cami, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmaların ardından, Bakan Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla yeniden ibadete açıldı. Kilis’e çeşitli temaslarda bulunmak üzere gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat depremlerinde hasar gören vakıf eserlerinin açılış programına katıldı. Bakan Ersoy, Cumhuriyet Caddesi’nde vatandaşlarla buluştu, Sabunhane Müzesi’ni ziyaret ettikten sonra, vakıflara ait eserleri açılışına gitti. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında onarılan Kara Kadı Camii, Hacı Devriş Camii ve Tabakhane Camii düzenlenen törenle yeniden ibadete açıldı. Depremin ardından başlatılan restorasyon ve güçlendirme çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte yeniden ibadete açılan camilerde dualar edildi. Bakan Ersoy açılışta yaptığı konuşmada, "Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz 3 camiyle birlikte toplam 24 vakıf eserinin 12’sini aslına uygun şekilde onararak yeniden hizmete açmış olacağız. Kalan eserlerimizin büyük bölümünü mayıs ayında, tamamını ise haziran ayında bitirerek depremde hasar gören tüm vakıf eserlerini vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız" diye konuştu. Açılışa Kilis Valisi Ömer Kalaylı, Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürü Erdoğan Tunç, Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen ile il protokolü ve vatandaşlar katıldı.