GENEL - 27 Mart 2012 Salı 18:15

3 BAKAN AÇILIŞTA BULUŞTU

A
A
A
3 BAKAN AÇILIŞTA BULUŞTU

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye`nin AB`ye yük değil, yükünü taşıyacak bir ülke haline geldiğini söyledi.
Ulaştırma Bakanlığı tarafından yürütülen Ankara - İstanbul Hızlı Tren Hattı`nın Köseköy - Gebze kesimi inşaatı temel atma töreni AB Bakanı Egemen Bağış, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, AB Büyükelçisi Jean Murice Ripent katılımı ile gerçekleştirildi.
Törenin açılış konuşmasını yapan TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, proje hakkında bilgiler verdi. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım`a ve AB Bakanı Bağış`a desteklerinden ötürü teşekkür eden Karaman, "Hattın 30 aylık yapım süresini 24 olarak planladık. Sanat yapılarını yeniliyor yeni sanat yapıları inşa ediyoruz. Demiryollarını öncelikli hedef olarak görerek yüksek Hızlı Tren projelerimize destek veren Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere tüm paydaş kuruluşlara teşekkür ediyorum" dedi.
Türk İş Genel Mali Sekreteri ve Demiryol İş Sendikası Genel Başkanı Ergün Atalay ise, "Biz demiryolcular dünü de bugünü de muhakemesini yapan insan topluluğuyuz. 2003 yılı başında Ankara`da hızlı tren temelini atarken ne zaman bitecek? Allah bana bunu görmeyi nasip edecek mi dedim. Konya ve Eskişehir`i gördüm. İnşallah bunu da göreceğim. Halkımız şehrine varmadan hızlı trenin bittiğine inanmıyor. Şehrine geldiğinde görecek. Geçmişte mazot bulamadığımız, ray bulamadığımız dönem oluyordu. Hazineye para
için gidince bize Demiryollarını kapatın diyorlardı. Oradan buraya geldik. Benim buradan bir isteğim var. Başbakanımız uçakları biz yapağız diyor. Bizde bu hızlı trenleri yapmak istiyoruz. Demiryolcular olarak buna hazırız" diye konuştu.
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, son derece önemli bir projenin en önemli aşamasını gerçekleştirdikleri dile getirerek, "İnşallah 24 ayda tamamlanıp hizmete açılacak. Türkiye`de çok önemli projeler yürütülüyor. Bugün İstanbul Boğazının altındaki raylı sistemli tünel bitmek üzere. Bir taraftan Kars-Bakü hattı devam ediyor. Bu proje bittiğinde Çin`den Londra`ya kadar raylı ulaşım yapabilecek bir ülke olacak Türkiye. Bu projelerle ülkemizin kalkınmasına yeni ivmeler kazandırılıyor. İstanbul ve
Anadolu bu hat ile bağlanacak. Bundan dolayı Marmara Bölgesini bir havza olarak görüp ulaşım sistemlerini entegre edici yaklaşımlarda bulunmak gerekir. Bu demiryolu hattı yapılırken, Hızlı tren hattı yolcu taşımacılığı için 2 hat olarak düşünülüyor. Bizim İzmit körfezine çok ciddi bir yük taşımacılığı var. Biz bunun 3 hat olarak düşünülmesini istiyoruz bu yükler için. Bu konuda bazı çalışmalar var. Bu hat üçe çıkarsa bölge için çok önemli olacak" dedi.
Karasu-Adapazarı arasında ki demiryolu hattının devam ettiğini ile getiren Ergün, "Bu hattımızın inşaatı devam ediyor. Bu hattımıza bir planlama yapılarak, Yüksek Hızlı Tren hattında istediğiniz 3. hatta ilave edilmesi ve bölgenin bir havza olarak planlanması gerekir. Adapazarı elektrikli tren hattının Marmaray`a entegre edilmesi ve buna Düzce`nin eklenmesi ile bölgede çok önemli bir çalışma yapılmış olacaktır. Bunların hayata geçtiğini görmeyi diliyoruz" diye konuştu.
Ergün`ün ardından kürsüye çıkan AB Bakanı Egemen Bağış, bugün Kocaeli`nden kalkacak trenin Türkiye`in yüksek hızlı kalkınmasının sembolü olduğunu vurgulayarak, "Bu projeyi değerli kılan şeylerden birisi AB üyesi ülkelerin dışında ki ülkelerin arasında en yüksek finansmanlı proje olması. Bazı muhaliflerimiz Türkiye`nin AB sürecinin durduğunu iddia ediyorlar. İşte burada AB`nin hayat standardını yükselten bir projeye verdiği destek ile bir temel atma töreni gerçekleştiriyoruz" dedi.
Bağış, Yüksek Hızlı Tren projesi ile Başkent`in Medeniyetler Başkenti ile buluşacağını dile getirerek şunları kaydetti:
"Bu proje yedi düvele gösteriyor ki artık dünyada kalkınmanın, istikrarın rayları Türkiye`den geçiyor. Türkiye usta bir makinistin yani Recep Tayip Erdoğan`ın öncülüğünde yoluna devam ediyor. Türkiye`yi yıllarca vagon siyasetine hapseden zihniyetin temsilcileri Eskişehir`e hızlı tren ile gitmeyiz diyorlardı. Şimdi ise onlar kalkınma trenini kaçırdıkları için başkent trafiğini kilitliyorlar. Biz onları kalkınmanın rayına davet ediyoruz. İnşallah Türkiye` 4-4`lük eğitim sistemi ile AB standartlarına
ulaşacaktır. Son olarak şunu söylemek istiyorum. Türkiye bu proje ile doğunun en batılısı batının en doğulusu olduğunu yeniden kanıtladı."
Kürsüye son olarak ise Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanı Binali Yıldırım çıktı. Yıldırım, Ankara-,İstanbul hattının son halkasının temelini attıklarını hatırlatarak, "Bu hattın bitirilmesi ile birlikte artık Ankara İstanbul arasında YHT projesi tamamlanmış olacak. Böylece 40 yıldan fazladır milletimizin hasretle beklediği hızlı tren Ankara`dan İstanbul`a kesintisiz 3 saat içerisinde gidebilecek. Başkentimiz Ankara ile ticari başkentimiz İstanbul birbirine daha fazla yakınlaşacak. İstanbul
Marmaray ve Kars-Bakü hattını da bu projeye dahil ettiğimizde Uzakdoğuda Pekin`den Batı Avrupa Londra`ya kadar bir zamanlar tarihin İpekyolu olarak adlandırılan koridoru yeniden hayata geçecek. Asırlardan beri süregelen batı ile doğu arasında mal ve insan taşımacılığı yeni bir anlayış ile çok daha gelişmiş hale gelecek" dedi.
Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü:
"Köseköy Gebze projesi toplam proje içerisinde büyük bir bölüm dedzin kalkınmasına yeni ivmeler kazandırılıyor. ğil. Sadece 56 kilometre. 470 kilometrelilk kısmı yapıldı ve yapılıyor. Bu projenin önemini sizlerle paylaşmak istiyorum. Burada örnek çalışma yaptık. AB ile Türkiye arasında tam üyelik öncesinde anlamlı bir işbirliğini gerçekleştiriyoruz. Bugüne kadar katılım öncesi AB`nin tek bir projede en büyük mali desteği yaptığı proje olması dolayısıyla bu projeye ayrı bir önem veriyoruz. Tren
yollarının gelişmesi sadece Kafkaslar, Orta Asya ve Türkiye`nin değil Avrupa`nın da bağlantılarının güçlenmesi anlamına geliyor. Bu projenin sonunda Avrupa Asya entegrasyonu güçlenecek ve Türkiye`nin bir geçiş ülkesi olma özelliği ön plana çıkacaktır. AB ile birleşme gerçekleşmeden önce biz demiryolları ile bu birleşmeyi hazır hale getiriyoruz. AB Türkiye Büyükelçiliğine ve diğer emeği geçen kuruluşlara teşekkür ediyorum. Bu destek çok büyük değil ama çok önemli bit mana ifade ediyor. Türkiye ile
AB`nin somut anlamda işbirliğinin en gözüken ve kalıcı eseridir. Buna önem veriyoruz."
Bilim Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün`ün konuşmasında değindiği konulara da cevap veren Yıldırım, "Sayın bakanın siparişlerini aldık. Hattın 3`e çıkarılması ve diğer ilavelerle kuvvetlendirilmesi siparişi kısa zamanda yerine getirilecek. Tüm Kocaelililer, Sakaryalılar, bunu böyle bilsin. Son 9 yıldır yapılan yatırımları biliyorsunuz. 50 yıldır çivi çakılmayan demiryollarında her yıl 135 kilometre yeni demiryolu yapıyoruz. Bu Cumhuriyet tarihinin rekoru. Çünkü demiryolları bağımsızlığın sembolüdür ve
buraya yatırım yapmak en büyük hedefimiz oldu. Başbakan demiryolları ayağa kalkacak bu ülkenin yükünü taşıyacak dedi ve bizde hiçbir şeyden kaçınmayarak hizmet ettik. Demiryolları yatırım olarak karayollarının da önüne geçmiş durumdadır. Bize yakışan budur" dedi.
Yerli demiryolu sanayisi ile ilgili konuşan Yıldırım, "Sadece demiryolu altyapısı yapmak yetersiz. Demiryolu yerli sanayisini kurmamız lazım. Bunun için Sakarya`da fabrikalarımıza ilave olarak metro ve hızlı demiryolu araçları üreten bir fabrikaya faaliyete soktuk. Çankırı`da makas, Afyon, Sivas ve Sakarya`da travers; Erzincan`da ray bağlantı elemanları; Karabük`te ise yerli olarak Yüksek Hızlı Tren ve normal ray üreten bir fabrika yaptık. MKE bünyesinde Kırıkkale`de tekerlek ve buji takımı yapacak
altyapıyı kurduk. Adım adım demiryolu yerli sanayisini geliştirdik. Türkiye 150 yıllık demiryolu tarihinde kendi rayını yapamaz halde idi. Bugün artık Türkiye sadece ray üretmiyor. Etrafta ki ülkelere bunları satar, onların ihtiyacını karşılar hale geldi. Bu yolun başı. Şimdi Ankara metrolarını yapıyoruz. Bu araçların yüzde 51 yerli olarak yapılması şartı koyduk bu yerli demiryoluna yatırım yapmak demektir. Amacımız insanımıza daha fazla iş ve aş sağlamak ama diğer yandan da ülkemizi AB üyelerinin
altyapısının aynı konumuna getirmek. Türkiye AB`ye yeni giren son grup üyelerden daha iyi konuma gelmiştir. Hızlı trenleri, bölünmüş yolları ve bilişim altyapısı ile Türkiye, AB`ye girmeye çoktan hazır hale gelmiştir. Ülkemizin geleceği için yatırımları hız kesmeden devam edeceğiz" dedi.
Türkiye`nin AB`ye yük değil, yükünü taşıyacak bir ülke olduğunu ifade eden Yıldırım, "Türkiye`in tarihinde de geçmişinde de bunun örnekleri ile doludur. Dostlarımız endişe etmesin. Türkiye paylaşmayı ve dayanışmayı şiar edinmiş ve bu yolla bölgesinde istikrar unsuru olmuş bir ülkedir. Ben şimdiden Karabük-Zonguldak-Irmak demiryolu iyileştirmesinin hayırlı olmasını temenni ediyorum" diye konuştu.
Köseköy-Gebze Hızlı Tren İnşaatı çalışmalarından dolayı bu hattın kapanmasını istismar edenlerin olduğunu belirten Yıldırım, "Kalıcı rahatlık için geçici rahatsızlık olacak. Tedbirler alındı; Kocaeli, Sakarya ve İstanbul`da Vali ve Belediye Başkanları tedbirlerin alınması için seferber oldu ve sıkıntıları ortadan kaldıracak tedbirleri aldılar. Bu hat tamamlanınca karayolundan demiryolu geçmeyecek. Bunu yapmak zorundaydık ve bunun için kapadık" dedi.
Yıldırım`ın konuşmasının ardından `Irmak-Karabük-Zonguldak Demiryolu Hattı Rehabilitasyon Projesi İkili Anlaşması` imzalandı.
56 kilometre uzunluğunda ki Köseköy-Gebze hattında, demiryolu yatırımları alanında ilk defa AB IPA fonları kullanılacak. Hat üzerinde 9 tünel, 10 köprü, 122 menfez, 2 alt geçit, inşa edilecek. Toplamda 153 milyon Euro`ya mal olacak inşaat, Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren Hattının da son aşamasını oluşturuyor.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Sarayköylü öğrencilerin bilim fuarı büyük beğeni topladı Denizli’de Sarayköy Anadolu İmam Hatip Lisesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı, öğrencilerin hazırladığı birbirinden farklı ve yenilikçi projelerle büyük beğeni topladı. Bilimsel üretim ve araştırma kültürünü teşvik eden fuarda sergilenen 18 proje, ziyaretçilerden tam not aldı. Sarayköy Anadolu İmam Hatip Lisesi okul bahçesinde gerçekleştirilen fuarda öğrencilerin araştırma, inceleme ve tasarım alanlarında hazırladığı projeler görücüye çıktı. Toplam 18 projenin yer aldığı etkinlikte özellikle uygulamalı deneyler, eğitsel oyunlar ve ziyaretçilerin aktif katılım sağlayabildiği interaktif çalışmalar dikkat çekti. Fuar boyunca hazırladıkları projeleri katılımcılara anlatan öğrenciler, hem sunum deneyimi kazandı hem de bilimsel çalışmalarını paylaşmanın heyecanını yaşadı. Fuarın açılış programına Sarayköy Kaymakamı İsmail Pendik başta olmak üzere çok sayıda protokol üyesi, eğitimci, veli ve vatandaş katıldı. Stantları tek tek dolaşarak öğrencilerden projeler hakkında bilgi alan Kaymakam Pendik, gençlerin bilimsel üretime yönelmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı. Çalışmaları oldukça başarılı bulduğunu ifade eden Pendik, emeği geçen öğretmen ve öğrencileri tebrik etti. "Öğrencilerimizin Üretmesi Bizler İçin Büyük Gurur" Etkinlik sonunda açıklamalarda bulunan Sarayköy İlçe Milli Eğitim Müdürü Bülent Akhan, TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı’nın öğrencilerin gelişimine sunduğu katkılara dikkat çekti. Bu tür fuarların öğrencilerin özgüven kazanmasında kritik bir rol oynadığını belirten Akhan, şunları söyledi: "TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı, öğrencilerimizin araştırma yapma, problem çözme, ekip çalışması ve kendilerini ifade etme becerilerine önemli katkılar sunuyor. Öğrencilerimizin bilimsel düşünceyle hareket etmeleri, üretmeleri ve projelerini toplumla paylaşmaları bizler için büyük gurur kaynağıdır. Fuarın hazırlanmasında emeği geçen idarecilerimize, öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve destek veren herkese teşekkür ediyorum."
Erzurum Türk halk müziğinin unutulmaz sesi Mükerrem Kemertaş’a memleketi Erzurum’da vefa gecesi Türk halk müziğinin unutulmaz sesi Mükerrem Kemertaş, Erzurum’da düzenlenen anlamlı bir vefa konseriyle türkülerle yâd edildi. Erzurum Büyükşehir Belediyesi ile Şehir ve Kültür Araştırmaları Derneği (ŞEHİRDER) iş birliğiyle İbrahim Erkal Dadaş Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen "Mükerrem Kemertaş Anma Konseri", sanatseverleri bir araya getirdi "Huma Kuşu" başta olmak üzere özellikle icra ettiği uzun havalarla gök kubbede derin izler bırakan usta sanatçının anısına düzenlenen gecede, Türk halk müziğinin dev isimleri Mehmet Çalmaşur, Aysun Gültekin ve Merhum sanatçının TRT sanatçısı olan oğlu Tuncay Kemertaş sahne aldı. Erzurumluların yoğun ilgi gösterdiği bu özel vefa gecesinde, Mükerrem Kemertaş’ın hafızalardan silinmeyen eserleri bir kez daha Erzurum semalarında yankılandı. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, program sonrası yaptığı konuşmada, "Kadim şehrimiz Erzurum’un kültür ve sanat dünyasında iz bırakmış kıymetli isimlerinden Mükerrem Kemertaş ağabeyimizi, düzenlenen anlamlı anma konseri programında dualarla yâd ettik. Vefa, bu kadim toprakların en güçlü hasletlerinden biridir. Şehrimizin kültürel değerlerini yaşatmayı sürdüreceğiz. Bu anlamlı programda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, merhum Mükerrem Kemertaş ağabeyimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun" dedi.
Adana Yasa dışı bahis operasyonunda gazeteci Kütahyalı ile birlikte 154 şüpheli adliyeye sevk edildi Adana merkezli 21 ilde yapılan ’Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ’Yasa dışı bahis’, ’Bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık’, ’Rüşvet’ ve ’Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlarına yönelik yapılan operasyonda aralarında gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın da olduğu 154 şüpheli adliyeye sevk edildi. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Adana Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından başlatılan soruşturma kapsamında ’Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ’Yasa dışı bahis’, ’Bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık’, ’Rüşvet’ ve ’Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlarına yönelik operasyon düzenlendi. Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) raporları, teknik ve fiziki takip çalışmaları, banka hareketleri, dijital materyal incelemeleri, kripto varlık analizleri, HTS kayıtları ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; şüphelilerin Selahattin A.U. liderliğinde organize suç örgütü niteliğinde hareket ederek yasa dışı bahis ve phishing yöntemiyle gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık faaliyetlerinden elde edilen suç gelirlerini elektronik para kuruluşları, banka hesapları, sanal POS sistemleri, döviz büroları, kuyumcular, paravan şirketler ve kripto varlık sistemleri üzerinden dolaştırarak akladıkları tespit edildi. Soruşturma kapsamında suç örgütünün, özel yazılım altyapıları ve panel sistemleri kurduğu, yasa dışı bahis sitelerine finansal altyapı sağladığı, elektronik para kuruluşları ve sanal POS ağları üzerinden para transfer organizasyonları yürüttüğü, suç gelirlerini çok katmanlı finansal sistem içerisinde dolaştırdığı, kripto varlık sistemlerini aktif şekilde kullandığı, kuyumcu ve döviz büroları üzerinden nakit dönüşüm ve katmanlandırma işlemleri yaptığı belirlendi. 2 milyara dolar para hareketliliği tespit edildi MASAK analizleri ve soruşturma dosyası kapsamındaki mali incelemelerde yaklaşık 100 milyar Türk lirası ve yaklaşık 2 milyar Amerikan doları seviyesinde şüpheli para hareketi ve aklama faaliyetinin tespit edildiği, örgütün ulusal ve uluslararası ölçekte faaliyet gösteren profesyonel bir finansal suç organizasyonu niteliğinde olduğu değerlendirildi. Soruşturma kapsamında ayrıca bazı özel bankalarda görev yapan orta ve üst düzey yöneticilerin suçtan elde edilen gelirlerin bankacılık sistemi içerisindeki katmanlandırma işlemlerinde görev aldıkları, şüpheli para hareketlerine yönelik bloke ve güvenlik süreçlerinin etkisiz hale getirilmesine yardımcı oldukları yönünde kuvvetli deliller elde edildi. Bunun yanında bazı emniyet personelinin, şüpheli şahıslar hakkında adli makamlarca verilmiş yakalama, gözaltı ve arama kararlarına ilişkin sorgulamaları rüşvet karşılığında yaptıkları ve operasyonel süreçlere ilişkin bilgi temin ettikleri yönünde tespitler yapıldı. Kütahyalı’nın hesabında 37.7 milyon liralık hareketlilik Savcılık dosyasında sadece para alan pasif bir hesap olmadığı belirlenen Kütahyalı’nın banka hesabından, katmanlama amacıyla kullanıldığı değerlendirilen hesaplara yaklaşık 37,7 milyon lira transfer yapıldığı belirtildi. Aynı yapı içerisindeki hesaplardan ise Kütahyalı’nın hesabına yaklaşık 15,7 milyon lira para girişi gerçekleştirildiği kaydedildi. Ayrıca e-para ve ödeme kuruluşları analizinde 6 farklı kuruluştan 2022-2024 yılları arasında Kütahyalı’nın hesaplarına toplam 35 milyon 201 bin 344 lira para girişi olduğu tespit edildi. Söz konusu para hareketliliği, örgütün genel çalışma sistemiyle birlikte değerlendirildiğinde olağan bireysel para trafiği olarak görülmedi. Soruşturma kapsamında aralarında 3 banka yöneticisi, 8 emniyet personeli, 4 avukat ve gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın da bulunduğu 198 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. 21 ilde 228 ayrı adrese 14 Mayıs’ta şafak vakti yapılan baskında, Kütahyalı’nın da arasında olduğu 161 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerinde bulunamayan şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı. Ayrıca soruşturma kapsamında 3 elektronik para ödeme kuruluşu, 3 kuyumcu, 1 döviz bürosu hakkında mahkeme kararları doğrultusunda kayyım ve el koyma tedbirleri uygulandı. Şüphelilere ve şirketlere ait olduğu değerlendirilen 221 taşınmaz, 120 araç ve 3 tekneye el konuldu. Suçtan elde edilen gelirlerin finansal sistem içerisinde dolaştırılmasında kullanıldığı değerlendirilen toplam 8 bin 500 yasa dışı bahis ve kumar içerikli internet sitesi hakkında erişimin engellenmesi kararı uygulandı. "Örgüt liderinin uluslararası bağlantısı tespit edildi" Örgütün elebaşı olduğu belirtilen Selehattin A.U. ile gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı, operasyon kapsamında İstanbul’da gözaltına alındıktan sonra Adana’ya götürüldü. Adli tıp biriminde sağlık kontrolünden geçirilen Kütahyalı, gazetecilere, "İyiyiz baba. Bende öyle bir para hareketliliği yok. Bir yanlış anlaşılma var. Öğreneceğiz" dedi. Kütahyalı: "Borç karşılığı gönderildi, çeteyle alakam yok" Emniyette sorguya alınan şüphelilerden Kütahyalı, suç örgütüyle ilgisinin olmadığını öne sürerek, "Söz konusu para hareketliliği, alacağıma karşılık gönderilen paralardır. Borç karşılığı gönderildi. Benim bahsi geçen suçlarla bir alakam yok" dedi. Adana Emniyet Müdürlüğü’ndeki sorgu ve gözaltı işlemleri tamamlanan, aralarında Kütahyalı’nın da bulunduğu 154 şüpheli, adliyeye sevk edildi.
Ankara TESK Genel Başkanı Palandöken: "Mesleki eğitimin geliştirilmesi, hem ülkemiz hem de Avrupa için önemli bir ihtiyaçtır" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Mesleki eğitimin geliştirilmesi, uluslararası iş birliklerinin artırılması ve kalıcı barış ortamının güçlendirilmesi hem ülkemiz hem de Avrupa için önemli bir ihtiyaçtır" dedi. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği Erasmus+ Programı kapsamında desteklenen ‘Ayakkabı İmalatı ve Deri Sektöründeki KOBİ Sahibi ve Çalışanlarının Yeşil ve Dijital Yetkinliklerinin Artırılması’ projesi kapsamında düzenlenen 4. Ulus Ötesi Proje Toplantısı, 14-15 Mayıs tarihlerinde İtalya’nın Ancona kentinde gerçekleştirildi. Toplantıya TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken ile birlikte Proje Koordinatörü Nuran Senar, AB ve Dış İlişkiler Uzmanı Serdar Dalmaz ve Eğitim ve Planlama Uzmanı Ahmet Derin katıldı. Program kapsamında proje ortakları yürütülen çalışmalar hakkında sunumlar gerçekleştirirken, ayakkabı ve deri sektöründe dijital ve yeşil dönüşüm alanında faaliyet gösteren işletmelere teknik ziyaretler yapıldı. "Mesleki eğitimin geliştirilmesi, hem ülkemiz hem de Avrupa için önemli bir ihtiyaçtır" Toplantıda konuşan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve küçük işletmelerin dönüşüm sürecine hazırlanmasının önemine dikkat çekerek, "Dünyada yaşanan ekonomik belirsizlikler, savaşlar ve göç hareketleri ülkeleri ve ekonomileri doğrudan etkiliyor. Bu süreçte esnaf ve sanatkarlarımızın dijitalleşme ve yeşil dönüşüm süreçlerine uyum sağlaması büyük önem taşıyor. Mesleki eğitimin geliştirilmesi, uluslararası iş birliklerinin artırılması ve kalıcı barış ortamının güçlendirilmesi hem ülkemiz hem de Avrupa için önemli bir ihtiyaçtır. Özellikle ayakkabı ve deri sektöründe faaliyet gösteren işletmelerimizin yeni döneme hazırlanması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 1 Aralık 2024 - 30 Kasım 2026 tarihleri arasında yürütülecek proje ile ayakkabı ve deri sektöründe dijital ve yeşil dönüşümün desteklenmesi, mesleki eğitimin geliştirilmesi ve uluslararası standartların Türkiye’deki esnaf ve sanatkarlara kazandırılması hedefleniyor" açıklamasında bulundu. TESK’in koordinatörlüğünde yürütülen projede; Ticaret Bakanlığı Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü, Türkiye Umum Ayakkabıcılar Federasyonu, İklim Değişikliği Araştırma ve Politika Derneği ile Siteler Mesleki Eğitim Merkezi Türkiye’den proje ortakları arasında yer alırken, İtalya’dan CNA, İspanya’dan AVECAL ve Portekiz’den CTCP uluslararası ortak olarak projeye katkı sağlıyor.