YEREL HABERLER - 28 Mart 2012 Çarşamba 17:36

DÜNYA SU GÜNÜ ETKİNLİKLERİ

A
A
A
DÜNYA SU GÜNÜ ETKİNLİKLERİ

Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi (MESKİ) Genel Müdürü Kamil Ülgen, dünyada canlıların kullanabileceği su miktarının sadece yüzde 1 civarında olduğunu belirterek, o nedenle suyun değerli olduğunu vu korunması gerektiğini söyledi.
Ülgen, beraberinde Mersinli ünlü ressam Ahmet Yeşil ile birlikte `22 Mart Dünya Su Günü` nedeniyle katıldığı bir televizyon programında, suyun kullanımı ve önemi hakkında bilgiler verdi. Dünya yüzeyinin yaklaşık yüzde 70`inin su ile kaplı olduğunu ifade eden Ülgen, "Fakat bu suyun yüzde 97`si deniz suyu ve yüzde 2`si buz halindedir. Canlıların kullanabileceği su miktarı ise yalnızca yüzde 1`dir. Bu nedenle su değerlidir ve korunmalıdır. Dünyamızda su krizi var. Yaklaşık 1 milyar insan temiz içme suyuna sahip değil. Günde 3bin 900 çocuk su kaynaklı sebeplerle ölmekte. Su krizi bütün dünyayı etkilemektedir. Nüfus ve ekonomik faaliyetler arttıkça birçok ülkenin hızla su sıkıntısı çeker duruma gelebileceği, su kaynaklarının küresel boyutlarda önemli problemlerle karşı karşıya kalabileceği gibi konuların dünya gündemine gelmesi nedeniyle 1993 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 22 Mart tarihini `Dünya Su Günü` olarak ilan etti" dedi.
`Dünya Su Günü`nün, gerek BM üyelerinin, gerekse diğer dünya ülkelerinin giderek büyüyen temiz su sorununa dikkat çekmek, içilebilir su kaynaklarının korunması ve çoğaltılması konusunda somut adımlar atılmasının sağlanmasını teşvik etmek amacıyla oluşturulduğunu vurgulayan Ülgen, "Özellikle çocuklar ve gençler hedeflendi. Dünyanın her tarafı Mersin gibi değil. Mersin su yönünden şanslı bir ilimiz. Berdan Barajı olarak temiz ve bakir bir havzamız var. Kaynak ve havza olarak bir sorunumuz yok. Buna rağmen ülke olarak su zengini olmadığımızdan dolayı su tasarrufuna önem vermeliyiz" diye konuştu.
Mersin olarak önümüzdeki 40 yılın içme suyu sorununu çözdüklerini söyleyen Ülgen, şu bilgileri verdi; " 63 bin metreküp kapasiteli mevcut su depolarımıza ilaveten 5 adet toplam 54 bin metreküp kapasiteli yeni su depoları inşa ettik. Toplam 148,4 kilometre depolar arası içme suyu terfi hattı döşedik. Eğitilmiş ekiplerimiz ve son teknoloji cihazlarımızla kayıp kaçakla mücadele başlattık. Yüzde 69 olan su kaybını yüzde 48` lere düşürdük. Hedefimiz Türkiye`deki en iyi sonuca ulaşmak. 717 kilometre civarında içme suyu şebekesi döşedik, 7 bin 400 adet abone bağlantısı yeniledik. Bu yatırımları Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan`ın talimatları ve desteği ile yaptık. Bölgemizin en büyük içme suyu laboratuarını vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Mersin Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeki yerleşim yerlerinin yüzde 90`ının içme suyu sorunun çözdük."
Ülgen, Mersin sahillerinden artık denize girilebildiği haberini bir kez daha hatırlatarak, "Mersin İl Sağlık Müdürlüğü ile birlikte aldığımız deniz suyu ölçümlerinin sonuçları, kıyılarımızın mavi bayrak alma sınırına geldiğini göstermektedir. Karaduvar Atıksu Arıtma Tesisi ve Mezitli Terfi istasyonunun yanında iki tane halk plajı yapacağız" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Siyasi partiler PMD’yi ziyaret etti Siyasi parti grupları, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Parlamento Muhabirleri Derneğini (PMD) ziyaret etti. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, beraberindeki TBMM Katip Üye Nermin Yıldırım Kara ve Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez ile PMD’yi ziyaret etti. Günaydın, Suriye’de yaşananlara ilişkin, "Türkiye Cumhuriyeti hem kendi ülkesinde hem de bölgede barışı, demokrasiyi tesis edebilmek için ortak akla ve yönetim gücüne dayanmak zorundadır" dedi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez de, TBMM Katip Üye Yasin Öztürk ve Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı ile birlikte PMD’yi ziyaret etti. Çömez, en düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye yükseltilmesine ilişkin kanun teklifine ilişkin, rakamın açlık sınırının altında ve kabul edilemez olduğunu söyledi. Çömez, Suriye ile ilgili gelişmeleri değerlendirerek, "Suriye’nin güneyi İsrail tarafından işgal edildi. Fırat’ın doğusunda PYD-YPG’nin hakim olduğu bölge var. Biz bunlarla birlikte Suriye’de bütün toplum kesimlerinin güvenliğinin teminat altına alınması ve orada huzur ve istikrarın sağlanması gerektiğini savunuyoruz" ifadelerini kullandı. Taşçı da gazetecilerin çalışma şartlarını eleştirerek, "Gazeteciler düşük ücretlilerin haklarını savunuyorlar ama dönüp baktığımızda kendileri de çok düşük ücretlerle çalışıyorlar" şeklinde konuştu.