YEREL HABERLER - 31 Mart 2012 Cumartesi 11:38

BAŞKAN ALBAYRAK İHALELERE YAPILAN İTİRAZLARDAN ŞİKAYETÇİ

A
A
A
BAŞKAN ALBAYRAK İHALELERE YAPILAN İTİRAZLARDAN ŞİKAYETÇİ

Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak, işlerin gecikmesine neden olarak Kamu İhale Kurumuna Yapılan itirazlar olduğunu söyledi.
Akçakoca kent merkezinde düzenlenen alt yapı çalışmalarını yerinde inceleyen Başkan Albayrak, "Bir çok alanda alt ve üst yapı çalışmaları sürüyor. Çok yakında yapımı süren bu çalışmalar yanı sıra, terminal, sahil bandı, anayollar çuhalı ve merkez çarşı içindeki düzenlemeler başlayacak. Bu nedenle 2012 imar yılı olacak" dedi.
Akçakoca`nın bu yaz sezonunda adeta bir şantiyeye dönüşeceğini söyleyen Albayrak, "Hava şartlarının düzelmesi sonucu Orta Çarşıda baskı beton çalışmalarına başlandı. Ayrıca Merkez Cami karşısında çok amaçlı modern bir park alanı inşasına başlıyoruz. Bunun yanında Sahil Projesi 1. kademe kısmı 18 Nisan tarihinde ihaleye çıkıyor. Terminal ihalesi yapıldı çok yakında çalışmalar başlanacak. Ana yollar ile ilgili çalışmalar son aşamasında ve sezona girmeden yapılacak. Akçakoca bu yaz sezonunda şantiye alanı gibi olacak" diye konuştu.
Projelerin gecikmesinde en önemli etkenin Kamu İhale Kurumuna yapılan itirazlardan kaynaklandığını vurgulayan Başkan Albayrak, "Akçakoca Yeni terminalinin ihalesi yapıldı ancak, ihaleye katılan başka bir firmanın kamu ihale kurumuna itiraz etmesi nedeniyle kazma vurulamadı. Yaklaşık iki aydır bunun sonuçlanmasını bekliyoruz. Önümüzdeki 15 gün içinde kamu ihale kurumundan kararın çıkacağı umudunu taşıyoruz. Gelecek karara göre Nisan ayında inşaatı başlatmak istiyoruz. Hedefimiz Eylül ayında terminali mutlaka hizmete sokmak. Akçakoca için bu proje çok önemli. 6 ay içinde bitecek olan terminalde 12 otobüs peronu yanı sıra çevre ilçe, köy ve mahallelere yolcu taşımacılığında kullanılacak peronlar da olacak" dedi.
Başkan Albayrak, hemen hemen tüm proje ihalelerine itiraz nedeniyle elde olmayan gecikmeler yaşandığını belirterek, "Hedeflediğimiz tarihler bu nenenle kayıyor. Ancak yapılabilecek bir şey yok. Bunlar Akçakoca`nın olmazsa olmazları. Biraz daha zor günlerimiz olacak sıkıntı çekeceğiz. Ancak tamamlandığında herkesin beğendiği ve yararlandığı hizmetler olarak takdir edilecek" diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ardahan Bülbülan Yaylası’nda evler kara gömüldü Kışın yoğun kar ve fırtınanın etkisiyle tamamı karla kaplanan Ardahan’ın 2 bin 581 rakımlı Bülbülan Yaylası’ndaki ev ve iş yerleri nisan ayında hala kara gömülü. Ardahan-Artvin sınırındaki yüksek rakımlı Bülbülan Yaylası’nda etkili olan yoğun kar yağışı, yayla evlerini adeta yuttu. Zorlu kış şartlarına rağmen bölgede oluşan manzaralar ise görenleri hayran bıraktı. Ardahan-Artvin arasındaki yaklaşık 2 bin 581 rakımlı Bülbülan Yaylası, nisan ayında metreleri aşan kar kalınlığıyla dikkati çekiyor. Kışın yoğun kar ve tipinin etkisiyle tamamı karla kaplanan Ardahan’ın 2 bin 581 rakımlı Bülbülan Yaylası’ndaki ev ve iş yerleri nisan ayında kara gömülü. Ardahan ile Artvin’in Ardanuç ilçesi sınırında yer alan ve yazın yaylacıların kullandığı yaklaşık 300 haneli, 2 bin 581 rakımlı Bülbülan Yaylası’ndaki evlerin kara gömüldüğü görüldü. Kış boyunca yağan kar nedeniyle görünmez hale gelen Bülbülan Yaylası’nda kar kalınlığı yer yer 3 metreyi buluyor. 2 bin 581 yüksek rakımlı Bülbülan Yaylası’nda evler kar altında kalınca kartpostallık görüntüler ortaya çıktı. Yaklaşık 4 ay boyunca kar ve tipi nedeniyle kapalı bulunan Ardahan-Ardanuç kara yolunun 2 bin 581 rakımlı Bülbülan Geçidi’nde karla mücadele sona erdi. Yol ulaşıma açılırken Bülbülan Yaylası’nda kar kalınlığı tek katlı evlerin çatılarına kadar ulaştı ve evlerin kara gömüldüğü görüldü. Şu anda bin 581 rakımlı Bülbülan Yaylası’nda bulunduklarını söyleyen Ünsal Akbulut, "Buranın o kadar harika bir doğal coğrafi yaşantısı şekli var ki, insanlar buraya gelmek için can atıyor. Bülbülan bu bölgenin nefesi, can damarı. Kışın ayrı bir güzel, yazın ayrı bir güzel. Yazın burası yemyeşil oluyor ve bu baraka tarzındaki evler yayla olarak kullanılıyor. Ayrıca burada iş yerleri de bulunmakta. Ve bu iş yerlerinde kuzu çevirme, sac kebap, cağ kebap yapılıyor ve enfes oluyor. Neden? Çünkü bu bölgede, bu el değmemiş coğrafyada beslenen kuzuların etinden yapılmakta. Bu gölgeye ülkemizin çeşitli yerlerinde ve tüm dünyadan insanlar geliyor. Burayı herkese tavsiye ederim. Çünkü Ardahan’ın en güzel yerlerinden bir tanesi de burasıdır. İşte kar var, Ardahan’da kış var öldük bittik gibi düşünceler çok yanlış. Asla öyle bir şey yok, herkes keyfini alıyor. Ardahan’ın coğrafi güzelliğinin yani kışının ayrı güzelliğini, yazının ayrı güzelliğini insanlar farklı farklı mevsimlerde tatmak istiyor" dedi. Bülbülan Yaylası’nda karın oluşturduğu bu eşsiz manzara, kışın tüm zorluklarına rağmen doğanın sunduğu etkileyici güzelliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Eskişehir Dünyanın ilk enfeksiyonlu bölgeye uygulanabilen yapay kemiği Eskişehir’de geliştirildi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ve Anadolu Üniversitesi’nin 20 yıllık ortak çalışması sonucu, enfeksiyonlu alanda kullanılabilen antibakteriyel yapay kemik grefti geliştirildi. Prof. Dr. Nusret Köse, "Bizim geliştirdiğimiz teknolojinin en büyük özelliği, enfekte ortamda kullanılabilir olması. Bu yönüyle dünyada bir ilk" dedi. ESOGÜ Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı’nda 33 yıl görev yapan ve bu yıl emekliliğe ayrılan Prof. Dr. Nusret Köse, yürüttükleri çalışmanın detaylarını paylaştı. Geliştirilen yapay kemik greftlerinin değişik boyutlarda yapılabildiğini söyleyen Prof. Dr. Köse, "Kalsiyum fosfat malzemesinden yapılmış bu yapay kemik greftinin insan vücudunda mikrobu öldürme özelliği vardır. ESOGÜ ve Anadolu Üniversitesi birlikte, antimikrobiyal özellikli yapay kemik grefti üretilmesi ve implant ilişkili enfeksiyonların ortadan kaldırılması için ortopedide kullanılan metalik implantların yüzeylerine uygulayabileceğimiz antimikrobiyal özellikli seramik kaplamalar geliştirdik. Biz bu çalışmaları önce laboratuvar düzeyinde Anadolu Üniversitesi’nden Prof. Dr. Aydın Doğan hocayla birlikte yaptık. Bu çalışmalar yaklaşık 20 yıl önce başladı" şeklinde konuştu. "Çok başarılı sonuçlar aldık" Laboratuvarın ardından hayvanlar üzerinde çalışma yaptıklarını belirten Köse, "Antimikrobiyal özellikli yapay kemik greftlerinin hayvan denemelerinde başarıya ulaşması üzerine daha sonra TÜBİTAK projelerine başvurduk. TÜBİTAK’ın desteğiyle insanlarda bu geliştirdiğimiz teknolojiyi ve yapay kemik greftini ürettikten sonra hastalarda kullandık ve çok başarılı sonuçlar aldık. Bu aldığımız başarılı sonuçları uluslararası dergilerde makale olarak da yayınladık. Tabii implant malzemeleri geliştirilmesi uzun yıllar süren, oldukça detaylı çalışmalar gerektiren bir iş alanı. Bizim neredeyse 20 yıl sürdü. Bu süreçte bu teknolojiyi ve bu ürünleri geliştirirken 2 adet doktora tezi, 4 tane tıpta uzmanlık tezi geliştirildi ve nihayetinde ürünleri insanda kullanılabilir hale getirdik. Ancak tabii bu ürünleri bizim ticari olarak pazarlayabilmemiz için belgelendirme işlemlerini tamamlamamız gerekiyor. Hem Avrupa’da hem Türkiye’de son yıllarda MDR süreçleri başladı. Eskiden CE olarak alınan belgeler şimdi MDR süreçlerine tabidir. Bu MDR süreçleri hem oldukça detaylı hem de oldukça masraflı bir süreç. Biz de şu anda onları tamamlamaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. "Dünyada da benzer bir ürün bulunmamaktadır" Geliştirilen yapay kemik greftinin 78 hastada kullanıldığını dile getiren Köse, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kemik enfeksiyonu olan veya implant uygulanan tüm alanlarda, kemik ilişkili alanlarda bunu kullanabiliyoruz. Türkiye aslında son yıllarda havacılık ve bu savunma sanayiindeki gösterdiği başarının bir diğer örneğini tıbbi sektörde yapmakta. Türkiye’de üretilen, geliştirilen pek çok tıbbi cihaz yurt dışına pazarlanabilmektedir. Yapay kemik greftleri yönünden bakacak olursak Türkiye’de bunun çok başarılı üreticileri var. Hem Türkiye pazarına hem yurt dışı pazarına bu ürünleri gönderiyorlar ve hastalarda, gereken hastalarda kullanılıyor. Ancak bizim geliştirdiğimiz teknolojinin en büyük özelliği enfekte ortamda kullanılabilir olması. Bu yönüyle dünyada bir ilk. Dünyada da benzer bir ürün bulunmamaktadır."
Mersin Mersin’de engelsiz yaşam için kapsamlı destekler sürüyor Engelli vatandaşların hayatın her alanına aktif katılım sağlaması amacıyla projeler hayata geçiren Mersin Büyükşehir Belediyesi, sunduğu hizmetlerle takdir toplamaya devam ediyor. Engellerin kaldırılması için birçok birimle iş birliği içinde çalışan Engelliler Şube Müdürlüğü, engelli vatandaşların yanı sıra ailelerine yönelik destekleri de sürdürüyor. Özel gereksinimli veri tabanına kayıtlı 29 bin 197 yurttaşa yönelik hizmet sunan Büyükşehir Belediyesi; atölye çalışmaları, eğitim programları, kurslar ve spor aktiviteleri ile aktif bir yaşam imkanı sağlıyor. Engelli bireylerin ve ailelerinin ihtiyaçları düşünülerek hayata geçirilen Engelsiz Yaşam Merkezlerinde; kurslar, atölyeler ile sanatsal ve sportif faaliyetler gerçekleştiriliyor. Merkezlerde verilen Mola Evi hizmeti sayesinde aileler kendilerine zaman ayırma fırsatı bulurken, engelli bireyler de uzman eğitmenler eşliğinde eğitim alıyor ve sosyalleşiyor. Piknik, gezi, sinema ve tiyatro gibi sosyal etkinliklerle de bireylerin toplumsal yaşama katılımı destekleniyor. Merkezlerde yemek atölyesi, bağımsız hareket becerileri kursu, Braille alfabesi eğitimi, seramik, el sanatları ve dikiş kursları veriliyor. 7-12 yaş aralığındaki bedensel, zihinsel, işitme ve görme engelli bireylere sportif beceri ve koordinasyon eğitimi sunulurken, 18 yaş üstü özel gereksinimli bireyler için fitness ve spor eğitimleri düzenleniyor. Sabah saatlerinde belediyeye ait araçlarla evlerinden alınan bireylerin yemek ve eğitim ihtiyaçları ücretsiz karşılanırken, gün sonunda güvenle evlerine bırakılıyor. Engelliler ve aileleri için yaşam alanı haline gelen Engelsiz Yaşam Parkında da çeşitli sanatsal ve sportif faaliyetler gerçekleştiriliyor. Parkta ebeveynlere yönelik nefes terapi, pilates, tığ örücülüğü ve makrome kursları verilirken; dans evi, yüzme havuzu, bocce sahası ve atölye alanlarında özel gereksinimli bireyler için çeşitli eğitimler sunuluyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Uygulama Evi ile engelli bireylerin günlük yaşam becerileri destekleniyor. Ev ortamına uygun şekilde düzenlenen alanda bireylere yatak toplama, sofra kurma, yemek hazırlama ve kişisel temizlik gibi beceriler kazandırılıyor. Otizm Aile Danışma Merkezinde ise 0-72 ay arası otizm tanılı çocuklara özel eğitim, duyu bütünleme, psiko-sosyal destek ve aile danışmanlığı hizmetleri veriliyor. Alanında uzman ekip tarafından yürütülen çalışmalarda birebir eğitimler, grup aktiviteleri ve gelişim değerlendirmeleri gerçekleştiriliyor. Büyükşehir Belediyesi ayrıca Medikal Malzeme Bakım Onarım Hizmeti ile tekerlekli sandalye ve hasta yataklarının bakımını yaparken, Özel Gereksinimli Transfer Aracı Hizmeti ile ulaşım desteği sunuyor. Akülü Sandalye Şarj İstasyonları, medikal malzeme yardımları, işaret dili tercümanlığı ve evde bakım hizmetleri de özel gereksinimli yurttaşların yaşamını kolaylaştırıyor. Öte yandan dünyada ilk kez Mersin’de düzenlenen Dünya Paralimpik Plaj Oyunları da kentin erişilebilirlik vizyonunu ortaya koydu. 5 kıta ve 26 ülkeden 350 sporcunun katıldığı organizasyonda Büyükşehir Belediyesi ulaşım, altyapı ve organizasyon süreçlerinde aktif rol üstlendi. Uluslararası değerlendirme sonucunda Mersin’in 2025 Dünya Paralimpik Plaj Oyunları ve 2026 Dünya Gençlik Oyunları’na ev sahipliği yapması oy birliğiyle kabul edildi.