GENEL - 01 Nisan 2012 Pazar 11:20

BİR OTURUŞTA 80 SU BARDAОI ÇAY İÇİYOR

A
A
A
BİR OTURUŞTA 80 SU BARDAОI ÇAY İÇİYOR

Gümüşhane`nin merkeze bağlı Yenice köyünde ikamet eden Ömer Soydaş (48), bir oturuşta 80 su bardağı çay içerek görenleri şaşırtıyor.
Köyünde çiftçilikle uğraşan evli ve 4 çocuk babası Soydaş,
askerde iken başladığı çay içme alışkanlığını, muhabbetin koyu
olduğu durumlarda abartıyor. Bir oturuşta 70-80 su bardağı çay
içtiğini gören ve söyleyen köylülerle birlikte köy konağında bir
araya gelen Soydaş, hayatına dair ilginç anıları paylaştı.
Haber amaçlı yanına gelen gazetecilerle iki saat boyunca çay içen Soydaş, ilk 10 bardaktan sonra terlemeye başladığını, o arada zorlandığını fakat terledikten sonra artık bitene kadar sürekli çay içtiğini söyledi.
Komşularının "hortum bağlayın bardakla uğraşmasın" esprileri
yaptığı Soydaş, bardak olarak bugüne kadar içtiği çayı hiç
saymadığını fakat 5 demlik çayı içtiğini bildiğini söyledi. Çaya şeker atmadan Erzurumlular gibi kıtlama şekeri ile içtiğini ifade eden Soydaş, şöyle konuştu: "Ankara`da bir cenazemiz olmuştu. Gittim oraya 2,5- 3 saate yakın mutfakta çay içtim. Orada saymışlar 80 su bardağı oldu diye."
Bugüne kadar çok çay içtiği için herhangi bir rahatsızlık
hissetmediğini kaydeden Soydaş, şunları söyledi: "Böbreklerimde veya midemde bir rahatsızlık duymadım. Evde çok fazla çay içmem. Arkadaş ortamı, muhabbet ortamı olursa içerim"
Evine yılda ortalama 150 kilo şeker, 25-30 kilo çay aldığını
dile getiren Soydaş, çocuklarının kendisine benzemediğini de söyledi.
Çayı yavaş yavaş, konuşarak 3-4 saat içinde içtiğini
belirten Soydaş, `Türkiye`de senin kadar çok çay içen var
mıdır?` sorusuna ise `Mutlaka vardır` diye cevap verdi. İçtiği
çay için rekorlar kitabına müracaat edip etmediği sorusunu da
cevaplandıran Soydaş, bu konuyu hiç düşünmediğini söyledi.
Köy muhtarı Ziya Soydaş ise en fazla 70 bardak içtiğine kendisinin şahit olduğunu belirterek, "Gittiğimiz yerlerde bize çay bırakmıyor. Ondan şikayetimiz var" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa Siverek’te okul saldırısına tepki Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede meydana gelen ve 16 kişinin yaralandığı silahlı saldırıya tepki göstermek amacıyla yürüyüş ve basın açıklaması düzenlendi. Eğitim Bir Sen tarafından yapılan yürüyüş ve basın açıklaması, Memur-Sen ve Eğitim Bir Sen Genel Başkan Ali Yalçın’ın katılımıyla gerçekleşti. Kanlıkuyu Meydanı’ndan başlayan yürüyüş, saldırının yaşandığı Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne kadar sürdü. Öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşların katıldığı yürüyüşte "Şiddete hayır", "Öğretmene dokunma" ve "Öğrenciye dokunma" sloganları atıldı. Yürüyüşün ardından basın açıklamasını Eğitim Bir Sen Genel Başkanı Ali Yalçın okudu. Yalçın, eğitim kurumlarında şiddet olaylarının arttığını belirterek, "Eğitim çalışanları açık hedef haline gelmiştir. Bu durum toplumsal değerlerdeki çözülmenin göstergesidir" dedi. Öğretmenlik mesleğinin itibar kaybına uğradığını ifade eden Yalçın, eğitimcilerin giderek daha güvensiz bir ortamda görev yaptığını vurguladı. Siverek’te yaşanan saldırının münferit olmadığını dile getiren Yalçın, okullarda yaşanan şiddetin yaygın bir toplumsal sorun haline geldiğini söyledi. Şiddetin eğitim ortamlarını tehdit ettiğini kaydeden Yalçın, eğitim çağındaki çocukların dahi şiddetin faili haline gelebildiğine dikkat çekti. Basın açıklamasında ayrıca, sosyal medya üzerinden yapılan tehditlerin önceden tespit edilmesi, okul polisi uygulamasının yaygınlaştırılması, rehberlik hizmetlerinin artırılması ve öğrenci disiplin yönetmeliğinin yeniden düzenlenmesi gerektiği ifade edildi. Yalçın, "Eğitimciye yapılan saldırı, milletin vicdanına yapılmıştır. Eğitimciler sahipsiz değildir" diyerek gerekli adımların atılmaması halinde mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti. Açıklamada, saldırıya uğrayan öğretmen, öğrenci ve güvenlik görevlilerine geçmiş olsun dilekleri iletilirken, eyleme katılan sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlara teşekkür edildi. Basın açıklamasına Siverek Belediye Başkanı Ali Murat Bucak, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Kocaeli Eski eşini öldürüp oğlunu yaralayan sanığın ceza almamak için yaptığı şok savunma Kocaeli’de boşandığı eşini öldürdüğü, oğlunu da yaraladığı gerekçesiyle yargılanan sanık suçlamaları kabul etmeyerek, "Yüce yaratıcı tarafından insanlara yol göstermek amacıyla gönderildim. Benden sonra kimse gelmeyecek. Yahudilerin beklediği kral, Hristiyanların beklediği Mesih ve Müslümanların beklediği Mehdi benim. Bunu devlet büyükleri de biliyor" dedi. Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 20 yıldan 32 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Olay, 27 Temmuz 2024’de Gölcük ilçesi Yeni Mahalle Kazım Karabekir Caddesi’ndeki apartmanda meydana geldi. İddiaya göre, eski eşi Sözen Tutci’nin (55) evine gelen Mustafa Y. (50), tabancayla ateş etti. Kurşunların hedefi olan kadın kanlar içinde yerde kalırken; Mustafa Y., oğlu Vedat Y.’yi (33) de bacağından vurdu. Vedat Y. de babasını, silahla ateş ederek yaraladı. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Sözen Tutci’nin hayatını kaybettiği belirlendi. Hastanedeki tedavisinin ardından gözaltına alınan Vedat Y., tekerlekli sandalye ile sevk edildiği adliyede adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ağır yaralanan Mustafa Y., Kocaeli Şehir Hastanesi’nde yaklaşık 1 ay süren tedavisinin ardından taburcu edildi. Gözaltına alınan Mustafa Y., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Baba ve oğlu hakkında dava açıldı Mustafa Y. hakkında, ’tasarlayarak kadına karşı ve boşandığı eşe yönelik kasten öldürme’, ’tasarlayarak alt soya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs’, ’konut dokunulmazlığını ihlal’, ’ruhsatsız ateşli silah ve mermi bulundurma ve taşıma suretiyle 6136 sayılı yasaya muhalefet’ suçlarından, oğlu Vedat Y. hakkında ise babasına yönelik eylemi için ’üst soya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan dava açıldı. Tasarlayarak eylemi gerçekleştirdi Olaya ilişkin Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın 4. celsesine devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık Mustafa Y. ile avukatı katıldı. Savcı, sanık Mustafa Y’nin boşandığı eşi Sözen Tutci’ye yönelik husumet beslediğini ve bu husumetin olayın nedeni olduğunu belirtti. Mütalaada, sanığın Sözen Tutci’nin pornografik videolar çektirdiğini düşündüğü ve oğlu Vedat Y’nin kendi öz oğlu olmadığına inandığı ifade edildi. Bu nedenle sanığın, eşine ve oğluna karşı öldürme kastı oluşturduğu, silah temin ederek plan yapıp olay yerine geldiği kaydedildi. Ağırlaştırılmış müebbet ve ile 20 yıldan 32 yıla kadar toplamda hapis istemi Mütalaada; sanık Mustafa Y’nin Sözen Tutci’ye yönelik eylemi sebebiyle "Boşandığı eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, oğlu Vedat Y’ye yönelik tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan 14 yıldan 21 yıl hapse kadar cezalandırılmasını talep edildi. Ayrıca sanığın konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar, vahim nitelikte silah bulundurma suçundan 5 yıldan 8 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Sanık Vedat Y. hakkında ise eylemin saldırıyı önlemeye yönelik olduğu değerlendirilerek meşru müdafaa kapsamında kaldığı ve ceza verilmesine yer olmadığı yönünde mütalaa verildi. "Yahudilerin beklediği kral, Hristiyanların beklediği Mesih ve Müslümanların beklediği Mehdi benim" Duruşmada, geçen celse istenen akıl sağlığı raporuna ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu tarafından kanaate varılamadığı, sanığın gözlem altına alınarak değerlendirilmesi gerektiğinin bildirildiği okundu. Bunun üzerine sanık, "Akıl sağlığım yerindedir. Yüce yaratıcı tarafından insanlara yol göstermek amacıyla gönderildim. Benden sonra kimse gelmeyecek. Yahudilerin beklediği kral, Hristiyanların beklediği Mesih ve Müslümanların beklediği Mehdi benim. Bu durum bana 2023’te tebliğ edildi. Bunu devlet büyükleri de biliyor. Bunu; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bahçeli, Celal Şengör ve hakimler de biliyor. Ben bunu açıklamadan gelip beni almayacaklar. Ben bunu açıklamadan gelip beni almayacaklar. Benden mermi geçmez, inanmazsınız deneyelim. Tahliyemi istiyorum. Sözen’i ben öldürmedim, suçum yok " diye konuştu. Sanık Mustafa Y.; önceki celselerde verdiği savunmasında Sözen Tutci’nin Vedat Y. tarafından öldürüldüğünü iddia etmişti. Akıl sağlığı raporu için gözlem altında tutulacak Mahkeme heyeti, ATK ihtisas kararı gereğince sanığın gözlem altına alınarak düzenlenecek raporun mahkemeye gönderilmesine ve tutukluluğunun devamına karar verdi.
İstanbul Rıza Kayaalp: "Hedefim 13. Avrupa şampiyonluğu, bu da benim için rekor olacak" Milli Güreşçi Rıza Kayaalp, 2026 Avrupa Güreş Şampiyonası’nda hem takım hem de bireysel olarak iyi derece almak istediklerini söyleyerek, "İnşallah 15. kez final yapıp, 13. şampiyonluğu elde etme hedefim var ve bu da benim için rekor olacak" dedi. Arnavutluk’ta 20-26 Nisan’da gerçekleştirilecek 2026 Avrupa Güreş Şampiyonası’na İstanbul’da Sarıyer Kamp Eğitim Merkezi’nde hazırlanan Grekoromen Milli Takımı, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Son hazırlıkları yaptıklarını belirten milli güreşçi Rıza Kayaalp, "Amacımız hem takım halinde hem de bireysel olarak iyi bir derece elde etmek. Zaten şimdiye kadar 14 kez final yaptım. İnşallah 15. kez final yapıp, 13. şampiyonluğu elde etme hedefim var ve bu da benim için rekor olacak. Olimpiyat kadar önemsiyorum. Çünkü kırılması zor bir rekoru kırmak çok zor ve stresli. Daha büyük stresler yaşadığım için bu stresler bana normal gelmeye başladı. O yüzden minderde hazırlığımı zaten iyi yapıyorum, fiziksel durumum da çok iyi Allah’a şükürler olsun. Allah’ın izniyle, yardımıyla çıkıp aslanlar gibi mücadele edip, ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğiz. Bizi büyüten devletimize de vefamızı bir kez daha minderde savaşarak, kazanacağımız madalyalarla inşallah göstereceğiz. Altın madalya olursa daha güzel olacak. Bireysel ve takım halinde inşallah vefamızı göstermek istiyoruz" diye konuştu. Avrupa Şampiyonası’nın kendisi için olimpiyat kadar önemli olduğunu söyleyen Kayaalp, "Sonuçta ’kırılamaz’ denilen bir rekoru yakalayıp, kırmak ülkem ve benim için de büyük bir şeref ve onur. Avrupa rekorunun, bu kadar şampiyonluğun uzun yıllar boyunca bir Türk’te kalmasının ülkem adına da çok iyi olacağını düşünüyorum. Bireysel olarak her şey gelip geçici. Bir anda her şey değişebiliyor. Bazen başına istemediğin şeyler de gelebiliyor. Önemli olan ’Bu rekor kimde?’ denildiğinde ’Bir Türk’te’ denilmesi yeterli" şeklinde konuştu. Kerem Kamal: "Takım olarak hazırız" Yaklaşık 1 haftalık bir süreçleri kaldığını hatırlatan milli güreşçi Kerem Kamal ise, "Artık son aşamaya geldik. Yaklaşık bir hafta gibi bir sürecimiz kaldı. Yaklaşık bu sanırım altıncı veya beşinci kampımız. Hocalarımızla birlikte bütün eksiklerimizi kapatabildiğimiz kadar çalıştık. Çok şükür takım olarak da hazır olduğumuzu düşünüyoruz. Kaptanımız, büyük şampiyonumuz Rıza ağabey önderliğinde inşallah bu seneki Avrupa Şampiyonası’nda elimizden gelen bütün gayreti gösterip hem kendimizi hem ailemizi hem ülkemizi hem sevdiklerimizi mutlu etmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Ahmet Yılmaz: "Rıza ağabeyimizin aramızda olması bizim için büyük bir avantaj" İyi hazırlandıklarını söyleyen milli güreşçi Ahmet Yılmaz da, "Son aşamadayız. Bu sene bir avantajımız olarak kaptanımız, şampiyon ağabeyimiz Rıza ağabeyimizin aramızda olması bizim için büyük bir avantaj. Bizim yaptığımız spor ne kadar bireysel olsa da ’takım ruhu’ denilen bir şey var. Biz birbirimizi destekleyerek, birbirimizin eksiklerini kapatarak Allah’ın izniyle aslanlar gibi mücadelemizi verip, ülkemizi en iyi şekilde temsil edip, takım olarak şampiyonluk hedefimiz. Allah yar ve yardımcımız olsun. Arnavutluk bize iyi gelmişti. Ben ilk Dünya Şampiyonası’nda orada üçüncü olmuştum. İnşallah bu sefer de şampiyon olacağımı düşünüyorum" değerlendirmesinde bulundu. Milli güreşçi Yüksel Sarıçiçek, ağabeyleriyle aynı takım kadrosunda bulduğu için gurur duyduğunu ifade ederek, "Hazırlıkların son aşamasındayız. Özellikle Rıza Kayaalp ile bu sezon birlikte maçlara gittik, geldik. Güzel de geçti benim için. İnşallah Büyükler Avrupa Şampiyonası’nda da ülkemi en iyi şekilde temsil edeceğime inanıyorum" dedi.