POLİTİKA - 01 Nisan 2012 Pazar 13:02

CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROОLU ESKİŞEHİR`DE

A
A
A
CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROОLU ESKİŞEHİR`DE

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti hükümeti zamma sarılmadan bu ülkeyi yönetmesi gerektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, İkinci İnönü Savaşının 91. yıl dönümü kutlama törenlerine katılmak üzere Eskişehir`in İnönü ilçesine geldi. Belediye Başkanlığı ziyaretinde konuşan Kılıçdaroğlu, "Ekonomiyi çok iyi yönetiyoruz diyorlar. Ekonomide bir sorun yok diyorlar. Türkiye bütün dünyaya örnek diyorlar. Nasıl bir örnektir bu Türkiye`ye" dedi.
Vatandaşın daha nefes almadan zam yağmuruyla karşı karşıya kaldığını kaydeden Kılıçdaroğlu şunları söyledi: "Elektriğe, doğalgaza, bakın üç hafta geçti akaryakıta üç kere zam yapıldı. Diyecekler ki petrol, doğalgaz bizde yok, biz bunları ithal ediyoruz. Fiyat arttıkça bizde fiyatlara yansıtıyoruz. Bakın diğer ülkeler neden böyle değil. Dünyanın en pahalı mazotu bizde, dünya`nın en pahalı benzini bizde. Dünya`nın en pahalı doğalgazı bizde. Bu zamlar diğer ülkelere de yansıyor. Önemli olan şudur. Zamma
sarılmadan ülkeyi yönetmek. Siz zamma sarılarak, siz zammı çözüm görerek ekonomiyi yönetmeye kalkarsanız, bunun faturası ağırlıklı olarak vatandaşa çıkar. Önümüzdeki süreçte vatandaş zammı hissedecektir. Vatandaş daha zammı hissetmedi. Faturalar vatandaşın önüne gitmedi. Daha onlar mı; sağlıkta biliyorsunuz reçete başına zam geldi. Özel hastanelerde katkı payı yüzde 90!a çıktı. Bu ne demektir oraya gitmeyin demektir. Eğer zam ile bir ülkeyi yönetmeye kalkıyorsanız, halka zulüm ediyorsunuz demektir.
Boşuna demiyorum. Erdoğan zulmün artsın diye. Zulmün artsın ki biran evvel git. Bu milletin yakasından düş. Hangi Türkiye Cumhuriyeti Hükümet, bu kadar insafsızca arka arkaya zamları yaptı. Kendileri mal mülk sahibi oldular. Dünyalıklarını yaptılar. Sanki öteki dünya`ya götüreceklerini sanıyorlar. peki vatandaşın sizden çektiği nedir. Birileri elektrik kaçakçılığı yapar. Faturayı gariban vatandaşa çıkarır".
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 4+4+4 eğitim kanunu ile ilgili Cumhurbaşkanı gereğini yapmazsa Anayasa Mahkemesi`ne gideceklerini ifade etti.
Kılıçdaroğlu, "Aykırı bir düzenleme varsa Anayasa Mahkemesi`ne gideceğiz. Bu bizim doğal hakkımız. Eğer aykırılık yoksa mesele de yok. Hukukçularımız bu konuda çalışma yapıyor. Siyasi iktidarların beklentilerine uygun olarak karar vermek, Cumhurbaşkanlarına yakışmaz. Umuyorum Cumhurbaşkanı bu konuda sorumluluk içerisinde hareket eder" dedi.
Kılıçdaroğlu, kamuoyunda `4+4+4` olarak bilinen ve zorunlu eğitimi kademeli olarak 12 yıla çıkaran kanunda aykırılık olması halinde Anayasa Mahkemesi`ne gideceklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül`e de seslenen Kılıçdaroğlu, bu konudaki kararını, bulunduğu makamın hakkını vererek vermesi gerektiğini vurguladı.
"Hiç kimse sorumluluktan kaçmamalı" diyerek, Cumhurbaşkanı Gül`e çağrıda bulunan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi; "Herkes bulunduğu makamın hakkını vermek zorunda. Siyasi iktidarların beklentilerine uygun olarak karar vermek, Cumhurbaşkanlarına yakışmaz. Cumhurbaşkanları ülkeyi temsil ederler, ülkenin geleceğini temsil ederler. Sayın Cumhurbaşkanı`nın da sorumlulukları vardır. Umuyorum Sayın Cumhurbaşkanı belirli bir sorumluluk içerisinde hareket eder. Bu ülkede bizim Anayasa Mahkemesi`ne gitme gibi bir
hakkımız var. Anayasa`ya aykırı bir düzenleme varsa hukukçular buna karar verirler. Biz de Anayasa Mahkemesi`ne gideriz. Bu bizim en doğal hakkımız. Şimdi yine Başbakan kızacak: `Vay efendim yine Anayasa Mahkemesi`ne gittiniz` diye. O Başbakan`a şunu hatırlatmak isterim. Fransız Parlamentosu`nda hem iktidar, hem muhalefet, hem de iktidar senatörleri Ermeni soykırımı iddiası üzerine Anayasa Mahkemesi`ne başvurdular. Sonra Anayasa Mahkemesi karar verdi. İşte bak Tayyip Erdoğan, bu ülkede demokrasi vardır.
Kızdı mı onların başbakanı, `Siz `Niye Anayasa Mahkemesi`ne başvuruyorsunuz` diye. Çünkü hukuk yolu her yurttaş ve kurum için haktır. Hukukun önünü tıkamak demokrasiyi bilmemek demektir. Biz de bir aykırılık varsa Anayasa Mahkemesi`ne gideceğiz. Anayasa`ya aykırı bir durum yoksa mesele de yok. Bunun kararını ben değil, hukukçular verecek."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Engelli tiyatro topluluğundan Maden Müzesi’nde özel oyun Zonguldak’ta engelli tiyatro topluluğu, Müzeler Günü dolayısıyla Zonguldak Maden Müzesi’nde özel gösterimde sahne aldı. Kilimli Gençlik Merkezi özel oyuncular tiyatro topluluğu, Müzeler Günü çerçevesinde Türkiye’nin ilk ve tek müzesi olan Maden Müzesi’nde “Safinaz’ın İzdivacı” oyununu sergiledi. Avrupa Endüstri Mirası Rotası üyesi olan müzedeki ziyaretçilere, engelli tiyatro topluluğunun performansı alkış aldı. Tiyatro yazarı ve yönetmeni Nuray Dibek tarafından oluşturulan topluluk; müzede sahne almanın heyecanını yaşadı. Maden Müzesi’nde oyun sergilemenin farklı bir çalışma olduğunu ve kendilerine katkı sağladığını anlatan Dibek, “Bir Zonguldaklı olarak Maden Müzesi’nde tiyatro gösterisi yaptığımız için çok mutluyuz. Farklı bir çalışma oldu. Farklı çalışmaların bizlere katkısı çok büyük. Kilimli Gençlik Merkezi özel oyuncular tiyatrosu olarak engelli bireylerden oluşan tiyatro ekibiyiz. Ve böylesi günlerde göz önünde olduğumuz zaman farklı çalışmalarla daha çok farkındalık oluşturuyoruz. Bu anlamda etkinlik bize çok katkı sağladı. Umarım sesimizi duyurabilmişizdir. İlgi umduğumuzdan daha iyiydi. Engelliler Haftası’na da denk geldiği için engelli bireylerden oluşan seyircilerimiz de vardı. Üniversite öğrencilerimiz, müzeye gelen ziyaretçilerimiz hep buradaydı. Bu tarz çalışmalarla göz önünde olmak istiyoruz. Ne kadar çok farkındalık oluşturursak engelleri o kadar aşarız diye düşünüyoruz. Git gide bu tür etkinlikler sayesinde toplumda yer aldığımızı düşünüyoruz” ifadelerine yer verdi. Dibek, müzenin hem Zonguldak hem de Türkiye için büyük bir önem taşıdığını aktararak kendilerine imkan sağlayarak etkinliği gerçekleştirmelerine destek olanlara teşekkür etti.
İstanbul Alibeyköy’de 33 kişinin yaralandığı kazanın olduğu yerde keşif yapıldı Alibeyköy’de 33 kişinin yaralandığı tramvay ile halk otobüsünün çarptığı kazaya ilişkin yürütülen soruşturma çerçevesinde olay yerinde keşif yapıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, 5 Aralık 2022’de Eyüpsultan’da meydana gelen kazaya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanmış, 33 kişinin yaralandığı kazaya neden olduğu iddia edilen vatman Semi Özcan hakkında 1 yıldan 6 yıl 9 aya kadar hapis cezası talebiyle dava açılmıştı. Soruşturma çerçevesinde bugün olay yerinde keşif yapıldı. Keşfe hakim, Metro İstanbul’un avukatı, vatman Semi Özcan ile avukatı ve müşteki Hamza Ertürk katıldı. Hakim müşteki Hamza Ertürk’ü vatman Sami Özcan’ı dinledi. Olay yerinde inceleme yapıldı. Şüphelinin yargılanmasına önümüzdeki günlerde İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlanacak. “Burada bir îdari hata olabilir diye düşünüyorum” Yaşanan olayda yaralanan Hamza Ertürk, “Şöyle bir şeyde söyleniyordu, sinyalizasyon arızası olduğuna dair bir anormallik var. Normalde sürücüye de kalmadan kavşaklarda otomatik yavaşlama sisteminin olması lazım. Burada bir îdari hata olabilir diye düşünüyorum. Vatmanın bilinci açıktı. Kendisi bizden şöyle bir şey talep etti. Hemşire hanım kalkalım dedi. Vatman durdurdu, ’telefonumu bulmam lazım’ dedi. Hemşire hanım ’telefonunuzu nasıl bulalım. Sizi bir an önce hastaneye götürmemiz lazım’ dedi. O ısrarla telefonunun bulunmasını istedi. Ben de bunun üzerine ’telefon numaranı hatırlıyorsan söyle arayalım, en azından birinin dikkatini çeker’ dedim. Telefon numarasını hatırladı, bu da bilincinin açık olduğunun göstergesi. Ben omzumdan yaralandım, ameliyat geçirdim oraya platin takıldı. 7 ay süren bir fizik tedavi sürecim oldu. Hala tam olarak iyileşmedi, kolumu tam kapasite kullanamıyorum. Bu tarz her gün yüzlerde insanı taşıyan İstanbul gibi metropol bir şehirde insan canı bu kadar ucuz olmamalı. Burada bir sinyalizasyon hatası varsa çözülmeli. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı” şeklinde konuştu.
Sivas Uzmanından sürü köpekleri için kene uyarısı Uzman Kangal köpeği yetiştiricisi Hüseyin Yıldız, köpeklere uygulanan kene ilacına ilişkin bilgiler verdi. Yanlış uygulamaların köpekler üzerinde travmalara neden olduğunu söyleyen Yıldız, kene ilacının uygulama şeklini anlattı. İlkbaharın gelmesiyle birlikte artan kene popülasyonu, hayvanlarda da etkili olmaya başlıyor. Küçükbaş, büyükbaş ve köpeklere de tutunan keneler, tutunduğu bölgede kan emerek hayatını sürdürüyor. Tutunduğu hayvanın direncini oldukça düşüren keneler için, uzmanlar ilaç uyarısında bulunuyor. Sürü köpeklerinin mutlaka ilaçlanması gerektiğini söyleyen uzman Kangal köpeği yetiştiricisi Hüseyin Yıldız, “Köpeklerde kene taraması yapılmaya başlandı. Özellikle bu mevsimde tarama yapılmadığı zaman kene ile ilerde mücadele etmek zorlaşabilir” dedi. İlkbahar aylarında kenelerin oldukça arttığını söyleyen Hüseyin Yıldız, “Bahar dönemi; kenelerin hayat bulduğu, bitkilerin fazlalaştığı ve kenelerin tutunduğu bir yer. Bunlar hayvanlara da maalesef sirayet ediyor. Bu mevsimde korunmadığı sürece etkinliğini artırır. Keneler hayvanlardan kan emer. Tedirgin eder, rahatsız olurlar. Köpeklerde kene taraması yapılmaya başlandı. Özellikle bu mevsimde tarama yapılmadığı zaman kene ile ilerde mücadele etmek zorlaşabilir. Kene, tutunduğu bölgede kan emerek büyüyor. Hayvan da bundan rahatsız olduğu için mücadeleyi bir insan bilinciyle yapmıyor. Ayaklarıyla vuruyor, dişi ile almaya çalışıyor. Aldığı zaman da hayvanda travma geliştiriyor. Hem de kenenin yapıştığı ve hayvan tarafından uzaklaştırıldığı bölgede yaralar meydana gelebiliyor. Bu yaralar, lokal antibiyotik gerektiren yaralara meydan veriyor. Hayvanın vücut ısısı artıyor ve titremeler meydana geliyor. Özellikle beyinde hasara neden olma durumu söz konusu olabiliyor. Çok rahatsız edici bir durumla karşı karşıya olduğu için müdahaleyi çok erken yapmak gerekiyor” dedi. Hayvanlara kene tutunmadan önce önlem alınması gerektiğine dikkat çeken Yıldız, şu ifadelere yer verdi, “Mevsiminde tarama ve uygulama çok önemli. Bu tür çözeltiler mevsiminde yapılmazsa çözeltinin etkinliğini kaybettirir. Güneş ışığına çok fazla maruz kalan hayvanlarda yaralara neden olabilir. Bu çözeltilerin uygulandığı mevsim önemlidir. Daha karanlık, yağmurlu ve serin bir havada yapılmalı. Tüy dökme döneminde, soğuk havada, mevsimin tam netleşmediği uygulamak çok önemli. Mevsimin netleşmediği dönem bu uygulama yapılırsa netleşmeyen haşere grubunu da engellemiş oluyorsunuz. Bu aslında bir önlemdir.”