GENEL - 01 Nisan 2012 Pazar 17:18

KÜLTÜR OTOBÜSLERİ YOLLARDA

A
A
A
KÜLTÜR OTOBÜSLERİ YOLLARDA

Belediyeye ait fırınlarda Ruşeymli Ekmek üreterek, okullarda öğrencilerin sağlıklı ekmek tüketmesi için girişimde bulunan ilk yerel yönetici olan Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, şimdi de Kültür Otobüsleri`ni hizmete soktu.
Silivri İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü`ne bağlı İlköğretim ve Lise düzeyindeki okullara Silivri Belediye Kültür Otobüsleri`ni tahsis eden Işıklar, Silivrili öğrencilerin 2012 yılı gezi organizasyonlarının tamamını üstlendi. Gezi programı kapsamında Silivri Belediyesi`nin 2 adet Kültür Otobüsü; Çanakkale Şehitliği`ne 17 sefer, Edirne Selimiye Camisi`ne 19 sefer, Bursa Ulu Camisi ve Yeşil Cami`ye 4 sefer, Ankara Anıtkabir`e 18 sefer, İstanbul Tarihi Müzeler ve Camilere 60 sefer, bir gün konaklamalı Nevşehir
Kapadokya `ya da 2 sefer gerçekleştirecek. Çanakkale ve Nevşehir`de rehber hizmetinin de dâhil olacağı gezi programlarında, öğrencilere de ikramlar da sunulacak. 60 gün boyunca, toplam 5400 öğrenci kültür gezilerinden ücretsiz şekilde yararlanacak.
Bu sabah saat 07:30 `da Piri Mehmet Paşa İlköğretim Okulu öğrencilerini uğurlayan Başkan Işıklar "Kültür gezileri düzenledik okullarımızın kültürel gezi ihtiyaçlarını toplu olarak karşılamayı planlamıştık.Bu ilk uğurlamalardan bir tanesi ,geçtiğimiz yıllarda düönüşümlü olarak ihtiyaca göre yapıyorduk,bugün se bunları planlı bir şekle koyduk bütün talepleri alıyoruz ve bunları iki ay içerisinde Edirne,Bursa,İstanbul gibi.Bu kültürel gezileri bir anlamda çocuklarımızın tarihimizi ,tarihi değerlerimizi
görerek onları tanıyarak,rehberlik hizmetlerini de alarak tanımalarını amaçlayan bir kültürel gezi programı hazırladık.Bu talepler zaten kendiliğinden oluşuyordu vardı,ama bunları düzenli hale getirmek bekli toplu bir şekilde planlamak daha kolay oldu.bu güne kadar gitme fırsatı bulamamış,belki de imkansızlıkları nedeniyle gidememiş veya araç yetersizliğinden gidememiş çocuklarımızı da götürme fırsatı bulduk.Bu gezide çeşitli vesilelerle ,çeşitli şehirlerle tekrar edeceğiz.Haziran ve Temmuz Aylarında da
Ramazan ayında da iki ay yine aynı şekilde düzenli olarak vatandaşlarımızı götüreceğiz.Toplam 5400 çocuğumuz bu şekilde gezilere götürmeyi planlıyoruz" dedi.
Öğrenciler ve velileri Silivri Belediyesi`nin yapmış olduğu bu uygulamayı beğendiklerini belirterek "Başkanımıza teşekkür ederiz.Sabahın bu saatinde bizi uğurlamak için gelmiş kendisine çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: "600 milyar dolar ticaret kapasitesi olan Orta Koridor, kardeş ülkelerimizin coğrafyalarıyla bütünleştiğinde bir anlam taşıyabiliyor" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, "Orta Koridor’un 600 milyar dolardan daha fazla olan ticaret kapasitesi, o hatta Türk Devletleri Teşkilatı’nda birlikte olduğumuz kardeş ülkelerimizin coğrafyalarıyla bütünleştiğinde bir anlam taşıyabiliyor" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Zorlu, Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) tarafından Azerbaycan’ın Umummilli Lideri Haydar Aliyev’in 103. doğum yıl dönümü münasebetiyle düzenlenen "Haydar Aliyev ve Türk Dünyası" programına katıldı. Burada konuşan Zorlu, Haydar Aliyev’i anmanın yalnızca büyük bir devlet adamını hatırlamak olmadığını ifade ederek, onun ortaya koyduğu vizyonu, bıraktığı güçlü mirası ve Türk dünyasının birlik ve beraberliği adına çizdiği istikametin doğru okunmasının da son derece kıymetli olduğunu aktardı. "Haydar Aliyev’in attığı temel, Azerbaycan’ı dünyada yaklaşımından ve tarihinden söz ettiren bir devlet olma konumuna taşımayı başarmıştır" Merhum Haydar Aliyev’in üç temel yönüyle tarihteki yerini aldığını söyleyen Zorlu, "Elbette Azerbaycan’ın ikinci bağımsızlık döneminin inşasında liderlik rolünü üstlenmiştir. 100 yıl önce birinci bağımsızlık döneminin mimarı olan rahmetli Resulzade’nin ‘Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez’ sözüne istinaden Aliyev’in döneminde de o bayrak bir adım daha yukarılara kaldırılmıştır. Dış politikaya baktığımız zaman çok yönlü ve dengeli bir siyaseti hayata geçirdiğini görüyoruz. Düşünün ki Sovyetler dağılmış ve o zor koşullarda Azerbaycan için hangi yolculuğa doğru gitmek isteyeceği yönünde büyük sorgulamalar, belirsizlikler söz konusu. İşte öyle bir dönemde Nahçıvan’da doğmuş ve yetişmiş böyle bir lider, temel istikametini Türk dünyası olarak belirlemiştir. Bunun yanında bu yolculuğu güçlendirecek çok yönlülük ilkesiyle batıdan doğuya önemli merkezleri de Azerbaycan’ın çehresine yerleştirmeyi başarmıştır. Ayrıca tarih şuuru ve milli kimlik çalışmaları üzerinde Azerbaycan’ın yükselişini sağlamış olmasıdır. Onun döneminde adım adım Azerbaycan tarihiyle, dokusuyla, insan kaynağıyla Azerbaycan’ın kendi ayakları üzerinde duran ve bu yükselişi, bu temel üzerinde gerçekleştiren bir devlet olma hüviyetini kazanmıştır. Üçüncüsü de onun gerçekçilik ve adım adım politikaları hayata geçirme yönündeki liderlik yöntemidir. Türkiye ile ilişkiler de işte böyle bir evrede hayata geçmiş ve süreklilik arz etmiştir. Bugün çok şükür görüyoruz ki merhum Haydar Aliyev’in attığı o temel sonrasında İlham Aliyev’in döneminde yeni bir çehre kazanmış ve artık kendini bölgesinde kanıtlamış Azerbaycan’ın bir adım ötesine taşınarak, dünyada yaklaşımından ve tarihinden söz ettiren bir devlet olma konumuna taşımayı başarmıştır" ifadelerine yer verdi. "600 milyar dolar ticaret kapasitesi olan Orta Koridor, kardeş ülkelerimizin coğrafyalarıyla bütünleştiğinde bir anlam taşıyabiliyor" Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu’nun en önemli gündem maddelerinden bir tanesinin de Orta Koridor meselesi olduğuna değinen Zorlu, "Orta Koridor dediğimiz şeyi üç farklı ama birbiriyle bütünleşik bir sistem içerisinde değerlendirebiliriz. Bir tanesi, Hazar ve Orta Asya’nın esas alındığı büyük bozkırı kuşatan birinci hat. İkincisi, Güney Kafkasya hattı ve bunun tabii ki merkezinde Nahçıvan’dan Bakü’ye uzanacak o önemli koridor olan Zengezur Koridoru. Hemen alt tarafında da tüm bu iki koridoru Batı’ya taşıyabilecek ve ara buluculuğu da üstlenen Türkiye’nin bulunduğu Orta Doğu hattı da çok önemli. Özellikle Orta Doğu’yu katmamın sebebi; Türkiye’mizin bu Orta Koridor meselesini irdelerken Türk dünyasına yeni bir güç alanı olarak sunmaya çalıştığı iki önemli proje var. Bir tanesi kalkınma yolu, diğeri de Hicaz Demiryolu’nun yeniden hayata geçirilmesine yönelik çalışmalar. Baktığımızda bu büyük ufuk imkansız değil. Çünkü bugüne kadar adım adım liderlerimizin attığı adımlarla, projelerle hayata geçirildi ve bu çalışmalar devam ediyor. Önemli bir koridordan bahsediyoruz. Bunu çok daha fazla irdeleyip, artık dünyada gittiğimiz her yerde de konuşabilir durumda olmalıyız. 600 milyar dolardan daha fazla olan bir ticaret kapasitesi, o hatta Türk Devletleri Teşkilatı’nda birlikte olduğumuz kardeş ülkelerimizin coğrafyalarıyla bütünleştiğinde bir anlam taşıyabiliyor. Bize düşen bunu iyi anlatmak, anlamlandırmak ve hayata geçirebilmektir" diye konuştu. Programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu’nun yanı sıra yabancı misyon temsilcileri ve öğrenciler katıldı.
Bursa İnegöl’de sular altında kalan araziler böyle görüntülendi Bursa’nın İnegöl ilçesinde gece saatlerinde etkili olan yağışların ardından dereler taştı, sulama barajları doluluk sevinen ulaştı. Ani bastıran taşkınlar nedeniyle ekili 500 dekar alan sular altında kaldı. Sular altında kalan alanlar havadan görüntülendi. İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, ani bastıran yağış ve ardından yaşanan taşkınlar nedeniyle Boğazköy Barajı sınırları içerisinde izinsiz ekilen 500 dekar alanın sular altında kaldığını, onun dışında herhangi bir sorun olmadığını belirtti. Açıklama yapan Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, "Bildiğiniz gibi son yıllarda görmediğimiz kadar bölgemize yağış alıyor coğrafi bölgemiz. Karın olduğu bölgelerdeki baraj ve göletlerimizde su sıkıntısı olmazken, dolmayan göletlerimiz de mevcut. Ama özellikle son üç gündür yağan yağışlarla birlikte, tabi bu yağışlar yağmur şeklinde yağıyor ama yükseklerde bizim buralar çünkü biliyoruz 2000-2500 metre yüksekliğinde Uludağ Dağ’dan başlayıp Mezitlere kadar giden devamında kar yağışı da var. Zaten o bölgede kar yağışı var, önceden yağan kar da mevcuttu. Dolayısıyla yağmurla birlikte, kar erimesiyle birlikte dereler doldu taştı. Tabi dere dediğimiz bütün dereleri toplayıp da Boğazköy Barajı’nda buluşmalarıyla birlikte ondan sonra Kocasu ismini, Gökçesu da diyorlar, Kocasu da diyorlar, ve sonrasında Yenişehir orasından geçip Sakarya’ya karışıyor. O kadar su geliyor ki, gelen su kadar da barajdan su salınıyor şu anda. İki tribün de çalıştırılıyor şu anda. Sakarya Nehri’nin taştığını gördük. Çünkü onun taşmasının sebebi de normal kendi Sakarya Nehri’nin neredeyse hacmi kadar da bizden su gittiğini biliyoruz Yenişehir ovasından, Boğazköy Barajı’ndan. Dolayısıyla su sıkıntısının o barajda, bazı barajda yaşamayacağımız bir yıl olarak görünüyor. Tabii ki az evvel de söyledim bazı barajlarımızda da sıkıntı var. Tabii bu arada barajın suyu iki türbin çalıştırılarak salınıyor. Aynı zamanda da salınan kadar da su geliyor. Dolayısıyla baraj havzası da son gotuna doğru gelmeye başladı. Tabii oralarda biraz ekili alanlar vardı. 500 dekar falan ekili alan vardı ama olan var, işte olmayan var, eken var. Oralar zaten istimlaklı alan yani çiftçinin kendine ait bir bölge değil. Zaten suyun tutulma kodunun olduğu yerdeki ne kadar alan varsa daha önce istimlak edilmiş alan. Oraalarda da şu an su dolmuş durumda. Ben bir de şunu ilave edeceğim. Bundan 15 gün önce barajın sularını azaltmaya gitti Devlet Su İşleri yetkilileri Boğazköy Barajı’nda gitti. Tabii bunu bilip bilmeyen arkadaşlar suyu salıyor, ne olacak bu falan filan diye bizlerle temas kuruyorlardı. Biz de daha önceden edindiğimiz tecrübelerle o tepki bu konuda gerçekten her yıl bu zamanlarda mutlaka karların erimesiyle özellikle Mezitler’ den, Oylat tarafından Kalburt’tan gelen derelerin sularıyla birlikte sel baskınları oluşuyordu. Nitekim DSİ yetkilileri de haklı çıktı diyelim. Görüyorsunuz bir yandan salınan su koskoca bir nehir gibi, öteki taraftan çok büyük nehir kadar da su baraja girmekte. Mezit tarafından gelen dereler özellikle Hasanpaşa, Bilalköy civarlarında taşma yapmak suretiyle bazı çiftliklere girdi. Tarım arazileriyle az da olsa temas etti. Bereket ki şunu söylemiş olayım, Devlet Su İşleri’nin her bölgede havzalarını çalışmak suretiyle genişletip, yükselttiler. Yoksa bugün gelen su gerçekten Çitli’den tut, Kırık’tan çıktığı andan itibaren birçok köy su altında kalırdı. Bereket ki dere yatakları çok geniş. O sebepten sıkıntı yok" dedi.
Sinop Sinop’ta liseli gençler destanları sahneye taşıdı Sinop’ta gençlerin tarihi ve kültürel mirasla bağ kurmasını amaçlayan "Destanlarımızı Sahneliyoruz" projesinde ilk gösterim gerçekleştirildi. Projenin başlangıç oyunu olan "Leyla ile Mecnun", izleyicilerden tam not aldı. Sinop Valiliği himayesinde ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde hayata geçirilen projenin tanıtım toplantısı, Sinop Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saat 14.00’te başlayan programda, etkinlikte aktif rol alan 11 farklı liseden toplam 247 öğrenci sahne kostümleriyle izleyicilerin karşısına çıktı. Programda ayrıca projeye katkı sunan 64 öğretmen de tanıtıldı. Programda katılımcılara hitap eden Sinop Valisi Mustafa Özarslan, "Bu etkinlik ben inanıyorum ki Sinop’umuzda bir başlangıç, bir hikayenin ilkleri olacak. Biraz önce de evlatlarımız, öğrencilerimiz bahsettiler. Akademik başarıyı tabii ki önemsiyoruz ama Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde her zaman ifade ettiğimiz gibi bu akademik başarının yanı sıra çocuklarımızın bütüncül bir şekilde kültürel, sosyal, sportif yönden, manevi yönlerden, her yönden güçlü bir şekilde çocuklarımızı yetiştirmek istiyoruz. Destanlar da bizim derin mazimizden, geçmiş zenginliklerimizden, kültür ırmağından Türkistan’dan akıp gelip, Anadolu’dan geçip Rumeli’de yerleşen her üç coğrafyada, biraz önce bahsettiğim gibi her üç coğrafyada Türkistan’da, Anadolu’da, Rumeli’de geçen, vuku bulan destanlarımız var. Bu destanlar bizim birer bilgi hazinemiz, birer bilgi ansiklopedileri. Bunlar bizim sözlü tarihimiz, geçmiş tarihi zenginliğimiz ve geçmiş zengin mazimiz. Ama şimdiki çocuklarımız işte bu mazideki köklü zenginliği, kültürel zenginliği, bu tarihin derinlerinden gelen bilgi dağarcığını getirip sözlü kültürü burada sergileyecekler. Bu evlatlarımız, çocuklarımız, gençlerimiz bizim teminatımız. Bizler bu çocuklarımızı, evlatlarımızı bizden daha iyi yetiştirmek istiyoruz. Bizi nasıl bizden önceki nesiller imkanları ölçüsünde, bilgi ve becerileri ölçüsünde yetiştirmişlerse biz onların bir eseriyiz, ürünüyüz. Biz de istiyoruz ki biz de evlatlarımız, gençlerimiz, çocuklarımız bizden daha iyi yetişsinler. Çağ gereklerine uygun bir şekilde, güçlü, kuvvetli bir şekilde yetiştirelim ve böylece tarihsel yolculuğumuz devam etsin. Bütün arzumuz, bütün isteğimiz bu" dedi. Gençlerden muhteşem performans Konuşmaların ardından Atatürk Anadolu Lisesi öğrencilerinin sahnelediği "Leyla ile Mecnun" oyunu büyük beğeni topladı. Proje kapsamında Oğuz Kağan Destanı’ndan Köroğlu’na, Battal Gazi’den Aslı ile Kerem’e kadar medeniyetimizin yapı taşı olan birçok eser, farklı liselerin performansıyla 13 Mayıs Çarşamba gününe kadar Sinop Kültür Merkezi’nde sahnelenmeye devam edecek. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Sinop Sinop’ta liseli gençlerden tiyatro resitali Sinop’ta gençlerin tarihi ve kültürel mirasla bağ kurmasını amaçlayan "Destanlarımızı Sahneliyoruz" projesinin ilk gösterimi gerçekleştirildi. Projenin başlangıç oyunu olan "Leyla ile Mecnun", izleyicilerden tam not aldı. Sinop Valiliği himayesinde ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde hayata geçirilen projenin tanıtım toplantısı, Sinop Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saat 14.00’te başlayan lansman programında, etkinlikte aktif rol alan 11 farklı liseden toplam 247 öğrenci, sahne kostümleriyle izleyicilerin karşısına çıktı. Programda ayrıca projeye katkı sunan 64 öğretmen de tanıtılarak emekleri vurgulandı. Programda katılımcılara hitap eden Sinop Valisi Mustafa Özarslan, projenin önemini şu sözlerle anlattı:"Bu etkinlik ben inanıyorum ki Sinop’umuzda bir başlangıç, bir hikayenin ilkleri olacak. Biraz önce de evlatlarımız, öğrencilerimiz bahsettiler. Akademik başarıyı tabii ki önemsiyoruz ama Türkiye yüzyılı marif modelinde her zaman ifade ettiğimiz gibi bu akademik başarının yanı sıra çocuklarımızın bütüncül bir şekilde kültürel, sosyal, sportif yönden manevi yönlerden, her yönden güçlü bir şekilde çocuklarımızı yetiştirmek istiyoruz. Destanlar da bizim derin mazimizden, geçmiş zenginliklerimizden kültür ırmağından Türkistan’dan akıp gelip Anadolu’dan geçip Rumeli’de yerleşen her üç coğrafyada, biraz önce bahsettiğim gibi her üç coğrafyada Türkistan’da, Anadolu’da da, Rumeli’de geçen vuku bulan destanlarımız var. Bu destanlar bizim birer bilgi hazinemiz, birer bilgi ansiklopedileri. Bunlar bizim sözlü tarihimiz, geçmiş tarihi zenginliğimiz ve geçmiş zengin mazimiz. Ama şimdiki çocuklarımız işte bu mazideki köklü zenginliği, kültürel zenginliği bu tarihin derinlerinden gelen bilgi dağarcığını getirip sözlü kültürü burada sergileyecekler. Bu evlatlarımız, çocuklarımız, gençlerimiz bizim teminatımız. Bizler bu çocuklarımızı, evlatlarımızı bizden daha yetiştirmek istiyoruz. Bizi nasıl bizden önceki nesiller imkanları ölçüsünde, bilgi ve becerilerini ölçüsünde yetiştirmişlerse biz onların bir eseriyiz, ürünüyüz. Biz de istiyoruz ki biz de evlatlarımızı, gençlerimizi, çocuklarımızı bizden daha iyi yetişsinler. Çağ gereklerine uygun bir şekilde, güçlü, kuvvetli bir şekilde yetiştirelim ve böylece tarihsel yolculuğumuz devam etsin. Bütün arzumuz, bütün isteğimiz bu." Gençlerden muhteşem performans Konuşmaların ardından Atatürk Anadolu Lisesi öğrencilerinin sahnelediği "Leyla ile Mecnun" oyunu büyük beğeni topladı. Proje kapsamında; Oğuz Kağan Destanı’ndan Köroğlu’na, Battal Gazi’den Aslı ile Kerem’e kadar medeniyetimizin yapı taşı olan birçok eser, farklı liselerin performansıyla 13 Mayıs Çarşamba gününe kadar Sinop Kültür Merkezi’nde sahnelenmeye devam edecek. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.