GENEL - 02 Nisan 2012 Pazartesi 22:18

2013 YILININ `DÜŞÜNME VE BEYİN` YILI OLARAK KUTLANMASI İÇİN KANUN TEKLİFİ VERDİ

A
A
A
2013 YILININ `DÜŞÜNME VE BEYİN` YILI OLARAK KUTLANMASI İÇİN KANUN TEKLİFİ VERDİ

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, 2013 yılının `Düşünme ve Beyin` yılı olarak kutlanması için kanun teklifi verdi.
Tanrıkulu, Her yıl 13-19 Mart tarihleri arasında `Beyin Haftası` olarak kutlanılan haftanın 2013 yılında `Beyin Yılı` olarak kutlanması istemiyle TBMM Başkanlığı`na kanun teklifi verdi. Türkiye`de düşünmeye, akıl yürütmeye, dolayısıyla da insan beyninin gelişmesine yeteri kadar önem verilmediğini, nitelikli insan ve beyin gücünün istenilen düzeyde yetiştirilemediğini kaydeden Tanrıkulu, "Doğru düşünemiyor, doğru kararlar alamıyor, beyin gücümüzü yeteri kadar geliştiremiyor ve sonuçta beynimizi
geliştirecek yöntemlerle de hareket edemiyoruz. Bu yüzden; beyinlerimizin tazelenmesi, kendi kendini yenilemesi, unutkanlıkların ortadan kalkması, hafızamızın pekiştirilmesi ve bellek gücümüze güç katılması, toplumumuzda `beyin gücü`nü yüceltme kültürünün alışkanlık haline dönüştürülmesi, doğru kararlar alabilen gençliğin yetişmesi ve çoğalması için, beyin gücüyle `ortak akla` hizmet etmek amacıyla, beyni çalıştırma yöntemlerinin bütün eğitim-öğretim kurumlarında ve toplumda sürdürülebilir hale
getirilmesi için, bürokrasi de `duygu ve düşünce platformları` kurarak az da olsa ilgililerce ve sivil toplum örgütlerince Mart ayının 13-19 tarihleri arası `Beyin Haftası` olarak kutlanılan haftanın, 2013 yılında "Beyin Yılı" olarak kutlanması sayısız yararlar sağlayacaktır" dedi.
"İnsan Beyninin gelişmesine yeterli önemin verilmesi halinde toplumumuz insan beynindeki sırlar dünyasını yakından bilecek, galaktik yapıdan, holografik kayıttan, kod açılım faktöründen, şifreli programlardan, açık-kapalı şuur boyutundan, bilim-sanat-felsefe ve inançla ilgili beyin hareketlerini takip edebilmek, psikolojik baskı ve gri propagandalara karşı kendini koruyabilmek, kişisel gelişimini sağlamak ve ilerletmek için, düşünce ve beyin yılı aracılığıyla beyin eğitimini alışkanlık haline
getirebilecektir" diyerek sözlerini sürdüren Tanrıkulu, "Günümüzde Amerikan ve İngiliz Tıp Birlikleri yayımladıkları bildirilerle `Hastalıkların yaklaşık %80 oranında zihinsel kökenli` olduklarını açıklamışlardır. Ülkemizde bu alanda çalışan uzmanların çoğunluğu da aynı görüştedir ve ülkemizdeki rahatsızlıkların nedeni ve kökeni de zihinsel bunalımdan kaynaklandığı ifade edilmektedir. İşsizlik oranının halen yüksek oluşu, sorunların gün geçtikçe artması, toplumsal krizlerin yaşandığı ülkemizde de, buna
benzer vakalar önemli ölçüde artmıştır" diye konuştu.
Ülke genelinde beslenme bozukluğundan depresyona, uyuşturucu kullanımından hiperaktifliğe, suça eğimlilikten strese, obeziteye kadar her çeşit rahatsızlığın vuku bulduğunu ve bütün bu rahatsızlıklara rağmen çözüm oluşturacak `beyin sağlığına da gereğince önem verilmediğine, ABD kongresinin almış olduğu bir kararla 1990-2000 yıllarını `beynin 10 yılı` olarak ilan ettiğine, Danimarka`da 1997 yılı, İsveç`te 1998 yılı `Beyin Yılları` olarak ilan edildiğine ve Avrupa Beyin Komisyonunun da, 2014 yılını
`Beyin Yılı` ilan etme kararı almış vaziyette olduğuna dikkat çeken Tanrıkulu, "Bu bakımdan toplumumuza dinamizm sağlayacak, unutkanlığı gidererek toplumun kendine gelmesine vesile olacak ve dinamizm yaratacak bir harekete vesile olacak ve başlangıç olarak 2013 yılının "Düşünme ve Beyin Yılı" olarak ilan edilmesi ve her on yılda bir tekrar edilmesi yönünde TBMM`ye Kanun teklifi sunmuş bulunmaktayım" şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya’da "Geleceğin İş İnsanları" programı Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yürütülen "Geleceğin İş İnsanları" KUTSO Girişim Hızlandırma Programı kapsamında, programın önemli aşamalarından biri olan "Open House Meeting" (mentorluk) etkinliği gerçekleştirildi. Program çerçevesinde, 140 girişim arasından seçilerek finale kalan 15 girişimci ekip; alanında uzman mentorların rehberliğinde projelerini geliştirme ve iş modellerini güçlendirme fırsatı buldu. Girişimler, ürün-pazar uyumu ve iş modeli, büyüme, satış ve pazarlama, fikri mülkiyet yönetimi, operasyon ve teknoloji yönetimi ile finansman ve yatırım yönetimi başlıklarında kapsamlı değerlendirmelerden geçti. KUTSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emin Yüce açılış konuşmasında, finale kalan girişimlerin Kütahya’nın girişimcilik ekosisteminin gelişimine katkı sağlayacak önemli bir potansiyeli temsil ettiğini belirtti. Yüce, KUTSO’nun girişimciliği stratejik bir öncelik olarak gördüğünü ve girişimcilerin her aşamada desteklenmeye devam edileceğini ifade etti. Programın kapanışında konuşan KUTSO Girişimcilikten Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Semra Tozaraydın ise süreç boyunca ortaya konulan fikirlerin ve etkileşimin Kütahya’nın girişimcilik kapasitesini ortaya koyduğunu vurguladı. Tozaraydın, girişimcilerin edindikleri deneyim ve geri bildirimlerin projelerin gelişimine önemli katkı sağlayacağını belirterek final sürecine yönelik kararlılığın önemine dikkat çekti. Etkinliğin moderasyon ve koordinasyonu KUTSO Girişimcilik Ofisi Sorumlusu Tuğba Katırcı tarafından yürütüldü. Süreç boyunca mentorlar ile girişimciler arasında kurulan etkileşim, programın verimli şekilde ilerlemesine katkı sağladı. Mentorluk sürecinde; ürün-pazar uyumu ve iş modeli, büyüme, satış ve pazarlama, fikri mülkiyet, operasyon ve teknoloji ile finansman ve yatırım yönetimi gibi alanlarda uzman isimler girişimcilere rehberlik etti. Program kapsamında gerçekleştirilen mentorluk süreciyle girişimciler önemli kazanımlar elde ederken, "Open House Meeting" etkinliğiyle bir üst aşamaya taşınan girişimler, 21 Mayıs’ta düzenlenecek final programında projelerini sunmaya hazırlanıyor.
Eskişehir Minik ayakları ile uyduğu ritimler binlerce beğeni aldı Eskişehir’de sokak çalgıcısı ritimlerine ayak uydurarak eğlenen ve o anları sosyal medyada binlerce beğeni alan minik Adel’in annesi ve babası, çocuklarının sanata olan ilgisi hakkında konuştu. Geçtiğimiz günlerde Elvan ve Göktuğ Akçay çifti kızları Adel Akçay ile birlikte Porsuk Bulvarı’nda gezintiye çıktı. Sokak çalgıcılarının oldukça yoğunlukta olduğu bulvar üzerinde bir ritimden etkilenen 2 yaşındaki Adel, kendine has figürlerle dans etmeye başladı. Annesi tarafından cep telefonuna kaydedilen sevimli görüntüler sosyal medyada binlerce kişinin beğenisini kazandı. Özellikle Eskişehir’de neredeyse herkes tarafından tanınan minik kız çocuğunun dansı ve müziğe olan merakını anne ve babası anlattı. Sosyal medya üzerinden binlerce güzel yorum aldıklarını ifade eden Akçay çifti, kızlarının daha 4 aylıkken bugüne çalan bir ritme ayak uydurduğunu belirtti. Kızlarının ilgi duyduğu alanda gelişmesi için gelecekte çaba göstereceklerini söyleyen anne ve baba, çocukların sanata olan ilgisinden ise memnun. "Çok güzel yorumlar aldık" Kızının binlerce beğeni alan videosu ve sanata olan ilgisi hakkında anne Elvan Akçay şöyle konuştu: "Biz o gün tamamen kızımızı gezdirmeye çıkarmıştık aslında. Normalde de sürekli evde dans ettiği için dans ederken bir videosunu çektik. Tamamen anı kalsın diye atmıştık aslında ama tutacağını hiç bilmiyorduk. Bizim için güzel de oldu, çok güzel yorumlar aldık. Çok beğendiler özgüvenini, montunu. ’Hoppala’ tarzında hareketli bir şeyimiz vardı, o tarzda müzik duyduğunda sürekli dans ediyordu ama dans hiç çıkmadı bizim hayatımızdan. Her duyduğu sesle, özellikle darbuka seslerini çok seviyor. Elektronik müzik çok seviyor." "Kapı gıcırtısına bile oynuyoruz biz" Kızının ilgi alanında gelişmesi için çaba sarf edeceğini söyleyen baba Göktuğ Akçay, "Bizim için pozitif bir eğlence oldu. Genç bir kızın eğlenebildiği bir şehirde olmak bizi mutlu ediyor aslında, o da Eskişehir’in ayrı bir güzelliği. Biz herhangi bir şeye yönlendirme taraftarı değiliz, sosyal hayatında yapacağı hobilerde, edineceği hobilerde her şey kendi kararı. Biz sadece iyi olabileceğini düşündüğümüz şeyleri gösterip onun talep ettiği şeyde de onu destekleyeceğiz. Özgür bir kız olarak büyüyecek, güçlü ve özgür olacak. Müziğe ilgisi var. Yani, kimden geliyor, neyden geliyor, nasıl geliyor bizim için çok bir önemi yok. Hani kapı gıcırtısına bile oynuyoruz biz" dedi.
Bilecik Yeniköylü çiftçilere sulama borusu dağıtıldı Bilecik Belediyesi tarafından Yeniköylü kadınlardan gelen talep doğrultusunda köylülere sulama borusu dağıttı. Belediye başkan yardımcıları, ilgili birim müdürleri ve çalışanların olduğu dağıtım programı Yeniköy’de yapıldı. Çiftçilerle bir araya gelen Başkan Subaşı, köy sakinleriyle sohbet etti, talep ve görüşlerini dinledi. Bilecik Belediyesi olarak imkânları ölçüsünde her zaman çiftçilerin yanında olmaya devam edeceklerini hatırlatan Başkan Subaşı, ‘’Yeniköylü kadın çiftçilerimizi belirli aralıklarla ziyaret ediyoruz. Geçtiğimiz ay yine kendileriyle bir araya geldik. Biz de Bilecik Belediyesi olarak imkânlarımız ölçüşünde çiftçilerimize katkı sunmak onların yanında olduğumuzu hissettirmek istiyoruz" dedi. "Şu ana kadar yaklaşık 3 milyon fideyi ücretsiz olarak çiftçilerimize dağıttık’’ Bilecik Belediyesi olarak şu ana kadar yaklaşık 3 milyon fideyi ücretsiz olarak çiftçilere dağıttıklarını kaydeden Başkan Subaşı, ‘’Bu anlamda daha önceki dönemlerde de yaklaşık 3 milyon kadar fideyi ücretsiz köylerimizdeki çiftçilerimize verdik. 4 yıldır bu fide dağıtma geleneğini sürdürüyoruz. Hem yazlık hem de kışlık fide dağıtımı yapıyoruz. Kadınlarımızın çalışkanlığını, fedakârlığını biliyoruz. O yüzden bizden de küçük de olsa bir katkı olsun diye sulama borularını dağıttık" ifadelerini kullandı. Yeniköy Muhtarı Abdullah Keskin ve çiftçiler yapılan destekten duydukları memnuniyeti belirterek, Belediye Başkanı Subaşı ve belediye çalışanlarına teşekkür etti.