YEREL HABERLER - 15 Aralık 2011 Perşembe 09:53

KOCAELİLİ İŞ ADAMLARI GSO`YU ZİYARET ETTİ

A
A
A
KOCAELİLİ İŞ ADAMLARI GSO`YU ZİYARET ETTİ

Kocaeli Sanayi Odası (KSO) meclis ve meslek komite üyelerinden oluşan heyet, Gaziantep Sanayi Odası’nı (GSO) ziyaret etti.
Heyeti kabul eden GSO Yönetim Kurulu Üyesi Hamdi Karaata, yaptığı konuşmada, ziyaretten duyduğu memnuniyeti belirterek, Kocaeli iş dünyasıyla ekonomik işbirliklerini geliştirmek istediklerini söyledi. Karaata, heyete Gaziantep sanayisine ve yatırım imkanlarına ilişkin bilgiler verdi.
Heyet adına konuşan Kocaeli Sanayi Odası (KSO) meclis üyesi Sacit Ertuğ da Gaziantep’te bulunmaktan mutlu olduklarını, Gaziantepli sanayiciler ile ortak işbirliği gerçekleştirmek istediklerini söyledi.
Konuşmaların ardından GSO Yönetim Kurulu Üyesi Hamdi Karaata heyet üyelerine yürüttükleri projelere ilişkin kitap hediye etti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Yüzlerce kişiye mezar olan Rönesans Rezidans’ın enkazından sağ kurtulan kadın yaşadıklarını unutamıyor Hatay’da Rönesans Rezidans, depremin ilk saniyelerinde yerle bir olup yüzlerce insana mezar oldu. Rezidansın enkazından 2 gün sonra kurtarılan Cemile İncili, yaşadıklarını unutamadığını belirterek, aynı enkazda kaybolan ablasından ve yeğeninden gelecek haberi umutla beklediğini söyledi. Asrın felaketinde büyük yıkıma uğrayan Hatay’da yaklaşık 25 bin insan hayatını kaybetmişti. Depreme Antakya ilçesi Ekinci Mahallesi’nde bulunan bine yakın insanın hayatını kaybettiği Rönesans Rezidans’ta yakalanan 59 yaşındaki Cemile İncili, enkazdan ikinci günde kurtarıldı. Tedavi olup iyileştikten sonra hayata yeniden başlayan İncili, aynı enkazda birlikte olduğu ablası Mevlüde ve yeğeni Mehmet Şükrü İncili’nin cesetlerinin bulunmaması üzerine cenazelerinden gelecek haberi 3 yıldır umutla bekliyor. Rönesans Rezidans’ın depremin ilk anlarında yıkıldığını ifade eden Cemile İncili, enkaz altında çığlık çığlığa kalmanın zor olduğunu anlatarak, "Depreme Rönesans’ta yakalanmıştık. Ablam Mevlüde Yıldız ve yeğenim Mehmet Şükrü İncili, üçümüz aynı odaya toplanmıştık. Rönesans binası çok kısa sürede yıkılıp enkazın altında kaldık. Enkaz altındayken o acıyı yaşamak, çığlık çığlığa kalmak çok zordu. Sesimizi duyan kimse yok mu diye enkazın içinde çok bağırdık ama duyan olmadı. Depremden 2 gün sonra ben kurtarıldım. Ben kurtarıldıktan sonra ablam ve yeğenimden hiç haber alamadım. O sırada ben ameliyatlar geçirdim. Tedaviden 3 ay sonra ben sevdiklerimi aramaya başladım. Çünkü o süreç boyunca kendilerinden herhangi bir ipucu bulamadık. Bu süre boyunca gitmediğim kurum ve yetkili kalmadı. Amacım sadece sevdiklerimi bulmaktı. Yeğenimin, ’hala nefes alamıyorum, yardım edin’ demesi, ablamın sürekli acı çekip inlemesine ve o kadar sıkıştım ki molozların altında öleceğimi hissettim" dedi. Depremde sonra yeğeni ve ablasının bedenini bulamadığını söyleyen İncili, "Ablam bana, ’hakkını helal et’ dedi. Ablam canım benim ve ona o kadar zor şartlarda ’helal olsun’ dedim. Çünkü biz o enkazın içinde halen birbirimizi düşünüyorduk ve birbirimizin kurtulmasını istiyorduk ama çok çaresizdik. Depremden 3 yıl sonra iyileştim. Ben her gittiğim yerde kimse yok mu, yardım edin diye bağırıyorum" ifadelerini kullandı.