YEREL HABERLER - 22 Aralık 2011 Perşembe 13:01

MEDLINE ANTALYA`DA 3 BÜYÜK ÖZEL HASTANE ARASINA GİRDİ

A
A
A
MEDLINE ANTALYA`DA 3 BÜYÜK ÖZEL HASTANE ARASINA GİRDİ

Esas Holding’in sağlık sektöründeki markası Medline, BSK Hastanesi’nde marka değişikliği ve yeni bina yatırımı ile şehrin en büyük 3 hastane kompleksinden birini hizmete açtı.
Medline Sağlık Grubu CEO’su Gürkan Ergenekon, 30 milyon dolarlık yatırım değeri bulunan hastanenin 34 olan yatak sayısını 129’a çıkardıklarını ve çalışan sayısının ise bir yıl içinde 2’ye katlayacaklarını belirtti. Ergenekon, “Medline Sağlık Grubu olarak sağlıkta kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Antalya hastanemiz de bu anlamda en önemli kilometre taşlarından biri olmuştur. Hastanecilikteki hedefimiz halen toplam 550 olan hastane yatak kapasitemizi önümüzdeki 3 yıl içinde yapacağımız yeni satın almalarla bin yatağa çıkarmak” diye konuştu.
20 BRANŞTA HİZMET VERECEĞİZ
Adana, Kütahya, Konya, Eskişehir, Aydın ve Antalya olmak üzere Anadolu’da hizmet veren 6 hastaneleri olduğunu ve 1 yılda 1 milyon hastayı tedavi ettiklerini ifade eden Ergenekon, Özel Medline Antalya Hastane Kompleksi’nin açılmasıyla bu sayıyı daha da yukarılara çıkaracaklarını belirtti. Ergenekon, “Özel Medline Antalya Hastane Kompleksi, bölge halkına verdiği hizmetlerle fark yaratacak. 30 milyon dolarlık yatırımla Antalya’nın 3 büyük hastane kompleksinden birini açtık. Hastanemize toplam 9 yeni branş ekleyerek 20 branşta hizmet vereceğiz” dedi.
“Medline Türkiye’de hastanecilikte yepyeni bir zincir” diyen Ergenekon, şunları söyledi:
“6 hastanemiz var, yeni satın almalar peşindeyiz. 100 yatak ve üzerindeki hastanelerle ilgileniyoruz. Önümüzdeki 3 yılda 100 milyon dolarlık yatırım ve 2 bin yeni istihdam oluşturmayı hedefliyoruz. İki bine yakın çalışanımız bulunuyor. Bu sayıyı yeni yatırımlarımızla 4 bine çıkararak, önümüzdeki 3 yıl içinde 2 bin yeni istihdam oluşturmayı hedefliyoruz. Grubumuzun cirosunu 2011 sonu itibariyle 140 milyon TL bekliyoruz. 2012’de yüzde 15 artış ile sağlıkta Türkiye’nin 2 katı oranında büyüyeceğiz. Önümüzdeki 5 yıl içinde 250 milyon TL ciroya ulaşmayı planladık. Sağlık sektöründeki reformların devam etmesi durumunda çok daha fazla da büyüyebiliriz.”
ACİL SAĞLIKTA DA BİR NUMARAYIZ
Medline Sağlık Grubu’nun diğer hastanelerle de işbirliğine giderek coğrafi yaygınlığını artırarak yoluna devam edeceğini belirten Ergenekon, grubun yine sağlık alanında farklı faaliyet alanlarında yer alan şirketleri, koşulların uygun olması durumunda bünyelerine katabileceklerini söyledi. 2010 yılında İstanbul’da özel şirketlerin verdiği 40 bin adet acil sağlık hizmetinin yüzde 35’ini Medline Acil Sağlık’ın sağladığını söyleyen Ergenekon, “20 milyon kronik hastanın bulunduğu ülkemizde evde sağlık ve acil sağlık hizmetlerinde de Türkiye’nin her yerinde erişilebilir olmak için çalışıyoruz” dedi.
KESİNTİSİZ BÜYÜME İÇİN REFORMLAR ŞART
Sağlık sektöründe yapılan refomlara da değinen Ergenekon, bunları çok olumlu bulduklarını ancak sağlık alanında daha katedilecek çok yol olduğunu da sözlerine ekledi. Ergenekon sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre Avrupa Bölgesi’nde her 100 bin kişiye 330 – 350 doktor düşerken Türkiye’de ise 150 doktor düşüyor. Türkiye’de yılda kişi başına 600 dolar civarında sağlık harcaması yapılıyor. Bu rakam, ABD’de 7 bin 500 doları buluyor. Sağlık sektöründe Türkiye istatistiki verilerin seviyesi, sağlıkta hem özel sektör hem de devlet eliyle yapılacak ve yapılması gereken yatırım alanları ve potansiyeli gösteriyor. Rekabetin giderek arttığı bu sektörde kaliteli ve makul fiyatlarda hizmet sunarak, sürdürülebilir karlılık ve büyümeyi yakalayan kurumlar başarılı olacak.”
10 BİN METREKAREDE, TAM TEŞEKKÜLLÜ SAĞLIK HİZMETİ
Özel Medline Antalya Hastane Kompleksi Genel Direkörü Dr. Cem Kaya Köker de, Özel Medline Antalya Hastane Kompleksi’nin yeni yapılan ikinci bina ile toplam 10 bin metrekarelik bir alana kurulduğunu bildirdi. Dr. Köker, Özel Medline Antalya Hastane Kompleksi’nin, 5 tanesi engelli odası olmak üzere toplam 129 yatak kapasitesine sahip olduğunu ifade ederek şu bilgileri verdi:
“2010 yılında BSK markası ile faaliyete başlamıştık. Daima bölge halkına en iyi sağlık hizmetini verebilme gayreti içinde olduk. Bu gayretlerimizin sonunda şimdi yeni hastane kompleksimiz hizmete başladı. Yeni binamız ile birlikte 5 ameliyathane, 8 genel, 6 KVC, 3 koroner, 2 yeni doğan yoğun bakım ünitemiz bulunuyor. Hastanemizde ayrıca, biyokimya ve klinik laboratuvarları, radyoloji ve acil servis üniteleriyle tam teşekküllü olarak 20 birim ile sağlık hizmeti sunuyoruz. Hekim kadromuzu da yeni, özellikle akademik transferlerle güçlendirmekteyiz. 21’i uzman hekim olmak üzere 200 kişilik bir kadro ile hastalarımıza hizmet veriyoruz. Her zaman hasta haklarına saygılı ve uluslararası hizmet kalite standartlarını temel alan tedavi uygulamalarıyla faaliyetlerimize devam edeceğiz. Hastanemiz kanalı ile turizm sağlığı alanında yeni bir açılım yaratacağız. Bunun yanı sıra sağlık turizmi konusunda da iddialıyız. 5 yılda 2 bin beşyüz yabancı hastayı Antalya hastanemizde tedavi etmeyi hedefliyoruz.”
Antalya şehrine, kültür, sanat ve spora da önem verdiklerini aktaran Köker, “Antalya Büyükşehir Belediyesi Engelli Basketbol Takımına destek veriyoruz. Antalya Devlet Senfoni Orkestrası ile işbirliğimiz bulunmakta. Ayrıca hastanemizde değerli ressamlarımızdan Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun tablolarının telifli kopyalarını sergilemekteyiz” dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi’nde bayram yoğunluğu Dünyanın en büyük mozaik müzelerinden biri olan Gaziantep’teki Zeugma Mozaik Müzesi, Ramazan Bayramı’nda ziyaretçi akınına uğradı. Kültür, tarih ve müzeler şehri Gaziantep’te Çingene Kızı başta olmak üzere birçok önemli esere ev sahipliği yapan Zeugma Mozaik Müzesi’nde Ramazan Bayramı tatili nedeniyle ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor. Gaziantep’te tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan ve 30 bin metrekarelik alanda kurulu Zeugma Mozaik Müzesi’nde Çingene Kızı mozaiğinin yanı sıra Mars heykeli, Roma dönemine ait çeşmeler, hamamlar ve Fırat Nehri kenarındaki villalarda bulunan mozaikler gibi yüzlerce eseri görmek isteyen ziyaretçiler, müzeye akın etti. Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçi ağırladı Ramazan Bayramı tatili nedeniyle İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir ve Konya’nın yanı sıra başta Siirt, Van, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş ile Adıyaman gibi bölge illeri olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinden Gaziantep’e gelen ve kentin tarihi dokusunun yer aldığı çarşıları, bedesteni ve müze gibi birçok alanı gezen ziyaretçilerin ilk durağı Zeugma Mozaik Müzesi oluyor. Ramazan Bayramı tatili dolayısıyla ziyaretçi akınına uğrayan ve Türkiye’nin dört bir yanından bayram tatili nedeniyle kente gelen ziyaretçiler, Zeugma Mozaik Müzesi’nde tarih yolculuğuna çıkıyor. "Zeugma Mozaik Müzesi’ni görmek için Gaziantep’e geldik" Bingöl’den kalabalık bir tur ekibiyle Gaziantep’e geldiklerini ve kentin tarihi çarşılarının yanı sıra Zeugma Mozaik Müzesi’ni de ziyaret ettiklerini belirten ziyaretçiler, "Öncelikle şehir zaten yemek ve kültürel açıdan çok zengin bir şehir. Zeugma Mozaik Müzesi’ni görmek için Gaziantep’e geldik. Tatilimizi Gaziantep’te değerlendirdik. Müze zengin ve dünyada ünlü bir müze olduğu için çok beğendik. Mozaikleri güzel ve Çingene Kızı mozaiğini de aynı şekilde dikkat çekici buldum. Bayram tatilimizin son günü ve son günümüzü değerlendirmek istedik. Şehir çok güzel ve herkesin Gaziantep’e gelmesini tavsiye ederim" dediler. "Müzede çok dikkat çekici ve etkileyici eserler var" Gaziantep’i ve Zeugma Mozaik Müzesi’ni ilk kez gördüğünü ve çok beğendiğini belirten Cansu Müminoğlu da, "Ramazan Bayramı tatili nedeniyle Gaziantep’e geldik ve Gaziantep’i gezdik. Zeugma Mozaik Müzesi’ni de gezdik. Zeugma Mozaik Müzesi’nde gerçekten çok dikkat çekici ve etkileyici olan eserler var. Bundan dolayı müzedeki eserlerin daha derinlemesine anlatılması ve tanıtılması gerektiğini düşünüyorum. Birçok eserin çalınmış olması ve parçalarının kaybolması çok üzücü ama Çingene Kızı mozaiğinin parçalarının tekrar müzeye getirilmesini ise sevindirici bir durum olarak görüyorum" şeklinde konuştu. "En çok Çingene Kızı etkiliyor" GAP turuna çıktıklarını ve tur kapsamında Gaziantep’e de geldiklerini belirten tur sorumlusu Büşra Kelbat ise, "Bingöl’den geldim. 26 kişilik turumu Gaziantep’e getirdim. Bölgeyi gezmeyi ve keşfetmeye Halfeti’nden başladık. Halfeti gerçekten her anlamda saklı bir cennetti. Akabinde Türkiye’nin en büyük hayvanat bahçesini gezdik. Ardından Gaziantep’in meşhur yemeklerini yedik. Yemekler gerçekten çok güzeldi. Yemekleriyle Gaziantep’in bizi dünya arenasında temsil etmesi mükemmel ve çok gurur verici. Daha sonra ise dünyanın en büyük ikinci müzesine geldik. Zeugma Mozaik Müzesi’ne her getirdiğim turda ziyaretçileri en çok Çingene Kızı etkiliyor" diye konuştu.
Hatay Annesi doğumda telef olan ’Boncuk’ kuzu, elbisesi ve biberonuyla ilgi odağı oldu Hatay’da annesi telef olan kuzuyu sahiplenen ve ona ’Boncuk’ ismini veren dayı ve yeğen, biberonla besledikleri kuzuyu bir an olsun yanlarından ayırmıyorlar. Kuzuyu biberonla elleriyle besleyen Ayaz Özgün’ün ve arkadaşlarının oyun arkadaşı olan kuzu ilgi odağı oldu. Defne ilçesi Çekmece Mahallesi’nde yaşayan Gökhan Tepe, otopark işleterek geçimini sağlıyor. Yeğeni Ayaz Özgün’e oyun arkadaşı arayan Göztepe, arkadaşının çiftliğinden annesi telef olan bir kuzuyu alarak yeğenine hediye etti. Kuzuyu evinde görünce mutlu olan Özgün, kuzuya ’Boncuk’ ismini vererek onunla zaman geçirmeye başladı. Kuzuyu bir bebek gibi besleyen Özgün, kuzuyu biberonla süt ve su içirerek besliyor. Göztepe’nin otopark işlettiği iş yerinin neşesi olan kuzu, okuldaki çocukların, mahallelinin ve Ayaz’ın da ilgi odağı oldu. Kuzuyla vakit geçirmeyi çok seven Ayaz’ın, kuzusu üşümesin diye giydirdiği elbisesiyse yüzleri gülümsetiyor. "Kuzu benimle çok iyi arkadaş oldu, biberonla süt ve su içiriyorum" Annesi ölen kuzuyla çok iyi arkadaş olup zaman geçiren Ayaz Özgün, "Kuzunun ismini ’Boncuk’ koydum. Ben ne zaman geldiğini bilmiyorum. Annem eve geldiğimde bana gösterdiğinde koşarak yanına gitmiştim. Kuzu meleyerek bana geldi. Kuzu benimle çok iyi arkadaş oldu, birlikte top oynuyoruz. Biberonla süt ve su içiriyorum. Arkadaşlarımla birlikte kuzuyla oyunlar oynuyoruz. Kuzuyu çok seviyorum" dedi. "Hava soğuk olduğu için elbisesi de var, elbisesiyle birlikte daha şirin görünüyor" Annesi doğum esnasında telef olan kuzuyu sahiplenerek ’Boncuk’ ismini verdiklerini ifade eden Gökhan Göztepe, hayvanın mahallenin maskotu olduğunu belirterek, "Boncuk kuzuyu, annesi doğururken öldüğü için tanıdığımız bakamayacağı için sahiplendirmek istedi. Biz de Ayaz’a arkadaş olsun diye onu sahiplendik. Kuzuyu aldıktan sonra Ayaz, onunla daha fazla zaman geçirmeye başladı. Sabahtan akşama kadar ona bakıyor. Biberonla süt ve su içiriyor. Biz de burada otopark işlettiğimiz için kuzu da burada oynuyor. Okulun karşısında olduğu için çocuklar gelip kuzuyla oyunlar oynuyorlar ve zaman geçiriyorlar. Ayaz da onunla zaman geçirmekten zevk alıyor. Şimdilik biberonla süt ve su içiriyoruz. Kuzu bebek olduğu için katı yiyecek veya ot yemeye başlamadı. Veterinerlere danışıp yemeğini veriyoruz. Çocuklar kuzuyla zaman geçirmeyi çok seviyorlar. Hava soğuk olduğu için elbisesi de var, elbisesiyle birlikte daha şirin görünüyor" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır Dünyada şu ana kadar 60 kişide olan bu vakanın sonuncusu Diyarbakır’da görüldü Diyarbakır’da yaşayan 38 yaşındaki hasta, kolon kanseri tedavisi görürken, ileri evre sonucu penisinde oluşan kitle nedeni ile uzuv kaybı yaşadı. Literatürde dünyada şu ana kadar hastalığın bu aşamasında 60 kişide uzuv kaybıyla sonuçlanırken, bunun 10’u Türkiye’de yaşandı. Diyarbakır’da yaşayan 38 yaşındaki hastaya, 3 yıl önce kolon kanseri teşhisi konuldu. Hasta, ileri evre kanser olduğu için kemoterapi almaya başladı. Kolon ameliyatı olan hasta, daha sonra radyoterapi ve kemoterapi almaya devam etti. Tedavi sürecinde hastanın penisinde kitle tespit edilip tedaviler bu yönde devam etti. 10 ay kesintisiz 2 saat uyuyamayacak hale gelen hasta, doktorlarla yapılan istişare sonucu penisin alınması kararı alındı. Tıp literatüründe dünyada şu ana kadar 60 vaka kayıtlara geçerken, bunun 10’u Türkiye’de ve en sonuncusu Diyarbakır’da yaşandı. Memorial Diyarbakır Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Muhammet Fatih Kılınç, İHA muhabirine, vakanın dünyada çok nadir olan, literatürde şu ana kadar bildirilmiş 60. vaka olduğunu açıkladı. Bunlardan birinin de hastanelerinde karşılarına çıktığını belirten Doç. Dr. Kılınç, 38 yaşında bir erkek hastasının peniste ağrı, peniste ele gelen kitle ile kendilerine başvurduğunu ifade etti. "Ağrıları yatarak uyumasını önlüyor, ağrı kesiciler fayda etmiyordu" Doç. Dr. Kılınç, hastaya baktıklarında yaklaşık 3 yıl önce kolon kanseri tespit edildiğini kaydederek, "Bu hastamızda biraz ileri evre olduğu için hastamız ilk önce kemoterapi alıyor. Daha sonra hastaya kolon ameliyatı yapılıyor. Ameliyattan sonra hasta radyoterapi ve kemoterapiye devam ediyor. Ama ilerleyen süreçlerde hastanın penisinde ele gelen bir kitle tespit ediliyor. Daha sonra hastanın aldığı kemoterapi rejimleri bu kitleyi yok etmek için yapılıyor. Buna rağmen kitle büyümeye devam ediyor" dedi. "Hastada penisinde ağrı başlıyor ve hasta ilerleyen süreçte idrar yapamamaya kadar bir duruma geliyor" diyen Doç Dr. Kılınç, konuşmasına şöyle devam etti: "Biz, bu hastanın tedavi değişikliğine gitmemizi ilk başta organ korumaya yönünde bir stratejimiz oldu. Daha sonra hastada kemoterapi değişikliği yapılsa da bir çare bulunamıyor. Hastanın yaklaşık 10 aydır şiddetli ağrıları devam ediyor ve idrar yapamamaya başlıyor. Belirli aralıklarla hastaya sonda takılsa da kitle büyümeye devam ediyor. Hasta bize geldiğinde psikolojisi bozulmuştu. 10 aydır yatarak uyuyamıyordu. Kesintisiz 2 saat uyku uyuyamadığını ifade ediyordu. Ne kadar ağrı kesici alsa da ağrıları devam ediyordu. Aile hayatı bozulmuştu, iş hayatı bozulmuştu, çocuklara ilgilenemiyordu." "Hasta, uzuv kaybı yaşamış olmasına rağmen hayat kalitesi yükseldi" Artık yaptıkları bütün tedavilerin fayda etmediğini tespit ettiklerini aktaran Doç. Dr. Kılınç, "Hastayla ortak bir karar verip hastanın penisini alma yoluna gittik. Yani şu an hastanın bir organ kaybı, uzuv kaybı yaşamış olmasına rağmen hayat kalitesi yükseldi. ’Hocam artık uyuyabiliyorum, uzanabiliyorum, psikolojim daha da iyi oldu’ dedi. Uzuv kaybı yaşamasına rağmen hayat kalitesi yükseldi. Bizim burada değinmek istediğimiz şey kolan kanserinin farkındalığı. Kolon kanseri artık genç yaşlarda görülmeye başladı. Erken tanı bizim için önemli. Erken tanı olmazsa bu hastalığın nerelere gittiğini, ne gibi sonuçlar olduğunu ve organ kaybı, uzuv kaybına kadar gidebileceğini gördük. Bizim değinmek istediğimiz, kolan kanserinin farkındalığı, erken yaşta, erken tedavi, erken tanı bizim için önemli olduğunu, halkı bilinçlendirme yoluna gitmek istedik" diye konuştu. "10’u Türkiye’de tüm dünyada 60 hasta var" Vakaların 10 tanesinin Türkiye’de olduğuna değinen Doç. Dr. Kılınç, "Diğer kesimi tüm dünyada. Yaklaşık 50 tanesi dünya literatüründe bildirilmiş. Yeme alışkanlığımız özellikle bizim ülkemizde fazla. Çünkü bizde daha çok et tüketimi, yanmış ve kızartılmış et tüketimi olduğu için, yani işlenmiş et tüketimi fazla olduğu için özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesinde kolan kanseri çok fazla görünmeye başladı. Yeme alışkanlığımız ve sağlıklı beslenme alışkanlığımızla dikkat etmemiz gerektiğini gösteren bir durum. Korkulması gereken bir durum. Uzuv kaybına kadar gidebiliyor. Halkın bilinçlenmesi için önemli olduğunu düşünüyoruz. Özellikle yaşadığımız coğrafyada çok sık görüldüğünü ifade ettik. Bu coğrafyada insanlar için eğer aile öykümüz var ve 40 yaşını geçmişse mutlaka yılda bir sefer kolan kanseri tarama testine girmemiz gerekiyor. İlk önce bu dahiliye bölümleri ve gastroenteroloji bölümlerimize başvurmamız gerekiyor. Tarama yapılması çok önemli, özellikle aile öykümüz varsa" ifadelerini kullandı.
Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi’nde bayram yoğunluğu Dünyanın en büyük mozaik müzelerinden biri olan Gaziantep’teki Zeugma Mozaik Müzesi, Ramazan Bayramı’nda ziyaretçi akınına uğradı. Kültür, tarih ve müzeler şehri Gaziantep’te Çingene Kızı başta olmak üzere birçok önemli esere ev sahipliği yapan Zeugma Mozaik Müzesi’nde Ramazan Bayramı tatili nedeniyle ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor. Gaziantep’te tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan ve 30 bin metrekarelik alanda kurulu Zeugma Mozaik Müzesi’nde Çingene Kızı mozaiğinin yanı sıra Mars heykeli, Roma dönemine ait çeşmeler, hamamlar ve Fırat Nehri kenarındaki villalarda bulunan mozaikler gibi yüzlerce eseri görmek isteyen ziyaretçiler, müzeye akın etti. Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçi ağırladı Ramazan Bayramı tatili nedeniyle İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir ve Konya’nın yanı sıra başta Siirt, Van, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş ile Adıyaman gibi bölge illeri olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinden Gaziantep’e gelen ve kentin tarihi dokusunun yer aldığı çarşıları, bedesteni ve müze gibi birçok alanı gezen ziyaretçilerin ilk durağı Zeugma Mozaik Müzesi oluyor. Ramazan Bayramı tatili dolayısıyla ziyaretçi akınına uğrayan ve Türkiye’nin dört bir yanından bayram tatili nedeniyle kente gelen ziyaretçiler, Zeugma Mozaik Müzesi’nde tarih yolculuğuna çıkıyor. "Zeugma Mozaik Müzesi’ni görmek için Gaziantep’e geldik" Bingöl’den kalabalık bir tur ekibiyle Gaziantep’e geldiklerini ve kentin tarihi çarşılarının yanı sıra Zeugma Mozaik Müzesi’ni de ziyaret ettiklerini belirten ziyaretçiler, "Öncelikle şehir zaten yemek ve kültürel açıdan çok zengin bir şehir. Zeugma Mozaik Müzesi’ni görmek için Gaziantep’e geldik. Tatilimizi Gaziantep’te değerlendirdik. Müze zengin ve dünyada ünlü bir müze olduğu için çok beğendik. Mozaikleri güzel ve Çingene Kızı mozaiğini de aynı şekilde dikkat çekici buldum. Bayram tatilimizin son günü ve son günümüzü değerlendirmek istedik. Şehir çok güzel ve herkesin Gaziantep’e gelmesini tavsiye ederim" dediler. "Müzede çok dikkat çekici ve etkileyici eserler var" Gaziantep’i ve Zeugma Mozaik Müzesi’ni ilk kez gördüğünü ve çok beğendiğini belirten Cansu Müminoğlu da, "Ramazan Bayramı tatili nedeniyle Gaziantep’e geldik ve Gaziantep’i gezdik. Zeugma Mozaik Müzesi’ni de gezdik. Zeugma Mozaik Müzesi’nde gerçekten çok dikkat çekici ve etkileyici olan eserler var. Bundan dolayı müzedeki eserlerin daha derinlemesine anlatılması ve tanıtılması gerektiğini düşünüyorum. Birçok eserin çalınmış olması ve parçalarının kaybolması çok üzücü ama Çingene Kızı mozaiğinin parçalarının tekrar müzeye getirilmesini ise sevindirici bir durum olarak görüyorum" şeklinde konuştu. "En çok Çingene Kızı etkiliyor" GAP turuna çıktıklarını ve tur kapsamında Gaziantep’e de geldiklerini belirten tur sorumlusu Büşra Kelbat ise, "Bingöl’den geldim. 26 kişilik turumu Gaziantep’e getirdim. Bölgeyi gezmeyi ve keşfetmeye Halfeti’nden başladık. Halfeti gerçekten her anlamda saklı bir cennetti. akabinde Türkiye’nin en büyük hayvanat bahçesini gezdik. Ardından Gaziantep’in meşhur yemeklerini yedik. Yemekler gerçekten çok güzeldi. Yemekleriyle Gaziantep’in bizi dünya arenasında temsil etmesi mükemmel ve çok gurur verici. Daha sonra ise dünyanın en büyük ikinci müzesine geldik. Zeugma Mozaik Müzesi’ne her getirdiğim turda ziyaretçileri en çok Çingene Kızı etkiliyor" diye konuştu.