YEREL HABERLER - 30 Aralık 2011 Cuma 14:17

GİRESUN’DA BİN 500 ADET FİDAN DAĞITILDI

A
A
A
GİRESUN’DA BİN 500 ADET FİDAN DAĞITILDI

Giresun Orman Bölge Müdürlüğü “Yeni Yıla Ağaç Kaserek Değil, Fidan Dikerek Girelim” kampanyasıyla vatandaşa bin 500 adet fidan dağıttı.
Giresun Atapark’ta düzenlenen fidan dağıtım töreninde milli orman seferberliğinin devam ettiğini belirten Orman Bölge Müdürü Ali Kaya,”Yeni yıla ağaç keserek değil, fidan dikerek girilmesi için vatandaşımızı bilinçlendirmek adına bir kampanya başlattık.Bu kampanya çerçevesinde vatandaşlarımıza yeni yılda dikmeleri için bin 500 adet çam fidanı dağıtmaktayız.Orman varlıklarımızı korumak adına Milli Ağaçlandırma Seferberliğimiz de devam etmektedir” dedi.
Peygamber Efendimizin “ Kıyamet koparken sizden birinizin elinde bir hurma dalı bulunur da bunu kıyamet kopmadan dikmeye gücü yeterse mutlaka diksin, bırakmasın” sözünü hatırlatan Giresun Valisi Dursun Ali Şahin ise “ Giresun’da eğitimde ve diğer alanlarda olduğu gibi fidan dikiminde de bir seferberlik başlattık.Giresun’da ceviz ve bal ormanları kuracağız.Bununla ilgili çalışmalarımız başlamıştır” diye konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından dağıtımına başlanan bin 500 adet çam fidanı 10 dakika içerisinde kapanın elinde kaldı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Darp olayıyla ilgili açıklama yapan Başkan Tuncer: "Görevimin başındayım" Mersin’in Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, kamuoyuna yansıyan darp olayıyla ilgili yazılı açıklama yaptı. Tuncer, "Görevimin başındayım. Çalışmalarıma aynı kararlılık ve aynı tempoyla devam ediyorum. Temennim, bu talihsiz olayın sağduyu ve hukuk çerçevesinde değerlendirilmesidir" dedi. Başkan Tuncer yaptığı yazılı açıklamada, "Son günlerde kamuoyuna yansıyan hadise, hayatın akışı içerisinde herkesin karşı karşıya kalabileceği talihsiz ve üzücü bir olaydır. Yaşanan bu sürecin, şahsımın tercihi, yönlendirmesi ya da kişisel bir tasarrufu sonucu ortaya çıkmış bir durum olmadığı; anlık gelişen ve tarafımın dışında şekillenen bir hadise olduğu özellikle bilinmelidir. Ortaya çıkan görüntülerden dolayı beni seven, bana güvenen ve yol arkadaşlığı yapan birçok insanın üzülmüş olması beni de derinden etkilemiştir. Hiç arzu etmediğim bu görüntülerin kamuoyuna bu şekilde yansıması ayrıca üzüntü vericidir" ifadelerini kullandı. "Temennim, bu talihsiz olayın sağduyu ve hukuk çerçevesinde değerlendirilmesidir" Açıklamalarına devam eden Tuncer, "Daha da dikkat çekici olan ise söz konusu kamera görüntülerinin art niyetli kişiler tarafından basına servis edilmiş olmasıdır. Bu durumun, olayın kendisinden çok şahsımı yıpratmaya ve kamuoyu nezdinde farklı bir algı oluşturmaya dönük maksatlı bir girişim olduğu yönünde ciddi bir kanaat bulunmaktadır. Ancak bütün bunlara rağmen, kişisel polemiklerin ve yönlendirilmiş tartışmaların içinde olmayacağım. Benim önceliğim her zaman olduğu gibi Mezitli’ye hizmet etmek, hemşehrilerimizin sorunlarına çözüm üretmek ve görevimi sorumlulukla sürdürmektir. Görevimin başındayım. Çalışmalarıma aynı kararlılık ve aynı tempoyla devam ediyorum. Temennim, bu talihsiz olayın sağduyu ve hukuk çerçevesinde değerlendirilmesidir" dedi.
İstanbul ’Yenidoğan Çetesi’ davasının 8’inci duruşmasının görülmesine devam edildi İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan Yenidoğan Çetesi’nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı davanın 7’nci duruşması bugün görüldü. İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan Yenidoğan Çetesi’ne yönelik düzenlenen 2’nci dalga operasyona ilişkin geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlanmıştı. Çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı’yla birlikte hareket ettikleri belirlenen şahıslara yönelik hazırlanan ve ana dava dosyası ile birleştirilen iddianame ile sanık sayısı 61’e yükselmişti. "Tape konuşmalarıyla cımbızlanan metinlerle mahkum edildik ve bu mahkumiyetimiz sürüyor" Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Fırat Sarı, "23 aydır cezaevindeyim. Bütün banka hesaplarıma bakıldı, yasa dışı bir harcama tespit edilemedi. Telefonlarım dinlendi, burada da olağan dışı bir durum görülmedi. İstanbul’da bebek yoğun bakım sorunu vardır. Bebekleri öldürmek için hastaneye yatırmadığımız ortaya çıktı. 1 Ekim’de savcı tehdit edildiğini söyledi. Sonra fiili tehdit gerçekleştiğini belirtti. Savcı tehdit sürecinde bizim dosyamız hazırlandı. Dosya incelendi ve tehdit olmadığı anlaşıldı. Başka suçtan ceza aldılar. Çok küçük cezalarla tahliye oldular. Savcı ise bu olayı, ‘Yenidoğan Çetesi var, bunlar bebek katili’ şeklinde lense etti. Savcıyı tehdit edenleri biz tanımıyoruz ama savcı kendini tehdit edenleri tanıyor. Savcı, bu davayı hukuksal bir süreçle hazırlamadı. Biz medya önünde linç edildik. Tape konuşmalarıyla cımbızlanan metinlerle mahkum edildik ve bu mahkumiyetimiz sürüyor. Bebek ölümlerinin yaşandığı hastanelerde, bütün Çorlu Reyap Hastanesi ’Yenidoğan’ sürecine dahil edildi. İstanbul Reyap Hastanesinde hiç bebek vefat etmedi ama hastane kapatıldı. Beylikdüzü Medilife Hastanesinde de hiç bebek vefat etmedi ama hastane kapatıldı. Bağcılar Medilife Hastanesinde en çok bebek kaybı yaşandı. Hastane başhekimi vardı ama buraya gelmedi. Biz şirket olarak oradan para bile almadık. Oradaki tıbbı olaylardan ben yargılanıyorum, hastane sahipleri yöneticileri nerede? Burada bir örgüt falan yok, benim hayatımı aldınız. Ben örgütüm olsa örgütüm var derdim. Bize iftira atıyorlar, beraatimi istiyorum" ifadelerini kullandı. Savunma yapan tutuklu sanık Zeki Ötünç ise, "Ben bebek katili değilim. 5 kuruş için birilerini öldürmeye kalkışmam" dedi. Savunma yapan diğer sanıklar da mahkemeden beraatlerini ve tahliyelerini talep ettiler. Duruşma yarın devam edecek Savunmaların ardından mahkeme, diğer sanıkların savunmalarının alınması için duruşmayı yarına erteledi.