POLİTİKA - 02 Ocak 2012 Pazartesi 13:18

MHP`DEN İHRAÇ EDİLEN İRBEÇ: "GENEL BAŞKANLIĞA ADAYIM"

A
A
A
MHP`DEN İHRAÇ EDİLEN İRBEÇ: "GENEL BAŞKANLIĞA ADAYIM"

Partisi tarafından hakkında ihraç kararı verilen ancak süreç devam ettiği için halen MHP Antalya Milletvekili olan Yusuf Ziya İrbeç, bu yıl yapılacak MHP kongresinde genel başkan adayı olduğunu açıkladı.
İrbeç, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, partisinin hakkında verdiği ihraç kararına ilişkin açıklamalarda bulundu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi eleştiren İrbeç, "Partimiz Sayın Genel Başkanı, benim yurtiçi gezilerimden ve gezilerde algıladığım vatandaş ve partililerin tenkit, öneri ve tüm bilgilerini yasama organı ve parti merkezine getirip çözüm arama gayretlerimi disiplinsizlik ve dengesizlik şeklinde niteleyerek, parti üyeliğinden peşinen kesin çıkarma cezasını bizzat kendisi vermiştir.
Formaliteyi ise, tarihleri belirsiz işlemlerle sonradan tamamlatmıştır. Sonradan tamamlatılan formalitelerde ise ihraç beyanından önceki tarihle Disiplin Kurulu’na sevk isteği yoktur" diye konuştu.
İrbeç, partide yapılan soruşturmada kendisi hakkında zorlama şahitlik yapıldığını savunarak, "Disiplin Kurulu’nun her işlemi usule, tüzüğe ve kanuna aykırıdır" dedi.
Partiden ihracına gerekçe gösterilen Genel Kurul ve grup toplantılarına katılmadığı iddialarını yalanlayan İrbeç, parti grup toplantılarına katıldığına dair Meclis TVden aldığı görüntüleri basın mensuplarına izlettirdi. İrbeç, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin "Partiniz sizi ihraç etmek isterken siz neden partide kalma ısrarınız sürdürüyorsunuz?’ sorusu üzerine İrbeç, "Ben ülkücü camiada bugün var olmadım. 1979 yıllarından beri bu camianın içindeyim. Siyasi olarak başka bir
partide siyaset yapmış olabilirsiniz bir dönem. Ama bu şu demek değil; ben ülkücü camianın problemlerine ve onların hassasiyetlerine oldukça duyarlı bir kişiyim. Benim yuvam burası" dedi.
Bu yıl yapılacak olan MHP kongresinde genel başkanlığa aday olduğunu da belirten İrbeç, "Ben partiden atılır mıyım atılmaz mıyım bunun tartışmasını yapacak konumda değilim. Ben MHP milletvekiliyim. Şu anda ihraç kararı verilmiştir ve bu karar haksızdır. Genel Başkanın keyfi hareketlerinden bir tanesidir. Yüce Türk milleti adına karar veren mahkemeler, bunun cevabın verecektir" diye konuştu.
İrbeç, bir soru üzerine ihracı ile ilgili sürecin devam ettiğini, 15 gün içerisinde karara itiraz hakkının bulunduğunu söyledi. Partideki sürecin tamamlanmasının ardından mahkemeye başvurup dava da açacağını belirten İrbeç, bir gazetecinin ’MHP tüzüğünde başka bir partide siyaset yapanların genel başkan olamayacağına’ içeren hükmün olduğunu anımsatması üzerine bu maddenin iptali için dava açtığını ifade etti.
Bir soru üzerine genel başkan adaylığına partisinden destek verenlerin olduğunu belirten İrbeç, arkadaşlarının bir zarar görmemesi için şimdilik bu isimleri açıklamasının doğru olmadığını söyledi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında 107 sanık için tutukluluk incelemesi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 15. oturumunda Ekrem İmamoğlu’nun beyanlarının ardından mahkeme heyeti, 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 15. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıkların avukatları savunma yaptı. Murat Ongun’un avukatı: "Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Başkanı Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan ve iddianamede örgüt yöneticisi olarak suçlanan Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş savunmasında, "Onlarca kişi müvekkilim Murat Ongun’a bağlı örgüt üyesi olarak gözaltına alınmıştır. Murat Ongun İBB’nin her alanında görevli kılınmış biri değildir. Müvekkilim akla mantığa hukuka aykırı şekilde hedef yapıldı. Savcılık makamı müvekkilimi adeta hukuk sopasıyla parçalamaya çalıştı. Huzurdaki iddianame anlatı odaklı bir soruşturma neticesinde yazılmıştır. Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir. Herhangi bir suç şüphesine, somut delillerden bahsedilemeyeceği ortadadır. Soruşturma safhasında verilmiş tutuklama kararına hukuken itibar edilmesi mümkün değildir" dedi. "Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" Tutuklu sanık Adem Soytekin’in avukatı Simge Büyük, "Müvekkilim sayın savcılık makamına yüzlerce sayfa evrak sunmuştur. Müvekkilin etkin pişmanlık kapsamında sunduğu belge ve bilgiler tutuklama gerekçesi oldu. Müvekkilin bu dosyada yer almasının tek sebebi işini iyi yapan bir yüklenici olması. Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir ise kendisi yerine müvekkilinin savunma yapmasını istedi. Söz verilen Ekrem İmamoğlu savunmasında, "Gerçekten vicdan sızlatacak bir ortam yaşıyoruz. İnsanlar bir yıldan fazla süredir tutuklu. Hangi gerekçeyle? Kaçma şüphesi. Kuvvetli suç şüphesi. Delil karartma. Gerçekten ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu arkadaşlarım mı kaçacak? 43 yıllık zabıta memuru, daire başkanlığı yapmış hanımefendi mi kaçacak? Hayatını, kariyerine adamış insanlar mı kaçacak? Ülkenin en seçkin bürokratları mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Bunun böyle düşünülmesini bile zül kabul ederim. Bu dava tarihidir. Tercihi siz yapacaksınız. Kararı siz vereceksiniz. Burada bulunan yol arkadaşlarım serbest bırakılmalıdır" dedi. Mahkeme heyeti ardından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-sanık’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarıldı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarıldı.