GENEL - 09 Aralık 2011 Cuma 12:09

ERDOĞAN`IN AMELİYATINA GİREN DOKTOR KONUŞTU

A
A
A
ERDOĞAN`IN AMELİYATINA GİREN DOKTOR KONUŞTU

Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü ve Türkiye’nin sayılı cerrahlarından Prof. Mehmet Füzün, Başbakan Erdoğan’ın ameliyatına ilişkin bazı ayrıntıları kamuoyuyla paylaştı.
Prof. Füzün, "Kolon ve rektum uzmanı olarak ben de ameliyattaydım. Ameliyattan sonra sonuçlara baktık, inceledik. Çıkartılan polipler iyi huyluydu" dedi. ’egedesonsöz.com’dan Fatih Yapar’a konuşan Füzün, ameliyat sürecinin tüm ayrıntılarını anlattı.
"AMELİYATIN ARDINDAN SONUÇLARA BAKTIK: TERTEMİZ"
Başbakan’ın sindirim sistemlerine yönelik operasyonu gerçekleştiren Prof. Dr. Dursun Buğra ve Doç. Dr. Emre Balık’ın da 9 Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Füzün tarafından Başbakan Erdoğan’a önerildiği öğrenildi. Başbakan’a Laparoskopik ameliyat yapan ekibin yanında bulunan Rektör Füzün, Erdoğan’ın sağlığına dönük spekülatif haberlere son noktayı koydu. Füzün, "Türkiye’nin sayılı kolon ve rektum uzmanlarından birisi olarak oradaydım. Ameliyattan sonra sonuçlara baktık, inceledik. Yapılan
spekülasyonları biliyoruz. Ama Başbakan Erdoğan kesinlikle kanser değil. Çıkartılan polipler iyi huyluydu" dedi.
"BAŞBAKAN ERDOĞAN TELEFONLA ARADI, GİTTİM"
Poliplerin insan yaşamında fiziksel bir engel oluşturmadığını söyleyen Rektör Füzün, poliplerin bulunduğu yerde kansere neden olmasıyla ancak etkilerinin görüleceğini söyledi. Başbakanın yaptırdığı rutin tetkikler ve checkup’tan sonra bağırsaklardaki poliplerin tespit edilmiş olabileceğini söyleyen Füzün, "Sayın başbakanımız beni aradı ve durumu anlattı. Kendisiyle telefonda önceden konuyu konuştuk. Ameliyat ile ilgili bilgiler verdim. Açık ameliyat konusunda Türkiye’de sayılı isimlerden biri olduğumu,
fakat bu işi kapalı olarak yapanların da bulunduğunu ifade ettim. Başbakanımıza ameliyatı yapan isim Prof. Dr. Dursun Buğra hocamızı önerdim. Dursun Buğra’nın bu işi yapabileceğini söyleyerek ’benim çok yakın arkadaşımdır’ dedim. Zaten başbakanın ekibi inceleme ve araştırma yapmış olmalı ki, beni aradılar. Daha sonra ameliyat sürecine girdik" diye konuştu.
"POLİPLER İRİYDİ AMA ZARARSIZLAR"
Ameliyatın ardından Başbakan’ın görevine dönmemesi ve istirahat süresini uzatmasının ardından ortaya atılan ’Başbakan Kanser mi?’ iddialarına da son noktayı koyan Füzün, Erdoğan’ın raporlarından ve alınan parçada yapılan biyopsinin ardından olumsuz bir sonucun çıkmadığını söyledi. Başbakanın kesinlikle kanser olmadığını belirten Füzün, "Sayın Başbakan ameliyat olmadan önce biz bunu biliyorduk. Zaten ameliyata da bu güvenle girildi. Kalın bağırsak yaklaşık 1,5 metre uzunluğundadır. Başbakanımızın
bağırsağından 20-25 santimlik bir bölüm alındı. Bağırsaktaki polipler kolonoskopi yöntemiyle alınamadığı için ameliyat yöntemine başvuruldu. Yapılan operasyonda aldığımız polipler iriydi ama zararsızdı. Buna halk tabiriyle iyi huylu polipler diyebiliriz. Poliplerin her zaman bağırsakta probleme neden olması tehlikesi vardı. Sonuçta karşımızda bir başbakan var. ’Görev süren bitsin, daha sonra ol’ diyemezdik. Biz bunu almasaydık. Daha sonraki 3-5 yıl içinde belki ciddi bir rahatsızlığa
çevirebilirdi. Yaptığımız incelemede tahliller tertemiz çıktı. Kalın bağırsağındaki kısalmalar insan yaşamı için sorun teşkil etmez. Kalın bağırsağı olmadan yaşayanlar bile var. Gerektiğinde zaten tamamı alınıyor" diye konuştu.
"ÇOK STRESLİ BİR AMELİYATTI"
Kendisinin da bulunduğu ameliyatın tam üç saat sürdüğünü ifade eden Prof. Dr. Füzün, "Bir hastanın bana danışması ve fikrimi alması, bana güvendiği anlamına gelir. Sayın Başkanımız da bana danıştı ve fikirlerimi sordu. Bu da benim için bir onurdur. Ameliyatı çok yakın arkadaşım Prof. Dr. Dursun Buğra ve yardımcısı Doç. Dr. Emre Balık yaptı. Ben de ameliyat salonunda onların yanındaydım. Tabii ki sıradan bir insanın ameliyatını yapmıyorsunuz. Tayyip Erdoğan, dünyanın sayılı ilk 3-5 liderinden birisi. O
yüzden ameliyatta stres yaşadık. Ben de arkadaşlarıma destek verdim. Onların yanında bulunarak sürecin iyi yönetilmesini sağladım. Sonuç olarak ortaya çıkan durumdan hepimiz mutlu olduk" dedi.
Türkiye’nin bu alanda sayılı bilim adamlarından biri olduğunu ve görüşlerine başvurulan ender kişilerin başında geldiğini anlatan Füzün, "Türkiye’de toplasanız bu işi yapan 7-8 isim var. Meslekte duayen konumdayım. Ben de bu işi açık ameliyat şeklinde yapanlardan birisiyim. Başbakanımıza kapalı bir ameliyat gerçekleştirdi. Kapalı olmasındaki neden, çabuk toparlanabilmesi ve işlerine hızlı bir şekilde geri dönebilmesidir. Zaten biz de kendisine en geç iki hafta içinde çalışmaya başlayabileceğini
söylemiştik. Ameliyat eğer açık olsaydı toparlanması bir ayı bulabilir hatta geçebilirdi. Başbakan kısa süre içinde çalışmaya dönecek hale geldi" diye konuştu.
"POLİPLER STRESTEN DE OLABİLİR, GENETİK DE"
Füzün Başbakan’ın rahatsızlığının ve ameliyata neden olan poliplerin neden kaynaklandığını tespit etmelerinin zor olduğunu da sözlerine ekleyen Füzün, "Bunun birçok nedeni var. Stres, kalıtsal durum, genetik yapı, çalışma koşulları ve aldığı gıdalar nedeniyle olabilir. Zaten poliplerin genel olarak neden oluştuğu bilinse kanserin de sebebi ortaya çıkar. Tıp’taki bu konuda yapılan araştırma ve çalışmalar devam ediyor" ifadelerini kullandı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Küresel tedarik zincirindeki karmaşaya Kayseri’den dijital ve stratejik yanıt MÜSİAD Kayseri Şube Başkanı Ferhat Akmermer, AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler ile beraber üretimde verimliliği ve teknoloji odaklı gelişmeleri yerinde incelemek amacıyla dünyanın en kapsamlı dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşüm merkezlerinden biri olan MEXT Teknoloji Merkezi’ni ziyaret etti. MÜSİAD Kayseri Şube Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, dünya genelinde artan ticaret savaşlar, sistemik kırılmalar ve pandemi sonrası çöken tedarik sistemler, küresel ticarette büyük bir karmaşa oluşturduğu belirtildi. Yaşanan bu küresel karmaşanın, geleneksel maliyet odaklı üretim anlayışını yıkarken; güvenilirlik, coğrafi yakınlık ve jeopolitik uyumu merkeze alan, risk yönetimi ve dayanıklılık eksenli yeni bir dönemin başlandığı dile getirilen açıklamada, güçlü üretim altyapısı ve girişimci ruhuyla Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan Kayseri’nin, bu küresel karmaşadan güçlenerek çıkabilmesi için sadece üretmesinin yeterli olmadığı, rekabet şartlarında ayakta kalabilmek için teknolojiyi ve verimliliği merkeze alarak dijital bir dönüşüm geçirmesi zorunlu olduğu kaydedildi. Yeni nesil üretim tesisine ziyaret Bu kapsamda, MÜSİAD Kayseri Şube Başkanı Ferhat Akmermer, AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler ile beraber Kayseri sanayisini bu yeni küresel düzene entegre edecek, firmaların rekabet gücünü yükseltecek ve yeni nesil üretim anlayışını yaygınlaştıracak ve MEXT modeli örnek alınarak tasarlanmış olan dijital dönüşüm merkezinin ziyaret etti. MEXT Dijital Fabrika ziyaretinde, dijital altyapıların entegrasyonu ve üretim süreçlerindeki verimlilik artışları dijital ve yeşil kullanım senaryoları dijital ikiz konsepti üzerinden incelenirken, Kayseri sanayisi için yol gösterici kazanımlar elde edildiği kaydedildi. "Kayseri’nin köklü üretim yetkinliği, yeni küresel düzende tek başına yeterli bir avantaj sunmamaktadır" MÜSİAD Kayseri Şube Başkanı Ferhat AKMERMER küresel sistemdeki bu karmaşanın Kayseri için yeni bir vizyon gerektirdiğine dikkat çekerek şunları söyledi: "Kayseri’nin köklü üretim yetkinliği, yeni küresel düzende tek başına yeterli bir avantaj sunmamaktadır; zira değişen ticaret mimarisi, işletmelerin yalnızca çıktı üretme kapasitesini değil, aynı zamanda süreçlerini optimize etme, veri temelli karar alma ve ileri teknolojileri üretim ekosistemine entegre etme becerisini de belirleyici hale getirmiştir. Bu doğrultuda hayata geçirilmesi planlanan MEXT benzeri dönüşüm merkezi, sanayi işletmelerimizin belirsizlik ortamında adaptasyon kabiliyetini güçlendirecek, KAŞE Faz 1 raporumuz ile ile de sürekli bahsettiğimiz katma değer odaklı üretim modeline geçişi hızlandıracak ve Kayseri’yi yeni nesil endüstriyel dönüşümün referans şehirlerinden biri haline getirecektir." Akmermer ayrıca, Kayseri’nin bu dönüşümde öncü şehirlerden biri olacağına inandığını belirterek, sürecin tüm paydaşların ortak aklı ve iş birliği ile şekilleneceğini vurguladı ve "Kayseri’nin üretim gücünü, MEXT gibi öncü merkezlerin vizyonuyla ve dijital teknolojiyle buluşturarak küresel yatırımlar için güvenilir ve dayanıklı bir merkez haline getirme hedefi doğrultusunda, ilgili tüm paydaşlarla iş birliği çalışmalarımız devam edecektir. Ziyaret kapsamında gösterilen ilgiye teşekkür ediyor, bu stratejik vizyon etrafındaki iş birliklerinin artarak sürmesini temenni ediyoruz" diye konuştu.
Bursa BTÜ’den daha yaşanabilir konutlar için uluslararası araştırma Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) dünyada ödül kazanmış konut projelerini inceleyerek daha yaşanabilir, sürdürülebilir ve insan odaklı konut tasarımlarına ışık tutacak bir çalışmaya başladı. İngiltere’de yürütülecek projenin; konut politikaları ve şehir planlaması süreçlerine yol göstermesi bekleniyor. BTÜ Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mimarlık Bölümü öğretim üyesi Dr. Üyesi İmran Gümüş Battal’ın yürütücülüğündeki "Habitatı Yeniden Tasarlamak: Uyarlanabilir Konut Tasarımında Mekânsal Mantığın Rolü" başlıklı proje,2219 Yurt Dışı Doktora Sonrası Araştırma Bursu almaya hak kazandı. Proje, mekânsal analiz alanında uluslararası ölçekte öncü araştırma merkezlerinden biri olan İngiltere’de UCL Bartlett School of Architecture bünyesindeki Space Syntax Laboratory’de yürütülecek. Araştırma kapsamında özellikle Dünya Habitat Ödülleri alan çağdaş konut projeleri mercek altına alınacak. İnsanların yaşam kalitesini artıran tasarım yaklaşımlarının inceleneceği projede; konutların yalnızca bir barınma alanı olmadığı, insanların birbirleriyle etkileşim kurduğu, sosyal ilişkiler geliştirdiği ve çevreyle uyum içinde yaşadığı bir yaşam alanı olduğu vurgulanacak. Çalışma hakkında bilgi veren Dr. Öğretim Üyesi İmran Gümüş Battal, "Farklı ülkelerde ödül almış konut projelerini karşılaştırarak bu projelerde insanların bir araya gelmesini sağlayan ortak alanlar, erişilebilir tasarım çözümleri, çevreye duyarlı uygulamalar ve kullanıcı ihtiyaçlarına göre şekillenen mimari yaklaşımlar gibi unsurları analiz edeceğiz. Amacımız, dünyadaki başarılı konut örneklerinden elde edilen deneyimleri ortaya koyarak daha kapsayıcı, sürdürülebilir ve yaşanabilir konut tasarımlarına katkı sağlamak. Elde edeceğimiz belirtilerin, hem mimarlık alanındaki bilimsel çalışmalara hem de konut politikaları ve şehir planlaması süreçlerine yol göstermesini bekliyoruz" dedi. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ise üniversitenin uluslararası araştırma iş birliklerine büyük önem verdiğini belirterek, "Akademisyenlerimizin dünya çapındaki araştırma merkezleriyle birlikte yürüttüğü çalışmalar, üniversitemizin bilimsel üretim gücünü artırırken aynı zamanda şehirlerin ve toplumların ihtiyaçlarına çözüm üreten bilgi üretimine de katkı sağlıyor. Akademisyenimizin İngiltere’de gerçekleştireceği bu araştırmanın, sürdürülebilir ve insan odaklı konut tasarımı konusunda önemli bilimsel çıktılar ortaya koyacağına inanıyorum. Elde edilecek sonuçların hem akademik dünyaya hem de şehircilik ve konut politikalarına değerli katkılar sunacağına inanıyorum" diye konuştu.