YEREL HABERLER - 09 Aralık 2011 Cuma 12:21

KUŞADASI, TRAVEL TURKEY’İN YILDIZI

A
A
A
KUŞADASI, TRAVEL TURKEY’İN YILDIZI

Kuşadası Belediyesi tarafından Kuşadası’nın yurt için ve yurt dışında etkin şekilde tanıtılması için başlatılan çalışmalar devam ediyor.
Yurt dışında Londra’da gerçekleştirilen katılımın ardından, Kuşadası Belediyesi bu kez İzmir’de düzenlenen Travel Turkey Fuarı’na çıkartma yaptı. Travel Turkey’in açılışığını gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın da ziyaret ettiği Kuşadası standı, İzmir’deki Travel Turkey Fuarı’nın yıldızı oldu.
İZFAŞ, Hannover - Messe International İstanbul ve Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) işbirliğiyle İzmir Uluslararası Fuar Alanı’nda düzenlenen Travel Turkey İzmir 2011 - Turizm Fuar ve Konferansı kapılarını açtı. Bu yıl 5. kez düzenlenen Uluslararası İzmir Travel Turkey Turizm Fuarı büyük ilgi görüyor. Fuarda, Türkiye’nin çeşitli il ve ilçelerinin yanı sıra çok sayıda ülkeden temsilciler açılışta yer aldı. 11 Aralıkta sona erecek Travel Turkey İzmir’e 20 ülkeden 500 üzerinde kuruluş ve şirket katılıyor.
Kuşadası’nın turizm alanında etkin şekilde tanıtım için yurtiçi ve yurtdışı tanıtım programlarına devam eden Kuşadası Belediyesi, bu amaçla İzmir’de de standa açtı. Kuşadası’nın yenilenen yüzünün tema olarak işlendiği 90 metrekarelik stand, yoğun bir ziyaretçi akınına uğradı. Fuarın açılışına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Devlet Bakan Egemen Bağış, TÜRSAB Genel Başkanı Başaran Ulusoy, İzmir Valisi Cahit Kıraç, Aydın Valisi Kerem Al, Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürü Cumhur Güven Taşbaşı ile çeşitli siyasi parti ve meslek odaları temsilcileri de Kuşadası standını ziyaret ederek, Kuşadası Belediye Başkanı M. Esat Altungün ile görüştü. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Kuşadası standını ziyareti sırasında Belediye Başkanı M. Esat Altungün tarafından karşılandı ve Kuşadası’nın tanıtım çalışmalarıyla ilgili bilgi aldı. Bakan Günay, göreve geldiği andan itibaren tanıtım alanında önemli çalışmalar yapan Başkan Altungün’e başarılı ve etkin çalışmalardan dolayı teşekkür etti.
Bu arada, Kuşadası standını ziyaret eden konuklarla tek tek ilgilenen Kuşadası Belediye Başkanı M. Esat Altungün, daha sonra hem yerli hem de yabancı ziyaretçiler onuruna kokteyl verdi. İzdiham yaşanan kokteyle Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Aydın Valisi Hüseyin Kerem Al, Kuşadası Kaymakamı Mustafa Esen, Makedonya Büyükelçisi Goran Taskovski, Makedonya Ticari elçisi Alev Süleyman, Kuşadası Ticaret Odası Başkanı Serdar Akdoğan, Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürü Nuri Aktakka, TÜRSAB Kuşadası Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Bülent İlbahar, çeşitli il ve ilçelerin belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, ticaret odası yöneticileri ile Kuşadası’ndan gelen çok sayıda otel ve seyehat acentelerinin sahipleri ve yöneticileri katıldı. Travel Turkey Fuarı’nın en çok ilgi gören standı olan Kuşadası standında verilen kokteylin büyük ilgi görmesinin kendilerini mutlu ettiğini belirten Kuşadası Belediye Başkanı M. Esat Altungün, “ Kuşadası’nın turizmin yeniden parlayan yıldızı olması için göreve geldiğimiz günden beri etkin tanıtım çalışmaları yapıyoruz. Tanıtım alanında yaşanan eksikliği gidermek için yaptığımız çalışmaları sürdürmekte kararlıyız. Yurt içi ve yurt dışında yaptığımız tanıtım çalışmalarıyla önemli başarılar elde ettik. Londra ile başlattığımız ve İzmir’de sürdürdüğümüz tanıtım çalışmalarını aksatmadan yurt içi ve yurt dışındaki fuarlarda sürdürmeye devam edeceğiz. Standı ziyaret eden ve kokteylimize katılan tüm turizmcilere ve konuklara teşekkür ediyorum “ dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir Büyükşehir’den ’Meslek Fabrikası’ açıklaması İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetinde bulunan Eski DGM binası (Meslek Fabrikası), Egemenlik Evi ve gasilhane binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesine tepki gösterdi. Belediyeden yapılan açıklamada, söz konusu işlemlerin ’hukuksuz bir el koyma girişimi’ olduğu savunularak yargı sürecinin devam ettiği belirtildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetindeki üç stratejik taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesiyle ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, taşınmazların 2025 yılının Ekim ayında belediyeye bilgi verilmeden tapu müdürlükleri üzerinden Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirildiği iddia edildi. "Vakıf yoluyla meydana gelmediği belgelerle ortada" Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün söz konusu tescil işlemlerini Vakıflar Yasası’nın 30. maddesine dayandırdığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu taşınmazların vakıf yoluyla meydana gelmediği, tarihi belgelerle açık bir biçimde ortadadır. Tamamıyla ilgisiz birtakım vakıf belirtmeleri gerekçe gösterilerek İzmir halkının malına el konulamaz. Bahsi geçen vakıf şerhleri, yıllar önce bedelleri ödenerek sicilden silinmişken, el koyma işleminden hemen önce yeniden ortaya çıkarılmıştır." Meslek Fabrikası ve Egemenlik Evi’nin tarihi vurgulandı Açıklamada, taşınmazların tarihi önemine dikkat çekilerek, Meslek Fabrikası’nın 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararname ile belediye mülkiyetine geçtiği hatırlatıldı. Yapının bugüne kadar 145 bin kursiyere hizmet verdiği ve ciddi bütçelerle restore edildiği ifade edildi. İzmir’in ilk belediye binası olan Egemenlik Evi’nin ise 1891 yılında halktan toplanan paralarla inşa edildiği, bir vakıf tarafından yapılmadığının delilleriyle mahkemeye sunulduğu kaydedildi. Yargı süreci devam ediyor Taşınmazların tahliye edilmek istendiğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi, hukuki sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Meslek Fabrikası ile ilgili İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptal ve tescil davası açılmış, mülkiyetin üçüncü kişilere devrini engelleyen ihtiyati tedbir kararı alınmıştır. Tahliye işlemlerine karşı açılan davada İzmir 5. İdare Mahkemesi 24.02.2026 tarihinde yürütmenin durdurulması talebini reddetmiştir. Belediyemizce bu karara karşı aynı gün üst mahkemeye itiraz yapılmış olup süreç devam etmektedir." Belediye yönetimi, kamu kurumlarının önceliğinin kamu hizmeti olması gerektiğini vurgulayarak, yargılama süreci tamamlanana kadar tahliye çabalarından vazgeçilmesi çağrısında bulundu.
Edirne Edirne’de taşkın suları çekiliyor Edirne’de Tunca ve Meriç nehirlerinde dün başlayan su debisindeki düşüş sürerken, geçtiğimiz hafta yaşanan taşkının izleri ovada hala silinmedi. Bölgesel yağışlar, kar erimeleri ve Bulgaristan’daki barajlardan yapılan kontrollü su salımı nedeniyle geçtiğimiz hafta Tunca ve Meriç nehirlerinin taşması, çok sayıda köy yolunun ve tarihi köprünün ulaşıma kapanmasına neden olurken, binlerce dekar tarım arazisi de sular altında kaldı. Taşkından en fazla etkilenen bölgeler arasında Bosna köyü ve Demirtaş Ovası yer aldı. Ova genelinde su seviyesinin yer yer 1 buçuk ila 2 metreye yaklaştığı belirtilirken, ekili alanların büyük bölümü zarar gördü. Bosna köyünde arazilerini kontrol eden çiftçi, suyun hâlâ yüksek olduğunu ve tarlalara girmenin mümkün olmadığını söyledi. "Ekili alanların tamamı gitti" Taşkından etkilenen üreticilerden Dursun Akpınar, ovada su seviyesinin hızla yükseldiğini anlatarak, "Aşağı yukarı 1 buçuk metreye yakın su var. Ekili alanların tamamı gitti. Çiftçi şu anda ne yapacağını bilmiyor. Sular ne zaman çekilecek belli değil, tekrar ekim yapılabilecek mi, o da belirsiz" dedi. Bahçesindeki arı kovanlarına dahi ulaşamadığını ifade eden Akpınar, suyun yalnızca tarım alanlarını değil, tarımsal ekipmanları da etkilediğini söyledi. Traktörle araziye girmek istediklerini ancak bunun mümkün olmadığını belirten Akpınar, "Kabinin içine kadar su dolmuş. Araziye girilemiyor. Yarın giderim diyorsun ama su çekilmeden mümkün değil" diye konuştu. "Nehir yatağı baştan sona temizlenmeli" Bölgede tarımla geçimini sağlayan çok sayıda üreticinin benzer mağduriyeti yaşadığını belirten Akpınar, taşkının temel nedeninin nehir yatağındaki birikintiler ve adacıklar olduğunu savundu. Özellikle NATO Köprüsü sonrası oluşan adacıkların suyun akışını engellediğini iddia eden Akpınar, suyun burada sıkışarak geri teptiğini ve ovaları doldurduğunu dile getirdi. Demirtaş Ovası’nda suyun geniş bir alanı kapladığını vurgulayan üreticiler, kalıcı çözümün nehir yatağının kapsamlı şekilde temizlenmesi olduğunu ifade ederek, "Bu senelerdir devam eden bir sorun. Hep günü kurtarmaya yönelik çözümler yapılıyor. Oysa nehir yatağının buradan aşağıya kadar tamamen temizlenmesi şart" dediler. Su seviyesinin yüksekliğini koruduğu ovada çiftçiler, hem ürün kaybının hem de yeni ekim sürecinin belirsizliğinin endişesini yaşıyor. Üreticiler, ekonomik kaybın büyük olduğunu belirterek, devletin kalıcı bir çözüm üretmesini bekliyor.