YEREL HABERLER - 08 Kasım 2012 Perşembe 16:27

ENGELLİLERİN FİKSTÜRÜ CUMARTESİ ÇEKİLECEK

A
A
A
ENGELLİLERİN FİKSTÜRÜ CUMARTESİ ÇEKİLECEK

Bu sezon 1. Lig`de mücadele edecek olan Aydın Engelliler Spor Kulübü`nün fikstürü cumartesi günü çekilecek.
Aydın Engelliler Spor Kulübü Başkanı Ercan Karacasulu yaptığı açıklamada, lig hazırlıklarını sürdürdüklerini ifade etti. Fikstürün cumaretesi günü çekileceğini belirten Karacasulu, maçların başlama tarihlerinin fikstür çekiminde belli olacağını söyledi.
Sezon öncesi iyi bir takım oluşturduklarını, geçen yıl şampiyon olan takımın üzerine iyi oyuncular transfer ettiklerini söyleyen Karacasulu, ``Antrenmanlarımız sürüyor. Ancak, maddi anlamda Aydın`dan destek göremiyoruz. Aydın Belediye Başkanımız Özlem Çerçioğlu`ndan randevu almak için uğraşıyoruz. Maddi sıkıntıları bir nebze azaltmak için Atatürk Kapalı Spor Salonu`nda sezon açılışı yapmayı planlıyoruz`` şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Mesai arkadaşlarını silahla yaralayan özel güvenlik görevlisi hakim karşısına çıktı Kastamonu’da Şeker Fabrikası’nda çıkan tartışma sırasında iki mesai markadaşını silahla vurarak yaralayan özel güvenlik görevlisi, "Öldürme kastım olsa ayaklarına değil, hayati bölgesine doğru ateş ederdim" dedi. Olay, 7 Temmuz 2025 tarihinde Kastamonu-Sinop karayolu üzerinde bulunan Kastamonu Şeker Fabrikasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, fabrikada güvenlik görevlisi olarak çalışan A.Y. tabanca ile tartıştığı mesai arkadaşlarına ateş etti. Kurşunların isabet ettiği A.E. ve S.D. yaralandı. Olayın ardından jandarma ekiplerince gözaltına alınan A.Y. tutuklandı. A.Y. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "kasten öldürme" suçundan dava açıldı. Davanın ilk duruşmasında sanık, yaralanan A.E. ve S.D., tanık ve avukatlar hazır bulundu. "Öldürme kastım olsa hayati bölgesine doğru ateş ederdim" Duruşmada kendisini savunan A.Y., A.E. ile iş yerinde anlaşamadığını belirterek, "A.E. ile karşılaşmamak için ben geç yemeğe giderim. İçeri girince selam vermeme rağmen yine küfür etti. Bu sırada gelişmeler oluştu. Ben de ’sosyal medyada ne insanlar var’ dedim. Yemeği yerken küfürler edip üzerime yürüdüler. Ben de ’ne istiyorsun, küfür ediyorsun’ dedim. S.D. de ayağa kalkınca üzerime geliyor zannettim. Bu sırada silahımı kurdum. Sonra cebime koydum, ardından Sonra, ’benim üzerime yürüdü ve o silahı çıkartınca bana atacaksın’ dedi. Ben de silahı çekip yere ateş ettim. Yine durmadı ve elini beline atıp bana hakaret ediyordu. Ben de ayaklarına ateş ettim. Benim amacım öldürmek değildi. Öldürme kastım olsa ayaklarına değil, hayati bölgesine doğru ateş ederdim. Ben, açıkta kaldım. A.E. kapının ardındaydı, sütunun arkasına koştu. Bu sırada elini beline götürünce ben de ayaklarına doğru ateş ettim. Yanına gittim, ’neye yaradı, babanla yıllardır dostluğumuz vardı’ dedim. A.E., a’teş etme’ dedi, zaten ateş etmeyecektim. Silahımda mermi de vardı. Sonra jandarmaya giderek teslim oldum. 7 aydır tutukluyum, sıralı amirlerim tarafından suça itildim. Ben suç işlemedim. İşsiz kaldım. Böyle olmasını istemezdim. Ben de mustaribim" dedi. Yaşanan olayın yıllık izin ile bir ilgisinin olmadığını belirten A.Y., "Benim 22 günlük iznim vardı. 15 gününü kullandım. 7 gün iznim kaldı. İzin talebim oldu ama Ahmet’in izin aldığını bilmiyordum. Bana itibar suikastı yaptı, sürekli bana baskı yaptı. Benim güvenlik amiriyle yaşadığım izin tartışmam Ahmet’i ilgilendirmiyor. Sürekli tahrik edici olaylar yaşadım, her defasında arkamı dönüp gittim. Sinan’a kazara bir el ateş etmiş bulundum. Ahmet’inde bacağına 5-6 el ateş ettim. Aramızda yaklaşık 2-3 metre mesafe vardı. Benim nişancılığım iyidir. Belgeli avcılık yapıyorum İstediğim hedefi vurabilirim. İsteseydim hayati bölgelerine ateş edebilirdim. Ama kendi irademle atışı kestim" diye konuştu. "Silahıma hamlem olmadı, onu taciz etmedim, ambulansı ara deyince de ‘geberin’ dedi" Duruşmaya tekerlekli sandalye ile gelen A.E. ise, "Bizler için sürekli idareye asılsız şikayetlerde bulunuyordu. Sanıkla husumetliyiz. Olay gününde de sanık nöbet yerini terk ediyor. Biz de yemekteydik. Atagan küfür ederek yemekhaneye girdi. Biz bu sırada muhabbeti kestik. Yerine oturmadan tekrar küfür etti. Biz de, ‘hayırdır, bize mi küfür ediyorsun, burada bizden başkası yok’ dedik. O da ’niye üzerine alınıyorsun’ dedi. Ben de sesimi yükseltince o sırada elini beline atıp masadan kalktı. Yanımıza geldiğinde silah doluydu. Biz kendisine küfür etmedik. Ben de ’silahı beline sok, herkesin çoluğu, çocuğu var, saçmalama’ dedim. S.D. önümde olduğundan bir el ateş edip ayağından vurdu. S.D. müdahale etmek isterken ateş etti. S.D. vurulunca masaya yığıldı. Sonra bana ateş etti" şeklinde konuştu. "Masadan kalkıp silahı çekti, elini tutmaya çalışırken bacağıma ateş etti" Mesai arkadaşının silahlı saldırısında yaralanan S.D. de sanıktan şikayetçi olduğunu ifade ederek, "Muhabbet ediyorduk. Sanık kapıdan girdi ve küfür ederek ‘ah Necati abi, ne çocuklar var’ dedi. Bunu üç kere tekrarladı. A.E. ’sen bize küfür ediyorsun’ dedi. Sanık da ’siz küfür ederken iyi de ben edince mi sorun oluyor’ dedi. Masadan kalkıp silahı çekti. Elini tutmaya çalışırken bacağıma ateş etti. Kurşun baldırımdan girip çıktı. Sonra ateş ederek A.E.’ye küfürler edip 8-9 kere ateş etti. A.E. de kaçmaya çalışıyordu. Benim gözüm karardı. Kendime geldiğimde A.E. kapıdan kaçarken sanık arkasından ateş etmeye çalışıyordu. A.E. yerde yatıyordu, ’ambulansı ara’ dedi. Ben de o sırada masaya yığıldım kaldım, kötü oldum. ’Yanına geleyim mi’ dedim ama kendimden de geçmiştim, gidemedim. Biraz kendimi toparlayınca A.E.’nin yanına gittim, o sırada A.E. kanlar içinde yatıyordu. Ben de yere yığıldım. Ben de isteseydim ateş edebilirdim. Biz ateş etmedik. Olay öncesinde ben, güvenlik amirinin yanına gittiğimde Atagan’ı izne çıkartın yoksa ortalık karışacak dedi. Bende ne diyorsun anlamadım dedim. Üç saat sonra bu silahlı saldırı olayı gerçekleşti. Şikayetçiyim" ifadelerini kullandı. Duruşmada tanık olarak dinlenen İ.B. ise, olayın sanığın küfür etmesiyle başladığını belirterek, "Sanık silahı çekti, ateş etti. A.E. silah çekmedi. Hatta ’silahı bırak, hepimizin çocuğu var’ dedi. Sanık çok ateş etti, ben de kurşunlar seker, bana gelir diye dışarı çıktım. Sesler kesilince tekrar içeri girdim. İkisi yaralıydı. Turnike yaparak ilk müdahaleyi yapmaya çalıştık" dedi. Avukat savunmalarının dinlenmesinin ardından eksiklerin giderilmesi için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.
İstanbul Vodafone Vakfı ve "Hayat Tamircisi" Hasan Kızıl’dan hayvanlar için yeni proje Vodafone Vakfı, "Hayat Tamircisi" Hasan Kızıl ile birlikte düzenlediği etkinliklerle hayvanlar için yeni bir yaşam fırsatı sunmayı sürdürüyor. Son olarak, Vodafone Plaza’da 45 Vodafone Gönüllüsü’nün katılımıyla yürüteç ve kazak atölyeleri düzenlendi. Vodafone Vakfı, ünlü hayvan aktivisti ve "Hayat Tamircisi" proje yöneticisi Hasan Kızıl ile engelli hayvanlar için projeler üretmeye devam ediyor. Hasan Kızıl’ın rehberliğinde Vodafone Plaza’da düzenlenen kazak ve yürüteç atölyelerine 45 Vodafone Gönüllüsü katıldı. Kazak atölyesinde, kullanılmayan kazaklardan kedi ve köpekler için toplam 14 yatak yapılırken; bu yataklar için 90’a yakın kazak toplandı. Yürüteç atölyesinde, 15 engelli hayvan için geri dönüştürülebilir malzemelerden yürüteçler yapıldı. Vodafone Gönüllüleri’nin Hasan Kızıl liderliğinde bugüne kadar ürettiği yürüteç sayısı 75 oldu. Atölyelerde üretilen yataklar barınaklara bağışlanacak. Yürüteçler ise Vodafone Vakfı Instagram sayfasından engelli hayvanlar için yapılan çağrıya başvuru yapmış kişilere iletilecek. Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, şunları söyledi: "Vodafone Vakfı olarak, teknolojiyle insanları birbirine bağlarken hayvanları da unutmuyoruz. Bir kez daha patili dostlarımız için el ele verdik ve gönüllülerimizle birlikte ‘Hayat Tamircisi’ Hasan Kızıl’ın liderliğinde yürüteç ve kazak atölyeleri düzenledik. Patili dostlarımız özgürce koşsun diye yürüteçler, sıcacık uyusunlar diye kazaklardan yataklar yaptık. Amacımız, daha fazla hayvanın hayatına dokunmak. Vodafone Gönüllüleri ile patili dostlarımızın yanında durmaya devam edeceğiz." Hasan Kızıl ise şöyle konuştu: "Tam 12 yıldır Hayat Tamircisi olarak 7 binden fazla hayata dokundum. Vodafone Vakfı gönüllüleriyle aynı yolda yürümek, bu iyiliği birlikte büyütmek benim için tarifsiz bir mutluluk. Çünkü Hayat Tamirciliğinin bir okulu yok; hayata gerçekten dokunduğunda, hayatın değerini öğreniyorsun. İşte bu yüzden Vodafone Vakfı gönüllüleriyle buluşuyoruz: iyiliği çoğaltmak, sevgiyi büyütmek ve umudu yaymak için."
Zonguldak Uzmanından uyarı: "Kas kaybını önlemek için mutlaka sahura kalkılmalı" Zonguldak’ta Diyetisyen Gizem Güneş, Ramazan ayında sağlıklı beslenmenin püf noktalarına değinerek iftarda suyun aniden tüketilmemesi ve kas kaybını önlemek için mutlaka sahura kalkılması gerektiği konusunda vatandaşları uyardı. Ramazan ayında uzun süren açlık sonrasında iftar ve sahur öğünlerinde dikkat edilmesi gerekenleri anlatan Diyetisyen Gizem Güneş, kan şekerini dengelemek için orucun ılık, ballı ve limonlu suyla açılabileceğini belirtti. Öğünlerin zamana yayılması gerektiğini vurgulayan Güneş, "Kan şekerimizi dengeledikten sonra mutlaka yeşillik ve lifli gıdalarla başlayıp öğün sürecini olabildiğince uzatmak çok önemli. Çorba ve salata ile başlayıp 8-10 dakika mola vererek öğüne devam edilebilir" dedi. "İftarda aniden çok fazla su tüketmek mideyi genişletir" Sıvı tüketimi konusunda yapılan en büyük hatanın iftarda hemen çok fazla su içmek olduğunu ifade eden Güneş, "Bu doğru değil, midemizi genişletiriz ve baskı hissedebiliriz. Önemli olan iftardan sonra saat başı bir veya iki bardak gibi su tüketimini saatlere yaymamızdır" şeklinde konuştu. Güneş ayrıca, herhangi bir rahatsızlığı olmayanların gün boyu yavaşlayan sindirimi desteklemek amacıyla yeşil çay, rezene, ıhlamur ve zencefilli çaylar gibi bitki çaylarından destek alabileceğini sözlerine ekledi. Tatlı ve meyve tüketimi için iftardan sonra yaklaşık 2 saatlik bir beslenme penceresi açılması gerektiğini ve ardından açlık sürecinin başlatılmasının metabolizma için faydalı olacağını belirten Güneş, sahurun önemine de dikkat çekti. Kas kaybının önüne geçmek için sahurun kritik olduğunu aktaran Güneş, "Sahura kalkmamız kas kaybının olabildiğince önüne geçmemizi sağlar. Bu yüzden mutlaka sahura kalkmalıyız" ifadelerini kullandı. Ramazan ayında tartıda görülen rakamların genellikle yağ değil, ödem ve su tutumu olduğunu hatırlatan Güneş, son olarak "Ramazan’ı sadece bir detoks ayı olarak tabir etmek doğru değil. Burada önemli olan bilinçli beslenmeyi öğrenmek. Sahurda çok karbonhidrat tüketmemeye dikkat edersek Ramazan sonunda bedendeki değişimi görebilirsiniz" dedi.