EKONOMİ - 21 Şubat 2013 Perşembe 16:29

2. PENYE TEKSTİL VE TEKNOLOJİLERİ FUARI KAPILARINI AÇTI

A
A
A
2. PENYE TEKSTİL VE TEKNOLOJİLERİ FUARI KAPILARINI AÇTI

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, kaç ülkeye gittiği konusunda kendisine soru önergesi gönderildiğini belirterek, ``Türkiye oturduğu yerde 152.6 milyar dolar ihracat yapabilir miydi? Türkiye böylesi bir krizden IMF`den para almadan hatta IMF`nin cebine cep harçlığı verecek bir olaydan başarıyla çıkabilir miydi? Sonuç itibariyle gidemediğin yer senin değildir. Müşteri gelmiyorsa sen ona gideceksin`` dedi.
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ve Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği Genel Başkanı Dr. Hasan Sert ve ve beraberindeki heyet Gaziantep`te 2. Penye Tekstil ve Teknolojileri Fuarı`nın açılışına katıldı. Akor Fuarcılık tarafından Ortadoğu Fuar Merkezi`nde düzenlenen törende konuşan Ekonomi Bakanı Çağlayan, 80`li yıllarda Almanya`nın hanofer fuarı olduğunu hatırlatarak, ``1986 yılında Almanya`daki fuarı hala unutamadım. O fuarda bir tek Türk firması bile görememiştim. Geçen yıl yine o fuara gittim. Alman bakan meslektaşım fuara katılmamızın kendileri için çok önemli olduğunu söyledi. Bu kez o fuardaki firmaların neredeyse yarısı Türk firması olduğunu gördüm. Geçen 10 yılı restorasyon yılı yaptık. Bugün 21 Şubat bana büyük bir felaketi hatırlatıyor. Bu tarih Anayasa kitapçığını fırlatıldığı tarihtir. O günlerde bir saat sonra dahi ne olacak kimse bilemezdi. O günlerden bugünlere geldik ve şimdi 10 yıl sonrasını programlayan bir ülkeyiz. Bu gün 27 üyeli AB`nin 23 ülkesinden daha az iç ve dış borcumuz var. Evvel Allah şimdi yük veren değil yük alan bir ülke haline geldik. Şimdi ekonomide geldiğimiz mesafe önemli diyoruz. Geçmişteki bütün sıkıntılar ortadan kaktı. Şimdi sürekli büyüyen ve gelişen test edip onaylanan başarılı bir Türkiye var. Daha yapacak çok işimiz var`` dedi.
Bakan Çağlayan, ekonomideki gelişmelerin siyasi ve ekonomik istikrarla özel sektöre olan güvenle 2023 hedeflerine hep birlikte gittiklerini belirterek, ``Biz 2002`den 2012 ye gelirken büyük zorluklardan geçtik. Türkiye şimdi böylesi bir ortamda yeni bir zihniyet devrimine ihtiyaç duyarak yoluna devam etmesi gerekiyor. 2012 yılında tarihimizin ihracat rekorunu büyük krizlerin yaşandığı zaman yaptık`` dedi.
Üretilen ürünlerin fuarlarda mutlaka tanıtılması gerektiğini ifade eden Bakan Çağlayan, ``Biz sözde değil özde fuarları destekliyoruz. Yeni teşvik sistemimizde fuarcılığı önemsediğimiz için öncelikli teşvik kapsamına aldık. Gaziantep ihracatı ve büyümesi Türkiye ortalamasının üzerinde İşte şimdi Gaziantep`e daha geniş bir fuar yapmalısınız. Bu konuda çok ciddi destekler var ve bunlardan faydalanılabilir. Bu kardeşiniz dünyanın çevresini tam 35 kez turlamış. Bazıları bana soru önergesi gönderiyor. Kaç ülkeye gittiğim konusunda. Elinin körünü yapıyoruz ne yaptığımız ortada işte. Türkiye oturduğu yerde 152.6 milyar dolar ihracat yapabilir miydi? Türkiye böylesi bir krizden IMF`den para almadan hatta IMF`nin cebine cep harçlığı verecek bir olaydan başarıyla çıkabilir miydi? Sonuç itibariyle gidemediğin yer senin değildir. Müşteri gelmiyorsa sen ona gideceksin `` diye konuştu.
Bakan Çağlayan tekstil konfeksiyon sektörünün Türkiye için hayati öneme sahip olduğuna işaret ederek, bu alanda ihracat rakamlarının daha yüksek seviyelere çıkarılması gerektiğini söyledi.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ise alıcı ve satıcıların bir araya gelmesi için bu fuarların çok önemli olduğunu belirterek, ``İlk fuar alanımızı yağmur altında yaparken şimdi bu büyük fuarımız bile bize yetmiyor. Çünkü 177 ülkeye ihracat yapan sanayicilerin önündeki engelleri kaldırmak bizim görevimizdir. Bu gibi fuarlarda sizinle beraber olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Allah`ın izniyle bu birlik ve beraberlik içinde 2023 hedefine çok hızlı bir şekilde ulaşacağız`` dedi.
Fuarımıza Çin`den Avrupa`ya kadar birçok firmanın katıldığı ifade eden Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adil Konukoğlu, ``İnşallah bundan sora fuarımızı uluslar arası fuar boyutuna getirip daha verimli bir hale getirme çabası içinde ocağız`` dedi.
Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Mehmet Aslan, ayda en az iki fuar düzenlemek istediklerin belirterek, ``Biz her sektörde çeşitlenme ve daha fazla üreterek rekabet için koşuyoruz. Buna hiç bir zaman ara vermeyeceğiz`` dedi.
Akor Fuarcılık Genel Müdürü G. Hülya Akkaya ise fuarla ilgili bilgiler vererek, sektöre destek veren ilk ve tek fuarı olma özelliğini taşımaya devam ettiklerini söyledi.
Yapılan konuşmaların ardından bakanlar ve beraberindeki heyet kurdeleyi keserek fuarın açılışını gerçekleştirdi. Bakan Şahin ve Çağlayan daha sonra stantları gezerek incelemelerde bulundu.
12 bin metrekare alanda yurt içinden ve Çin, Kore, Almanya, Japonya, Tayvan, İtalya, Tayland ve ABD`den dolaylı olarak 150`ye yakın katılımcı firma bulunuyor.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Başkan Mandalinci’den 1 Mayıs mesajı: "Hayatın yükünü emek taşır" Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yazılı bir mesaj yayımladı. Başkan Mandalinci, artan ekonomik zorluklar karşısında emeğin ve dayanışmanın değerine dikkat çekerek, hayatı kuran tüm işçi ve emekçilerin bayramını kutladı. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci yayımladığı mesajında şu ifadelere yer verdi: "Sokaklardan atölyelere, limanlardan şantiyelere, hastanelerden sınıflara, toprağın derinliğinden kentin kalbine kadar emeğiyle hayatı kuran, üretimi sürdüren tüm işçi ve emekçilerin 1 Mayıs Emek, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü kutluyorum. Bugün, hayatın nasıl ayakta kaldığını hatırlamak için önemli bir gün. Kentler büyüyor, üretim biçimleri değişiyor, teknoloji hızla ilerliyor; ancak bütün bu dönüşümün merkezinde hala insan emeği var. Son dönemde yaşanan ekonomik sıkışma, artan hayat pahalılığı ve geçim baskısı, emeğin günlük yaşam üzerindeki etkisini daha görünür hale getirdi. Bu tablo, yalnızca bir tespitin ötesinde çözüm üretme sorumluluğunu da büyüten bir gerçektir. Çalışma hayatı dönüşürken güvencesizlik, gelir dengesizliği ve yaşam standartlarına ilişkin kaygılar daha fazla hissediliyor. Gençlerin geleceğe dair beklentileri, kadınların üretim içindeki görünürlüğü, farklı sektörlerde çalışanların karşılaştığı zorluklar, toplumun ortak gündemini oluşturuyor. Bu alanlarda atılacak her adım toplumsal dengeleri de doğrudan etkiliyor. Kent yaşamı, emeğin her alanda karşılık bulduğu bir düzenle güçlenir. Üretimin sürdürülebilirliği, sosyal dengelerin korunması ve yaşam kalitesinin yükselmesi, bu anlayışın hayata geçirilmesiyle mümkündür. Bu doğrultuda emeği merkeze alan, insan odaklı ve dengeli bir yaklaşımı kararlılıkla sürdürmek temel bir sorumluluktur. 1 Mayıs, dayanışmanın hatırlandığı, ortak bir gelecek fikrinin yeniden güç kazandığı bir gündür. Bu bilinçle, emeğiyle hayatı mümkün kılan herkese saygı duyuyor; daha güçlü bir toplumsal yapı için çalışmaya devam ediyorum. Tüm işçi ve emekçilerimizin 1 Mayıs Emek, Mücadele ve Dayanışma Günü kutlu olsun."
Kayseri Eski eşini okuduğu fakültenin önünde öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet Kayseri’de boşandığını eşini okuduğu fakültenin önünde pompalı tüfekle vurarak öldüren sanığa yargılandığı duruşmada ağırlaştırılmış hapis cezası verildi. Geçtiğimiz 23 Ekim’de Erciyes Üniversitesi kampüsünde meydana gelen olayda, Edebiyat Fakültesi Halk Bilimi öğrencisi ve 3 çocuk annesi Meliha K., fakülte önünde eski eşi F.K. ile karşılaştı. İkili arasında başlayan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine F.K., pompalı tüfekle M.K.’ye okul önünde ateş etti. Vurulan kadın ağır yaralanırken, haber verilmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. M.K., sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ERÜ Tıp Fakültesi’ne kaldırılırken, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay yerinden kaçan M.K. ise ekipler tarafından kampüs içinde yakalandı. Ağırlaştırılmış hapis cezası verildi 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık F.K. ve avukatı ile Meliha Keskin’in yakınları ve avukatları, Kayseri Barosu Başkanı Murat Tolga Özsoy, Kayseri Barosu eski Başkanı Ali Köse, Türk Kadınlar Birliği Şube Başkanı Ayşe Uzunlu ve siyasi parti temsilcileri katıldı. Duruşmada son sözleri sorular sanık F.K., eski eşini tasarlayarak öldürmediğini belirterek, eski eşinin kendisini aldattığını, 3 çocuğu için DNA testi istediğini söyledi. Sanığın avukatı da olayda tasarlamanın söz konusu olmadığını, zamana yayılmış bir tahrikin söz konusu olduğunu belirterek, haksız tahrik ve lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep etti. Yapılan yargılama sonucu mahkeme heyeti hiçbir indirim uygulamayarak F.K.’yı ’tasarlayarak kadına ve boşanılan eşe karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası ile cezalandırdı. Kararın açıklanmasının ardından duruşmayı takip eden avukatlar sanığın kendilerini tehdit ettiğini belirtti.
Kocaeli Çiftçilere 27 milyon liralık tohum desteği Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kent genelindeki tarımsal faaliyetleri desteklemek ve üreticilerin maliyet yükünü azaltmak amacıyla 9 ilçedeki 1600 çiftçiye yüzde 75 hibeli yem bitkisi tohumu dağıttı. Derince ilçesi Çavuşlu Mahallesi’nde düzenlenen tohum dağıtım törenine Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, ziraat odası temsilcileri ve üreticiler katıldı. Törende konuşan Başkan Büyükakın, belediyenin tarım ve hayvancılık projelerine son 7 yılda yaklaşık 1,5 milyar lira kaynak ayırdığını belirterek, "Nerede iş varsa orada biz varız. Bizi arayan işimizin başında bulur. Tarlada izi olmayanın hasatta yüzü olmazmış. Çalışmak lazım ama gayret etmeden olmaz. Bakın buraya doğalgaz getirdik. İnşallah diğer mahallelerimizde de çok yakın zamanda gelecek. 7 yılda tarıma 1,5 milyar liralık destek verdik. Bugün de bin 600 çiftçiye yüzde 75 hibeli mısır ve yonca tohumu dağıtılacak. Bununla, 32 bin dekarlık alanda ekim yapılacak" dedi. "Boş konuşmuyoruz" Gıda güvenliği riskine karşı tarımsal kapasitenin artırılması gerektiğini vurgulayan Büyükakın, şöyle devam etti: "Dolayısıyla, bizim aslında tarımsal kapasitemizi kaybetmememiz, aksine artıracak stratejiler izlememiz lazım. Sulama göletlerinin kapasitelerini de artırıyoruz. Buradaki sulama imkanlarını artırmak için büyük bir proje hayata geçireceğiz. Köylerdeki doğalgaz projelerimiz de hızla devam ediyor. Niçin yapıyoruz? Burada yaşam devam etsin diye yapıyoruz. Toprak ekilmeye devam ettiğinde iki şeyi korumuş oluyorsunuz. Birincisi toprağın kalitesi korunmaya devam ediyor. Diğer taraftan kırsal mahallelerimizin hafızası korunuyor. Sadece hizmet ediyoruz. Sürekli bunu söylüyoruz çünkü gerçek varlık sebebimiz bu millete hizmet etmek. Boş konuşmuyoruz. Lafla peynir gemisi yürümez. Dağıtacağımız yem bitkisi tohumları, şimdiden çiftçimize hayırlı olsun bereket olsun. Hayvanlarınıza gıda olsun, bereket olsun." 32 bin dekar arazi üretime kazandırılıyor "İlkbahar Dönemi Yem Bitkisi Tohumu Destekleme Projesi" kapsamında yürütülen çalışma ile 9 ilçe ve 186 mahalledeki üreticilere 3 bin 350 paket mısır ve 4 bin 100 paket yonca tohumu sağlandı. Toplamda 85 ton tohumun dağıtıldığı projeyle, yaklaşık 27 milyon liralık bir kaynak aktarılarak 32 bin dekar tarım arazisinin üretime kazandırılması hedefleniyor. Törenin sonunda çiftçilerle bir araya gelen ve kurum temsilcilerinden hediye alan Başkan Büyükakın, traktörün başına geçerek tarlada ilk mısır ekimini gerçekleştirdi.
İstanbul Bayrampaşa’da baba ve oğlu, eski çalışanın iş yerini bastı; iş görüşmesine gelen kişi vuruldu Bayrampaşa’da baba ve oğlu aralarında husumet bulunan eski çalışanlarının iş yerine gitti. İddiaya göre, çıkan kavgada silahını çeken şahıs, o sırada iş görüşmesine gelen kişiyi vurdu. Yaralı adam hastaneye kaldırılırken, baba ve oğlu ise gözaltına alındı. Yaşanan olay güvenlik kamerasına yansırken, şüpheli Hüseyin O. tutuklandı. Olay 25 Nisan Cumartesi günü Bayrampaşa Kocatepe Mahallesi’ndeki Kuru Gıda Pazarında meydana geldi. İddiaya göre, Zafer Ç., bir süre önce ihtar çekerek işinden ayırldı. Ardından iş yerinin sahipleri Kemal O. ve babası Hüseyin O. ile davalık oldu. Bunun üzerine görüşmek isteyen baba ve oğlu Zafer Ç.’nin yeni açtığı iş yerine gitti. Taraflar arasında tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Çevrede bulunanların müdahalesiyle kavga sona erdi. Zafer Ç. ise iş yerindeki ofisine döndü. Baba ve oğlu bir süre sonra yeniden iş yerine geldi. Taraflar arasında yeniden kavga çıktı. Hüseyin O. silahını çıkardı. Ve iş görüşmesi orada olduğu öne sürülen Adem Ç.’yi vurdu. Adem Ç. sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Kemal O. ve Hüseyin O. ise gözaltına alındı. Hüseyin O. tutuklanarak Metris cezaevine gönderilirken, kavga anları ise güvenlik kamerasına yansıdı.
İstanbul Doğaseverler Yenikapı’daki fuarda buluştu İstanbul’da doğaseverler ve karavan meraklıları Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde kapılarını açan NaturFest, fuarında buluştu. Yenikapı’da başlayan ve 3 Mayıs’a kadar devam edecek olan fuar kamp, karavan ve doğa sporları severleri bir araya getirecek. Bu yıl ikincisi düzenlenen Kamp, karavan ve doğa sporları fuarı NaturFest, Dr. Kadir Topbaş Kültür Merkezinde başladı. Yerli, yabancı markalardan karavanların yer aldığı fuar 3 Mayıs’a sürecek. Son teknoloji ve ultra konfor verimiyle dizayn edilen karavanların fiyatları 350 bin liradan başlayıp 9 milyona kadar fiyat aralığında seyrediyor. Her bütçeye göre bulunan karavanlar, sahiplerini bekliyor. 2’incisi düzenlenen fuarla son dönemde kamp ve karavan sektöründe hem üretici hem de son kullanıcı tarafında çeşitli sorunlar yaşandığı sorunların ortak çözüm yolları bulunarak çözülmesinin amaçlandığı öğrenildi. "Artık karavan kullanımı hobi olmaktan çıktı. Tamamen bir ihtiyaç oldu" Bir karavan şirketi yetkilisi olan Murat Dilbaz, son yıllarda karavana yoğun ilginin olduğunu söyledi. Dilbaz, "Artık karavan kullanımı hobi olmaktan çıktı. Tamamen bir ihtiyaç oldu. Yakında biz herkesin evinin önünde karavan olacak diyoruz. Son zamanlarda depremlerden dolayı ve otel fiyatlarının artışı. Biraz daha öte gitmem gerekirse konut fiyatlarının artışı karavana ilgiyi arttırdı. Standart karavan dediğimiz karavanların içinde sadece mobilya akşamlarımız ve yatak konseptimiz mevcut. Ful donanımlı karavanlarımızda da güneş enerjisi sistemi özellikleriyle satışa sunuyoruz. Karavan fiyatlarımız 350 bin liradan başlayıp 750 bin 850 bin liralara kadar gidiyor. Her bütçeye cevap veriyoruz" dedi. "Bir tane yazlık, kışlık dairen olur ama karavan aldığın zaman Türkiye’de 81 ilde evin olur" Fuarda en pahalı karavanı satan yetkili Osman Dolgun, "9 milyon liralık karavanın değerinin sebebi tamamen Alman markası olması. Yurt dışından gelen ithal bir karavan kendisi. İçerisi 1+0 suit daire sisteminde. ALDE ısıtma sistemi, tentesi, güçlendirilmiş dingili asansör yatağı, duş ve tuvaleti ayrımı, geniş saklama bagajları, hafif malzemelerle birlikte ergonomik bir karavandır. 9 milyon gibi bir rakamı var. Bu en pahalı karavanlardan bir tanesi ama. Bu karavanda yok yok. Bir tane yazlık, kışlık dairen olur ama karavan aldığın zaman Türkiye’de 81 ilde evin olur" şeklinde konuştu. "Depremlerin oluşması, daha sonrasında işte pandemi öncesindeki yoğunluğun olması ve turizmdeki maliyetlerin yüksek olmasından dolayı karavana olan ilgi her geçen gün biraz daha artmaktadır NaturFest Kamp, Karavan ve Doğa Sporları Fuarı’nın organizatörü Cengiz İmeci, "Naturfest Kamp Karavan Doğa Sporları Fuarı bu sene ikinci kez kapılarını açıyor. 3 Mayıs’a kadar devam edecek bir fuar organizasyonumuz. Yenikapı Avrasya Gösteri Sanat Merkezi’nde yapıyoruz. Son yıllarda karavana olan merak ve ilgi her geçen gün daha da artmaktadır. Özellikle işte depremlerin oluşması, daha sonrasında işte pandemi öncesindeki yoğunluğun olması ve turizmdeki maliyetlerin yüksek olmasından dolayı karavana olan ilgi her geçen gün biraz daha artmaktadır. Buradaki en büyük nedenlerden bir tanesi, doğayla baş başasınız. Herhangi bir yere bağlı kalmadan seyahat etme özgürlüğünüz var. Bu bakımdan tercih nedenleri oluyor" ifadelerini kullandı. Karavan kullanımının hobiden ayrı bir kategoriye girerek ihtiyaç olduğunu söyleyen İmeci, "Bakarsanız, pandemiyle ve daha sonrasında depremle bir ihtiyaç olarak doğan bir sektör. Daha sonrasında da bu artık alışkanlık ve bir hobiye dönüşen bir oluşuma geçti. Önceki yıllarda ihtiyaçtan dolayı karavana olan ilgi, son zamanlarda doğa turizmiyle, seyahatlerin doğayla iç içe yoğunlaşmasıyla da tamamen bir hobi ve ayrı bir kategori haline geldi" diye konuştu. "30 Nisan’da açılan, bugün açılan fuarımız 3 Mayıs’a kadar kapılarını açık tutacak" Fuarın 4 gün boyunca devam edeceğini söyleyen Cengiz İmeci, "Şöyle söyleyeyim; geçen sene fuarın ilkini yapmıştık, bu sene ikincisini düzenliyoruz. 30 Nisan’da açılan, bugün açılan fuarımız 3 Mayıs’a kadar kapılarını açık tutacak. Şöyle bir tarihimiz var: 1 Mayıs resmi tatil, ardı Cumartesi ve Pazar, üç tatilimiz olmasından dolayı yoğun bir ilgi bekliyoruz fuarımıza. Özellikle hem İstanbul’dan gerekse yakın çevrelerden, diğer şehirlerden ciddi bir ziyaretçi beklentimiz var. Online davetiyelerimizde bizim bunu gösteriyor, yaklaşık 20 bin civarında online davetiye dağıttık bu süreçte. Dolayısıyla buradan gelen ziyaretçilerin telefonlarıyla, mailleriyle de özellikle ciddi anlamda bir talebin olduğu, geçen seneye göre yaklaşık yüzde 20-25 civarında bir artışın olduğunu gösterir" cümlelerini kullandı. "İthal karavan modellerimizin, moto ve çekme karavan modellerimizin daha yoğun olması fuarımıza ilgiyi bir kat daha artırmaktadır" Cengiz İmeci, fuarda farklı model karavanların çeşitliliğinden bahsederek, "Bu sene özellikle ayrı bir kategori daha açtık. Motor sporlarıyla ilgili, deniz sporlarıyla ilgili ve özellikle off-road araçlarıyla ilgili ayrı bir kategorimiz var. Burada da çok büyük bir ilgi bekliyoruz. Bu sene yine geçen seneye göre bir farkımız, ithal karavan modellerimizin, moto ve çekme karavan modellerimizin daha yoğun olması fuarımıza ilgiyi bir kat daha artırmaktadır" konuşmasına devam etti. "Karavan park yerlerinin devlet tarafından, belediyeler tarafından belirlenmesi daha özgür bir hayatın sürdürülebilmesi açısından ihtiyaçtır" Karavanlar için ayrı bir düzenlemenin yapılması gerektiğini ifade eden Cengiz İmeci, karavan sahiplerinin de yasal düzenlemeyi beklediğini söyledi. Cengiz İmeci, "Karavana ilgi her geçen gün dediğim gibi artıyor. Ancak burada şöyle bir sıkıntımız var; karavan park yasaklarıyla ilgili ciddi anlamda zorluklar yaşanmaktadır. Bu düzenlemenin, yani karavan parklarının neresi olacağıyla ilgili daha özgür bir hayatın zevkle yaşanabilmesi adına yasal düzenlemenin yapılması şart bu konuda. Dolayısıyla park yerlerinin devlet tarafından, belediyeler tarafından belirlenmesi daha özgür bir hayatın sürdürülebilmesi açısından ihtiyaçtır. Dolayısıyla en yakın zamanda biz yasal düzenlemelerin gelmesini beklemekteyiz. Çünkü ziyaretçilerimizden de bu yönde talepler var. Bu konuyla ilgili sempozyumların yapılmasını, fuarda bunun dile getirilmesini çok fazla ziyaretçimizden biz mailler aldık, telefonlar aldık. Bu konumda en kısa zamanda yasal düzenleme getirilip karavan sektörünün kangrenleşmiş probleminin bir an önce çözülmesini bekliyoruz" şeklinde konuştu.
İstanbul Colins’te grev kararı Öz İplik İş Sendikası, Colins Eroğlu Moda Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. İstanbul Fabrikası’nda toplu iş sözleşmesinde yaşanan sürecin uzaması nedeniyle greve başladı. İstanbul Avcılar’da bulunan Colins Eroğlu Moda Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. İstanbul Fabrikası çalışanları ‘toplu iş sözleşmelerinin yapılamaması ve sürecin işverenin uzlaşmaz tavrı’ nedeniyle uzaması iddiasıyla greve başladı. Sendika üyeleri fabrika önünde taşıdıkları dövizlerle bugün basın açıklaması gerçekleştirdi. Sendik adına basın açıklamasını yapan Öz İplik İş Sendikası İstanbul İl Başkanı Hacı Bayram Önal, "Bugün İstanbul’da sendikamızın örgütlü olduğu Eroğlu Moda Tekstil fabrikasının önündeyiz. Çünkü burası sadece bir iş yeri değil. Burada, emeğin, onurun, hukukun üstünlüğü, işçinin iradesi ve toplu sözleşme düzeni açıkça yok sayılmaktadır. Sendikamız söz konusu işyerinde 2017’den bu yana örgütlü ve yetkilidir. İşçiler, özgür iradesi ile toplu sözleşme yapma hakkı kazanmıştır. Bu hak, anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış tartışmasız bir haktır. Ancak işveren bu bağlayıcı hukuki gereçlere rağmen uzlaşmadan uzak bir tutum sergilemekte. İşçilerin hak ve kazanımlarını karşılamamakta ve toplu sözleşmeye yanaşmamakta" ifadelerini kullandı. Firmanın üretimini Mısır’a kaydırdığını vurgulayan Önal, "İşveren önce Çorlu’daki fabrikasını kapatmış ardından Aksaray’daki üretimini durdurmuştur. Şimdi ise, üretimini Mısır’a kaydırmıştır. Üstelik sadece yatırım yapmakla kalmamış, yurtdışında binlerce işçi çalıştırarak üretimini büyütmüştür. Kendi kazancı söz konusu olduğunda sınır tanımayan bu anlayış, Türkiye’deki işçi söz konusu olduğunda suskunluğa bürünmüştür. Şunun altını özellikle çiziyoruz, Mısır’da büyüyen yatırımlar Türkiye’de küçülen hakların bahanesi olamaz. Bu ülkede üretim yapan işçi, başka ülkelerde ucuz işçilikle tehdit edilemez. Türkiye’de kazanan, Türkiye’deki işçinin hakkını vermek zorundadır" dedi.