- 08 Ekim 2017 Pazar 08:57

Başkan Öz: "Bizim maziye, geçmişe sırtımızı dönmeye lüksümüz yok"

A
A
A
Başkan Öz: "Bizim maziye, geçmişe sırtımızı dönmeye lüksümüz yok"

AK Parti Erzurum İl Başkanı Mehmet Emim Öz, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne uzun yıllar hizmet veren eski İl, İlçe, Teşkilat ile Belediye Başkanlarına verdiği sabah kahvaltısında bir araya gelerek birlik beraberlik mesajı verdi.

AK Parti Erzurum İl Başkanı Mehmet Emim Öz, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne uzun yıllar hizmet veren eski İl, İlçe, Teşkilat ile Belediye Başkanlarına verdiği sabah kahvaltısında bir araya gelerek birlik beraberlik mesajı verdi. Başkan Öz, ’Bizim maziye, geçmişe sırtımızı dönmeye lüksümüz yok’ dedi.


İl Başkanı Mehmet Emim Öz Başkanlığı’nda gerçekleşen istişare toplantısına bir dönem hizmet etmiş Belediye Başkanları, İlçe ve Teşkilat Başkanları, İl Başkanları Hüseyin Tanfer ile Fatih Yeşilyurt katıldı.


Açılış konuşmasında, Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Adalet ve Kalkınma Partisini 16 yıla aşkın süredir halkın gücü ile iktidara taşıdığını ve bu gücü ile birlik, beraberlik içinde götürülmesine destek verilmesi gerektiğini ifade eden AK Parti Erzurum İl Başkanı Mehmet Emin Öz, yaptığı konuşmada:


‘Sevgili dava arkadaşlarım öncelikle AK Partimize gönül veren, hizmet etmiş olan değerli arkadaşlarımızla bundan böyle birliktelik toplantılarımızı rutin hale getirmeyi düşünüyorum. Partimize önemli hizmetlerde bulunan kardeşlerimize bugün huzurlarınızda bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.


Adalet ve Kalkınma Partimiz, Başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile önemli zihin değişikliği yaparak 16 yıldır halktan aldığı güçle hizmet davasını sürdürmeyi devam ettirmektedir. Bizim maziye, geçmişe sırtımızı dönme lüksümüz yok. Her zamanda istişareye açık olacağız. AK Parti her şeye rağmen Türkiye’nin en önemli parti kimliğini taşıyor. AK Parti’nin inanılmaz zihin değişikliğini yaptığını anlatacağız. Kurucu Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, her seçimde halkla beraber olarak seçimlerden zaferle çıktı. Bu nedenle Adalet ve Kalkınma Partisine hizmet etmiş olarak sizler şemsiyenin en önemli başarı ayağısınız. 16 yıllık iktidarlığı döneminde AK Partimizin karnesi başarılı icraatlara doludur.


Biz kendimize inanmaz ve güvenmezsek milletimizin itibarını sağlayamayız. Hedeflerimizin çıtasını sürekli yükseltmemiz gerekiyor. Milletle zıtlaşma olmaz. Biz siyasi varlığımızı ve hayatımızı milletimizin bize olan itimadına borçluyuz. Milletle zıtlaşma olmaz. Yıllardır partimize çok önemli hizmetler vermiş arkadaşlarımızın bazılarıyla farklı platformlarda çalışmaya ihtiyacımız var. Hele hele asla milletle kavga olmaz. Biz siyasi hayatımızı milletimizin bize olan desteğine borçluyuz. Yaşadığımız hain FETÖ darbesinde Milletimizin 15 Temmuz’da desteği olmasaydı biz bugün yoktuk. İhtiraslarımızı bir kenara bırakarak bir olmamız, güçlü olmamız lazım. AK Parti’nin davası, binlerce yıllık geçmişe sahip. AK Parti, dünyayı güneş gibi aydınlatan yüce bir medeniyetin günümüzdeki sancaktarlığına, hizmetkârlığına talip bir partidir. AK Parti, Türk milletinin binlerce yıldır kesintisiz şekilde süren devlet silsilesinin bugünkü adı olan Türkiye Cumhuriyeti’ni yaşatmak için gece gündüz çalışan bir partidir. Katılımınızdan ötürü teşekkür ediyorum’ dedi.


Toplantıda bir dönem görev yapan Belediye Başkanları, İlçe Başkanları, Teşkilat Başkanları görüşlerini belirttikten sonra, hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli 641 yıllık türbede Selçuklu, Osmanlı ve Bizans izleri bir arada Kocaeli’nin Gebze ilçesinde yer alan 14. yüzyıl eseri Malkoçoğlu Mehmet Bey Türbesi, Selçuklu kümbet geleneği ile erken Osmanlı mimarisini bir arada barındırıyor. 1940’lı yıllarda yıkılma tehlikesi geçiren ve restorasyonlarla yeniden ayağa kaldırılan 641 yıllık türbe, yapımında kullanılan Bizans dönemine ait devşirme taşlar ve halk arasındaki "Kırgızlar Mezarlığı" isminin aslında "Kırk Kızlar" olması gibi ilginç tarihi detaylarıyla dikkati çekiyor. Gebze’de bugün "Çamlık Parkı" olarak bilinen tepe noktasında yükselen Malkoçoğlu Mehmet Bey Türbesi, yüzyıllar öncesine uzanan çok katmanlı tarihin izlerini taşıyor. 1385 yılına tarihlenen yapı, Anadolu Selçuklu kümbet mimarisinin karakteristik özelliklerini yansıtırken, Osmanlı’nın kuruluş dönemine ait yapı anlayışıyla da benzerlik gösteriyor. Zaman içinde büyük tahribatlar yaşayan türbe, 1940’lı yıllarda neredeyse tamamen yıkılarak yalnızca tek bir sütunun ayakta kaldığı bir harabeye dönüşse de, 1960’lı yıllarda başlatılan restorasyon süreciyle yeniden hayat buldu. "Bu yapı hem Selçuklu hem erken Osmanlı izlerini taşıyor" Türbenin mimari açıdan önemli bir yapı olduğunu belirten Tarihçi-Yazar Dr. Recep Kankal, "Bulunduğumuz türbe, Anadolu Selçuklu dönemindeki kümbetlerin benzerlerinden biri. Aynı zamanda Osmanlı’nın kuruluş dönemindeki yapılarla da ciddi benzerlikler gösteriyor. Bu yönüyle hem Selçuklu geleneğini hem de erken Osmanlı mimarisini bir arada barındıran nadir yapılardan biri. 1385 yılında vefat eden Malkoçoğlu Mehmet Bey’e ait olduğunu da dönemin belgeleri ve kitabeler doğruluyor" dedi. "641 yıllık geçmişi belgelerle ortaya konuluyor" Yapının tarihine ilişkin somut veriler bulunduğunu ifade eden Kankal, "Bu yapı günümüzden yaklaşık 641 yıl öncesine uzanıyor. 1912 yılında Halil Ethem Bey’in Gebze’ye gelerek yaptığı incelemeler ve sonrasında kaleme aldığı ‘787 tarihli kitabe’ çalışmasıyla türbenin kime ait olduğu ortaya konuluyor. Hicri 787 tarihi miladi olarak 1385’e denk geliyor ve burada Malkoçoğlu Mehmet Bey’in yattığı anlaşılıyor" diye konuştu. Malkoçoğulları’nın, Osmanlı’nın özellikle Balkanlar’daki fetihlerinde aktif rol oynayan Evrenosoğulları ve Mihaloğulları gibi önemli bir akıncı ailesi olduğunu kaydeden Kankal, türbede yatan Mehmet Bey’in de bu geleneğin bir parçası olduğunu ifade etti. 1940’larda tek bir sütunu kalmıştı Kankal, 1920’li yıllarda ayakta olan yapının 1940’lara gelindiğinde büyük ölçüde yıkıldığını ve fotoğraflarda sadece tek bir sütunun ayakta kaldığının görüldüğünü dile getirerek, şu bilgileri paylaştı: "O dönemlere ait fotoğraflarda sadece tek bir sütunun ayakta kaldığı görülüyor. Kubbesi dahil diğer tüm bölümler çökmüş durumda. Kitabenin de bu süreçte kaybolduğu, daha sonra bir okulun deposuna kaldırıldığı tespit ediliyor. 1948’de Zeki Ergezen restitüsyon çalışmalarını yapıyor, 1960’lı yıllarda ise Cahide Tamer tarafından kapsamlı bir restorasyon gerçekleştiriliyor. 1960’lı yıllarda yapılan çalışmalarla türbe yeniden ayağa kaldırılıyor. Bu süreçte mevcut kalıntılar esas alınarak yapı yeniden şekillendiriliyor ancak tamamen özgün haliyle bitirilemiyor. 1980’lerde bazı ek onarımlar yapılıyor. Son olarak 2011 yılında gerçekleştirilen restorasyonla yapı bugünkü görünümüne kavuşuyor." "Kırgızlar değil, aslında ’Kırk Kızlar Mezarlığı’" Bölgeyle ilgili doğru bilinen yanlışlara da değinen Dr. Recep Kankal, halk arasında "Kırgızlar Mezarlığı" olarak bilinen alanın asıl adının "Kırk Kızlar Mezarlığı" olduğunu, zamanla telaffuzun değiştiğini ve bu tür örneklere Anadolu’nun farklı bölgelerinde de rastlandığını belirtti. Kankal, "Buraya halk arasında ’Kırgızlar Mezarlığı’ deniyor ama bu doğru değil. Aslında buranın adı ’Kırk Kızlar Mezarlığı’. Anadolu’nun farklı bölgelerinde de benzer isimlendirmeler var. Zamanla telaffuz değişmiş ve bu şekilde anılmaya başlanmış. Bu tür örnekleri Tokat, İznik ve Manisa gibi farklı bölgelerde de görüyoruz" dedi. "Bizans dönemine ait devşirme taşlar kullanılmış" Kankal, yapının inşasında geçmiş medeniyetlerin izlerinin de bulunduğuna dikkati çekerek, "Türbenin bazı bölümlerinde Bizans dönemine ait devşirme taşlar kullanılmış. Bu taşlar Bizans dönemine ait. Sütun başlıklarında haç motifleri ve farklı bezemeler görüyoruz. Ayrıca tuğla dizimlerinde de Bizans dönemine özgü almaşık teknik dikkat çekiyor. Bu da bölgedeki eski yapıların malzemelerinin burada kullanıldığını açıkça gösteriyor" ifadelerini kullandı.
İstanbul İslami değerlere hakaret eden sosyal medya sayfasına suç duyurusu Arnavutköy’deki bir sosyal medya sayfasının İslam’a yönelik hakaret paylaşımları yaptığı için Gaziosmanpaşa Adliyesinde suç duyurusunda bulundu. MİL Diyanetsen Manevi İlkeli Liyakatli Sendikası Arnavutköy Temsilcisi Akın Altun, "Son günlerde inanç değerlerimize yönelik hakaret ve aşağılayıcı ifadelerde yaşanan artış, toplumsal hassasiyetleri zedelemekte; birlik, beraberlik ve kardeşlik iklimine zarar vermektedir. "Arnavutköy Duysun" isimli sosyal medya hesabında İslam dinine yönelik hakaret içeren paylaşımlar üzerine, söz konusu içeriklere tepki olarak Arnavutköy Temsilciliği tarafından ilgili kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. Dinimize ve inançlarımıza yönelik her türlü hakaret, karalama ve aşağılayıcı söylemin karşısında olduğumuzu açıkça ifade ediyor, başlatılan hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz" dedi. Açıklamasına devam eden Akın Altun, "Diğer taraftan, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olması sebebiyle sadece burada değil, hukuki mecralarda da bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de milli ve manevi değerlerimizin her daim savunucusu olacağımızı; mukaddesatımıza saldıranların her daim bizi karşılarında bulacaklarını ifade etmek istiyoruz. İnançlara yönelik saygının, toplumsal huzurun en temel unsurlarından biri olduğuna inanıyor; ayrıştırıcı, nefret dili içeren ve toplumsal barışı zedeleyen her türlü söyleme karşı sağduyuyu ve sorumluluk bilincini ön planda tutmaya devam edeceğimizi vurguluyoruz" diye konuştu.