GENEL - 16 Mart 2018 Cuma 16:17

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Şimdi bir yandan Menbiç’e yöneleceğiz”

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Şimdi bir yandan Menbiç’e yöneleceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi bir yandan Menbiç’e yöneleceğiz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi bir yandan Menbiç’e yöneleceğiz. Menbiç’teki kardeşlerimizi daha fazla bekletmeyeceğiz" dedi.


Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Erzurum İl Kongresinde önemli açıklamalarda bulundu. 16 Nisan halk oylamasında yüzde 75’lik oranıyla Türkiye sıralamasında beşinci sırada yer alarak vefasını gösteren Erzurum’a bir kez daha şükranlarını sunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İlçeler arasında öne çıkan yüzde 91’lik evet oyuyla Pazaryoluna, yüzde 90’lık Tortum ve Köprüköy’e yüzde 85’lik oranla Uzundere ve İspir’e, yüzde 83 ile Aşkale ve Narman’a, yüzde 82 ile Aziziye, Oltu ve Pasinler ilçelerimize özellikle teşekkür ediyoruz" dedi.


Erzurumlu merhum sanatçı İbrahim Erkal’ın Hadi Gel Erzurum’a gel türküsünü anımsatan Erdoğan, "Rahmetli İbrahim Erkal kardeşimiz o güzel türküsünde dediği gibi Paladöken yastığım evleri yığın dadaşların el ele hadi gel Erzurum’a gel Erzurum yahşi güzel. Palandöken bembeyaz çoğu kıştır azı yaz. Yaylalar serin su damdan donan buzu yaz, hadi gel Erzuruma gel. Erzurum yahşi güzel. Evet havası sert insanı mert, yahşi güzel Erzurum’a herkes gelsin" dedi.



"15 yılda 22 katrilyon liralık yatırım"


Erzurum’a 15 yılda 22 katrilyon liralık yatırım yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan "Niye siz bize aşıksınız ama biz de size aşığız. ’Aşkınan koşan yorulmaz’ dedik yorulmadık yorulmayacağız. İki üniversite ve 140 bin üniversite öğrencisiyle ülkemizin de en büyük eğitim üslerinden birisi" dedi.


Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Komuta kademesiyle görüşüyoruz. ’Gençler bizi Afrine götür diyor’ ne diyorsunuz? Diyorlar ki ’şu an ihtiyaç yok.’ ’İhtiyaç olursa size bildiririz’ diyorlar. Ben de ihtiyaç olursa hadi gidiyoruz diyeceğiz biz de. 15 Temmuz da zaten siz bunu gösterdiniz. 251 şehidimiz oldu. Ama ne oldu elhemdülillah bu darbecilere ülkemizi kaptırmadık. FETÖ, Erzurum’un bir köyünden çıkmıştı. 99’da nereye kaçtı Pensilvanya’ya. Corçlar karşıladı. Hala orada mı? Orada. Niye dönemiyor. Sen artık dönsen bile dadaş artık seni buraya sokmazlar. Dadaşların içerisinden bu milleti parçalayan çıkmaz. Onun için sen yerini buldun."



"Olimpiyatları Erzurum’a kazandırmak için elimizden geleni yapacağız"


Üniversite öğrencileri için yeni yurtlar inşa ettiklerini dile getiren Erdoğan, "Bin 930 yatak birkaç yıl içinde de 3180 yatak kapasiteli yurtları hizmete sokuyoruz. Şehir genelinde üç bin yeni derslikle evlatlarımızın daha modern şartlarda eğitim öğretim görmesini sağladık. Kış sporlarından çok önemli tesisler kurduk. Şimdi bu alt yapıdan aldığımız cesaretle Erzurum’a 2026 kış olimpiyatlarına bakın alıyoruz demiyorum orada rekabet edeceğiz. Bizim dışımızda altı ülke daha var. Onlar da rekabetin içerisinde. Müracaatımızı yapacağın inşallah hayırlı olacak. Olimpiyatları Erzurum’a kazandırmak için elimizden geleni yapacağız" dedi.


Bugüne kadar 10 bin yeni konut yaparak Erzurum’un çehresini değiştirdiklerini kaydeden Erdoğan, "Bölünmüş yol uzunluğunu 600 kilometreye çıkararak ulaşım sorununu kökten çözdük. Bayburt yolu üzerindeki Kop Tüneli Aşkale-İspir arasındaki Kırık Tüneli hizmete girdiğinde Erzurum-Trabzon ve Rize yolu çözüme kavuşacak. Erzurum-Bingöl yolundaki Çiriş Tünelini de 2021 yılına kadar tamamlayacağız. Amacımız Edirne’den Kars’a oradan da Tiflis’e Çine kadar kesintisiz bir raylı sistemini inşa etmektir" ifadelerini kaydetti.



"19 kilometrelik raylı sistem"


"İnşallah en kısa sürede Erzurum’un ulaşımını 19 kilometrelik raylı sistemle kolaylaştırarak rahatlatacağız" diyen Erdoğan, "Erzurum’la gurur duyuyorum. Tarihi bir mücadele veriyoruz. Erzurum istiklal mücadelesinin ne olduğunu çok iyi biliyor. Hazreti Ömer döneminden beri İslam’ın bayraktarlığını yapıyor. Daha sonraki dönemlerde çeşitli devletler arasında el değiştirse de hep bir gaza üssü olmuştur. Erzurum Türklerin Anadolu’ya gelişinde de bir giriş kapısı olmuştur. 12 Mart Erzurum’un kurtuluşunun 100. yıldönümüydü. Bir kez daha kurtuluş gününüzü tebrik ediyorum. Erzurum bölgenin en önemli şehirlerindedir. Erzurum bu arada kurucu bir şehirdir. 23 Temmuz 1919 da toplanan Erzurum kongresi istiklal harbinin müjdecisi olmuştur. Erzurum’un böyle önemli bir yeri var. Dün Anadolu’nun bizim vatanımız haline gelmesinin öncülüğünü yapmıştır. Şimdi de Erzurum Türkiye’nin ve Türk milletinin istiklalinde ve istikbalinde yine safların en önünde yürüyor. Erzurum’a böylesi yakışıyor" diye konuştu.



"Mazlumlara her zaman biz ensar olduk"


Erdoğan, "Allah’ınıza kurban sizin dadaşlar. Afrin’e teröristlere dar eden kahramanlarımızı görüyorsunuz. Teröristlerini inlerinde bulup imha eden aslan parçalarını görüyorsunuz. Ülkemizin yanı başında 90’lardan beri önce Irak’ta sonra Suriye’de güya buraları kurtarmak için gelenlerin yaptığı büyük bir yıkım var. Mazlumlara her zaman biz ensar olduk. Son yedi yılda 4 milyon ırak ve Suriyeli ülkemize sığındı. Kendi gücümüzle kendi imkanlarımızla bu yükü omuzladık. Hala da dört milyona yakın sığınmacıya ev sahipliği yapıyoruz. AB önce 3 milyon avro, bir üç milyon avro. Daha birincisi daha gelmedi. Ya siz ne diyorsunuz. Arkadaş eşek ölür kalır semeri insan ölür kalır eseri. İnanmıyor musun gel Antepe, gel Hatay’a, Urfa’ya. Gel bu eserlerin tamamını gör. Gördükten sonrada vermen gereken parayı ver. Verirseniz verirsiniz vermezseniz vermezsiniz biz yolumuza bakarız. AB bizi sadece oyalıyor. Biz eğer sizden gelecek avroları bekleyecek olsaydık 4 milyon insan ölümler halkasına çok daha farklı bir şekilde ilave olurdu. Hani diyor ya şair ne günlere kaldık" dedi.



"AB daha ilk dilim parayı vermedi"


AB’nin ilk dilim parayı vermediğini söyleyen Erdoğan, "Yapacağımız çok iş var. Adam terör örgütüne envai çeşit silah veriyor bir kuruş para almadan. Biz paramızla alamıyoruz, terör örgütlerine bedava veriyorsunuz. Bunları ne ile izah edeceksiniz. AB komisyonu ikinci 3 milyon avro için teklif vermiş. AB daha ilk dilim parayı vermedi" ifadelerini kaydetti.



"Türkiye Afrin meselesini önemli ölçüde çözmüştür"


"Türkiye Afrin meselesini önemli ölçüde çözmüştür" diyen Erdoğan, "Yaklaşık 140 bin o bölge insanı döndü ve kendi evlerine yerleştiler. Bin 500 kilometre kareyi kontrolümüze aldık. Nedef Afrin’i tamamen kontrolümüzün altına alacağız ve Afrin’e yerleştireceğiz. 780 bin kilometre karelik topraklara nereden geldik 18 milyon kilometrekarelik bir Osmanlıydı. Maalesef 780 bin kilometrekareye düştük. Ya buna bile göz diktiler. Kimlerin göz diktiğini biliyorsunuz. PKK göz dikti, vicdansızlar. Bunların hepsini çıkarıyoruz" ifadelerini kullandı.



"Menbiç’teki kardeşlerimizi daha fazla bekletmeyeceğiz"


Erdoğan ,"Şimdi bir yandan Menbiç’e yöneleceğiz. Menbiç konusunda ABD yeni bir yöntem önermişti. ABD Menbiç’te niye vardı. DEAŞ’ı kovmak için. Şu anda var mı? Peki kim var başkan. Ne siz oraya girin ne biz girelim. Oranın sahibi Araplar. DEAŞ kalmadı ama ABD neden orada? Menbiç’in yüzde 95’i Arapların. Bu kadro merhamet kadrosudur. Bunun için oradayız. Bu bölgeleri asıl sahiplerine veriyoruz. İşgal için değil Suriyeli kardeşlerimizi zulümden kurtarmak ve güvenli bir gelecek sağlamak için gittik. Menbiç’te de aynısını yapacağız. ABD terör örgütünü boşaltırsa çok daha kolay yaparız. Onlardan ihsan istemiyoruz gölge etmesinler yeter. ABD eğer teröre karşı birlikte çalışmak istiyorsa Fırat’ın doğusunda teröristleri oradan çıkararak bu işe başlamalıdır. Mutlaka onları oradan çıkaracağız. Her türlü işbirliğine hazırız. Zaten bu kardeşlerimizde hasretle yanlarına gitmemizi bekliyorlar. Menbiç’teki kardeşlerimize daha fazla bekletmeyeceğiz. Etkisiz hale getirilen terörist sayısı 3 bin 530’a ulaştı. Kontrolümüze geçen net alan Bin 320 kilometrekare. Yavaş yavaş siviller yerlerine yerleşiyor" dedi.



"3 milyon masum insanın ölümüne yol açtılar"


Erdoğan, "Sınırlarımız boyunca terör koridorları oluşturmaya çalışanlar birden bire barışsever kesildiler. 3 milyon masum insanın ölümüne yol açtılar. Ya bunlar değil mi Suriye’de bir milyon insanın kanına giren, Filistin’de yüz binlerce insanın kanına giren. Afrinde zarar gören sivil görmek istiyorlar teröristlerin şehirden çıkmaya engel olan sivillere zulmedenleri görsünler. Yollara kurdukları tuzaklarla hayatını kaybeden çocukları görmeyenlerin vicdanları nasırlaşmıştır. Petrol var mı, elmas var mı? Varsa oradalar. Masum insanların hayatıymış hiç biri umurlarında değil. İnsan hakları kendi vatandaşları söz konusuysa anlamlıdır. Bunların her şeyleri maalesef lafta. Onlar insanları ölüme terk ettiler. Bunların anlayış şekli sona eriyor. Bu büyük yükselişte yolumuzun lokomotifi Erzurum’a yine çok önemli görevler düşecektir. Gelecek bizim medeniyetimizle aydınlanacak.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Tuzluca tuz mağaralarında bayram yoğunluğu yaşandı Iğdır’ın Tuzluca ilçesinde bulunan tuz mağaraları, şifalı havası ve doğal yapısıyla Kurban Bayramı tatilinde de yoğun ilgi gördü. Solunum yolu rahatsızlıklarına iyi geldiği belirtilen mağara, 9 günlük bayram tatilinde 16 binin üzerinde yerli ve yabancı turisti ağırladı. Iğdır’ın Tuzluca ilçesinde yer alan tuz mağaraları, bayram tatilinde yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olmaya devam ediyor. Doğal tuz oluşumları ve yer altındaki etkileyici atmosferiyle dikkat çeken mağara, özellikle astım, bronşit ve nefes darlığı gibi solunum yolu rahatsızlıklarına iyi geldiğine inanılan havası dolayısıyla sağlık turizmi açısından da önemli bir merkez olarak öne çıkıyor. Bayram tatillerinde yoğun ziyaretçi ağırlayan tuz mağaraları, 4 günlük Kurban Bayramı’nda yaklaşık 10 bin kişiyi misafir ederken 9 günlük bayram tatilinde ise toplamda 16 binin üzerinde yerli ve yabancı turisti ağırladı. Aileleriyle birlikte bölgeye gelen ziyaretçiler hem mağaranın doğal güzelliklerini keşfediyor hem de şifalı olduğu değerlendirilen havasından faydalanma imkanı buluyor. Tuz mağarası gişe personeli Cemil Gümüştekin, Kurban Bayramı ile birlikte açılış saatlerinde değişikliğe gittiklerini belirterek, "Çalışma saatlerimiz yaz uygulamasında sabah 09.00 ile akşam 18.00 arasındadır. Kışın ise sabah 08.00’de açıp akşam 17.00’ye kadar hizmet veriyoruz. Bayram dolayısıyla sabah 08.00 gibi açıyoruz. Akşam kapanış saatimiz ise ziyaretçi yoğunluğuna göre değişiyor. Bazen 19.00, bazen de 20.00’ye kadar açık kalıyoruz. Yoğunluk oldukça fazla. Bu yoğunluğun pazartesi gününe kadar devam etmesini bekliyoruz" dedi. Tuz mağarasının fotoğraflardan daha güzel olduğunu söyleyen Erkan Güzel ise, "Biz Bitlis’in Tatvan ilçesinde oturuyoruz. Doğu turuna çıktık. Önce Iğdır’a geldik, ardından Kars tarafına doğru geçeceğiz. Yol üzerindeyken tuz mağarasını da görmek istedik. Gezi öncesinde internette Iğdır’da gezilebilecek yerleri araştırırken tuz mağarasını gördük. Fotoğraflarda güzel görünüyordu ancak buraya geldiğimizde fotoğraflardan çok daha etkileyici olduğunu gördük. Burası kesinlikle görülmesi gereken bir yer. İnsan içeri girince gerçekten büyüleniyor. Oldukça etkileyici ve keyifli bir ortamı var" diye konuştu. Arkadaşlarının tavsiyesi ile tuz mağarasına geldiğini belirten Alaattin Günal, "Giresun’dan geliyorum. Iğdır’daki arkadaşlarımızın tavsiyesi üzerine Tuzluca tuz mağarasını ziyaret ettik. Daha önce hiç görmemiştim. Iğdır’a geldiğimizde, misafir olduğumuz aile dostlarımız burayı görmeden dönmememiz gerektiğini söyledi. Geldik ve gördük. Gerçekten devasa bir mağara. Herkese tavsiye edeceğim yerlerden biri. Çok güzel bir tuz mağarası" dedi. Ailesi ile fırsat bulduğunda sürekli tuz mağarasına geldiğini ifade eden Beran Kaylan, "Ben Iğdır’da yaşıyorum. Tuzluca ilçesi yakın olduğu için her yıl buraya geliyoruz. Her gelişimde buranın daha da geliştiğini görüyorum. Çok güzel bir yer. Türkiye’nin 81 ilindeki herkesin gelip burayı görmesini tavsiye ediyorum" şeklinde konuştu. Tuz mağarasının birçok rahatsızlığa iyi geldiğini söyleyen ve Kars’tan gelen Baran Genç ise, "Tuzluca mağarasını gezmeye geldik. Burası çok güzel ve görülmeye değer bir yer. Herkesi buraya davet ediyoruz. Kendi memleketimiz olmasına rağmen çok sık gelemiyorduk. Birkaç kişi bize tavsiye etti. Özellikle bazı rahatsızlıklara iyi geldiği söyleniyor. Bacak ağrısı çekenler ve nefes darlığı yaşayan kişiler için faydalı olduğunu duyduk. Bu nedenle hastalarımızı da sağlıklarına kavuşmaları ümidiyle buraya getirdik. Burayı herkese öneriyoruz" dedi. Gişe görevlisi Necmettin Bozyiğit, yaz aylarında da vatandaşların mağara içerisinin serin olması nedeniyle tuz mağarasını ziyaret ettiğini belirterek, mağaranın yılın her döneminde yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Bozyiğit, "Mağara, 2021 yılından bu yana aktif olarak hizmet veriyor ve halka açık. Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından ziyaretçiler geliyor. KOAH, bronşit ve astım hastalarına iyi geldiği belirtiliyor. Yaz-kış mağara içerisindeki sıcaklık yaklaşık 12 derece oluyor. Bu nedenle kışın sıcak, yazın ise serin bir ortam sunuyor" ifadelerine yer verdi. Iğdır turizminin önemli destinasyonları arasında yer alan tuz mağaralarının, her yıl artan ziyaretçi sayısıyla bölge ekonomisine de katkı sunduğu bildirildi.
Zonguldak Zonguldak’ın doğa harikası Gökgöl Mağarası’na bayramda ziyaretçi akını Zonguldak’ın jeolojik zenginlikleri ve eşsiz doğal yapısıyla öne çıkan simgelerinden Gökgöl Mağarası, Kurban Bayramı tatili boyunca adeta ziyaretçi akınına uğradı. Arefe günü dâhil olmak üzere bayram dönemi boyunca mağarayı toplam 5 bin 884 kişi gezdi. Giriş istatistiklerine göre doğa harikası alan; arefe günü 757, bayramın birinci günü 680, ikinci günü bin 509, üçüncü günü bin 446 ve dördüncü günü ise bin 492 doğaseveri ağırladı. Şehir merkezine yakınlığıyla ulaşım kolaylığı sağlayan mağara; göz alıcı sarkıt, dikit, sütun ve traverten oluşumlarının yanı sıra çevreyle uyumlu yürüyüş yollarıyla da büyük beğeni topluyor. Toplamda 875 metrelik bölümü turizme açık olan alan; cam köprüleri, seyir terası ve doğal dokuya zarar vermeden ilerleyen yürüyüş aksıyla konforlu bir gezi imkânı tanıyor. Girişte yer alan bilgilendirme panoları ise gelenleri mağaranın etkileyici tarihi ve jeolojik yapısı hakkında aydınlatıyor. Türkiye’nin en uzun 10. mağarası Yaklaşık 3 bin 350 metreye ulaşan uzunluğuyla Türkiye’nin en uzun 10’uncu, Zonguldak’ın ise ikinci büyük mağarası olma özelliğini taşıyan Gökgöl Mağarası, Karbonifer dönemine uzanan geçmişiyle yaklaşık 350 milyon yıllık bir oluşumun izlerini taşıyor. İçerisinden akan yeraltı deresinin sularını doğal bir sifon sistemiyle Erçek Deresi’ne ulaştıran bu doğa harikası, damlataş zenginliğiyle dikkat çekiyor. Mağaranın iç kısımları yapısal özelliklerine göre; "Fosil Giriş", "Astım Salonu" ve "Harikalar Salonu" gibi isimlerle adlandırılıyor. Mağara ortamının özellikle astım hastalarının rahatlamasına yardımcı olduğuna yönelik bilgiler, alanın sağlık ve yaşam turizmi açısından da cazibe merkezi olmasını sağlıyor. Bayram tatili rotası kapsamında İstanbul’dan bölgeye gelen 65 yaşındaki emekli subay Ali Gürsel Ovalı, mağaradaki düzenlemeleri çok başarılı bulduğunu belirterek, "İstanbul’dan geliyoruz. Bolu’yu gezdik ardından Safranbolu, Amasra, Bartın ve Zonguldak. Buradan da İstanbul’a döneceğiz. Çok güzellikler gördük. Özellikle tarihimizi yansıtan yerler gezdik. Burayı da çok güzel organize etmişler. Safranbolu’da bir mağara gezmiştik. Bu kadar güzel dizayn edilmemişti. Gökgöl Mağarası çok güzel sarkıt ve dikitleri olan herkesin mutlaka görmesi gereken bir mağara. Her bakımdan herkese tavsiye ederim. Tekrar yolumuz düşerse uğramak isterim" dedi.
Bursa Bayram dönüş trafiği İnegöl’de yoğunlaştı Kurban Bayramı’nın 4’üncü gününde, tatilcilerin dönüş yolculuğuna başlamasıyla birlikte Marmara ile İç Anadolu bölgelerini birbirine bağlayan Bursa-Ankara kara yolunda trafik yoğunluğu yaşandı. Özellikle Bursa’nın İnegöl ilçesi geçişinde araç trafiği zaman zaman durma noktasına geldi. Bayram tatilini memleketlerinde veya tatil bölgelerinde geçiren vatandaşların dönüşe geçmesi, pazartesi günü okulların yeniden açılacak olması ve öğrencilerin ders başı yapacak olması nedeniyle kara yolundaki araç sayısında önemli artış yaşandı. İnegöl mevkisinde uzun araç kuyrukları oluşurken, sürücüler ilerlemekte güçlük çekti. Yoğunluğun yaşandığı güzergâhlarda görev yapan İnegöl Emniyet Müdürlüğü Trafik Büro Amirliği ekipleri, trafik akışının güvenli ve düzenli şekilde sürdürülmesi amacıyla denetimlerini artırdı. Ekipler, kavşak ve yoğunluk noktalarında sürücülere yardımcı olurken, kazaların önüne geçebilmek için çeşitli uyarılarda bulundu. Yetkililer, sürücülerden hız limitlerine uymalarını, takip mesafesini korumalarını ve yorgun şekilde direksiyon başına geçmemelerini istedi. Trafik ekipleri ayrıca emniyet kemeri kullanımının önemine dikkat çekerek, uzun yolculuk yapan vatandaşların belirli aralıklarla mola vermeleri gerektiğini hatırlattı. Bayramın sona ermesiyle birlikte Bursa-Ankara kara yolundaki yoğunluğun gece saatlerine kadar devam etmesinin beklendiği öğrenildi. Trafik ekipleri, sürücülerin güvenli bir şekilde seyahatlerini tamamlayabilmeleri için bölgede görevlerini sürdürüyor.
Ankara Bakan Kurum, koruma altına alınan anıt ağacın hikayesini paylaştı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Bakanlık tarafından tescillenerek koruma altına alınan Muğla’nın Yatağan ilçesindeki 854 yıllık çınar ağacının görüntülerini paylaştı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Tabiat Varlıklarını Koruma (TVK) Genel Müdürlüğü, Türkiye genelinde tescillenen 10 bin 509 anıt ağacı koruma altına alarak düzenli bakımını ve rehabilitasyonunu yapıyor. Bakan Murat Kurum bu ağaçlardan biri olan Muğla’nın Yatağan ilçesindeki 854 yıllık çınar ağacının hikayesini sosyal medya hesabından paylaştı. Bakan Kurum, mesajında "Bu sadece bir çınar değil; kökleri geçmişten bugüne uzanan, zamanın tanığı, doğanın mirası Anıt Ağaç. Tabiatımızın emanetlerine gözümüz gibi bakıyoruz" ifadelerine yer verdi. 854 yaşında bir çınar Yatağan’a bağlı Bozüyük Beldesi’nde bulunan çınar ağacı 854 yaşında. Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos seferi sırasında otağını altına kurduğu çınar 1996 yılında mülga Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla tescil edildi. 30 metre yüksekliğe, 35 metre tepe çapı, 600 santimetre de gövde çapına sahip olan ağaç tarihe tanıklık ediyor. Kanuni otağını gölgesine kurdu Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilal Söğüt, çınar ağaçlarının Türk kültüründe yerleşimin simgesi olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Söğüt, Bozüyük’teki ağaçla ilgili de şu bilgileri verdi: "Kanuni Sultan Süleyman 15 Haziran 1522 yılında Rodos Seferi’ne çıktığında 23 Temmuz 1522’de ordusuyla anıt ağacın altında otağını kurmuş. Eğer atınızla buradan geçiyor olsaydınız, sizin de mola vereceğiniz yer burasıydı. Mesela Evliya Çelebi de buradan geçiyor. Şimdi bizim olduğumuz yerden, bu çınarın yanından, hatta buradan su içerek Milas’a doğru devam ediyor. Çünkü burası o dönemdeki önemli yol güzergahlarından biri." Prof. Dr. Söğüt, Bakanlık korumasına alınan anıt ağaçların özenli bakımla çok daha uzun yıllar ayakta kalması için profesyonel bir çalışma yürütüldüğünün de altını çizdi. Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Doğal Sit Alanları ve Tabiat Varlıkları Başkanı Çağlar Alsancak ise tescilli ağaçların çevresiyle birlikte korumaya alındığını belirterek, "Afet etkileri, meteorolojik etkiler ve insan müdahaleleri nedeniyle ağaçlarımız bakıma ihtiyaç duyabiliyor. Biz ağaçların her türlü bakım, budama, ilaçlama, böcek ve zararlılara karşı müdahalelerini yapıyoruz. Ağaçlarımız ve koruma alanı etrafındaki her türlü müdahaleyi sınırlandırıyoruz. Bunlar için yapılacak her türlü müdahale öncesinde ilgili Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonlarının iznini almayı mecbur tutuyoruz" dedi.