SAĞLIK - 19 Eylül 2016 Pazartesi 11:42

15 Eylül Prostat Günü

A
A
A
15 Eylül Prostat Günü

Acıbadem Eskişehir Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Hasan Üstün, prostatın işlevi, rahatsızlıkları ve tedavi yöntemleri ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Üstün, 15 Eylül Prostat Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, prostatın sadece erkeklerde bulunan ve rektumun hemen önünde olan bir bez olduğunu belirtti. Penisle idrar kesesi arasında bulunur ve üretrayı saran prostat bezinin temel işlevinin, spermleri canlı tutan ve koruyan seminal sıvının bir kısmını üretmek olduğunu anlatan Doç. Dr. Hasan Üstün, “Prostat bezi dokusunu oluşturan hücreler erkeklik hormonu olan testosteronun etkisi ile büyür. Prostat kanseri hücreleri prostat bezi hücrelerinden gelişir. Hemen hemen bütün prostat kanserleri bez dokusundan gelişir. Prostat kanseri genel olarak yavaş gelişir. Komşu organların dokularına doğrudan sıçrayabilmektedir. Vücudun uzak dokularına ve özellikle kemiklere yayılabilmektedir. Prostat kanseri ilk olarak lenfatik kanallardan pelvik bölgedeki lenf bezlerine atlamaktadır. Lenf sıvısı bağışıklık sistemi hücrelerini bulundurur, renksiz ve şeffaftır. Kanserli hücreler lenf kanallarına girerek lenf bezlerine geçebilirler ve yayılabilirler” diye belirtti.
Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden birisi olduğunu anlatan Acıbadem Eskişehir Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Hasan Üstün, şunları belirtti;
“Bazı ülkelerde akciğer kanserinden sonra ikinci sıradayken, bazı ülkelerde de ilk sıradadır. Prostat kanserine yakalanma riski yaşla birlikte artmaktadır. Hastaların çoğu 65 yaş üstündedir. Tedavisi zor ve uzun süreli olsa da genellikle sonuç olumludur. Bunun nedeni prostat kanserinin diğer kanserlerden farklı olarak çok yavaş ilerlemesidir. Erken tanı konulursa, prostat kanseri tedavi edilebilen kanserler arasındadır. Prostat kanseri genellikle kanser üretraya baskı yapacak kadar büyümeden herhangi bir belirti vermez. Büyümesine bağlı olarak sık idrara çıkma, işeme sırasında ağrı ve zayıf ya da düzensiz idrar akışı gibi sorunlara neden olabilir. Pek çok erkekte yaşlılıkla birlikte prostat büyümesi meydana geldiğinden, bu belirtiler her zaman kanser olduğu anlamına gelmez. Ancak yine de işemeyle ilgili sorunları olan erişkin erkeklerin prostat muayenesi yaptırması gerekir. Prostat kanserinin ilerlemesi durumunda iştah kaybı, zayıflama ve kemiklerde ağrı olabilir. Prostat kanserinde kemik ağrısının özelliği gezici tarzda olmasıdır. Prostat kanserinin kesin sebebi bilinmemekle birlikte, tespit edilen bazı risk faktörleri vardır. Prostat kanseri Afrikalılarda daha yaygındır. Prostat kanseri kalıtsal olmamakla birlikte ailesinde prostat kanseri olanlarda risk artmaktadır. Araştırmalar meme kanseri olanların yakın akrabalarında prostat kanserine yakalanma riskinin arttığını göstermektedir. Süt ürünleri ve kırmızı et yönünden zengin bir beslenme de prostat kanserine yakalanma riskini artırmaktadır. Prostat kanseri prostat-spesifik antijen (PSA) adı verilen bir maddenin üretimini artırır. Bu nedenle kanda ölçülen PSA düzeyi tarama testi olarak ve hastalığın izleminde kullanılmaktadır. Prostat kanseri tanısında en önemli olan parmakla rektal muayenedir. Rektum prostat bezine yakın olduğundan muayeneyle prostat bezinin yüzeyinde bir değişiklik olup olmadığı kontrol edilir. Prostat kanseri prostat bezinin sert ve pütürlü bir hal almasına neden olabilir ve tanı koyabilmek için biyopsi alınır.”
Prostat kanserinin tanı ve tedavisi ekip işidir.
Doç. Dr. Hasan Üstün, prostat kanserinin tedavilerinin; prostatın ameliyatla çıkarılması, hormon tedavisi, radyoterapi ve kemoterapi olduğunu anlatrak şunları belirtti;
“Bu nedenle prostat kanserinin tanı ve tedavisi ekip işidir. Bu tedavilerde cinsel isteğin kaybedilmesi, ereksiyon olamama veya sürdürememe ve idrarını tutamama olmak üzere çeşitli yan etki riskleri mevcuttur. Bu riskler nedeniyle, pek çok erkek hastalıklarının izlenmesini ve ancak mecbur kalındığında tedavi uygulanmasını tercih edebilmektedir. Erken tanı konması ve erken evrelerde tedavi uygulanması halinde prostat kanseri tedavi edilebilmektedir. Hastalığın ilerlemiş olması durumunda kemoterapi ve hormon tedavileriyle hastalığa bağlı şikayetler azalmakta ve ömür uzamaktadır. Kemik metastazlarında yönelik radyoterapi ve Samaryum tedavileri çok etkilidir ve ağrının kontrol altına alınmasına katkıda bulunmaktadır. Rutin kan PSA taramasının prostat kanserinden ölenlerin sayısı üzerine olan etkileri net değildir. PSA testleri güvenilir değildir ve kanser olmadığı halde prostat kanseri olabileceğini gösteren sonuçlar verebilmektedirler (hatalı pozitif sonuç). Bu da pek çok erkeğin gereksiz yere invazif ve ağrılı olabilecek biyopsiler yaptırmasına neden olmaktadır. Önemli olan üroloğun prostat muayenesi ve PSA düzeylerini birlikte değerlendirilmesidir. Likopen yönünden zengin besinlerin tüketilmesi prostat kanserini engelleyebilir. Likopen bir antioksidan olarak hücrelere gelebilecek zararı engelleyebilen özel bir moleküldür. Domates ve domates temelli yiyecekler, özellikle ketçap ve domates çorbası gibi yoğun domates içeren gıdalar iyi birer likopen kaynağıdır.”
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Kardan dolayı mahsur kalanlara kumanya desteği Van genelinde etkili olan yoğun kar yağışı ve olumsuz hava şartları nedeniyle yollarda mahsur kalan vatandaşlara kumanya desteği yapıldı. Van genelinde etkili olan yoğun kar yağışı ve olumsuz hava şartları nedeniyle yollarda mahsur kalan vatandaşlara yönelik yardım çalışmalar, Van Afet ve Acil Durum (AFAD) İl Müdürlüğü koordinasyonunda aralıksız devam ediyor. Yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle ulaşımın aksadığı güzergâhlarda mahsur kalan araçlarda bulunan vatandaşlara, AFAD arama kurtarma ekipleri ile Hayrat Arama Kurtarma ekibi tarafından gıda ve sıcak içecekten oluşan kumanya yardımı ulaştırıldı. Vatandaşların mağduriyet yaşamaması ve temel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla sahada görev yapan ekipler, ilgili kurumlarla koordineli şekilde çalışmalarını sürdürüyor. AFAD koordinesinde; emniyet, jandarma, karayolları, Kızılay, belediye ekipleri ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliği içerisinde yürütülen çalışmalarda, vatandaşların can güvenliği öncelikli tutuldu. Olumsuz hava şartlarının etkisini sürdürmesi nedeniyle ekipler 7-24 görevinin başında. Yetkiler tarafından yapılan açıklamada, "Vatandaşların zorunlu olmadıkça trafiğe çıkmamaları, yapılan meteorolojik ve resmi uyarıları dikkate almaları ve güncel yol durumunu takip etmeleri konusunda hassasiyet göstermelerini rica ediyoruz. Karla mücadele ve yardım çalışmalarımız hava şartları normale dönene kadar kesintisiz şekilde devam edecektir" denildi.