YEREL HABERLER - 08 Kasım 2012 Perşembe 13:30

ALİAОA`DA YENİ MAHALLE`NİN TÜM YOLLARI YAPILIYOR

A
A
A
ALİAОA`DA YENİ MAHALLE`NİN TÜM YOLLARI YAPILIYOR

Aliağa ve İzmir Büyükşehir Belediyesi işbirliğinde başlatılan, Aliağa`nın en büyük mahallesi olan Yeni Mahalle`de yol yapım çalışmaları devam ediyor. Birçok sokak ve caddede çalışmalarını sürdüren ekipler yol açmanın yanında, serme ve sıkıştırma işleminin ardından yol kaplamasına başladı. 40 Bin metrekare kaplama yapacak ekiplerin ay sonuna kadar ilgili sokak ve caddelerin yapımını bitirmesi bekleniyor.
Aliağa`nın coğrafi olarak en büyük mahallesi olan Yeni Mahalle`de oldukça geniş bir alanda çalışan ekipler, Çarşamba Pazarı, Devlet Hastanesi, Örnekkent, Cindere, Karaköy Mahallesi olarak bilinen bölge, Başak Yapı kooperatifi civarında bulunan tüm yolların kaplamasını yapacak.
BAŞKAN OОUZ: ``YENİ MAHALLE`NİN YOL SORUNUNU ÇÖZÜYORUZ.``
Kent genelinde mahallelerin eksiklikleri çerçevesinde yol kaldırım, park, otopark çalışmalarına devam ettiklerini belirten Aliağa Belediye Başkanı Turgut Oğuz, yol sorunu bulunan tek semt olan Yeni Mahalle`nin yol sorununu çözüme kavuşturduklarını açıkladı. Başkan Oğuz, ``Yeni Mahalle`de yapılaşmanın devam etmesi ve geniş alana yayılması nedeniyle bugüne değin yeterli hizmet alamamış bölgeler mevcut. Bu bölgede geçtiğimiz aylarda başlattığımız çalışma doğrultusunda Büyükşehir belediyesi ile işbirliği içinde yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde yolu olmayan sokak ve caddelerin yolu açıldı, alt malzeme serimi ve gerekli işlemler yapıldı. Şimdi de kaplaması yapılıyor. Çalışmaların tamamlandığında bu bölgenin yol sorunu çözülmüş olacak. İlk kez yola kavuşacak bölgedeki yurttaşlarımız böylelikle kışın çamurdan, yazın toz topraktan kurtulmuş olacak`` dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Hiçbir bağımlılık türünü diğerine kıyasla daha masum ya da kabul edilebilir görmek mümkün değildir" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Bağımlılıklar arasında belirgin bir geçirgenlik söz konusu olduğu için hiçbir bağımlılık türünü diğerine kıyasla daha masum ya da kabul edilebilir görmek mümkün değildir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen "Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu Toplantısı"nda konuştu. Bağımlılıkla mücadelenin her alanda devam ettiğine dikkat çeken Yılmaz, tüm bağımlılıklar arasında bir bağlantı olduğunu ve hiçbirinin diğerinden daha az önemli olmadığını söyledi. "Amacımız benzer acıların bir daha yaşanmaması için riskleri henüz erken aşamada tespit edip önlemektir" Sözlerine ilk olarak Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarında hayatını kaybedenler için başsağlığı yaralılar için ise şifa dileyerek başlayan Cevdet Yılmaz, "Tüm milletimizin başı sağ olsun diyorum. Devletimiz ilk andan itibaren tüm birimleriyle sahada olmuş gerekli adli ve idari soruşturmalar derhal başlatılmış ve titiz bir şekilde sürdürülmektedir. Olayla ilgili çok boyutlu, son derece titiz bir çalışma yürütülmektedir. Aynı anda orta ve uzun vadeli olarak da bu tür hadiselerin yaşanmaması adına neler yapılması gerektiği hususunda da kapsamlı değerlendirmeler yapıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından dün açıklandığı üzere proaktif ve çok boyutlu bir mücadeleyi orta ve uzun vadeli olarak da kararlılıkla hayata geçireceğiz. Amacımız benzer acıların bir daha yaşanmaması için riskleri henüz erken aşamada tespit edip önlemektir. Bugün bu çerçevede her türlü bağımlılıkla önümüzdeki dönemde mücadelemizi daha ileriye taşıyıcı çalışmaları planlamaları hep birlikte yapacağız" ifadelerini kullandı. "Bağımlılıkla mücadelede vatandaşlarımızın ve ailelerimizin özellikle önem verdiği zorunlu tedavi sürecinin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar öncelikli olarak gündemimizde yer alıyor" Toplantıda konuşulacak konulardan ve bağımlılıkla mücadelenin öneminden bahseden Cevdet Yılmaz, "Sahanın gerçeklerine ve taleplerine duyarlı, yenilikçi, kaynakları etkili kullanan ve daha kalıcı sonuçlar elde etmeye odaklı olarak eylem planımızı dinamik bir şekilde gözden geçirmeye ve kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz. Bugün kurulumuzda 2025 yılında yapılan son toplantımızdan bu yana ilerlemeleri eylem planındaki gerçekleşmeleri sahadaki ihtiyaç ve yenilikçi önerileri dikkate alarak kapsamlı bir istişare gerçekleştireceğiz. Bağımlılıkla mücadelede vatandaşlarımızın ve ailelerimizin özellikle önem verdiği zorunlu tedavi sürecinin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar öncelikli olarak gündemimizde yer alıyor. Bağımlılıkla mücadeleyi klinik bir süreç olmanın ötesinde önleyici faaliyetler, erken teşhis, psikososyal destek ve topluma yeniden uyumu kapsayan çok katmanlı ve bütüncül bir süreç olarak görüyoruz. Bu perspektifle Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı, Sağlık, Adalet, İçişleri, Aile ve Sosyal hizmetler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıklarımız ve Yeşilay işbirliğinde oluşturulan özel bir teknik çalışma grubu zorunlu tedavi sürecini, buna ilişkin şartları titiz bir şekilde çalışmıştır. Oluşturulan çalışma grubu vatandaşlarımızın ve ailelerimizin taleplerini aldı, önerilerini dinledi, sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geldi ve bu çerçevede ailelerin, vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına cevap veren hızlı, etkili ve kolaylaştırılmış bir süreç tasarımı gerçekleştirdi. Bugün bunu hep birlikte ele alacağız" diye konuştu. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırıları altında yatan çok yönlü nedenler kurulda değerlendirecek Zorunlu tedavi sürecini toplumun ve ailelerin beklentilerine daha uygun bir model olarak hızla hayata geçirmek için kamu, sivil toplum işbirliğinde çalışmaya devam ettiklerini söyleyen Yılmaz, "Bugün ayrıca bağımlılıklarla ilgili etkili mücadele için sivil toplum kuruluşlarının kapasitesinin arttırılmasına yönelik Yeşilay tarafından geliştirilen önerileri de kurulda ele alacağız. Bağımlılıkla mücadelede ailelerimiz ve sivil toplum çözüm sürecimizin en güçlü paydaşlarıdır. Kamu, sivil toplum, aile üçlü sacayağı üzerinde bu işbirliğini sahada yaygın ve etkin bir mücadele için ülkenin her köşesine uzanan hayati önem taşıyan kılcal damarlar olarak görüyoruz. 14-15 Nisan’da Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiselerin altında yatan çok yönlü nedenleri de çok katmanlı bir yaklaşımla kurulda değerlendirecek risklerin erken aşamada önlenmesi için proaktif ve bütüncül olarak sistemsel tedbirleri ele alacağız. Bu kapsamda Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından yürütülen lise öğrencilerine yönelik bağımlılık ve şiddet araştırması bulgularını değerlendirerek ihtiyaca odaklı bilimsel temelli ve yenilikçi politika önerilerini ele alacağız" ifadelerini kullandı. "Hiçbir bağımlılık türünü diğerine kıyasla daha masum ya da kabul edilebilir görmek mümkün değildir" Öğrenciler, eğitimciler, anne babalar, gençler, bağımlılık açısından riskli gruplar başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerini kapsayan yaygın eğitim ve farkındalık çalışmaları yürüttüklerini söyleyen Yılmaz, "Bunların yanı sıra sahada görev yapan kamu personeline de düzenli ve sistematik eğitimler vererek kurumsal kapasitenin güçlenmesini sağlıyoruz. Bağımlılıklar arasında belirgin bir geçirgenlik söz konusu olduğu için hiçbir bağımlılık türünü diğerine kıyasla daha masum ya da kabul edilebilir görmek mümkün değildir. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri oyun bağımlılığı nedeniyle azalan aile içi iletişimin gençleri tütün ürünü, alkol ve uyuşturucu madde kullanımına ilişkin risklere karşı açık hale getirmesidir. Nitekim bilimsel çalışmalar özellikle tütün ürünlerinin çoğu zaman diğer bağımlılık türleri için bir başlangıç zemini oluşturduğunu da ortaya koymaktadır. Bu gerçeklikten hareketle bağımlılıkla mücadele yüksek kurulumuz tütün, alkol, uyuşturucu gibi madde bağımlılıklarının yanı sıra dijitalleşmenin etkisiyle giderek yaygınlaşan sanal oyun ve kumar gibi davranışsal bağımlılıkları da kapsayan geniş ve dinamik bir çerçevede çalışmalarını sürdürmektedir. Tüm bu alanlar birbiriyle etkileşim içinde olan çok boyutlu bir yapı arz ettiğinden politikalarımız merkezi ve yerel düzeyde koordineli ve bütüncül bir bakış açısıyla ele alınmakta bilimsel analizler ışığında veri temelli ve sürdürülebilir müdahale modelleriyle izlenmekte ve değerlendirilmektedir. Özellikle yerelde mülki amirlerimizin liderliğinde yürütülen çalışmaların aileler, sivil toplum, üniversiteler, belediyeler gibi toplumsal taraflarla yönetişim modelleri ve yenilikçi projelerle ülkemizin her köşesinde aynı kararlılık ve hassasiyetle uygulanması kritik öneme sahiptir" ifadelerine yer verdi. Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu’nda alınan kararların yüzde 93’ü hayata geçirildi Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmesinin ardından Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu’nda toplam 105 karar alındığını söyleyen Yılmaz, "Bu kararların yüzde 93 gibi yüksek bir oranda hayata geçirildiğini ifade edebilirim. Kalan yüzde 7’sine yönelik çalışmalarımızda ise önemli mesafeler almış durumdayız. Bugün de bazı yeni kararlar alacağız inşallah" dedi. Yüksek Kurul Kararlarının yanı sıra kurumlar tarafından hayata geçirilen çalışmalara dair bilgi veren Yılmaz şöyle devam etti: "Uyuşturucu arzıyla mücadele eden kurumların teknik, istihbari ve personel kapasitesi arttırılarak planlı operasyonlarla uyuşturucu üretim ve kaçakçılığına yönelik önemli başarılar elde edilmiştir. Yasa dışı kenevir ekimiyle mücadelede ileri teknolojik tarama sistemleri kullanılarak ekim alanlarının tespiti ve imhası titizlikle gerçekleştirilmektedir. Uyuşturucu riskine karşı 143 binden binden fazla metruk binanın yüzde 87’si yıkım veya restorasyonla güvenli hale getirilmiş kalan binalarda çalışmalarımız sürdürülmektedir. Gümrük kapıları ve sınır hatlarında teknik altyapı, personel ve yüksek teknolojili cihazlarla uyuşturucu kaçak tütün girişine karşı önlemler arttırılmıştır. Uyuşturucuyla mücadelede cezalar arttırılırken rehabilitasyon odaklı ilk özel ceza infaz kurumu Adana’da açılmıştır. Adalet Bakanlığımız bu modeli İstanbul, Ankara, İzmir gibi illere yayarak tutuklu hükümlülerin topluma yeniden kazandırılması için adımlar atmayı planlamaktadır. Alo 171 hattı ile 1500’den fazla poliklinik ve mobil ekiplerle sigara bırakmak isteyenlere ücretsiz ilaç ve danışmanlık desteği sağlanırken 81 ilde dijital ortamda çevrim içi poliklinik hizmetleri de devreye alınmıştır. Aile hekimlerinin tütün mücadelesindeki yetkinliği arttırılarak hizmet kırsala yayılmış erişim kolaylığı sayesinde 2025’te başvuran sayısında yüzde 112 artış gerçekleşmiş ve başvuru 173 bini aşmıştır. Büyükşehirlerde deneyimli ekiplerle kapsamlı tütün denetimleri yapılarak pasif etkilenmenin önlenmesi için çalışmalar sürdürülmektedir. Alo 191 hattı 7/24 esasıyla bağımlılık konusunda 559 binden fazla kişiye gizlilik içinde danışmanlık ve tedavi randevusu desteği sunmaktadır. Yeşilay ve sağlıklı hayat merkezleriyle 81 ilde telefonla ve yüz yüze danışmanlık ve destek sunulmakta olup 2025’te sağlıklı hayat merkezlerinde yaklaşık 5 bin bağımlı ve yakınına uyuşturucu danışmanlığı hizmeti verilmiştir. Sağlık Bakanlığı 81 ilde ayakta ve yataklı bağımlılık tedavi hizmetlerini yaygın şekilde sürdürmekte ayrıca rehabilitasyon programlarının kapsamını genişletme çalışmalarına devam etmektedir. İstanbul’da Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile iş gücü uyum programı kapsamında tedavi sonrası istihdama yönelik pilot rehabilitasyon modeli uygulanmakta olup bu modeli daha sonra yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı ile öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve velilerimize farkındalık eğitimi verirken risk altındaki çocuklara yönelik ‘Okulda Bağımlılığa Müdahale Programı’ ile erken müdahale sistemi uygulamaktadır. Risk temelli araştırmalarda öğrencilerin bağımlılık riskleri önceden belirlenmektedir. Bu sayede koruyucu, önleyici ve müdahale edici hizmetleri sistematik olarak uyguluyoruz. Gençlik ve Spor Bakanlığı bağımlılıkla mücadelede farkındalık, gönüllülük ve savunuculuk faaliyetleriyle gençlerin sürece aktif katılımını sağlamaktadır. Bu bağlamda bağımlılık yapıcı maddelere yönelik tutum, bilgi ve risk algılarını ölçmek amacıyla kapsamlı bir saha araştırması çalışması başlatmıştır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız ülke genelindeki Aile Eğitim Programlarıyla koruyucu ve önleyici bilgilendirme çalışmalarını sürdürmektedir. Tedavi sonrası bireylerin sosyal uyumunu destekleyen bakanlık riskli gruplara yönelik erken tespit, psikososyal destek ve güçlendirme hizmetleri yürütmektedir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin geri ödeme kapsamını genişleterek iyileşen bireylerin iş gücüne katılımını ve istihdamını desteklemektedir. RTÜK bağımlılıkla mücadelede kamu spotlarının yayınlanmasını sağlarken zararlı alışkanlıkları özendiren medya içeriklerine cezai müeyyideler uygulamaktadır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız ile BTK güvenli internet paketlerini sunmakta ve yasadışı bahis kumar gibi farklı başlıklar altında mücadelede etkin bir rol oynamaktadır. Her kurumun kendi alanında yürüttüğü çalışmalar birbirini destekleyerek daha güçlü bir toplam etki oluşturmaktadır." "Bu mücadele süreklilik gerektiren bir mücadele, kararlılık gerektiren bir mücadele" Çocuk ve gençlerin başta olmak üzere toplumun bağımlılıktan korunmasına yönelik adımları kararlılıkla attıklarını ve atmaya da devam edeceklerini söyleyen Yılmaz, "Bu mücadele süreklilik gerektiren bir mücadele, kararlılık gerektiren bir mücadele ve biz de bunu yapmaya devam edeceğiz. Bu noktada elde edilen birikimin somut kararlarla güçlendirilmesi önem taşımaktadır. Toplantımızın bundan sonraki bölümünde bağımlılıkla mücadelede atacağımız yeni adımları karara bağlamak üzere yüksek kurul üyelerimizle basına kapalı istişaremizi gerçekleştireceğiz. Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu Üyeleri başta olmak üzere ilgili tüm bakanlıklarımıza, toplum sağlığını koruma yönünde katkı sunan kurum ve kuruluşlarımıza, bütün bu çalışmalarda teknik koordinasyonu sağlayan Sağlık Bakanlığımıza Türkiye Yeşilay Cemiyeti gibi sahada özveriyle mücadele eden sivil toplum örgütlerimize gönülden teşekkür ediyorum" diye konuştu.
İstanbul İhlas Jmun’26 Konferansı’nda ‘Diplomaside Küresel Sorumluluk’ tartışıldı İhlas Koleji Bahçelievler Kampüsü’nde Junior Model United Nations (JMUN) konferansı düzenlendi. "Global Care in Diplomacy" (Diplomaside Küresel Sorumluluk) ana temasıyla gerçekleştirilen etkinlik, öğrencilere uluslararası müzakere deneyimi sundu. Komite oturumlarında, ikili müzakerelerde ve yazılı karar metinlerinin hazırlanması süreçlerinde İngilizcenin resmi iletişim dili olarak kullanıldığı konferansa, ortaokul düzeyinde yaklaşık 150 öğrenci katıldı. Küresel gündem maddeleri ele alındı Öğrencilerin en kritik küresel meseleleri İngilizce oturumlarda diplomatik bir çerçevede tartıştığı komitede şu konular ele alındı: Küresel Gıda İsrafı: Sürdürülebilir üretim ve tüketim modellerine yönelik politika önerileri geliştirildi. İklim Değişikliği: Paris Anlaşması çerçevesinde ulusal taahhütler ve uyum stratejileri değerlendirildi. Dijital Güvenlik: Siber tehditler, veri gizliliği ve uluslararası siber iş birliği mekanizmaları incelendi. Katılımcı öğrenciler; İngilizce sunum ve müzakere pratiğinin yanı sıra eleştirel ve analitik düşünme, diplomatik iletişim, ikna, liderlik ve takım çalışması alanlarında önemli kazanımlar elde etti. İhlas Eğitim Kurumları Genel Müdürü Hakkı Okur, konferansın öğrenciler üzerindeki dönüştürücü etkisini şu sözlerle ifade etti: "İhlas Koleji olarak öğrencilerimizi yalnızca akademik başarıyla değil; küresel farkındalık, güçlü İngilizce iletişim becerisi, liderlik ve diplomatik yetkinliklerle donatmayı öncelikli hedeflerimizden biri olarak görüyoruz." Okur, JMUN’26’nın bu vizyon doğrultusunda somut bir adım olduğunu vurgulayarak, "Bu konferans; gençlerimizin İngilizceyi canlı ve işlevsel bir iletişim aracı olarak kullanmasına, sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk almasına ve kendilerini uluslararası platformlarda ifade etmesine zemin hazırladı. 150 öğrencimizin sergilediği olgunluk, özgüven ve analitik derinlik bizleri son derece gururlandırdı. Geleceğin diplomasi insanları burada yetişiyor" dedi.
Denizli Denizli OSB’de devlet destekleri bilgilendirme toplantısı düzenlendi Denizli Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü koordinasyonunda; Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü, KOSGEB Denizli Müdürlüğü ve Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) iş birliğiyle düzenlenen "Devlet Destekleri Bilgilendirme Toplantısı", Denizli OSB Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya; Denizli OSB Bölge Müdürü Ahmet Taş, KOSGEB Denizli İl Müdürü Sadullah Dülger, GEKA Genel Sekreteri Ümit Gülyağı’nın yanı sıra çok sayıda sanayici ve firma yetkilisi katılım sağladı. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) finansmana erişimini kolaylaştırmak, üretim kapasitelerini artırmak ve rekabet güçlerini geliştirmek amacıyla düzenlenen toplantıda; güncel destek programları, başvuru süreçleri, destek unsurları ve sağlanan avantajlar kapsamlı şekilde ele alındı. Program kapsamında; Denizli Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü’nden Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni Müfit Manaz tarafından "Sanayi Sicil Bilgilendirme Sunumu" gerçekleştirilirken, Sınai Mülkiyet Danışmanı Av. Nuran Yıldırım tarafından "Marka Başvuru ve Tescil Süreçleri" hakkında detaylı bilgiler paylaşıldı. KOSGEB Denizli Müdürlüğü KOBİ Uzmanı Ender Ayvacı tarafından İstihdamı Koruma Destek Programı, KOBİ Dijital Dönüşüm Destek Programı, Re-Finansman Kefalet Programı ile KOSGEB desteklerine ilişkin güncel uygulamalar hakkında bilgilendirme yapıldı. Ayrıca, Güney Ege Kalkınma Ajansı Uzmanı İrfan Sezgin tarafından "Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı 2026 Yılı Çağrı Duyurusuna ilişkin bilgilendirme sunumu gerçekleştirildi. Bölgedeki işletmelerin mevcut desteklerden en etkin şekilde yararlanmasını sağlamak ve doğru programlara yönlendirilmesine katkıda bulunmak amacıyla düzenlenen toplantı, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Kütahya Pazarlar Spor Lisesi krikette Türkiye finallerinde Uşak’ta düzenlenen Okul Sporları Gençler Kriket Grup (Bölge) Müsabakalarına katılan Kütahya Pazarlar Spor Lisesi, gösterdiği üstün performansla Türkiye Finalleri’ne katılma hakkı kazandı. 12 takımın mücadele ettiği organizasyonda Kütahya temsilcisi, bölge üçüncüsü olarak önemli bir başarıya imza attı. Uşak Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ev sahipliğinde gerçekleştirilen müsabakalarda Pazarlar Spor Lisesi, turnuvanın ilk aşamasında sergilediği etkili oyunla dikkat çekti. Grup karşılaşmalarını başarıyla tamamlayan ekip, 12 takım arasından sıyrılarak ilk 6’ya kalmayı başardı. İkinci grup aşamasında da disiplinli oyununu sürdüren Kütahya ekibi, bu turu da geçerek son 4 takım arasına adını yazdırdı. Yarı final ve final karşılaşmalarında zorlu rakiplerle mücadele eden Pazarlar Spor Lisesi, turnuvayı üçüncü sırada tamamladı. Elde edilen bu dereceyle Türkiye’nin en iyi takımları arasına giren ekip, Muğla’da düzenlenecek Türkiye Finalleri’ne katılma hakkı elde etti. Pazarlar Spor Lisesi Müdürü Muammer Gökalp, elde edilen başarıdan dolayı büyük gurur duyduklarını belirterek, "Kütahya’nın tek erkek ve kız kriket takımının okulumuzdan çıkması bizim için ayrı bir gurur kaynağıdır. Sahada büyük mücadele ortaya koyan öğrencilerimizi ve emeği geçen teknik ekibimizi tebrik ediyorum. Türkiye Finalleri için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Muğla’da ilimizi en iyi şekilde temsil edeceğiz" dedi. Gökalp ayrıca, takımın başarısında önemli katkıları bulunan Beden Eğitimi öğretmenleri Osman Erdinç ve Erhan Dağdeviren’e teşekkür etti. Kütahya temsilcisi Pazarlar Spor Lisesi, Muğla’daki Türkiye Şampiyonası öncesi hazırlıklarını sürdürüyor.
Denizli Buldanlı üreticilerden maden arama çalışmalarına tepki Denizli’nin Buldan Ziraat Odası Başkanı Muammer Al, Buldan Girne Mahallesi, Ziftlik mevkiinde maden arama çalışmalarının doğal yaşama ve su kaynaklarına zarar vereceğini belirten açıklamasını Cumhurbaşkanlığına ulaştırdı. Cumhurbaşkanlığına, Denizli Milletvekillerine ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yaptığı açıklamayı ulaştıran Buldan Ziraat Odası Başkanı Muammer Al, konunun takipçisi olacaklarını belirterek "Konuyu Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ilettik. Muhtemel felaketlerin yaşanmaması için kendilerini haberdar ettik. Bugüne kadar açılan davalardan sonuç çıkmaması durumunda bizde dava açacağız. Bu çevre zararının önlenmesi için elimizden ne geliyorsa yerine getireceğiz" dedi. Buldan Ziraat Odası Başkanı Muammer Al açıklamasında şu ifadeleri kullandı; Sayın Cumhurbaşkanım; Denizli ili Buldan ilçesinde devam etmekte olan maden alma çalışmaları faaliyet göstermektedir. Bizler ülkemizin kalkınması için yer altı kaynaklarımızın kullanılmasına karşı değiliz, şu anda hali hazırda 3 farklı alanda maden çalışması vardır, ancak İlçemiz ’Başçeşme’ mevkiinde yeni başlayan Feldspat madeni çıkarma çalışma sahasının ÇED raporu olmadığı tespit edilmiştir. Bu bölge aynı zamanda Cumhurbaşkanımız tarafından Kesin Korunacak Hassas Alan olarak onaylanmıştır. Ayrıca ilçemizin içme suyu ve kullanım suyunun %40’da bu bölgeden temin edilmekte ve bölgemizde ki tarımsal faaliyet gösteren çiftçilerimiz de bu bölgede ki su kaynaklarıyla üretim yapmaktadır. İlçemizin yaşamı için en önemli oksijen deposu olan bu bölgenin yapısının bozulması bizlerin geleceği açısından son derece önemlidir. Cumhurbaşkanımız tarafından Kesin Korunacak Hassas Alan olarak tescillenen yerlerde ve çevresinde ÇED raporu alınmadan maden çalışması izni verilmesi bölgemiz açısından ileriye dönük vahim sonuçlar doğuracağı aşikârdır, biz gelecek nesillerde bu şekilde kötü sonuçlarla karşılaşmak istemiyoruz. İlçemiz de Başçeşme mevkiinde başlamış olan Feldspat madeni çıkarma çalışmasının acilen durdurulmasını istiyoruz. Gereğinin yapılmasını siz Sayın Cumhurbaşkanıma saygılarımla arz ederim"