GENEL - 01 Aralık 2011 Perşembe 00:39

YÖK, KATSAYI UYGULAMASINI KALDIRMAYI KARARLAŞTIRDI

A
A
A
YÖK, KATSAYI UYGULAMASINI KALDIRMAYI KARARLAŞTIRDI

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Genel Kurulu’nda, üniversiteye giriş sınavında yerleştirme puanlarının hesaplanmasında kullanılan katsayı uygulamasının kaldırılması kararlaştırıldı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Uzmanı çocuk kanseri ile ilgili uyardı: "En temel sebep genetik yatkınlıktır" Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Dr. Şeyma Ünüvar Gök, çocuklarda görülebilen kansere ilişkin açıklamalarda bulundu. Gök, "Genetik yatkınlık olsa da mutlaka tetiği çeken bir risk faktörünün olması gerekiyor" Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Dr. Şeyma Ünüvar Gök, 15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanseri Günü nedeniyle açıklamalarda bulundu. Çocukluk çağı kanserlerinde neden-sonuç ilişkisi erişkinlerdeki kadar net olmadığını ifade eden Uzm. Dr. Şeyma Ünüvar Gök, "Çocukluk çağı kanserlerinde neden-sonuç ilişkisi erişkinlerdeki kadar net değildir ve bu nedenle erişkin dönemde önerilen mamografi, kolonoskopi gibi tarama programları çocukluk çağında uygulanamıyor. Bu tanığı ile karşılaşılan ailelerin ilk sorusu nedendir. Bildiğimiz en temel sebep genetik yatkınlıktır. Ancak genetik yatkınlık olsa da mutlaka tetiği çeken bir risk faktörünün olması gerekiyor. Bildiğimiz en temel risk faktörü, iyonize radyasyona uzun süreli maruz kalınması, kötü beslenme, stresli hayat şartları ve özellikle BBV gibi onkojenik yani maling hastalıkların ortaya çıkmasına sebep olabilecek virüslere sık sık maruz kalınmasıdır" dedi. Bu belirtiler var ise hekime gösterilmeli Birçok belirtilerin yer aldığını ifade eden Uzm. Dr. Şeyma Ünüvar Gök, "Çocukluk çağı kanserleri için birçok belirti ve semptom bulunabilir. Halk arasında en yaygın bilineni uzun süre sebat eden ateşler, gece terlemeleri, kilo kayıpları ve ortaya çıkan morlukları hiçbiri kansere özgü değildir. Ancak bunları fark eden aile elbette de çocuğunu bir hekime göstermelidir. Çocukluk çağı kanserlerindeki temel korunma mekanizmasının çocuğunuzu takip eden sabit bir çocuk doktorunun olmasını ve sadece acil hastalık durumlarında değil, rutin tarama programlarında da hastanelere başvurulması gerektiği hatırlatalım" dedi. Erken tanı, tedavide başarıyı artırıyor Tedavi başarısının gelişmiş ülkelerde aynı olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Dr. Şeyma Ünüvar Gök, "Lösemilerin temel tedavisi kemoterapi ilaçları olmakla beraber solid organ tümörlerinde gerek kemoterapiler, gerekçe cerrahi tedaviler gerekse radyoterapiler söz konusu olabilir. Hastalık erken dönemde tanı aldığında başarı oranları oldukça yüksek olacak olmakla birlikte, elbette hastalığın tipine göre bu değişebilir. Çocukluk çağ kanserlerinde, 0-18 yaş döneminde hayatın erken döneminde bu tanı ile karşılaşmış çocukların ailelerinin en temel ihtiyacı, toplumdan izole olmamaları ve gerekli sosyal desteği alabilmeleridir. Bu hastalık ile mücadelede ailelere bu sosyal desteği vermek ise hepimizin temel vazifesidir" şeklinde konuştu.
İstanbul İstanbul Havalimanı’nda Heimlich müdahalesiyle hayat kurtaran restoran şefi konuştu İstanbul Havalimanı’nda restoranda yemek yerken nefes borusuna yemek kaçması sonucu boğulma tehlikesi geçiren kadını Heimlich manevrasıyla kurtaran restoran şefi Beytullah Bozkurt, "Gerçekten o mutluluk başka hiçbir şeye değişilmez gibiydi. Suyu içişi, gözlerinin parıltısı, ettiği teşekkürler. O kadar müteşekkir kaldı ki ne diyeceğini şaşıracak vaziyetteydi. Bir hayata dokunmak ne kadar güzel, tarif edilemez bir duygu bence" dedi. İstanbul Havalimanı’nda bir restoranda yemek yiyen yolcu, nefes borusuna yemek kaçması sonucu boğulma tehlikesi geçirmiş, durumu fark eden garsonun yaptığı Heimlich manevrası kadın yolcunun hayatını kurtarmıştı. Şef Beytullah Bozkurt o anları anlattı. Şef Beytullah Bozkurt; ürünleri kontrol ettiği esnada kadını fark ettiğini belirterek, "Olay 12 Şubat 2026 saat 15.00 sularında gerçekleşti. Ben ürünlerin son kullanma tarihinin kontrollerini yaparken kadının öksürdüğünü fark ettim. ‘İyi misiniz?’ diye seslendim, cevap veremediğini hissettim. Karşımdaki bir kadın olduğu için ben izni olmadan direkt bir müdahalede bulunamadım. İçeri su almaya gittim, o sırada hanımefendi can havliyle ayağa kalktı. Gözlerinin kaydığını hissedince kendisi bana ‘arkama geç’ şeklinde işaret yaptı. Ardından ben hanımefendiye Heimlich manevrası uyguladım ve üçüncü manevrada kadının boğazına takılan yemeği başarılı bir şekilde çıkarttık" dedi. "Hayatını bana borçlu olduğunu söyledi" Kadının kurtulduktan sonra sayısız kez teşekkürde bulunduğunu ifade eden Bozkurt, "Ondan sonra gözlerindeki mutluluğu görmeniz lazımdı. Gerçekten o mutluluk başka hiçbir şeye değişilmez gibiydi. Suyu içişi, gözlerinin parıltısı, ettiği teşekkürler. O kadar müteşekkir kaldı ki ne diyeceğini şaşıracak vaziyetteydi. Sonrasında bize çikolata ikramında bulundu. 3-4 saat daha burada oturdu, hayatını bana borçlu olduğunu söyledi. Ben elimden geleni yaptım. Şirketimiz Heimlich manevrasını ve benzeri hayat kurtarıcı hareketleri bizler gibi şube personellerine belirli aralıklarla uygulamalı bir şekilde gösteriyor. Biz de bunlardan tecrübe kazanıyoruz. Sonuçta biz bir gıda işletmesiyiz. Bu tür olaylar ne kadar az olsa da yaşanabilecek olaylar. Benim de bu hareketi bilmiş olmam bir hanımefendinin hayatını kurtarmama vesile oldu. Ne mutlu bana. Tüm bunlardan dolayı çok mutluyum hanımefendinin hayatını kurtardığım için" dedi. Böyle bir olayın ilk kez başına geldiğinin altını çizen Bozkurt, "Bu olay benim nezdimde ilk oldu. Güzel de oldu gerçekten. Bir hayata dokunmak ne kadar güzel, tarif edilemez bir duygu bence" diye konuştu.
Kastamonu Kastamonu’da 23 adrese uyuşturucu operasyonu: 20 gözaltı Kastamonu polis ekiplerince 23 adrese düzenlenen eş zamanlı uyuşturucu operasyonlarında 20 şüpheli gözaltına alındı. Edinilen bilgiye göre, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, il merkezi ve Araç ilçesinde uyuşturucu madde ticareti yapan şahıslara yönelik operasyon düzenlendi. Tespiti yapılan 21 şüpheli şahsa ait 23 adrese eş zamanlı düzenlenen operasyonda, 9,34 gram kannabinoid ham maddesi, 35,46 gram kannabinoid, 1,01 gram içime hazır 1 adet sigara, 13 adet sentetik ecza hapı, 0,09 gram kokain, 1 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet kuru sıkı tabanca, 5 adet tabanca şarjörü, 147 adet farklı çaplarda tabanca fişeği, 7 adet farklı çaplarda uzun namlulu silah fişeği, 5 adet kuru sıkı fişeği, 16 adet av tüfeği kartuşu, uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 33 bin 200 TL, 1 adet hassas terazi, 1 adet uyuşturucu ticaretine ilişkin not defteri ve 1 adet kelepçe ele geçirildi. Operasyonda 20 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Operasyondan önce ekiplerle bir araya gelen Kastamonu İl Emniyet Müdürü Tamer Taş, Kastamonu’nun huzur ve güvenliği için, tesis edilen bu güven duygusunun devamı için operasyon gerçekleştirdiklerini belirterek, "23 adreste 21 şahsa yönelik çalışma gerçekleştireceğiz. Hepinize başarılar diliyorum, hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Bundan sonrada gençlerimizi, ailelerimizi ve toplum sağlığını tehdit eden uyuşturucu madde ticareti ve kullanımına karşı mücadelesini kararlılık, azim ve tavizsiz bir anlayışla sürdüreceği" dedi.
Gaziantep 51 kişiye mezar olan Furkan Apartmanı davasında karar açıklandı Gaziantep’in Nizip ilçesinde, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 51 kişinin ölümüne neden olan Furkan Apartmanı’yla ilgili davada karar açıklandı. Gaziantep’in Nizip ilçesinde, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 51 kişinin ölümüne neden olan Furkan Apartmanı davasında karar duruşması bugün görüldü. Nizip Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuksuz sanıklar Faik Ö., Eyüp Ö., Bülent B., Nejdet A., Mehmet A., Oktay A., Ömer Ş., Coşkun Ş., sanık avukatları, maktul avukatları, maktul aile yakınları katıldı. Tutuklu sanıklar Hasan Hüseyin S. ve ev hapsinde olan sanık Yılmaz Şahin Y. ise SEGBİS üzerinden katıldı. "Türkmenistan’da, Guinness Rekorlar Kitabı’na giren inşaatlar yaptım" Son savunması alınan Hasan Hüseyin S., "Müteahhit olsaydım, diğer 69 binamda olduğu gibi bu inşaatın da başında dururdum ve hiçbir aşamasından ayrılmazdım. Söz konusu arsanın sahibi de müteahhidi de kardeşim Abdullah S.’dir. Bu binada adımın geçmesinin tek nedeni soyadımın S. olmasıdır. Babamızın mesleği gereği çocukluğumuzdan beri inşaat sektörünün içindeydik. Ben bu işe 25 yaşında başladım, babam hem bana hem de Abdullah’a her zaman destek olmuştur. O dönem Dörtyol’daki bir inşaatta görev alıyordum. Furkan Apartmanı inşaatı süresince ise pazar günleri dahil olmak üzere, daire satışları için inşaatın başında bulunuyordum. Ayrıca Türkmenistan’da, Guinness Rekorlar Kitabı’na giren inşaatlar yaptım. Beraatimi talep ediyorum" dedi. Tutuksuz sanıklar da suçsuz olduklarını öne sürerek beraatini talep etti. Maktullerin yakınları, Nizip’te yalnızca tek bir binanın yıkılmasının, yapının sağlam inşa edilmemesinden kaynaklandığını öne sürerek, sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, bilinçli taksirle öldürme suçundan Faik Ö. ve Eyüp Ö. hakkında 14 yıl 5 ay hapis cezasına hükmetti. Eyüp Ö., kararın ardından tutuklandı. Faik Ö. duruşmaya mazeret bildirerek katılamadı. Aynı suçtan Necdet A. hakkında 8 yıl 10 ay hapis cezası, Yılmaz Y. hakkında ise 16 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Heyet, taksirle öldürme suçundan Orhan Z., Oktay A. ile belediye personeli Bülent B. hakkında 5 yıl 5 ay hapis cezasına karar verdi. Mehmet A. yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine hükmedildi. Çoşkun Ş. Ömer Şahin Ş. ve Hasan Hüseyin S. hakkında ise beraat kararı verildi. Ne olmuştu? Nizip Ağır Ceza Mahkemesi’nce, 19 Temmuz 2024’te görülen karar duruşmasında, mühendis sanık Yılmaz Şahin Y. hakkında ’bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 16 yıl 8 ay hapis, sanıklar Faik Ö., kardeşi Eyüp Ö. ve Nejdet A. hakkında delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verilmişti. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi, Nizip Ağır Ceza Mahkemesi’nce 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 51 kişinin hayatını kaybettiği Furkan Apartmanı davasında 3 sanık hakkında verilen kararı inceledi. Nizip Cumhuriyet Başsavcılığı ile tarafların itirazı üzerine yapılan değerlendirme sonucunda daire, yerel mahkeme kararını bozdu. Nizip Cumhuriyet Başsavcılığı ile tarafların itirazı üzerine yapılan değerlendirme sonucunda daire, yerel mahkeme kararını bozdu. Kararda, beraat kararı verilen sanıklar Faik Ö. ve kardeşi Eyüp Ö. hakkında "kolon kesilmesi" iddiasıyla yeni bir iddianame hazırlandığı, bu nedenle olayın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Söz konusu dosyaların birleştirilmesi ve sanıkların birlikte yargılanması gerektiğinin belirtildiği kararda, "Tüm dosyaların birleştirilmesine karar verilerek, tüm delillerin birlikte tartışılması hakkaniyetli bir yargılama için gerekli olmakla birlikte yerel mahkemece verilen hükmün bozulmasına karar verilmiştir" denildi.
Iğdır Iğdır FK - Ümraniyespor maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 25. haftasında oynanan Iğdır FK-Ümraniyespor maçının ardından iki takımın teknik direktörü açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 25. haftasında Iğdır Futbol Kulübü, sahasında Ümraniyespor 1-1 berabere kaldı. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında Iğdır Futbol Kulübü Teknik Direktörü Kenan Koçak değerlendirmelerde bulundu. Koçak, Iğdır FK’yı Süper Lig’e çıkarmak için çalışacaklarını belirterek, "Maça istediğimiz gibi başladık. Erkende golü bulduk. Tamamen ilk yarı kontrol ettiğimiz bir oyun. Hatta farklı skora da gidebileceğimiz bir oyun. Maalesef onu başaramadık ve sadece 1-0’la soyunma odasına girdik. 2-0’ı arayalım derken ereksiz top kayıpları, çok durarak oyun, daha dikey düşünmeyerek biraz daha çok geri pasları düşünerek, yan pasları düşünerek hamleler oldu. Bu da bizi oyun olarak etkiledi. Çünkü çok gereksiz top kayıpları sonucu bildiğimiz alanlara maalesef girmedik. Opsiyonlarımız olmasına rağmen topları kaybettikçe tabii ki topların da peşinde koşmak zorunda kaldık. Bu da ister istemez rakibi biraz daha motive etti, güçlendirdi. Bu gereksiz top kayıplarını, bu saha parsel yönünü, pozisyon oyunumuzu daha da güçlendirmemiz lazım. Fiziki daha iyi kıvama gelmemiz lazım. Tabii ki sonunda ikinci yarıya da her şeye rağmen kaçan bir penaltı, 3 tane yüzde 100’lük gol pozisyonu.. Bunları değerlendiremezsen galip gelemezsin. Galip gelmek için bunları değerlendiremedik. 2 puan kaybettiğimiz için üzgünüz. Ama artık bunu değiştiremeyiz. Geçmişte kaldı. Önümüzdeki maçlara bakacağız. O yüzden bu maçı iyi analiz edip, artık salı günkü Hatay maçına konsantre olacağız. Hatalarımızdan ders çıkarıp önümüze bakmamız lazım. Ama benim takımım olarak daha çok dikey, daha çok cesur, cesaretli oynamamız lazım. İkinci yarıdaki top kayıpları, gereksiz top kayıpları bize yakışmadı. Bunları daha çok minimize etmemiz lazım takım olarak. Çalışacağız, çok işimiz var. Yolumuz uzun. Üzgünüm kaybedilen kaybeden 2 puan için ama mücadelemizi bırakmayacağız. Son ana kadar kovalayacağız Iğdırspor’u Süper Lig’e çıkarmak için" dedi. Ümraniyespor Teknik Direktörü Tayfun Rıdvan Albayrak ise rakibe çok fırsat vermediklerini söyleyerek, "Bütün oyuncularımızı tebrik ediyoruz. Ara transfer döneminde çok iyi takviyeler yapmış Iğdır deplasmanında gayet iyi oyun oynadılar. İlk yarı, özellikle oyunun başında yediğimiz golden sonra oyunda tutunabildiler ve gereken şeyi yaptılar. İkinci yarıya başladığımızda da daha etkili taraf olan bizdik. Rakibe çok fazla fırsat verdiğimizi de düşünmüyoruz. Golü de bulduk. Son bölümde bir penaltı oldu. Herkes tarafından tartışılabilir ama biz bunları da konuşmuyoruz. Bulunduğumuz durumla alakalı da zaten her türlü puana ihtiyacımız var. Buradan da 1 puan aldığımız için mutluyuz. Önümüzdeki salı günkü Bolu maçına hazırlanacağız en kısa sürede" ifadelerini kullandı.