GENEL - 01 Aralık 2011 Perşembe 00:39

YÖK, KATSAYI UYGULAMASINI KALDIRMAYI KARARLAŞTIRDI

A
A
A
YÖK, KATSAYI UYGULAMASINI KALDIRMAYI KARARLAŞTIRDI

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Genel Kurulu’nda, üniversiteye giriş sınavında yerleştirme puanlarının hesaplanmasında kullanılan katsayı uygulamasının kaldırılması kararlaştırıldı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de taksiciyi alıkoyan biri kadın 2 kişi yakalandı Mersin’de müşteri olarak bindikleri taksiciyi yaklaşık 2 saat alıkoyarak gezdiren biri kadın 2 kişi, polisin takibi sonucu yakalandı. Alınan bilgiye göre, Özer Onurlu’nun kullandığı 33 T 0063 plakalı ticari taksiye şehir merkezinde müşteri olarak binen biri kadın 2 kişi, bir süre gittikten sonra aralarında tartışmaya başladı. Şiddetli şekilde tartışan yolculardan biri markete gitmek için araçtan indiği sırada taksi şoförü polisi arayarak durumu bildirdi. Arabaya binerken taksicinin polisi aradığını fark eden erkek yolcu, telefonuna el koyduğu şoförü tehdit ederek yola devam etmesini istedi. Görüntü alınmasını engellemek için de aracın kamerasını kapattırdı. Bu sırada şoföre ulaşamayan duraktaki meslektaşları da durumu polise bildirerek, araç takip cihazından taksinin konumunu paylaştı. Güzergahta önlem alan Yunus ekipleri, yaklaşık 2 saat boyunca alıkonulan taksiyi, Mezitli ilçesinde önünü keserek durdurdu. Yakalanan 2 kişi ile taksi şoförü ifadeleri alınmak üzere Mezitli İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Olayı duyan taksiciler polis merkezi önünde toplandı Bu arada olayı duyan taksiciler de İlçe Emniyet Müdürlüğü binası önüne gelerek gelişmeler hakkında bilgi aldı. Akasya Taksi Durağı Başkanı Mahmut Tuğalan, rahatsız olduğu için aracını şoföre verdiğini söyledi. Şoförün, aldığı yolcularca tehdit edilmesi üzerine Kazanlı, Karacailyas, Demirhisar gibi değişik yerlere götürdüğünü anlatan Tuğalan, "Sonra araçta bulunan kamerayı tehdit ederek zorla kapatıyor, şoförün elindeki araç telefonu ve kendi telefonunu elinden alıyor. Sonra otobana çıkarıyor. Biz takip cihazından aracın yerini belirledik. Polis arkadaşlarla istişare ederek, en son otobanda gördüğümüz yeri bildirdik. Kuyuluk kavşağında otobandan çıkış yapıp Soli kavşağına geldiğinde polis arkadaşlar Allah razı olsun, orada aracı yakalıyorlar" dedi. Tuğalan, bu tür olaylara karşı devletten destek beklediklerini sözlerine ekledi.
İstanbul Yeni aldığı silahla Meleknur’un ölümüne neden olan sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi Fatih’te yeni aldığı silahı göstererek ‘vurayım mı seni’ dediği sırada 17 yaşındaki Meleknur Özgener’i vurarak öldürdüğü iddia edilen sanığın, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Fatih’te 1 Ocak tarihinde 17 yaşındaki Meleknur Özgener’i yeni aldığı silahı gösterdiği ve ‘vurayım mı seni’ dediği sırada silahla vurarak ölümüne neden olan şüpheli Ercan Şahin’e (32) yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, bir polis memuru tarafından hastanede, 17 yaşında bir kadının silahla vurulduğunun ihbar edilmesi üzerine soruşturma işlemlerine başlandığı belirtildi. Silahı ‘yeni aldım’ diyerek gösterdiği belirtildi İddianamede, hastaneye yaralı şekilde gelen Meleknur Özgener’in kafasının sol bölgesinden giriş ve sağ tarafından çıkış olmak üzere bir adet mermi girişi olduğu belirtildi. Hastanede yanında bulunan arkadaşı Nisanur A.’nın ifadesine yer verilen iddianamede, yılbaşı gecesi arkadaşı Meleknur Özgener ile buluştuklarını, bu sırada mahalleden tanıdıkları şüpheli Ercan Şahin ile karşılaştıklarını, şüpheli Şahin’in araç içerisinde olduğunu, Özgener’in üşümesi sebebiyle ön yolcu koltuğuna bindiğini, şüpheli Şahin’in siyah renkli silahını çıkararak ‘yeni aldım’ dediğini ve kendilerine gösterdiğini söylediği belirtildi. Vurduktan sonra silahı Özgener’in eline koyup havaya ateş etti İddianamede, tanık ifadesinin devamında ise şüpheli Şahin’in silahı kendilerine doğrulttuğunu, ‘vurayım mı seni’ diye şakalaştığını, daha sonra silahı Özgener’e doğrultarak ‘seni vurayım mı’ diye sorduğunu ve tetiği çektiğini, o sırada ise Özgener’in kafasından duman çıktığını ve kan aktığını gördüğünü, hemen arka kapıdan araca binerek hastanenin birkaç sokak gerisine gittiklerini, şüpheli Şahin’in o sırada silahı Özgener’in eline verip bir el havaya ateş ettirdiğini söylediği kaydedildi. "Silahı önce sen aldın, kafana tutarak şakalaştın, sonra Melek aldı ve silah ateş aldı diyeceksin" Tanık Nisanur A’.nın ifadesinin devamında ayrıca, Özgener’i hastaneye götürdükten sonra şüphelinin, kendisini tehdit etmesi üzerine yeniden araca bindiğini, araca bindikten sonra şüphelinin kendisine ‘silahı önce sen aldın, kafana tutarak şakalaştın, sonra Melek aldı ve silah ateş aldı diyeceksin’ dediğini, sonrasında ise Özgener’in yanına gittiğini söylediği aktarıldı. Silahın dolu olduğunu bilmesi gerektiği kaydedildi Şüpheli Ercan Şahin’in Meleknur Özgener’i hastanenin kapısına bıraktıktan sonra kaçtığının tespit edildiğinin belirtildiği iddianamede, şüphelinin olaydan 1 hafta sonra teslim olduğu, her ne kadar suçu kabul etmediğini söylese de tanık beyanına göre silahı Özgener’e doğrultarak tetiğe bastığı, silahın kendisine ait olduğunu söylediği ve bu nedenle silahın dolu olduğunu bilmesi gerektiği kaydedildi. Yılbaşı kutlaması için pasta almaya çıktığını söyledi Şüpheli Ercan Şahin’in ifadesine de yer verilen iddianamede, şüphelinin Meleknur Özgener’i mahalleden tanıdığını, kardeşi gibi gördüğünü, olay günü evde yılbaşı kutlaması yapmak için pasta almaya çıktığını, yolda Meleknur ve Nisanur ile karşılaştığını, Meleknur Özgener’in araçtayken silahı almak için hamle yaptığını ancak kendisinin silahı almasını engellemek için çektiği sırada silahın bir anda patladığını söylediği, Özgener’i hastaneye bıraktıktan sonra ise korktuğu için kaçtığını söylediği belirtildi. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi Hazırlanan iddianamede şüpheli Ercan Şahin’in ‘çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
Bursa Nilüfer’de “Bizim ev” buluşması Nilüfer Belediyesi Bizim Ev Engelliler Sosyal Yaşam Destek Merkezi katılımcıları, Engelliler Haftası çerçevesinde düzenlenen açık hava etkinliğinde hünerlerini sergiledi. Çeşitli atölyelerin gerçekleştirildiği günde eşit, adil ve erişilebilir bir dünyanın önemine de dikkat çekildi. Nilüfer Belediyesi, engelli bireylerin yaşadığı sorunlara dikkat çekmek, eşit, adil ve erişilebilir bir dünya için farkındalık oluşturmak amacıyla 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nda bir dizi etkinlik düzenliyor. Bu etkinliklerden birinde de Bizim Ev Engelliler Sosyal Yaşam Destek Merkezi (Bizim Ev) katılımcıları, yıl boyunca öğrendiklerini sergiledi. ATA Park’ta gerçekleştirilen açık hava etkinliğine Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ile eşi Nuray Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, ebeveynler ve çevredeki vatandaşlar katıldı. Çeşitli atölyelerin gerçekleştirildiği günde “Hataları Bul” oyunu da, engelli bireylerin sosyal yaşamda karşılaştığı sorunları gözler önüne serdi. Katılımcıların, yıl boyunca Bizim Ev’de yaptıkları filografi çalışmalarının sergilendiği etkinlikte, ritim ve halk dansları gösterisi de bu anlamlı güne renk kattı. Etkinlikte konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Engelliler Haftası’nın bir kutlama değil, farkındalık haftası olduğuna dikkat çekti. Engelsiz bir kent oluşturmak için büyük çaba sarf edeceklerini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Nilüfer, bu konuda örnek çalışmalar yaptı. Biz de bu dönemde güzel işler yapacağız. Engelli bireyleri sanatın, sporun, hayatın ve iş yaşamının içinde tutmamız gerekiyor. Biz de Nilüfer Belediyesi olarak engelli bireylere yönelik verilen eğitimlerin yanı sıra onları iş yaşamına kazandırmayı, değer üretmelerini hedefliyoruz. Nilüfer Belediyesi için en kıymetli projelerden biri budur. Her konuda sizlerin yanınızda olduğumuzu bilmenizi isterim” diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, Bizim Ev’i daha da büyüterek, daha fazla kişinin faydalanması için çalışacaklarını söyledi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, konuşmasının ardından alanda kurulan stantları tek tek gezdi. Bizim Ev katılımcılarının ritim ve halk dansları gösterisi ile koro performansını hayranlıkla izleyen Başkan Şadi Özdemir, Bizim Ev katılımcılarını kutladı.
Bursa İnegöl Belediyesi çiftcisinin yanında İnegöl’ün iyi bir sanayi şehri olduğu kadar aynı zamanda iyi bir tarım şehri olduğuna vurgu yapan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Gününde şehre özgü bir tarım modelini ilmek ilmek işleyerek hayata geçirdiklerini ifade etti. Taban, teknolojinin tarıma entegre edilmesi, güç birliği, yenilikçi proje ve uygulamalar ile İnegöl Belediyesi’nin İnegöl Tarım Modeliyle çiftçisinin yanında olduğunu söyledi. İnegöl’de tarım sektörü de son yıllarda yakaladığı ivmeyle adından sıkça söz ettirir hale geldi. Şehrin bereketli topraklarında yetişen pek çok ürün hem yurt içi hem yurt dışında damakları tatlandırırken, İnegöl Belediyesi de tarıma sağladığı katkı ve desteklerle bu alanda ivmenin yükselmesinde önemli bir rol oynadı. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Gününde tarımda güç birliğini sağlayan ve tüm çiftçileri tek çatı altında toplayan Üreten Çiftçiler Kooperatifi, bu kooperatif çevresinde farklı alanlarda yapılan yenilikler ve çalışmalarla, İnegöl Tarım Modelini anlattı. “14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kutlu olsun” İnsanlık için üretimin önemli, tarımsal üretimin ise hayati olduğuna dikkat çeken Başkan Taban, “Özellikle pandemi sürecinde gördük bunu, kısıtlamalar başladığında herkes gıda stoğu için marketlere koştu. İnegöl olarak bizim elimizde de bu anlamda bir güç var, bereketli topraklarımız. Bu topraklar bizlere bir lütuf. Bizler de elimizden geldiğince en iyi şekilde toprağı işleyip tarımsal üretimi güçlendirmek zorundayız. İnegöl Belediyesi olarak bu düşünceyle üreticimizin, çiftçimizin her an yanında olduk ve olmaya devam ediyoruz. Bu vesileyle 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Gününü de kutluyorum” dedi. “İnegöl tarım modelini ilmek ilmek işliyoruz” Teknolojinin de entegre edildiği İnegöl Tarım Modeli hakkında da açıklamalarda bulunan Başkan Alper Taban, “Bizler yerel yönetim olarak şehrimizin bu değerine katkı sağlamak, tarımı daha yüksek sesle konuşmak, başkaca şehirlere ve hatta ülke sathında tarım politikalarına örnek olacak İnegöl Tarım Modelini ortaya çıkarmak adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İnegöl Tarım Modelini adeta ilmek ilmek işliyoruz. Bu çerçevede ilk iş olarak şehirdeki çiftçiler arasında güç birliğini sağlayacak Üreten çiftçiler Kooperatifini kurduk. Böylece İnegöl Mobilyası markasında olduğu gibi tarımda da marka olmayı hedefliyoruz. Kooperatifimizin ilk faaliyeti olarak da bereketli topraklarımızda yetişen ürünlerin depolanması adına yeni bir soğuk hava deposunu şehrimize kazandırdık. Akabinde Özündenkuru ismiyle oluşturduğumuz meyve ve sebze kurutma tesisini hizmete açtık. Bu tesislerle çiftçimiz ürününü işleyip daha katma değerli hale getiriyor. Kazancını arttırıyor. Aynı zamanda bir markaya da sahip olmuş olduk. Şimdi sırada yeni hedefler, yeni tesisler var. Yekvücut halde tüm çiftçilerimizle özgün bir İnegöl Tarım Modelini ortaya koyarak bu modelle tüm Türkiye’ye örnek olmak istiyoruz. Çiftçilerimizi aynı çatı altında toplayan kooperatifimiz aracılığıyla İnegöl’de ürettiğimiz ürünleri şehrimizde daha nitelikli hale getirerek bu tesislerimizde depolayacağız, kurutma ve paketleme tesislerinde işleyip kendi pazarlama ağımızı da oluşturarak doğrudan nitelikli alıcıya ulaştıracağız. Bu sayede çiftçimizin tarlada toplayıp aracılarla ucuza sattığı ürünü biz kendi bünyemizde işleyip daha iyi kârlarla satmayı, çiftçimizin kazancını arttırmayı hedefliyoruz. Üreten Çiftçiler Kooperatifini teknoloji ile donatarak hem üreticilerimizin maliyetini düşürmeyi hem de enerji tasarrufu sağlamayı hedefliyoruz. Bu yönde adımlar atıyoruz. Bu çerçevede Deydinler Mahallesinde kurulan Üreten Çiftçiler Kooperatifi soğuk hava deposunda Güneş Enerji Sistemi kurulumu 2023 yılı ilk çeyreğinde tamamlanmıştı. En büyük gider kalemi olan elektriği karşılamak adına TKDK’nın yüzde 65 desteği ile soğuk hava deposunun çatısında 558 adet güneş enerji paneli kuruldu. Enerjisini kendi üreten tesisimiz, böylece üreticimizin maliyetlerini de düşürmüş oldu.” Üreticiye her alanda tam destek Çiftçinin ülkedeki ve dünyadaki teknolojik yenilikleri takip etmesininin önemini belirten Taban, "Bu nedenle yurt içi ve yurt dışı fuarlara geziler düzenliyoruz. İstiyoruz ki şehrimizin üreticisi en iyisini görsün, hedefini en yukarıya koysun. Tarım ve hayvancılıkta çiftçimize makina ve ekipman desteklerimiz de oluyor. İlçemizde yetiştiriciliği yapılan 60 bin dolayında küçükbaş hayvanımız için küçükbaş hayvan dezenfekte havuzu projesini hayata geçirdik. Bu proje üreticilerimizi mali ve tıbbi açıdan, hayvanlarımızı da parazit ve kene gibi haşerelerden korumakla birlikte yavru atımlarını önlemekte ve insanlara bulaşmasını da engellemektedir. Küçükbaş hayvan yıkama havuzumuz hayvancılığın olduğu tüm kırsal mahallelerimizde ücretsiz olarak hizmet veriyor. Aynı zamanda şehrimizde Küçükbaş Hayvancılık Festivalleri ile hem sektöre yön veriyoruz hem de İnegöl’e has kıvırcık ırkını dünyaya tanıtıyoruz. Bu festivalde küçükbaş hayvancılığın kalbi adeta İnegöl’de atıyor. Yurt içi ve yurt dışından katılımlar oluyor. Sektör profesyonellerinin buluştuğu bir organizasyon. Tarım ve hayvancılığın her alanında varız ve her alanda üreticimizi desteklemeye gayret ediyoruz. Çiftçilerimizin talebi üzerine taş toplama makinesi alımı yaptık. Kırsal mahallelerimizde ücretsiz olarak kullanıma sunduğumuz aracımızla kısa sürede pek çok arazimiz taştan temizlendi. Özellikle ekipman desteğini önemsiyoruz. Bu alanda yaptığımız çalışmalara bakarsak; örnek kestane eğitim bahçesi, ceviz soyma makinesi, zirai ilaç dolum merkezi, yaban mersini, çilek, şeftali ve cerrah kuru fasulyesi gibi ürünleri tanıtmak adına festivaller, arı kovanı dağıtımları, tohum ve fidan dağıtımları, en doğru üretimi yapmak adına ücretsiz toprak analizi hizmeti ve eğitim seminerleri gibi pek çok alanda üreticimizi destekliyoruz" dedi. Tarımda bilim ve teknoloji dönemi Tarımda bilim ve teknolojiyi kullanmak istediğini belirten Alper Taban, "Bunun için iki kırsal mahallemizde geleneksel yöntemlerin yanı sıra yeni yöntemler ve tarıma yönelik bilimsel gelişmelerin de takip edileceği Tarım Kitaphaneleri oluşturduk. Aynı zamanda ülkemizde son dönemde insansız hava araçları ve drone teknolojisi her alanda kullanılıyor. Biz de bunu TARNET aracılığıyla yapılan iş birliği neticesinde şehrimizde tarımda uygulamaya başladık. Drone ile bahçe ilaçlama denemeleri yapıldı, güzel sonuçlar da aldık. Üreticilerimizi buna yönlendirmeye, teknolojik gelişmeleri şehrimize entegre etmeye devam edeceğiz. Her imkanı şehrimizde kullanarak gelişen teknolojilerle birlikte biz de gelişeceğiz” diye konuştu.