YEREL HABERLER - 01 Aralık 2011 Perşembe 09:34

KURSİYERLERE TOPLUMSAL CİNSİYET EĞİTİMİ VERİLDİ

A
A
A
KURSİYERLERE TOPLUMSAL CİNSİYET EĞİTİMİ VERİLDİ

Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçe Belediyesi Kardelen Kadın Evi tarafından kursiyerlere ’Toplumsal Cinsiyet’ eğitimi verildi.
Kardelen Kadın Evi’nde gerçekleştirilen ’Toplumsal Cinsiyet’ eğitimine kursiyerlerin yanısıra çok sayıda kadın katıldı. Kardelen Kadın Evi çalışanlarından Sosyolog Yıldan Altun tarafından verilen eğitimde kadınlara biyolojik cinsiyet ile toplumsal cinsiyet arasındaki farkları anlatıldı ve toplumun kadın ve erkeğe biçtiği rolleri tartışıldı. Biyolojik cinsiyetin anne karnında oluştuğunu, bu özelliklerin kadın ve erkek arasında bir eşitsizliği değil, sadece bir cinsiyet farkı oluşturduğunu belirten Altun,
toplumsal cinsiyetin bağlayıcı değil, ancak kaçınılmaz olduğunu ve değişebileceğini söyledi. Toplumsal cinsiyet rollerinin çocuğa aktarıldığı, ilk kurumun aile olduğunu kaydeden Altun, "Çocuklar, cinsiyetlerine uygun oyuncaklarla oynarken, gelecekteki kültürel rollerine de hazırlanmış olurlar. Erkek, zeki, evi geçindiren, güçlü, koruyucu, aile reisi olarak nitelendirilirken, kadının ise duygusal, iyi bir eş ve anne, fedakar, korunmaya muhtaç, olarak tanımlanır" dedi.
Daha sonra toplumun gözündeki kadın ile erkeği ve toplumun onlara biçtiği rolleri tartışan kadınlar, seçmedikleri fakat onlara dayatılan rolleri anlattı. Toplumsal cinsiyet eğitimlerinin beli periyotlarla devam edeceğini kaydeden Altun, amaçlarının kadınları bilinçlendirmek olduğunu belirtti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Türk çileği dünya pazarında yüzde 125 daha değerli hale geldi Türkiye, 2026 yılının ocak-nisan döneminde 40 ülkeye taze çilek ihraç ederek 20 milyon 871 bin dolarlık gelir elde ederken, kilogram başına düşen ihracat değeri yüzde 125 artarak 3,14 dolara yükseldi. TÜİK ile Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği verilerinden derlenen bilgilere göre, "Bitkisel Üretim 1. Tahmin 2026" tahminlerinde çilek üretiminin geçen yıla göre yüzde 1,4 artarak 603 bin tona çıkması öngörülüyor. Türkiye, dünya sıralamasında çilek üretiminde Çin, Amerika, Mısır ve Meksika’dan sonra 5’inci sırada geliyor. Meyve, içecek ve baharat bitkileri üretiminde yüzde 1,9 paya sahip çilekte, yılın 4 ayındaki ihracatta ise değer artışı dikkati çekti. Miktar azaldı değer arttı Geçen yılın aynı döneminde 9 bin 717 ton çilek satışından 13 milyon 378 bin dolar gelir elde eden Türkiye, bu yıl miktar bazında yüzde 32 azalışla 6 bin 608 tona geriledi. Birim değerindeki yükseliş sayesinde ihracat gelirini yüzde 56 artırarak 20 milyon 871 bin dolara taşımayı başardı. Böylece geçen yıl kilogramı ortalama 1,4 dolar olan ihraç fiyatı, yüzde 125 artarak bu yıl 3,16 dolara kadar çıktı.? Türkiye, en fazla Rusya’ya çilek sattı. Taze çilek ihracatının yüzde 69’unu Rusya’ya yapan Türkiye, bu ülkeden sonra en çok Gürcistan, Irak ve Malezya’ya ürün sattı. Bu yıl taze çilekte 50 milyon dolarlık ihracat hedeflenirken, özellikle pestisit kalıntısına yönelik titiz çalışma yürütülüyor.
İzmir Alaçatı’da tabeladan tenteye kadar ortak tasarım dönemi İzmir Planlama Ajansı (İZPA) ve Çeşme Vizyon Ofisi, Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden Alaçatı’nın tarihi kimliğini korumak için dikkat çeken bir çalışmaya imza attı. "Alaçatı Kentsel Sit Alanı Tasarım Rehberi" ile bölgede son yıllarda artan kontrolsüz müdahalelerin ve görsel kirliliğin önüne geçilmesi hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmir Planlama Ajansı (İZPA), son yıllarda hızla artan turizm baskısının tarihi dokuda neden olduğu tahribata karşı Alaçatı için kapsamlı bir koruma çalışması hazırladı. İZPA ve Çeşme Vizyon Ofisi iş birliğiyle hazırlanan "Alaçatı Kentsel Sit Alanı Tasarım Rehberi" ile bölgede tarihi silüeti bozan tabela, tente, cephe ve görsel müdahalelerin ortak bir tasarım diliyle yeniden düzenlenmesi hedefleniyor. Alaçatı’nın taş mimarisi, dar sokakları, cumbalı yapıları ve kendine özgü kent estetiğini korumayı amaçlayan rehber, koruma-kullanma dengesi çerçevesinde hazırlandı. Özellikle yaz aylarında milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan bölgede artan ticari kullanımın oluşturduğu düzensiz görüntünün önüne geçilmesi hedefleniyor. Uçar: Uygulamaya dönük bir referans Kentsel Tasarım Rehberi’ni oluşturmalarının amacının tek tip bir görüntü oluşturmak olmadığının altını önemle çizen İZPA Genel Müdürü Aykut Uçar, "Asıl amacımız, Alaçatı’nın kendi karakterini güçlendirmek. Tarihi çevreyle uyumsuz uygulamalar zamanla bütüncül kent estetiğini zedeliyor. Biz öncelikle bölgeyi tarihi çevreyle uyumsuz uygulamaların kaldırılmasıyla arındırmayı, mevcut iyi örnekleri korumayı ve ahengi güçlendirecek yeni uygulama örnekleriyle zenginleştirmeyi hedefliyoruz. Hazırladığımız rehber; esnafı, kullanıcıyı ve yerel yönetimi ortak bir anlayışta buluşturan, uygulamaya dönük bir referans niteliği taşıyor" dedi. Koçdemir: Alaçatı’nın kimliğini korumak için yola çıktık Yüksek şehir plancısı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Çeşme Belediyesi Meclis Üyesi Esra Koçdemir çalışmanın yalnızca estetik bir düzenleme olmadığını, Alaçatı’nın kültürel kimliğini korumayı amaçlayan uzun vadeli bir vizyonun parçası olduğunu söyledi. Koçdemir, "Çeşme artık deniz, güneş ve gece hayatıyla öne çıkan çok güçlü bir turizm merkezi. Ancak çok daha önemli kimlik ögelerimiz var. Zaman içerisinde aşırı turizm baskısıyla bu değerlerin yıprandığını görüyoruz. Biz de kimliğimizi gelecek nesillere aktarmak amacıyla böyle bir çalışma yapma gereği duyduk. Fiziksel çevre ve sosyoekonomik yapı birbirini karşılıklı etkileyen iki unsur. Fiziksel müdahaleler toplumsal yapıyı etkiliyor, toplumsal değişim de fiziksel çevreyi dönüştürüyor. Biz burada Alaçatı’nın mimari mirasını ve kent dokusunu koruyarak aslında bölgenin sosyoekonomik yapısını da güçlendirmeyi hedefledik. Alaçatı Köyiçi bölgesi bir kentsel sit alanı. Buradaki tüm müdahaleler Anıtlar Kurulu ve KUDEB denetiminde yapılıyor ancak buna rağmen kent dokusunun günbegün değiştiğini, çıkmalar ve farklı eklentilerle deforme olduğunu görüyoruz. Bizim öncelikli hedefimiz, her yıl çok yoğun turist ağırlayan bu tarihi dokuyu korumak" dedi. "Cephe sizin, sokak hepimizin" Çalışmanın yalnızca rehber hazırlamakla sınırlı kalmadığını belirten Koçdemir, sürecin sahada doğrudan esnaf ve vatandaşlarla birlikte yürütüldüğünü anlattı. Alaçatı’da iki ayrı esnaf buluşması yapıldığını söyleyen Koçdemir, rehberin detaylarının teknik toplantılarla işletmecilere anlatıldığını, onlardan sezon başlangıcına kadar cephelerin rehbere uygun hale getirilmesini rica ettiklerini söyledi. Süreçte "Cephe sizin, sokak hepimizin" sloganını kullandıklarını belirten Koçdemir, bina cephelerinin yalnızca özel mülk değil aynı zamanda kamusal alanın bir parçası olduğuna dikkat çekti. Bu kapsamda rehbere aykırı uygulamaların tespit edilerek mülk sahiplerine resmi bilgilendirmelerin yapılmaya başlandığını da aktardı. Pastel tonlar, taş renkleri ve Ege mavisi öne çıkacak İzmir Planlama Ajansı’nın kapsamlı bir literatür ve tarihi belge taramasıyla rehberi hazırladığını söyleyen Koçdemir, Alaçatı’nın geçmişten gelen mimari karakterinin modernize edilerek günümüze taşındığını ifade etti. Koçdemir, "Alaçatı’nın geçmişten gelen renk kartelası yeniden ortaya çıkarıldı. Pastel tonlar, taş renkleri, kiremit ve toprak tonları ile Ege’nin mavi ve turkuaz renklerini içeren geniş bir renk skalası oluşturuldu. Amacımız bütün binaların aynı görünmesi değil; işletmelerin kendi kimliklerini korurken Alaçatı’nın bütüncül estetiğine uyum sağlaması" dedi. Tente, aplik, şemsiye ve tabela tasarımlarında da tarihi referansların esas alındığını söyleyen Koçdemir, "Bina cephelerinin yalnızca bir reklam yüzeyi olarak kullanılmasını istemiyoruz. Tabelaların cephe genişliğinin yüzde 25’ini geçmeyecek şekilde planlandığı, yüksekliklerinin sınırlandığı ve malzeme seçimlerinin rehberde tanımlandığı yeni bir sistem oluşturduk. Ayrıca işletmeler için örnek uygulama setleri hazırladık. Böylece hangi tabela, tente ve aydınlatmanın birbiriyle uyumlu kullanılabileceğine dair esnafa yol gösteriyoruz" ifadelerini kullandı. "Ortak estetik Alaçatı’yı daha güçlü gösterecek" Alaçatı’da işletmesini rehbere uygun şekilde hazırlayan Samed Özen de sürecin işletmeler açısından yol gösterici olduğunu söyledi. Rehber sayesinde tasarım sürecinin daha sistemli ilerlediğini belirten Özen, "Kent tasarım rehberini inceleyerek en başta neleri yapabileceğimizi gördük. Renk paletleri, tenteler ve mekanın genel tasarımını buna göre belirledik. Sabit olan şeyleri bildiğimiz için tasarım sürecimiz daha kolay ilerledi diyebilirim. Aynı zamanda bu durum bizi daha da düşünmeye de yönlendirdi. İnsanların sokakta dolaşırken, fotoğraf çekerken ya da dışarıdan bakarken verdiği tepkiler çok olumlu. Bizim de içimize sindi. Diğer işletmeler de bu renkleri ve tasarım anlayışını kullanmaya başlarsa Alaçatı daha düzenli, daha bütüncül ve daha estetik görünebilir. Bu da hem mahalleye hem işletmelere katkı sağlar" diye konuştu. Tabeladan klimaya kadar her detay planlandı Hazırlanan rehber kapsamında Alaçatı Kentsel Sit Alanı içerisindeki yapı cepheleri ve kamusal alan ilişkisi bütüncül bir anlayışla ele alındı. Tente ve sundurmalar, tabelalar, aydınlatma elemanları, klima ve teknik tesisat kutuları gibi yapıların dış görünümünü etkileyen unsurlar için tasarım önerileri geliştirildi. Aynı zamanda cephe düzenlemeleri, renk seçimleri, malzeme kullanımları ve bitkisel peyzaj uygulamaları da Alaçatı’nın özgün mimari karakterine uygun şekilde yeniden değerlendirildi. Rehberin temel hedeflerinden biri de Alaçatı’da yıllar içerisinde oluşan estetik bütünlüğü korumak. Özellikle farklı işletmeler tarafından yapılan kontrolsüz uygulamaların oluşturduğu görüntü karmaşasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.