YEREL HABERLER - 01 Aralık 2011 Perşembe 15:00

TÜRKİYE`DE PROTESTOLU SENET SAYISI GİDEREK AZALIYOR

A
A
A
TÜRKİYE`DE PROTESTOLU SENET SAYISI GİDEREK AZALIYOR

Türkiye’de Ocak-Ekim 2011 ayları arasında toplam 749 bin 688 senet protesto edilirken, protesto edilen senetlerin tutarlarının toplamı ise 3 milyar 938 milyon 152 bin 176 TL olarak hesaplandı.
Merkez Bankası’nın Ekim 2011 verilerine göre, Türkiye’de asgari bildirim limiti 2 bin TL ve üstünde 426 bin 739, 2 bin TL ve altında ise, 322 bin 949 senet protesto edilirken toplamda 749 bin 688 senet’in işlem gördüğü belirtildi. Protesto edilen senetlerin tutarı da 2 bin TL ve üstünde olanların 3 milyar 643 milyon 629 bin 623 TL, 2 bin TL ve altında olanların 294 milyon 522 bin 553 TL olduğu bu tutarların toplamda ise 3 milyar 938 milyon 152 bin 176 TL olarak hesaplandı. Sadece Ekim ayı ele alındığında toplam 77 bin 899 senet protesto edilirken 2 bin TL ve üstündeki protestolu senetler 45 bin 821, 2 bin TL ve altında ise, 32 bin 78 senet protesto gördü. Buna karşılık olarak toplam 474 milyon 560 bin 347 protestolu senetten 2 bin TL ve üstünde senetlerin tutarı 443 milyon 713 bin 458 TL, 2 bin TL ve altında olanlar ise 30 milyon 846 bin 889 TL olarak hesaplandı. Diğer aylara bakıldığında ise, Ocak’ta 74 bin 624 protestolu senede karşılık 419 milyon 898 bin 682 TL, Şubat’ta 60 bin 631 protestolu senede karşılık 326 milyon 323 bin 85 TL, Mart’ta 73 bin 406 protestolu senede karşılık 380 milyon 390 bin 860 TL, Nisan’da 72 bin 188 protestolu senede karşılık 367 milyon 992 bin 387 TL, Mayıs’ta 72 bin 891 protestolu senede karşılık 362 milyon 70 bin 199 TL, Haziran’da 74 bin 449 protestolu senede karşılık 369 milyon 340 bin 97 TL, Temmuz’da 75 bin 379 protestolu senede karşılık 384 milyon 394 bin 916 TL, Ağustos’ta 83 bin 452 protestolu senede karşılık 395 milyon 8 bin 628 TL ve Eylül’de ise 84 bin 769 protestolu senede karşılık 458 milyon 172 bin 975 TL olarak işlem gördü.
PROTESTOLU SENET SAYISI YÜZDE 18.7 AZALDI
Kriz habercisi olarak kabul edilen protestolu senetler gerilemeyi sürdürüyor. Şirketler kesiminin performansı ve mali piyasa risklerini gösteren protestolu senet sayısı bu yılın Ekim ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18,7 azaldı, tutarı ise yüzde 10,1 oranında arttı. Merkez Bankası verilerine göre, 2010 yılı Ekim ayında 95 bin 931 olan protestolu senet sayısı, 2011 Ekim ayında 77 bin 899’a geriledi. Geçen yılın Ekim ayında 430 milyon 914 bin 758 lira olan protestolu senet tutarı ise bu yılın Ekim ayında 474 milyon 560 bin 347 liraya yükseldi. Bu yılın Ocak-Ekim döneminde protesto edilen senet sayısı, 2010’un aynı dönemine göre yüzde 25,2 azalışla, 1 milyon 3 bin 487’den, 749 bin 688’e, protesto edilen senetlerin tutarı ise yüzde 18 azalarak, 4 milyar 804 milyon 162 bin 853 liradan 3 milyar 938 milyon 152 bin 176 liraya düştü. Ekim ayı bir önceki ay ile mukayese edildiğinde ise protesto edilen senet sayısı azaldı, tutarı arttı. Eylül’de protesto edilen senet sayısı 84 bin 769 adet, tutarı ise 458 milyon 172 bin 975 lira düzeyindeydi.
PROTESTOLU SENETTE İSTANBUL BİRİNCİ
Protestolu senetlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, en büyük payı büyük şehirlerin aldığı görüldü. İstanbul, 2011 yılının 10 aylık döneminde yüzde 13,5 pay ile senetlerin en çok protesto edildiği il olurken, bunu yüzde 6 pay ile Ankara, yüzde 3’er pay ile İzmir, Antalya, Bursa ve Konya izledi. Protestolu senetlerin il bazında tutar olarak dağılımına göre İstanbul 1 milyar 166 milyon TL ile ilk sırada yer aldı. Bunu 443 milyon 509 bin TL ile Ankara, 201 milyon 702 bin TL ile İzmir, 169 milyon 659 bin TL ile Antalya, 144 milyon 158 bin TL ile Bursa ve 121 milyon 246 bin TL ile Konya izledi.
PROTESTOLU SENET SAYISI GERİLİYOR
Protestolu senet sayısı ilk 10 ayda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26 azalışla 1 milyon 3 bin 487’den 749 bin 688 düzeyine geriledi. Protestolu senet tutarı bu dönemde yüzde 19 azalışla 4 milyar 804 milyon 162 bin TL’den 3 milyar 938 milyon 152 bin TL’ye indi. Protestolu senet sayısı Ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19 azalışla 77 bin 899’a, protestolu senet tutarı 474 milyon 560 bin TL’ye geriledi. 2008 yılında 1 milyon 574 bin 31 olan protestolu senet sayısı kriz yılı 2009’da 1 milyon 599 bin 957’e yükselmiş, ekonomideki toparlanmaya bağlı olarak 2010 yılında 1 milyon 216 bin 173 düzeyine gerilemişti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya El emeği eserler beğenildi Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde üç yıl önce bir hayalle yola çıkan Şerife Çelik Sanat Atölyesi, Bedesten AVM’de açtığı stantla kursiyerlerinin el emeği eserlerini görücüye çıkardı. Tavşanlı ilçesinde sanatseverler anlamlı bir sergide buluştu. Şerife Çelik Sanat Atölyesi bünyesinde eğitim alan kursiyerlerin uzun süren çalışmaları neticesinde ortaya koydukları eserler, Bedesten AVM’de düzenlenen sergiyle vatandaşların beğenisine sunuldu. İki gün boyunca açık kalan sergi, sanatseverlerden tam not aldı. Serginin açılışında konuşan atölye kurucusu Şerife Çelik, sanat yolculuğuna üç yıl önce büyük bir hayalle başladıklarını ifade etti. Başarının tesadüf olmadığını vurgulayan Çelik, "Üç yıl önce bir hayalimiz vardı ve bu yola çıktık. Ancak hiçbir hayalin sihirle gerçekleşmeyeceğinin, gerçekten büyük bir çaba gerektirdiğinin farkındaydık. Biz de çok çalıştık, pes etmeden emek verdik" dedi. Atölyenin yakaladığı başarının bir ekip işi olduğunu belirten Şerife Çelik, eğitmen kadrosuna ve kursiyerlerine teşekkür etti. Çelik, "Arkamızda gerçekten güçlü bir ordumuzun olduğunu söyleyebilirim. Hocalarımızla birlikte çok güzel ve özel işler yaptığımıza inanıyorum. Bugün burada sergilenen eserler, o disiplinli çalışmanın ve sanat aşkının bir meyvesidir" ifadelerini kullandı. Bedesten AVM’de kurulan stantta sergilenen tablolar ve el sanatı ürünleri, ziyaretçiler tarafından büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı. Kursiyerlerin heyecanına ortak olan vatandaşlar, Tavşanlı’daki sanat faaliyetlerinin bu denli kaliteli bir boyuta ulaşmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler. İki gün süren etkinlik, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.
Bursa Kışla birlikte gelen göz enfeksiyonlarına dikkat Kış aylarında gribal enfeksiyonların artmasına paralel olarak göz hastalıklarında da artış görülürken, uzmanlar vatandaşları bu konuda dikkatli olma konusunda uyardı. Kış aylarında sık karşılaşılan göz problemleri konusunda bilgi veren Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Hastalarımıza kış aylarında rahatsızlık veren sorunlardan biri de göz kuruluğudur. Kışın havalar yağışlı ve karlı geçmesine rağmen nem oranı düşük olduğundan hava oldukça kurudur. Ayrıca kış boyunca yanan kaloriferler, çalışan klimalar yeterince havalandırılmayan kapalı ortamlar bu etkilerin daha da artmasına yol açar. Özellikle uzun süre bilgisayar karşısında çalışan meslek grupları kuru göz rahatsızlığı açısından risk altındadırlar. Çünkü uzun süreli konsantrasyon gerektiren durumlarda insanlardaki mevcut göz kırpma sayısı azalmakta ve gözler daha çabuk kurumaktadır. Gözlerde batma, sulanma ve kızarıklık şeklinde kendini gösteren göz kuruluğunda, hastalara önerilerimiz, çalışılan ortamın nemlendirilmesi, bilgisayar karşısında daha sık göz kırpma ve göz hekiminin önereceği gözyaşı damlalarının kullanılması şeklindedir" dedi. Bir diğer problemin de gözde sulanma, kızarıklık, çapaklanma ile başlayan konjonktivitler olarak adlandırılan sorun olduğunu ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Kış aylarında virüslere bağlı hastalıkların artmasına paralel olarak özellikle gribal enfeksiyonların artış gösterdiği dönemlerde viralkonjonktivitin görülme sıklığı artmaktadır. Toplu yaşam alanları bu açıdan risk altındadır. Hastalık gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma ve ışığa karşı hassasiyet artışı şeklinde şikayetlere neden olur. Genellikle tek gözde başlayıp daha sonra diğer gözde de şikayetler ortaya çıkar. Gözün kornea dediğimiz saydam tabakasını tutarak görme azalması yapabileceğinden en kısa zamanda bir göz hekimine başvurmak gerekir. Hastalıktan korunmak için özellikle gözlerin çok ovulup kaşınmamasına, başkasına ait havlu, makyaj malzemesi ve benzeri şahsi eşyaların kullanılmamasına, bu tür hastalık belirtileri olan kişilerle yakın temastan kaçınılmasına ve el hijyenine dikkat edilmesi gerekir" diye konuştu. Ultraviyole ışınlarının da göz açısından riskleri olduğunu belirten İpçioğlu, "Kış aylarında sıcaklığın az olması, ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinin de daha az olduğu anlamına gelmiyor. Kışın karların oluşturduğu parlama ve yansımalar bu etkileri daha da arttırmaktadır. Bu nedenle dışarıda uzun süre vakit harcama eğiliminde olan çocuklar, açık havada çalışan işçiler ve kar sporu yapanlar risk altındadır. Yaşa bağlı katarakt, yaşa bağlı makula dejeneresansı, pterjium, ve göz çevresi cilt kanserleri güneş ışığına bağlı göz hastalıklarından bazılarıdır" şeklinde konuştu.