YEREL HABERLER - 11 Kasım 2012 Pazar 17:28

TÜFEK SEKTÖRÜNÜN KALBİNİN ATTIОI BELDELER MAHALLE OLMAK İSTEMİYOR

A
A
A
TÜFEK SEKTÖRÜNÜN KALBİNİN ATTIОI BELDELER MAHALLE OLMAK İSTEMİYOR

Konya`nın Beyşehir ilçesinin, tüfek sektöründe söz sahibi olan beldeleri de, büyükşehir yasa tasarısı ile yeni dönemde mahalle olmayı beklerken, yerleşim birimlerinde görev yapan belde belediye başkanları yaşananlardan üzüntü duyuyor.
Dünyaca ünlü Huğlu marka av tüfeklerinin üretildiği Huğlu beldesinin Belediye Başkanı Fehmi Tekin, Huğlu`yu diğer yerleşimlerden ayıran birçok yön ve özellik bulunduğunu vurgulayarak, gelişmiş sanayisi ile Huğlu`ya uzaktan hizmet vermenin mümkün olamayacağını öne sürdü. Yerel yönetimlerin olmadığı yerlerde yerele nasıl hizmet verileceğinin bugün hala birçok insanın kafasını kurcalayan bir mesele olduğunu belirten Tekin, ``Yerel yönetimlerin olmadığı yerlerde nasıl hizmet verilecek, buradaki insanlar nasıl hizmet alacak? Acaba, büyükşehirlerin kendi bütçeleri kendilerine yetiyor mu? Bu konularda ciddi anlamda belirsizlikler yaşanıyor. Huğlu beldemizde yaşayan insanların da bu anlamda ciddi tepkileri var. Beldelik statülerini kaybetmek istemiyorlar. Huğlu`da 3 bin nüfus var, ama günlük yaşayan burada 4 bin nüfus var. Burası dünyada marka olmuş bir belde, Türkiye`nin yüz akı. Fabrikaların belli başlı sorunları var, bunlar nasıl çözülecek? Biz buraya seçilerek geldik ve belediye kapatmak için gelmedik. Hizmet etmeye geldik. Ama, bunu hiçbir zaman tarih affetmeyecek, unutmayacak.Ne yapılmak isteniyor biz de anlamıyoruz.``diye konuştu.
ÜZÜMLÜ İLÇE OLMAK İSTİYOR
Beyşehir`de, tüfek sektörünün parlayan yıldızı olan bir başka belde olan Üzümlü`de de büyük bir üzüntü ve uzaklara hizmet gelemeyeceği yönünde tedirginlik yaşanıyor. Yeni dönemde mahalleye dönüşecek olan Üzümlü beldesinin ilçe olması isteniyor. Üzümlü Belde Belediye Başkanı Salih Şenoğlu, ``Hayırlısı olsun, ne diyeyim, eğer memleket için hayırlı, iyi olacaksa, iyi olacağı da söyleniyor, büyüklerimiz bizden iyi düşünür, diye düşünüyoruz. Biz başbakanımıza her şeye rağmen güveniyoruz`` şeklinde değerlendirmede bulunurken, diğer yandan beldenin ilçe olmasında büyük fayda olduğunu söyledi. Şenoğlu, 4 bin 705 nüfusu bulunan, göç vermediği gibi göç alan ve bağlı olduğu ilçede ve çevrede yaşayan yerleşim birimlerinde yaşayan işsiz gençlere de tüfek sektöründe önemli ölçüde istihdam imkanı sunarak Türkiye`ye örnek ve model olan bir belde pozisyonundaki Üzümlü`nün Konya`da bulunan 31 ilçeden 13`ünden daha fazla nüfusu bulunduğuna dikkat çekti.
Öte yandan, Konya`nın coğrafi yapısı ve nüfusu en büyük ilçelerinden birisi olan Beyşehir`de uzak mesafelerdeki yerleşim birimleri de mahalle olmaktan endişe duyuyor. İlçe merkezine 55 kilometre mesafesi bulunan Kurucuova beldesinin Belediye Başkanı Vedat Sabırlı da, bağlı oldukları şehre daha uzak mesafede bulunan belde ve köylerin de bulunduğuna dikkati çekerek, ``Hizmet geleceğine ben şahsen inanmıyorum`` şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aksaray Aksaray’da Ramazan davulcuları hafif kar yağışı altında sahur mesaisine başladı 11 ayın sultanı Ramazan ayının gelmesiyle birlikte Ramazan ayının simgesi olan davulcular sahur mesaisine başladı. Aksaray’da şehir genelinde mahalle mahalle geze davulcular, ilk mesaisine kar yağışı altında başlarken, kimi davulcular yürüyerek kimisi de araç bagajında davul çalarak vatandaşları sahura uyandırıyor. Aksaray’da kar yağışı ile birlikte 11 ayın sultanı Ramazan ayının ilk sahuru yaşanırken, ramazan ve orucun adeta simgesi olan Ramazan davulcuları da ilk sahur mesaisine kar yağışı altında başladı. Aksaray’da 76 mahallesi bulunan merkez ilçede yaklaşık 160 davulcu sahur mesaisine başlarken, davulcular da Ramazan ayına kavuşmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, vatandaşları sahura kaldırmaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi. "Davul Ramazan ayının simgesidir" Davulcu Savaş Yaşar, davulun Ramazan ayının bir simgesi olduğunu belirterek, "Aksaray’da doğdum büyüdüm. Davul zurna işi yapıyoruz. Düğünlere gideriz, asker uğurlamalarında davul çalıyoruz. Ramazan gelince de sahurda çalıyoruz. Davul çalınması gereken her yerde biz varız. Sünnetlerde, ramazanda, yıllardır geleneksel davulumuzu çalıyoruz. Ben kendimi bildim bileli, 10 yaşımdan beri davul çalıyorum, zurna çalıyorum. Biz hep bu mesleği yapıyoruz. Vatandaşları sahura kaldırmak için ezana bir buçuk iki saat kala mecbur başlıyoruz. Bir tek mahalle çalmıyoruz, yeni geldiğinde arabayla da çalıyoruz. Ramazanda davul çalmak çok güzel bir şey. Ne hissediyorum? Kendimle ve çaldığım davulumla gurur duyuyorum. İnsanların çoğu seviniyor. 11 ayın sultanı ramazanın geldiği için davulla daha mutlu oluyorlar. Ramazanın simgesidir davul. Bir davul çalıp insanları sahura uyandırırken balkona çıkan çocuklar oluyor, seviniyorlar. Kameraya çekiyorlar, bazen bahşiş atıyorlar. Zaten bizim bir ramazanımız var yaz mevsiminde de 2 ay düğün çalarız başka da yok, yatarız" dedi. "İnsanların sevincini görmek mutlu ediyor" 16 yaşındaki davulcu Yakup Yaşar ise "Çocukluğumda abimin yanında gittim, babamın yanında gittim. Abim öğretti bana bu mesleği. Arabanın arkasında çalıyorduk. Herkes davul çalamaz. Ramazan ayında davul çalmak benim için çok güzel bir duygu. Mutlu oluyorum, mutlu oluyoruz ailecek. İnsanların sevincini görüyoruz. Çocuklar çıkıyor, el sallıyor, anları sevindiriyoruz. Güzel bir duygu yani" diye konuştu.