GÜNDEM - 05 Eylül 2015 Cumartesi 20:05

14 ilde savaş karşıtı eylem

A
A
A
14 ilde savaş karşıtı eylem

Kendilerine “Barış İçin Kadın Girişimi” adını veren bir grup, İstanbul ile birlikte 14 ilde eş zamanlı eylem yaptı.

“Barış İçin Kadın Girişimi” sosyal medya üzerinden çağrıda bulunarak saat 17.00’de Kadıköy Boğa Meydanı’nda “Barış” için bir araya geldi. Yaklaşık 100 kadın, üzerinde “Aşiti=Barış” yazan pankart açtı. Ellerinde “Savaş hükümeti istemiyoruz”, “Suruç’ta katliam var”, “Silahlar sussun”, “İyi değilim, iyi olmayacağım, iyi olmayın” yazılı dövizler taşıdı. Burada yapılan açıklamada; “Kadınlar, artık gençler ölmesin taleplerini her koşulda dile getiriyorlar. Bu bizim savaşımız değil. Neden bizim çocuklarımız ölüyor. Her ne kesimden olursa olsun kadınlar savaşa karşı gelebilmek için bir araya gelebiliyorlar. Savaşın kadınlar üzerindeki geri dönülmez hasarına karşı durabiliyorlar. Biz tüm ayrıştırmalara, kutuplaştırmalara, nefret diline karşı buradayız ve sesimizi yükselteceğiz” denildi.

Açıklamanın ardından yaklaşık 100 kişilik kadın grubu, Bahariye Caddesi’ne doğru ellerindeki aletlerle ses çıkartarak yürüyüşe geçti. Kadınlar buradan İskele Meydanı’na ulaştı. Burada oturma eylemi yapan kadınlar barış istediklerini tekrarladıktan sonra olaysız şekilde dağıldı. 

CENK İŞVER

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Rami Çocuk ve Sanat Bienali kapılarını açtı Tarihi Rami Kütüphanesi’nde "1. Rami Çocuk ve Sanat Bienali"nin açılış törenine katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023 yılında açılışını gerçekleştirdiği Rami Kütüphanesi’nde, bugüne kadar 9 bine yakın etkinlik gerçekleştirilirken, 8.8 milyona yakın kişiyi misafir ettik. Bienale de ziyaretçilerimizin yoğun ilgi göstereceğine eminim" dedi. İstanbul’un en yeni ve önemli kültür mekanlarından biri olan Rami Kütüphanesi, çocukların hayal gücünü sanatla buluşturan büyük bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Emine Erdoğan tarafından açılan "1. Rami Çocuk ve Sanat Bienali", "Resimli Çocuk Kitapları" teması ve "Renkliyse Gerçektir" mottosu ile 25 Nisan - 15 Haziran tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. Bienalin açılışına Emine Erdoğan’ın yanı sıra, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da katıldı. Birbirinden farklı ve tematik enstalasyon, interaktif sergi ve dijital deneyim alanlarının yanı sıra, Sıfır Atık Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen "Hayatı Dönüştürmek Bizim Elimizde" temalı deneyim alanı da bienalin dikkat çeken alanları arasında yer aldı. "İşte bu kültür politikalarımız açısından son derece kıymetli bir dönüşümdür" Programda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Bienal yalnızca bir sanat etkinliği değildir. Aynı zamanda bir hayal kurma alanı, bir öğrenme yolculuğu ve çocuklarımızın dünyayı yeniden yorumladığı bir zemin olarak tasarlanmıştır. ’Renkli ise Gerçek’ sloganıyla yola çıkan bu önemli organizasyon, resimli çocuk kitaplarının iki boyutlu dünyasını üç boyutlu bir deneyime dönüştürerek kitabı yaşayan bir hale büründürmektedir. Bugün burada, çocuklarımız sadece okumuyor; dokunuyor, keşfediyor, sorguluyor ve üretiyor. İşte bu kültür politikalarımız açısından son derece kıymetli bir dönüşümdür" dedi. "Rami Kütüphanesi’nde bugüne kadar 9 bine yakın etkinlik gerçekleştirilirken 8.8 milyona yakın kişiyi misafir ettik" 3 yılda Rami Kütüphanesini ziyaret eden ziyaretçi sayısına değinen Bakan Ersoy, "Avrupa’nın sayılı, ülkemizin ise en büyük kütüphanesi olan Rami Kütüphanesi’ni hayata geçirirken, tam da aslında bunu planlamıştık. Yaşayan kütüphane konseptiyle, 250 yıllık tarihi yapıyı cazibe merkezi haline getirmek. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023 yılında açılışını gerçekleştirdiği Rami Kütüphanesi’nde, bugüne kadar 9 bine yakın etkinlik gerçekleştirilirken, 8.8 milyona yakın kişiyi misafir ettik. Bienale de ziyaretçilerimizin yoğun ilgi göstereceğine eminim" şeklinde konuştu. "Rami Çocuk ve Sanat Bienali’nde çok zengin bir program katılımcıları bekliyor" Rami Çocuk ve Sanat Bienaline tüm vatandaşları davet eden Bakan Ersoy, "Bienal kapsamında yer alan Dede Korkut temalı alanlar, ’Işıldayan Masallar’ sergisi ve ’Kitabın Serüveni’ gibi deneyim alanları, geçmişten geleceğe uzanan kültürel hafızamızı çocuklarımızla buluşturmaktadır. Bu yönüyle bienal, köklerle bağ kurarken, geleceği de inşa etmektedir. Rami Çocuk ve Sanat Bienali’nde çok zengin bir program katılımcıları bekliyor. 300’ün üzerinde atölye, panel ve etkinlikle bu organizasyon, yalnızca çocuklarımızı değil aileleri de kültürel etkinliklerin aktif bir parçası haline getirmektedir. Bu bienalin birçok başlıkta mesajları da olacaktır. Yeşilay iş birliğiyle yürütülen farkındalık çalışmaları ve eğitim projelerini çocuklarımızın sağlıklı ve bilinçli bireyler olarak yetişmesine katkı sağlamasını hedefliyoruz. Bu bienalin bir diğer önemli yönü ise taşıdığı vicdani ve insani mesajdır. Başta Filistin olmak üzere yerinden edilen çocukların yaşadığı acılara dikkat çeken ’Geri Dönüş İstasyonu’, sanatın evrensel diliyle dünyaya güçlü bir çağrı yapmaktadır. Bu çağrı insanlığın ortak vicdanına yöneliktir" diye konuştu. "Kitap, çocuğun zihninde bir hikaye ile birlikte bir bakış, bir duygu ve bir düşünce dünyası kurar" Çocukların kitapla ilgilendiklerinde bakış açılarında değişiklik olacağını söyleyen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bir çocuk için kitap, dünyayı tanımanın en zarif yollarından biridir. Çocuk, kelimeleri tam öğrenmeden önce de görerek ve hissederek anlam kurar. Bir karakterin yüzündeki duyguyu, bir rengin içindeki neşeyi, sayfalar arasında kurulan dünyayı fark eder. Böylece kitap, çocuğun zihninde bir hikaye ile birlikte bir bakış, bir duygu ve bir düşünce dünyası kurar. Bir çocuğun eline verilen nitelikli bir kitap; onun iç dünyasına incelik, dikkat, merak ve estetik duyarlılık taşır. Bu nedenle çocuk kitabı, sanatın çocukla kurduğu en erken ve en güçlü temaslardan biridir. Bugün açılışını yaptığımız Çocuk ve Sanat Bienali de tam olarak bu temasın değerini görünür kılıyor" şeklinde konuştu. "Bienal, çocuklara, aktif biçimde katılacakları bir deneyim sunuyor" Bakan Göktaş, "Bu Bienal; çocuklarımız için kitabın, sanatın ve ailenin birlikte kurduğu o güçlü dünyaya yeni bir kapı aralıyor. Bienal, çocuklara, aktif biçimde katılacakları bir deneyim sunuyor. Sessiz kitaplar sergisiyle çocuklar, kelimelerin ötesinde bir anlatı ile buluşuyor. Büyük ölçekli enstalasyonlar, kitabı ve hayali mekana taşıyor. Diorama alanları, hikayeleri üç boyutlu bir deneyime dönüştürüyor. Atölyeler, çocukları üretimin merkezine yerleştiriyor. Burada her çocuk, kendi hikayesini kurma imkanı buluyor" dedi. "Çocuklarımıza güvenli bir dijital dünya sunmak için hayata geçirdiğimiz düzenleme önemli bir adımdır" Bu hafta mecliste 15 yaş altı sosyal medyaya ilişkin önemli bir düzenlemeyi hayata geçirdiklerini söyleyen Bakan Göktaş, "Dijital dünyanın içinde büyüyen çocuklarımızı risklerden korumak için çocuk odaklı, bilinçli ve güvenli bir Dijital yaşam anlayışını esas alıyoruz. Onları dijital risklerden korumak, sağlıklı medya kullanım alışkanlıkları kazandırmak ve dijital haklar konusunda bilinçlendirmek temel önceliklerimizdir. Bu hafta Meclis’te 15 yaş altı sosyal medyaya ilişkin önemli bir düzenlemeyi hayata geçirdik. Hiç şüphesiz, çocuklarımıza güvenli bir dijital dünya sunmak için hayata geçirdiğimiz bu düzenleme önemli bir adımdır" diye konuştu. "Amacımız, çocuklarımızı sadece korumak değil, onları sanatla, kültürle, kitapla ve aileyle güçlenen daha güvenli bir dünya sunmaktır" Bienalde bulunan eserlerin çocukların üretkenliğine katkı sağlayacağını belirten Bakan Göktaş, "Artık, sosyal ağ sağlayıcıları ve oyun platformları çocukları önceleyen bir çerçevede sorumluluk üstlenecek. Yaş doğrulama süreçlerini güçlendirme ve zararlı içeriklere karşı belirli yükümlülükleri yerine getirme konusunda daha etkin bir rol alacak. Bugün bu bienalde gördüğümüz her eser, her atölye ve her hikaye; çocuklarımız için ekranın ötesinde de renkli, üretken ve zengin bir dünyanın mümkün olduğunu gösteren somut ve güzel bir örnektir. Bizim amacımız, çocuklarımızı sadece korumak değil, onları sanatla, kültürle, kitapla ve aileyle güçlenen daha güvenli bir dünya sunmaktır" diye konuştu. Bakan Göktaş’ın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ve alanda bulunan çocuklarla birlikte kesilen kurdele sonrası bienalin açılışı gerçekleşti.
Ankara CHP Genel Başkanı Özel: "Milletin elimize verdiği bayrağı tutuyoruz, asla bırakmayız" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Özgür Özel, "Partimizde, Meclis’te, belediyelerde görevimizin başındayız. Milletin elimize verdiği bayrağı tutuyoruz, asla bırakmayız. Bayrağı bırakırsak, millet o bayrağı bir daha bize emanet etmez" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Genel Merkezinde gerçekleştirilen Belediye Başkanları Buluşmasına katıldı. Özel, yaptığı konuşmada, "Bugün beş ayrı salonda toplandık. Burada büyükşehrin ilçe belediyeleri vardı. İkinci katta belde belediye başkanlarımız vardı başımızın gözümüzün üstüne. Dördüncü katta illerin ilçe belediyeleri, yedinci katta il belediyeleri, 12’nci katta da büyükşehir belediyeleri vardı. Her bir masa tartıştı, önerdi. Çünkü kötülük durmuyor, plan yapıyor, saldırıyor. Elbette stratejimiz, mitinglerimiz, mücadelemiz, hukuk mücadelemiz devam edecek. Ama onlar nasıl durmuyorlarsa biz de durmayacağız" ifadelerini kullandı. Görüşmelerde herkesin teker teker dinlendiği ve gerekli raporların alındığını belirten Özel, "Bu akşam, yarın, yarın akşam, pazartesi günkü Parti Meclisi’ne yerel yönetimlerden, sizin her birinizin önerileri, talepleri, parlak fikirleri, gördüğü varsa aksaklıklar, düzeltilmesi gereken hususlar hepsi alınıp, Parti Meclisi’nde ve MYK’da çalışılacak" diye konuştu. "Milletin elimize verdiği bayrağı tutuyoruz, asla bırakmayız" Özel, CHP’li belediyelere yönelik operasyonlara ilişkin konuşan Özel, "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak nerede olduğumuzu, nerede durduğumuzu, bundan sonra nasıl duracağımızı biliyoruz. Cumhuriyet Halk Partili belediyeler, mücadeleden bir adım geri atmayacağız. Biraz önce söylediğimiz gibi işimize odaklıyız. Partimizde, Meclis’te, belediyelerde görevimizin başındayız. Milletin elimize verdiği bayrağı tutuyoruz, asla bırakmayız. Bayrağı bırakırsak, millet o bayrağı bir daha bize emanet etmez. En zor dönemde verdi ve herkes şunu bilsin. Öyle bir coğrafyadayız ki; sistemin tamamı bunun için de artık ne varsa, ama gözleyen de millet sonunda. Bu coğrafyanın kendisi belki de coğrafya kader ya. Sistemin tamamı devletin bütün yerleşik gelenekleri, genleri ve milletin ta kendisi, partimizi bir stres ve direnç testine tabi tutmaktadır" açıklamasında bulundu. "Asla ve asla zora, baskıya teslim olmayız" Zorluklara karşı mücadele edeceklerini vurgulayan Özel, şu ifadeleri kullandı: "Asla ve asla zora, baskıya teslim olmayız. Kötülükle geri adım atmayız. Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları olarak milletin verdiği görevi nasıl alnımızın akıyla hep birlikte yapıyorsak en geç iki yıl sonra bu salondaki herkes ya daha önemli görevlerde ya da iktidar partisinin belediye başkanı olarak görevde olacak. İktidarın belediye başkanları bu salonda, benimle birlikte. Siz sadece partinin değil, ülkenin umudusunuz. Sadece ülkenin değil bütün mazlum milletlerin umudusunuz. 100 yıl önce olduğu gibi, örnek olacağız, tek adamı da yeneceğiz, baskıları kıracağız, hep birlikte iktidara yürüyeceğiz. Bu mücadele bugünün değil, yarının mücadelesidir. Yolunuz açık olsun, hepinizi seviyorum, hepinize güveniyorum. Hepinize sonuna kadar inanıyorum. İyi ki sizinle aynı partideyim, iyi ki sizinle aynı yolda yürüyorum."
İstanbul İçişleri Bakanı Çiftçi: "Siyaset, halka hizmeti Hakk’a hizmet bilerek çalışmaktır İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Türk Talebe Birliği Genel Merkezi’nde "Siyaset Okulu"nun açılış programına katıldı. Bakan Çiftçi, "Eğer ahlak yoksa eğer sorumluluk duygusu yoksa eğer ideal yoksa ilerleme dediğimiz şey sadece bir illüzyondan, bir yanılsamadan ibaret olacaktır. Ona göre; başkalarının kavramlarıyla düşünen bir toplum, kendi kaderini tayin edemez. Bu yüzden gençlerin en önemli görevi, kendi medeniyetinin kavramlarıyla düşünmeyi öğrenmektir" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Türk Talebe Genel Merkezi’nde açılan "Siyaset Okulu"nun açılış programına katıldı. Programa Bakan Çiftçi’nin yanı sıra, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Eski Başkanı İsmail Kahraman, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar ile Milli Türk Talebe Birliği Genel Başkanı Tahsin Başarır katıldı. Açılışta konuşma yapan Bakan Çiftçi, "Milli Türk Talebe Birliği, bizim koordinatlarımızın çizildiği, fikir dünyamızın şekillendiği, dava şuurunun ruhlarımıza sindiği bir adres, bir cemiyettir. Milli Türk Talebe Birliği; Medine’de ruhuyla Ravza’yı bekleyen, kefenini giyip Anadolu’ya yürüyen, erenleriyle gönüllere giren, savletiyle Doğu’yu ve Batı’yı titreten, Kudüs’ü doruklarda bekleyen, Sultan Alparslanların, Fahrettin Paşaların, Ahmet Yesev’lerin, Abdülhamid Hanların iradelerini kuşananların cemiyetidir. Milli Türk Talebe Birliği; ’Yeniden Büyük ve Güçlü Türkiye’ diyen, Anadolu’nun saf çocuğunu ayağa kaldıran, dava taşını gediğine koyan, Ayasofya’nın zincirlerini kıran, yeniden minarelerinden Ezan-ı Muhammedi’leri okutturan milletin adamı, muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın cemiyetidir, ocağıdır" diye konuştu. "Başkalarının kavramlarıyla düşünen bir toplum, kendi kaderini tayin edemez" Bakan Çiftçi, konuşmasının devamında, "Bugün burada bir siyaset okulu vesilesiyle bir araya gelmiş olsak da, aslında konuşacağımız mesele yalnızca bir siyaset teorisi ya da siyaset pratiği değildir. Bugün burada konuşacağımız mesele; bir medeniyetin anlamı, bir milletin istikameti ve bir gençliğin omuzlarına yüklenen büyük sorumluluktur. Eğer ahlak yoksa eğer sorumluluk duygusu yoksa eğer ideal yoksa ilerleme dediğimiz şey sadece bir illüzyondan, bir yanılsamadan ibaret olacaktır. Ona göre; başkalarının kavramlarıyla düşünen bir toplum, kendi kaderini tayin edemez. Bu yüzden gençlerin en önemli görevi, kendi medeniyetinin kavramlarıyla düşünmeyi öğrenmektir" dedi. "Siyaset; halka hizmeti Hakk’a hizmet bilerek çalışmaktır" Çiftçi, "Bugün sizler yalnızca bir üniversite öğrencisi, bir genç insan değilsiniz. Sizler aynı zamanda, bu milletin yarınını şekillendirecek olan iradenin temsilcilerisiniz. Bu yüzden taşıdığınız sorumluluk sadece bireysel bir sorumluluk değildir, tarihi bir sorumluluktur. Güçlü olanın haklı sayıldığı, çıkarın adaletin önüne geçtiği bir düzende huzur mümkün değildir. Siyaset, makam, mevki, şan, şöhret için aracı kılınacak bir uğraş alanı da değildir. Siyaset; hırs, kibir ve enaniyeti tatmin aracı da değildir. Siyaset; halka hizmeti Hakk’a hizmet bilerek çalışmaktır. Bugün Türkiye, tarihinin en kritik eşiğindedir. Dünya yeniden şekillenirken Türkiye de bu dönüşümün merkezinde yer almaktadır. Bizim coğrafyamız sadece bir toprak parçası değil, aynı zamanda bir sorumluluk alanıdır. "Türkiye Yüzyılı" vizyonu, bu sorumluluğun farkında olmanın bir ifadesidir. Bu vizyon sadece ekonomik kalkınmayı değil; aynı zamanda kültürel, ahlaki ve fikri bir yükselişi hedeflemektedir. ‘Yeniden Büyük ve Güçlü Türkiye’ ideali, ancak bu çok boyutlu anlayışla mümkün olabilecektir. Sizlere tavsiyem; daha çok okuyun, farklı düşünceleri tanıyın ama kendi medeniyetinizin perspektifini de kaybetmeyin. Eleştirin, sorgulayın, tartışın ama bunu yaparken ahlaktan ve saygıdan asla taviz vermeyin. Çünkü gerçek entelektüellik sadece bilgi sahibi olmak değil, aynı zamanda erdem sahibi de olmaktır. Bizler sadece bugünün değil, yarının da sorumluluğunu taşıyoruz. Bu sorumluluğu layıkıyla yerine getirmek için çalışmak, üretmek ve kendimizi de geliştirmek zorundayız" şeklinde konuştu.