KÜLTÜR SANAT - 25 Eylül 2016 Pazar 12:48

17 yıl önceki Erdoğan Kasımpaşa’da

A
A
A
17 yıl önceki Erdoğan Kasımpaşa’da

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çocukluk ve gençlik dönemlerinin anlatıldığı sinema filmi “Reis”in başrol oyuncusu Reha Beyoğlu, filmde 17 yıl önceki Erdoğan tiplemesiyle Kasımpaşa’ya gitti. Oyuncuyu karşılarında gören mahalleli, benzerlik karşısında hem şaşkınlıklarını gizleyemedi hem de fotoğraf çekilmek için sıraya girdi.

Yönetmenliğini Hüdaverdi Yavuz’un, yapımcılığını Ali Avcı’nın üstlendiği Türkiye Cumhuriyeti 12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hayatının belirli dönemlerinin anlatıldığı “Reis” filmi, izleyici karşısına çıkmak için gün sayıyor. 14 Ekim’de vizyona girmesi beklenen film, daha beyaz perdede gösterime girmeden fragmanıyla milyonlarla kez tıklanarak büyük beğeni topladı. Filmi bu kadar meraklı kılan ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugüne kadar çocukluğu ve belediye başkanlığına kadar olan sürecin izleyici karşısına çıkacak olması oldu.

TEBRİK İÇİN ARADI TEKLİF ALDI

Hikayesi, mekanları, karakterleri ve filme hayat veren ismin zorlu dönemlerini anlatan filmin proje aşamasında yapımcı…. tebrik etmek için aradığını ancak teklifle kendisini sette bulduğunu söyleyen Reha Beyoğlu; “Yapımcıyı arayarak tebrik ettim güzel temennilerde bulundum. Bana herhangi bir çalışmam olup olmadığını sordular ve ben de boşta olduğumu belirttim. 200 kişi arasına ben de girdim ve etap etap elemeler başladı. Çağırdılar, konuştuk. Fikir alışverişi yaptık ve son olarak ben de karar kılındı” dedi.

ORTAK ÖZELLİKLER OYUNCULUKTA KOLAYLIK SAĞLADI

Fragmanı 130 milyon kez izlenen ve 20 milyon kez paylaşılan filmde Erdoğan’ı canlandırırken hiç zorlanmadığını söyleyen usta oyuncu, “Hiç zorlanmadım. Çünkü 1994 yılından bu yana Cumhurbaşkanımızı takip eden biriyim. Karadenizlilerin yoğun olduğu ilçelerde yetiştik ve futbol geçmişimiz gibi birçok bağlayıcı ortak noktamız vardı. Oyunculuk dramadır, empati sanatıdır. Empati kurulacak bir insan yok fantastik bir hikaye değil. Bildiğim, severek takip ettiğim, fikrini zikir ettiğim büyük bir insan benim için. Sektörde nasıl düşünülür bilmem ama ben kalben, sözde değil özde seven bir vatandaş olarak, bir oyuncu olarak bir birey olarak Cumhurbaşkanımızı oynamak heyecan vericiydi. Kostümü giydiğimde, saçım tarandığında, aynanın karşısına geçtiğimde ben ben değildim zaten” diye konuştu.

CUMHURBAŞKANI’MIZIN ’KABADAYI’ TEZİNİ YIKTIM

Rolüne hazırlanma süreci hakkında da bilgi veren oyuncu şunları söyledi: “İzleyiciler belediye başkanı seçildiği ve cezaevine girene kadar olağan süreçteki RecepTayyip Erdoğan’ı bende görecekler. Bunun için çok çalıştım. O dönemler sosyal medya yoğun değildi görsel ve yazılı basından çıkan haberleri takip ettim ve yakınındaki isimlerle irtibata geçtim. Örneğin İsmail Engin, bana Cumhurbaşkanımızın o dönemki fiziki hareketlerini bakışlarını çok iyi anlattı. Bence Cumhurbaşkanımızı “kabadayı” olarak arz edenlere karşı bu tezi yıktım. Çünkü küçüklüğünden beri dini bütün bir çocukluktan büyüyen ve bunu tüm siyasi hayatına yayan biri. Kasımpaşalı ama Karadenizli de olduğu için de mazlumun yayında olan bir karakter . Mazlumun yayında olan her zaman dik durur ve bakışıyla bile gerekirse titretir. Senaryoda olmayan durumları da araştırarak filme dahil ettik. Örneğin Cumhurbaşkanımızın omzunun düşüklüğünün nedeni. Araştırdım ve buldum. Ayrıca çok az kişinin bildiği ve hatta bilinmeyen yönler de filme dahil edildi.”

17 yıl önceki Erdoğan Kasımpaşa’da

ROL İÇİN NE KADAR ALDI?

Bugüne kadar çeşitli tiyatro, dizi ve sinema filmi ile izleyici karşısına çıkan Reha Beyoğlu, en çok merak edilen “film için ne kadar aldı?” sorusunu da yanıtladı. Oyuncu,”Bütçe konuşmadım, çünkü bu bütçenin önünde olan bir filmdir. Filmden sonra hiç bana teklif gelmese bile, oyunculuğumu yine standart seviyede devam ettireyim inanın hiç gocunmam. Çünkü onurla ve gururla oyandım Yasaklı ve ceza yediği bir dönemdi. Haksızlığa uğradığında üzüldüğüm bir karakteri sinemada oynuyor olmak bana paha biçilemez bir onur ve gurur verdi.Meslektaşlarım ve değerli büyüklerim dahil olmak üzere olumsuz, tehditkar ya da “bu sektörde işin bitti” diyenlerle karşılaşmadım. Daha sonra karşılaşır mıyım? Hiç sıkıntı değil. “Sağlık olsun” derim. Ama bir laf vardır, “ sen tohumu ek yeşermezse toprak utansın” Ben oyunculuğumu yaptım. Olaya farklı boyutta bakarlarsa onlar utansın. Allahın izni ile 14 Ekim’i bekliyoruz. Devamı olursa yine seve seve oynarım Olmasa da çok güzel bir projeye imza attık diye düşünürüm.”

SÜRPRİZ KASIMPAŞA ZİYARETİ

Reha Beyoğlu ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kasımpaşa Mumhane Sokak’ta bulunan 34 yıllık komşularına da sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi. Erdoğan ailesinin yıllarca alışveriş yaptığı bakkaldan, aynı apartmanda oturdukları dönem komşularından Bilal Erdoğan’ın ebesi ile de biraraya gelen Beyoğlu, yoğun sevgi seli ile karşılaştı. Şaşkınlıkların gizleyemeyen mahalleliden kimi “tıpkı aynı” dedi kimi de “korumalar yanında olsa aynı Erdoğan” yorumunda bulundu. Renkli diyalogların yaşandığı ziyaret, mahallelinin bol bol hatıra fotoğrafı çekmesi ile son buldu.

Ahmet Bilge - Alev Hamitoğulları
 

17 yıl önceki Erdoğan Kasımpaşa’da

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Yaş çay için 35+3 TL fiyat talebi Trabzon’un Of Ziraat Odası Başkanı Berkant Saral, artan maliyetler karşısında üreticinin ayakta kalabilmesi için fiyat ve desteklemenin ayrı ayrı açıklanmasını istedi. Saral, "Çay fiyatına en az 35 TL taban fiyat ve 3 TL destekleme verilmelidir" dedi. Of Ziraat Odası Başkanı Berkant Saral, yaklaşan sezon öncesinde üreticilerin beklentilerini paylaşarak, artan maliyetler karşısında çay üretiminin sürdürülebilirliğinin tehlikeye girdiğini ifade etti. Saral, kilogram başına 35 TL taban fiyat ve buna ek olarak 3 TL destekleme verilmesi gerektiğini belirterek, üreticinin eline geçecek toplam rakamın en az 38 TL olması gerektiğini dile getirdi. Destekleme ödemesi çiftçiyi rahatlatıyor Saral, çaya verilen desteklemenin halk arasında "artı para" olarak bilindiğini hatırlatarak, bu ödemenin zamanlamasının da büyük önem taşıdığını ifade etti. Destekleme ödemelerinin her yıl gübre alım dönemine denk geldiğini belirten Saral, bu sayede üreticinin ekonomik olarak bir nebze nefes aldığını söyledi. Desteklemenin özellikle gübre temininde çiftçinin elini rahatlattığını belirten Saral, kredi kartı borçları ve diğer gider kalemleri üzerindeki baskının bu ödemelerle hafiflediğini dile getirdi. Bu sistemin devam etmesinin üretici açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Saral, gübre fiyatları başta olmak üzere işçilik giderleri, hasat ekipmanları ve nakliye masraflarındaki yükselişin üreticiyi ekonomik olarak zorladığını ifade etti. Çayın bölge için tek geçim kaynağı olduğuna dikkat çeken Saral, mevcut ekonomik şartlarla üretimin sürdürülebilirliğinin risk altına girdiğini belirtti. Desteklemenin taban fiyata dahil edilmesi sorun oluşturuyor Desteklemenin taban fiyat içine dahil edilerek açıklanmasının geçmişte çeşitli sorunlara yol açtığını söyleyen Saral, "Bu uygulama özel sektör alımlarında kayıt dışılığı artırıyor. Ürünlerin tamamının borsalara tescil edilmemesine neden oluyor. Kamuda stopaj kaybı oluşturuyor. Gerçek rekoltenin tespit edilmesi zorlaşıyor. Arz-talep dengesini bozuyor. Gelecek yıllar için sağlıklı planlama yapılmasını engelliyor" diye konuştu. Çiftçilerin talepleri takip ediliyor Bölgedeki ziraat odalarının üreticilerin sesi olmaya devam ettiğini belirten Saral, taleplerin ilgili bakanlık nezdinde iletildiğini ve sürecin yakından takip edildiğini ifade etti. Saral, "Bakanlık nezdinde, temsiliyet ve yetki noktasında bütün dinamiklerle bölge Ziraat Odaları Başkanlıkları olarak çiftçilerimizin taleplerini kıymetli yetkililerimize ilettik ve takibini sürdürmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.