SAĞLIK - 22 Ekim 2016 Cumartesi 14:14

42. Ulusal Hematoloji Kongresi

A
A
A
42. Ulusal Hematoloji Kongresi

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, “Anemiye ikinci bir bulgu eklendiğinde ölüm oranını artırıyor. Kronik böbrek hastalığında anemi çok büyük bir risk faktörü. Anemiyi iyileştirince hastanın yaşam süresini uzatmış oluyorsunuz” dedi.

42. Ulusal Hematoloji Kongresi Antalya’nın Belek bölgesindeki bir otelde gerçekleştirildi. Kongrede; 17 bilimsel oturum ve 13 uydu sempozyumda 47 oturum başkanının moderatörlüğünde 66 konuşmacı sunumlarını gerçekleştirdi. 12 sözlü sunu oturumunda, 60 sözlü bildiri ve 10 ekranda 60 sözel tartışmalı poster ve kalan kısmı poster sunumu olacak şekilde toplam 368 bildirinin yer aldığı belirtildi.

"Anemiye eklenen başka bir hastalık ölüm riskini artıyor"
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi ve THD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, anemiyle ilgili bilgiler verdi. Aneminin önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Prof. Demir, aneminin tek başına çok alışıldık bir hastalık olduğunu vurguladı. Toplumda birçok kadında anemiye rastlandığını da belirten Demir, “Anemi her yaşta görülebilmesine rağmen bazı özel durumlarda daha sık görülmekte ve yatkınlık oluşturan durumlar olmaktadır. Başka hastalıklarla birlikte kansızlık olması o hastalığın seyrinde değişiklikler oluşturmakta hatta ölüm riskini arttırmaktadır. Özellikle ileri yaşlardaki anemi, sindirim sistemi gibi hastalıklara işaret etse de anemi diğer hastalıklardan ölme riskini artırmaktadır. Felç geçiren yaşlı hastalarda görülen kansızlıkların hastalarda ölüm oranının arttırdığı gösterilmiştir. Anemiye ikinci bir bulgu eklendiğinde ölüm oranını artırıyor. Kronik böbrek hastalığında anemi çok büyük bir risk faktörü. Anemiyi iyileştirince hastanın yaşam süresini uzatmış oluyorsunuz” dedi.

Hemofilide daha az enjeksiyon
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhlis Cem Ar da hematologların eğitimiyle ilgili yeni bir uygulamadan söz etti. Hematolojinin çok farklı dallara ayrıldığını da belirten Ar, “Artık hematolojinin içinde de hastalık gruplarına özel uzmanların yetişmesi lazım. Biz de bir miktar bu yönde gidişi desteklemek için o konularda uzmanlaşmış uzmanlar yetiştirmeyi amaçladık. Belli kriterlere göre genç hematologları seçerek 2 sınıf oluşturduk bu sene için. Lenfoma ve kanama hastalığı olan hemofili için oluşturduk. Bu arkadaşlara 6 ay boyunca eğitim vereceğiz. Dünyada bu konuda isim yapmış hocalar gelerek yüz yüze eğitim veriyor. Her eğitim sonunda bir sınava girip ne yaptıklarını görüyorlar. Hem tıbbi hem de kişisel gelişim programlarını bu sunuma dahil ettik. 6’ncı ayın sonunda bu bilgileri kullanarak bir sunum yapacaklar ve onlardan en iyi puanla bitireni ve yurt dışında belli bir süre eğitimlerini devam ettirecekleri şekilde ödüllendireceğiz” diye konuştu.

Her 10 bin erkek doğumda bir görülen kanama eğilimli seyreden kalıtsal bir hastalık olan hemofili konusunda yeni bir uygulamadan da söz eden Prof. Ar, “Doğuştan kanamayı durdurmak için gereken ve pıhtılaşma faktörü denilen bir kan proteininin eksikliği sonucu oluşan hemofilide hastalar yürümeye başladıkları yaştan itibaren özellikle diz, dirsek, ayak bileği gibi ağırlık taşıyan eklemlerde kanamalarla karşılaşırlar. Hemofilik artropati adı verilen ve tekrarlayan kanamalara bağlı eklem hasarı sonucunda gelişen sakatlığı anlatan bu durum hemofilinin en önemli komplikasyonudur. Eklemlerde meydana gelen kalıcı hasar hastaların sadece hareketini kısıtlamakla kalmaz aynı zamanda sosyal yaşamdan kopmalarına da neden olur, iş gücü kaybına, eğitimin aksamasına yol açar. Bu nedenle kanamayı, dolayısıyla sakatlığı engellemek ve hastaların normal yaşamlarını devam ettirmelerini sağlamak amacıyla hemofili hastalarına erken yaşlardan itibaren eksik olan pıhtılaşma proteinin haftada 2-3 gün damar yolu ile verilmesi önerilmektedir. Ancak haftada 2-3 kez damar yolu ile tedavi almanın kendi içinde güçlükleri vardır. Her ne kadar damar içi enjeksiyon amacıyla hastaneye gelmekten kurtarmak amacıyla hastalara kendi kendilerine damar içine faktör uygulama becerisi öğretilse de hastaların çoğu için haftada birkaç kez enjeksiyon yapmak bir süre sonra bıkkınlık yaratmakta ve tedavide aksamalara neden olmaktadır. Bu bağlamda geliştirilen daha uzun etkili pıhtılaşma faktörleri hastaların tedavisinde önemli bir rahatlama getirecek ve yaşam kalitelerinde belirgin bir düzelmeye yol açacaktır. Hastalar haftada 2-3 kez yerine 1-2 kez enjeksiyon yaparak kanama riskini kontrol etme imkanına kavuşacaktır” dedi.

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi ve THD Yönetim Kurulu Genel Sekreteri Prof. Dr. Güner Hayri Özsan ise, hodgkin lenfoma ve multipl myelom hastalıklarının habis bir hastalık olduğuna değindi. Hodgkin lenfomanın özellikle erken evrede yakalandığı takdirde standart kemoterapiler ile büyük oranda şifanın elde edildiği bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Özsan, yeni bir ilacın geliştirildiğini ancak bu ilacın bir sihirli değnek özelliği taşımadığını belirtti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Başkan Yalçın: "Hiç durmaksızın çalışıyoruz" Kayseri Organize Sanayi Bölgesi (OSB) tarafından düzenlenen Geleneksel İftar Programında konuşan OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın, "Hiç durmaksızın çalışıyoruz" dedi. Kentte bulunan bir balo salonunda gerçekleştirilen iftar programına, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Şaban Çopuroğlu, Dursun Ataş, Murat Cahıd Cıngı, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, belediye başkanları, kamu kurum müdürleri, OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın, STK temsilcileri, sanayiciler ve protokol üyeleri katıldı. İftarın açılmasının ardından programda açılış konuşmasını yapan OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın, "Göreve geldiğimizden beri tek bir derdimiz vardı. Sanayicimizin sesi, soluğu ve nefesi olabilmek. Sanayicilerimizin sıkıntılarını çözmek, sıkıntılarını çözmek için gerekli mercilere, bakanlıklara, kurumlara başvurmak. Elimizden gelen bütün gayreti göstermekti. Allah’a şükürler olsun o günden bu güne 4 yıl geçti. Yönetim kurulumuzla birlikte hiç durmadan, usanmadan, yılmadan koşturduk. Değerli sanayiciler biz yönetime geldiğimizde OSB’nin kasasında hiç bir şey olmadığını biliyordunuz. Sanayiciler arasında ‘OSB’ye aidat ödeyeceğiz’ deniliyordu. Kasamızda kuruşumuz yoktu ve kredi borcumuz vardı. Göreve geldikten sonra gayret ederek, gece-gündüz demeden çalışarak, bir sürü yatırımlar yaptık" dedi. Yaptıkları çalışmalardan ve OSB’ye kazandırılan yatırımlardan bahseden Yalçın, "Hastanemizin inşaatını tamamladık ve siz değerli sanayicilerimizin hizmetine sunduk. 112 acil servisimizi hazırladık ve hizmete sunduk. 2 tane eczane işyerinin inşaatını tamamladık. Çok yakında sizlerin hizmetine sunacağız. 24. cadde üzerinde 40 tane dükkanımızın temelini attık. Geldiğimiz nokta itibariyle bu ticari merkezimizin yüzde 80’ini tamamlamış bulunmaktayız. Yine OSB’mizde 85 kilometrelik asfaltımız mevcut. OSB’mizde güvenlik anlamında 3 ana nizamiyemizi yaptık. Kısa bir süre sonra 4’üncü nizamiyemizi de yaparak, sizlerin hizmetine sunmuş olacağız. 24 tane iş makinası aracımızı yeniledik. 100 megavatlık GES projemiz için alt yapımızı hazırladık. Sanayicimizin zamanı kıymetli. Biz E-OSB portalını yaparak, sanayicimizin dijital ortamda kolayca OSB’nin bilgilerine erişecek ve oradan ödemeler dahil bütün işlemlerini yapacak. Hiç durmaksızın çalışıyoruz. Bir kuruş kredi çekmeden, bir karış arsa satmadan biz bu çalışmalarımızı yaptık. Yaptığımız yatırımların toplam bedeli 73.6 milyon dolar. TL karşılığı ise 3.2 milyar yapıyor" ifadelerini kullandı. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da, "Sadece bir kurumun çalışıyor olması ya da başarılı olması şehrin başarılı olduğunu göstermez. Hep beraber başarılı olursak, bir anlam ifade ederiz. Birbirimizi ayrıştıramayız, ötekileştiremeyiz. Bundan sonraki süreçte hep beraber daha fazla çalışarak, şehrimizi daha iyi konumlara getirme yönünde irade göstereceğimizi ifade ediyorum. Hepimizin ayrı ayrı gayret içerisinde olduğunu biliyorum. Her birinize ayrı ayrı başarılar diliyor, ‘iyi ki varsınız’ diyorum" diye konuştu. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ise, "Ramazanın iklimine uygun bir şekilde insanların birbirlerine davranışları, ramazanın anlamına uygun kutlanması Kayseri’yi farklı kılıyor. Aynı şekilde OSB’mizin iftarlarına katılımın bu kadar yoğun olması OSB yönetimine verilen öneminde ifadesi oluyor. Bu masada yargımız, idaremiz, yürütmemiz, yasamamız, sanayicimiz ve basınımız hep birlikte oturuyoruz ve Kayseri’yi konuşuyoruz" şeklinde konuştu.