GÜNDEM - 20 Temmuz 2014 Pazar 22:19

87 rektör Gazze için harekete geçti

A
A
A
87 rektör Gazze için harekete geçti

87 üniversitenin rektörü, Gazze için ortak bir bildiri yayınladı. İsrail'in Gazze'de yaptığı katliama dur demek için harekete geçen rektörler, İsrail'e çok sert bir dille tepki gösterdi.

Türkiye'deki 87 üniversitenin rektörü İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları hakkında ortak açıklama yaparak, İsrail'e çok sert bir dille tepki gösterdi. 87 rektör, kamuoyu duyurusuyla aldıkları kararları sıraladı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Gazze'de büyük bir insanlık dramı yaşanıyor. Bu katliama karşı bütün dünya kör ve sağır gibi davranıyor. İsrail Yönetimi, muhakemeyeteneğini kaybetmiş ve namlunun hedefine çocukları koyarak zalimce saldırıyor. İslam dünyasının mübarek Ramazan ayında, Gazze'de, iftarlar bomba seslerinin eşliğinde keder, acı ve gözyaşları ile açılıyor. Maalesef, zalime ve zulme göz yuman herkes bu vahşetin paydaşı oluyor.

Bütün dünyanın, özellikle de İslam Dünyasının, Müslüman kardeşlerimizi ve İslami değerlerimizi hedef alan İsrail Yönetiminin eylemlerine karşı birlik, beraberlik ve dayanışma ruhu içerisinde ortak bir tavır ve duruş sergileme zorunluluğu bulunmaktadır. İsrail Yönetimi, bu hain saldırılarla hiçbir sonuca ulaşamayacaktır. Ancak; insanlık bu zulme sessiz kaldıkça ve göz yumdukça, hayatını kaybeden çocukların hikâyelerini daha çok dinleyecektir.

Aşağıda imzası bulunan Türkiye Üniversiteleri Rektörleri olarak; işgalci İsrail Yönetiminin, 8 Temmuz 2014 tarihinde Gazze Şeridi'ne yönelik olarak başlatmış olduğu hava ve devamında kara saldırılarını şiddetle kınıyoruz. Aralarında masum çocuk ve kadınların da bulunduğu üç yüz elliden fazla sivil Filistinlinin hayatını kaybettiği ve binlercesinin yaralandığı, Uluslararası hukuka ve temel insan haklarına aykırı saldırıları nefretle telin ediyoruz.

İşgalci İsrail Yönetiminin bu saldırısı ilk değildir ve uluslararası hukukun açıkça bir kez daha ihlalidir. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere, ABD, AB ve Arap Yönetimlerinin önemli bir kısmının bu süreçteki açık destekleri, İsrail'in daha da saldırganlaşmasının temel nedenidir. Uluslararası toplum, İsrail'in insanlık ve savaş suçu olan bu politikalarına göz yummaktadır. Oysa bölgesel ve uluslararası aktörlerin; işgalci İsrail Yönetimine karşı açık tavır alarak, sonuç odaklı baskı politikaları uygulamaları beklenmektedir.
Ayrıca uluslararası nizamı koruma misyonu olan, ancak bu konuda başarısızlığı birçok kez teyit edilen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin, bu saldırılardan dolayı İsrail'i kınayan ve yaptırımlar öngören bir kararı en kısa zamanda kabul etmesi ve uygulamaya koyması uluslararası kamuoyunca beklenmektedir. Birleşmiş Milletlerin; İsrail Yönetimi aleyhine onlarca kararı olmasına rağmen, BM kararlarını uygulamayan İsrail Yönetimine hiçbir yaptırım uygulamaması ise son derece düşündürücüdür.
Türkiye Üniversiteleri Rektörleri olarak;

• Gazze'deki zulme karşı ulusal ve uluslararası platformda kamuoyu oluşturma konusunda her türlü sorumluluğu alacağımızı,

• Gazze'deki kardeşlerimize destek olmak için ülke çapında tüm üniversitelerimizde destek ve yardım kampanyaları başlatacağımızı,

• Gazze'de hayatını kaybeden ve yaralanan mağdurlar için İsrail Yönetiminin tazminat ödemesi için tüm hukuki yolları kullanacağımızı,

• Katliam emrini veren ve uygulayanların, uluslararası hukuk nezdinde hesap vermelerinin ve cezalandırılmalarının takipçisi olacağımızı,

• Gazze'ye yönelik hukuksuz abluka ve işgalin kaldırılması için uluslararası kamuoyunu harekete geçireceğimizi,

• İşgal edilmiş öz vatanlarında cezaevi hayatı yaşayan kardeşlerimizin, Başkenti Kudüs olan Bağımsız Filistin Devleti kurulması taleplerini desteklediğimizi,

• Gazze'deki kardeşlerimize uygulanan bu insanlık dışı katliam bitinceye ve Gazze ablukası kalkıncaya kadar, İsrail Yönetiminin katliamını kınamayan İsrail'deki üniversitelerle; her türlü akademik, kültürel ve sosyal ilişkilerimizi sonlandıracağımızı,

• İsrail Yönetiminin katliamına karşı tepki koyan, sesini yükselten, protesto eden İsrail Üniversiteleri ve Musevi Bilim insanlarıyla ise her türlü akademik, kültürel ve sosyal ilişkilerimizi devam ettireceğimizi, katliamı sonlandırma ve barış için yapacakları her türlü girişimlerine destek vereceğimizi,

• Kendileri; ülkelerinin dışında barış ve huzur içinde yaşarken, kendi vatanlarında acı çeken ve hayatını kaybeden Filistinli mazlumlar için, İsrail Yönetimine tepki koyan Musevi Cemaatlerine ve vatandaşlarına her türlü desteği vereceğimizi,

kamuoyuna deklare ederken;

Siyonist İsrail Yönetiminin saldırılarında hayatını kaybeden Şehitlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve yaralılara acil şifalar dileriz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Türkiye Üniversiteleri Rektörleri

Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.  M. Emin Arat,

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Mehmet Fatih KARAASLAN

Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat İnanç,

Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek,

İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca,

Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Tuncer,

Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş,

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İrfan Aslan,

Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan,

Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas,

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Doğan,

Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ethem Tolga,

Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Büyükberber,

İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet,

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Demir,

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe,

Bezmialem Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Tüzgen,

Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Faruk Kocacık,

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniv. Rektörü Prof. Dr. Musa Duman,

Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Seyit Aydın,

Konya Necmettin Erbakan Üniv. Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Şeker,

Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tarık Yarılgaç,

Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talha Gönüllü,

Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Kaplan,

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan,

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hayri Coşkun,

Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Burhanettin Uysal,

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin,

Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kudret Saylam,

Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer,

Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gıyasettin Baydaş,

Tunceli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Durmuş Boztuğ,

Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Uçar,

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Azmi Özcan,

Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Halil Mutlu,

Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. A. Jale Saraç,

Hakkari Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ebubekir Ceylan,

Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz,

Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Reha Metin Alkan,

Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hakkı Gökbel,

İstanbul Aydın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yadigar İzmirli,

Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. S. Bedii Omay,

KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Torlak,

Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karaaslan,

Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kutbeddin Demirdağ,

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamit Okur,

Siirt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Erman,

Adana Bilim Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Ersoy,

Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. H. Hüsnü Gündüz,

Aksaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Acar,

İstanbul Medipol Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sabahattin Aydın,

Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Peyami Battal,

Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. H. Salih Güder,

Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Bağcı,

Karamanoğlu Mehmet Bey Üniver. Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen,

Adnan Menderes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Birincioğlu,

Namık Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Şimşek,

Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aykaç,

Beykent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Karahan,

Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak,

Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muammer Yaylalı,

Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. A. İbrahim Savaş,

Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sami Özcan,

Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan İbicioğlu,

Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Çelik,

Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Akmaz,

Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İ. Hakkı Yılmaz,

Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz,

Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Niyazi Eruslu,

Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Doğru,

Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdüsselam Uluçam,

Osmaniye Korkutata Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Büyükalaca,

Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Sürmen,

Niğde Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Görür,

Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bircan,

Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Duman,

Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz Coşkun,

Erzincan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlyas Çapoğlu,

İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Burhan Aykaç,

Nişantaşı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kerem Alkin,

Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak,

Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal,

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Karaman,

Süleymanşah Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Ekiz,

Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İhsan Günaydın,

Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Güvenç,

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen,

Kırıkkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Yıldız,
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara The AI Awards 2026’nın kazananı Quick Sigorta oldu Yapay zekayı bir risk unsuru olmaktan çıkarıp kurumsal bir yetkinliğe dönüştüren Quick Sigorta ile teknoloji çözüm ortağı Virgosol, The AI Awards 2026’da dünya devlerini geride bıraktı. Quick Sigorta ve dijital ürün kalitesi alanında dünya standartlarında ürünler geliştiren Virgosol, yapay zeka çıktılarının risk yönetimi üzerine kurguladıkları yenilikçi ekosistemle küresel bir başarıya imza attı. Dünyanın en prestijli teknoloji ödülleri arasında gösterilen The AI Awards 2026 kapsamında, "Best Ethical Risk Management in AI Output" kategorisinde birincilik ödülünü kazanan ikili, sigortacılıkta dijital dönüşümün etik ve güvenli sınırlarını da öne çıkardı. 21 Nisan 2026 tarihinde Londra’da düzenlenen bir törenle sahiplerini bulan bu ödül, yapay zekayı bir verimlilik aracı olarak görmenin yanı sıra denetlenebilir bir mühendislik disiplini olarak kurgulayan projeye verildi. Yapay zeka risk olmaktan çıkıp kurumsal yetkinliğe dönüştü Sigorta sektöründe yapay zekanın yaygınlaşması, veri gizliliği ve regülasyonlara uyum noktasında yeni meydan okumaları beraberinde getiriyor. Quick Sigorta ve Virgosol tarafından hayata geçirilen model, RabbitQA ve Loadmance ürünlerini kullanarak bu zorluklara yapısal bir yanıt sunuyor. Projenin temel taşlarını oluşturan yenilikçi adımlar kapsamında, sentetik veri üretimi ile test süreçlerinde gerçek müşteri verisi kullanma ihtiyacı tamamen ortadan kaldırılarak tüm veriler doğrulanabilir biçimde üretildi. Yapay zeka çıktı kontrol katmanı sayesinde modellerin ürettiği sonuçlar güvenilirlik, yanlılık ve uyumluluk kriterleri doğrultusunda sürekli olarak denetlendi. Etik yük üretimi ve yapay zeka destekli performans testleri aracılığıyla gerçek kullanıcı davranışları hiçbir kişisel veriye dokunulmadan simüle edilerek sistemlerin stres altında doğrulanması sağlandı. Bu disiplinli yaklaşım sonucunda veri sızıntısı riski sıfıra indirilirken, uyum ve denetim süreçlerinde hız ve güven artışı elde edildi. Kazanılan uluslararası başarının ardından değerlendirmelerde bulunan firmanın Genel Müdürü Eyüp Özsoy, şunları ifade etti: "Sigorta sektöründe güven, en kritik sermayemizdir. Yapay zeka teknolojilerini bu güveni zedeleyen bir risk unsuru olmaktan çıkarıp denetlenebilir ve yönetilebilir bir kurumsal yetkinliğe dönüştürmek, en stratejik önceliklerimiz arasında yer alıyor. Virgosol ile geliştirdiğimiz bu model, etik yapay zekanın bir prensip beyanı olmanın ötesine geçerek sahada karşılık bulan somut bir standart haline geldiğini kanıtlıyor. Uluslararası bir platformda bu yaklaşımın karşılık bulması, doğru yönde ilerlediğimizin güçlü bir göstergesidir." Mühendislik disiplini ile tescillenen vizyon Virgosol Kurucu Ortağı ve Co-CEO’su Miraç Emektar ise projenin stratejik derinliğini şu sözlerle vurguladı: "Bu ödül, sigorta sektöründe etik yapay zekâ kavramını söylem düzeyinden çıkarıp operasyonel bir gerçekliğe dönüştürmek için Quick Sigorta ile birlikte yürüttüğümüz çalışmanın uluslararası tescili. Sentetik veri yaklaşımıyla gerçek müşteri verisine ihtiyaç duymayan, çıktıları denetlenebilir ve regülasyonlara tam uyumlu bir test ekosistemini birlikte kurgulayabildiğimiz Quick Sigorta ekibine, gösterdikleri vizyon ve mühendislik disiplini için teşekkür ederiz."
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Yaklaşık 2,5 yılda bir yıl yaşlanan bir nüfusla karşı karşıyayız" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’de ortanca yaşın 2025 yılında 34,9’a çıktığını ifade ederek, "Aşağı yukarı 2,5 yılda bir yıl yaşlanan bir nüfusla karşı karşıyayız ve bu hızlı bir yaşlanma" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirilen Türkiye Yüzyılı Perspektifinde Aile ve Nüfus Politikaları II: Yaşlı Bakım Modelleri Çalıştayı’na katıldı. Yılmaz, Türkiye’de demografik yapının önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini, yaşlı nüfustun toplam nüfus içindeki oranının her geçen yıl arttığını aktararak, "2000 yılında bu oran yüzde 5,7. 2023 yılında ise 65 yaş üstü nüfusun toplam nüfusa oranı yüzde 10’u aştı. Bu da uluslararası bir ölçüt. Bir toplumda 65 yaş üstü nüfus toplam nüfusun yüzde 10’unu aşıyorsa artık o topluma yaşlı bir toplum deniyor. Dolayısıyla Türkiye ilk defa 2023 yılında bu eşiği aşmış oldu. Projeksiyonlara baktığımızda gelecekte bunun daha da artacağını görüyoruz. 2025 yılında bu oran 11,1’e yükselmiş durumda. 2020 yılında 7 milyon 954 bin kişi 65 yaş üstündeyken, 2025 yılında bu sayı 9 milyon 583 bin kişiye ulaşmış durumda" diye konuştu. TÜİK nüfus projeksiyonlarına göre demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam etmesi halinde gelecek dönemde yaşlı nüfusunun daha da artacağına dikkati çeken Yılmaz, mevcut eğilimlerin devam ettiği taktirde 2030 yılında yaşlı nüfus oranının 13,5’e, 2040 yılında 17,9’a, 2060’da yüzde 20’ye, 2080’de 33,4’e ve 2100 yılında 33,6’ya yükseleceğini öngördüklerini söyledi. "Aşağı yukarı 2,5 yılda bir yıl yaşlanan bir nüfusla karşı karşıyayız" Nüfusun yaşlanmasıyla ilgili önemli göstergelerden bir tanesinin de ortanca yaş olduğunu dile getiren Yılmaz, 2000 yılında 24,8 olan ortanca yaşın 2025 yılında ise 34,9’a çıktığını söyleyerek, "25 yılda nüfusumuz 10 yıl yaşlanmış. Aşağı yukarı 2,5 yılda bir yıl yaşlanan bir nüfusla karşı karşıyayız. Bu hızlı bir yaşlanma ve bunun altını çizmemiz lazım. TÜİK tahminlerine göre mevcut eğilim devam ederse 2030 yılında bu ortalama 37,1’e, 2040 yılında 41,4’e, 2060 yılında 48’e, 2080 yılında 51,5’ ve 2100 yılında 52,2’ye ulaşacak" ifadelerini kullandı. "Yaklaşık 1 milyon 800 bin yaşlı tek başına yaşıyor" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, TÜİK verilerine göre yaşlıların önemli bir bölümünün ya tek başına ya da sadece eşiyle yaşadığına dikkati çekerek, "En az bir yaşlı fert bulunan yaklaşık 7 milyon 46 bin hanemiz var. Yaklaşık 1 milyon 800 bini tek başına yaşayan yaşlılar. Özellikle tek başına yaşayan yaşlı sayısındaki artış, yerinde yaşlanma yaklaşımını çok önemli hale getirmekte; evde ve toplum temelli bakım hizmetlerinin güçlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Bizim yaşlılığa bakışımız farklı. Biz yaşlıları hiçbir zaman bir yük olarak görmüyoruz. Toplumumuz için bir varlık olarak görüyoruz ve gelecek nesiller için yaşlılarımız bir birikimi temsil ediyor" açıklamasında bulundu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile TÜİK’in Türkiye’nin yaşlı profiline yönelik gerçekleştirdiği saha araştırmasına da değinen Yılmaz, "Burada bireylerimizin yaşam koşullarına, bakım ihtiyaçlarına ve sosyal hayata katılımlarına ilişkin kapsamlı veriler elde edildi. İleri yaş döneminde yaşam tercihleri 65 yaş ve daha yukarı yaştakiler için incelendiğinde; bu kişilerin yaklaşık yüzde 52’si evde bakım hizmeti görmek istiyor. Yaklaşık yüzde 30’u da oğlunun, kızının yanında kalmak istiyor. Sadece yüzde 5,1’i huzurevine gitmek istiyor. Yaşlı nüfusumuzun tercihini esas alacaksak tercih çok net, huzurevi son çare" diye konuştu. "Kamu ve özel sektör dahil yaklaşık 30 bin yaşlı vatandaşımıza kurumsal hizmet sunulmaktadır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2019 yılını ‘Yaşlılar Yılı’ ilan etmesiyle beraber yaşlılık politikalarına yönelik çalışmaların kapsamlı bir dönüşün sürecine girdiğini söyleyen Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Aynı dönemde gerçekleştirilen I. Yaşlılık Şûrası ile birlikte yaşlılık meselesi; bakım hizmetlerinden aktif yaşlanmaya, sosyal destek mekanizmalarından yaşlı haklarına kadar geniş bir çerçevede ele alınmaya başlanmıştır. 2025 yılının ‘Aile Yılı’, 2026-2035 döneminin ise ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ ilan edilmesiyle birlikte, yaşlılık politikaları da nüfus ve aile yapısı, demografik dönüşüm ve toplumsal dayanışma perspektifiyle gündemimizde ön sıralardadır. AK Parti Hükümetimizin iktidara geldiği 2002 yılından itibaren yaşlılık politikaları farklı yaşlı gruplarının ihtiyaçlarını dikkate alan, hak temelli ve bütüncül bir yaklaşımla geliştirilmiş; hizmet modelleri çeşitlendirilerek yaygınlaştırılmıştır. Bu doğrultuda yaşlı bireylere yönelik yürütülen çalışmalar; yaşlılarımızın aileleriyle birlikte, kendi yaşam çevrelerinde ve aktif yaşlanma anlayışı doğrultusunda hayatlarını sürdürmelerini esas almaktadır. Kurumsal bakım hizmetleri alanında son yıllarda önemli kapasite artışları sağlanmış olup, bugün kamu ve özel sektör dahil yaklaşık 30 bin yaşlı vatandaşımıza kurumsal hizmet sunulmaktadır." "2026 yılı itibarıyla 42 merkezde yaşlı bireylere hizmet sunulmaktadır" Evde bakım yardımıyla 100 bini aşkın yaşlı bireye destek sağlandığını kaydeden Yılmaz, "Gündüzlü Bakım ve Aktif Yaşam Merkezleri aracılığıyla yaşlı vatandaşımızın sosyal hayata katılımını destekleyen çalışmalar yürütüyoruz. 2026 yılı itibarıyla 42 merkezde yaşlı bireylere hizmet sunulmaktadır. 2016 yılında başlatılan Yaşlı Destek Programı (YADES) kapsamında ise yerel yönetimlerin yaşlılara yönelik hizmet kapasitesi güçlendirilmiş; evde bakım, psiko-sosyal destek ve kültürel faaliyetler bütüncül bir yapıda sunulmuştur. Bu program kapsamında 105 milyon lirayı aşan finansman desteği yerel yönetimlere proje bazlı olarak sunulmuş, 123 proje uygulanmış ve yaklaşık 165 bin yaşlı vatandaşımız istifade etmiştir" dedi.
Eskişehir Yıldırımın düştüğü minare yıkıldı, camide temizlik yapan imam yaralandı Eskişehir’de yıldırım düştüğü cami minaresi yıkılırken, temizlik yapan imam yaralandı. Olay, Odunpazarı ilçesi kırsal Yassıhöyük Mahallesi’nde meydana geldi. Bölgede etkili olan yağmur yağışı sonrası, 158. Sokakta bulunan Yassıhöyük Camii’ne yıldırım düştü. Düşen yıldırımdan dolayı mahallenin merkezinde bulunan caminin minaresi yıkıldı. Minarenin tuğlaları sokağa ve caminin üzerine yıkıldı. Minareden düşen tuğlalar, caminin çatısını delerek içeri girdi. Yıkımın şiddetiyle minarenin kapısı 50 metre öteye uçtu. İmam yaralandı Yıkımın yaşandığı esnada cami içerisinde temizlik yapan imam Ramazan Ş. cam kırıklarından ve tuğla parçalarından yaralandı. Cami imamı Ramazan Ş. hastaneye kaldırıldı. Olayın ikindi namazından önce olması ve yıkılan minarenin parçalarının boş bir sokağı düşmesi, facianın ucuz atlatılmasına neden oldu. İhbar üzerine bölgeye jandarma, sağlık ve AFAD Eskişehir İl Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Şeritle kapatılan sokakta bulunan cami girişine "Çökme riski var, uzak durun" yazıları asıldı. Jandarma ve AFAD bölgede çalışma başlattı. Mahalle muhtarı Ramazan Algan, "Saat 16.00 suları burada oturuyorduk. Yüksek sesle bir gürültü geldi. Çıktık hepimiz trafonu patladığını düşündük ama ondan sonra baktık minaremiz yıkılmış. Yıldırım önce cami minaresine geldi, yukarısına düşmüş sonra minare patladı. Parçaları da buraya kadar geldi. Minare caminin üzerine devrildi gördüğünüz gibi. Biz içerideydik işte muhtarlıkta oturuyorduk şimşek çakınca komple yaktı her yeri. Şu anda komple elektrik tesisatı ve kamera sisteminde zarar var"dedi. Mahalle sakinlerinden Cengiz Algan ise, "Kahvede oturuyorduk, yağışlardan dolayı tarlaya gitmedik. Elektrik tellerini sallandığını gördük, ondan sonra bir gürleme duyduk. Dışarı çıktık minarenin yıkıldığını gördük. Patlama etkisiyle minarenin kapısı yaklaşık 50 metre fırlayarak köy meydanına kadar geldi. Çevredeki arabalar da zarar gördü. Cami hocası içerdeymiş temizlik yapıyormuş o sırada o da yaralanmış. Önümüzdeki pazar yağmur duamız vardı. Ekipler geldi sağ olsun bakıyorlar" dedi.