ASAYİŞ - 19 Kasım 2017 Pazar 16:33

Ağrı’da Suriyeliler arasında kavga: 1 ölü

A
A
A
Ağrı’da Suriyeliler arasında kavga: 1 ölü

Ağrı’da, Suriyeli iki akraba aile arasında çıkan kavgada 1 çocuk öldü, 2 kişi de yaralandı.

Edinilen bilgilere göre, olay, Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana geldi. Kurtuluş Sokak'ta ikamet eden Suriyeli Abbas ailesinin oturduğu eve akrabaları ziyarette bulundu. Bir süre evde oturan aile ve akrabaları olan misafirleri arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma yaşandı. Çıkan tartışmadan sonra evden ayrılan misafirlerin açtığı ateş sonucu evde bulunan Mustafa (25), Faruk (20) ve Nermin Abbas (3) yaralandı. Olay yerine gelen ambulansla Ağrı Devlet Hastanesine kaldırılan 3 yaşındaki Nermin Abbas, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Polis zanlılardan Y.S.’yi gözaltına alırken, diğer zanlıların yakalanması için çalışma başlatıldığı öğrenildi. 

Abdullah Söylemez

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yarım asrı aşan evlilikler gençlere örnek oldu Büyükçekmece’de düzenlenen programda, 50 yıl ve üzeri evli çiftler bir araya gelerek gençlere evlilikle ilgili tavsiyelerde bulundu. Programa katılan Osman Yurtkulu, "73 yaşındayım, 56 senedir evliyim. İyisiyle kötüsüyle şimdiye kadar bu evliliği sürdürdük. Hiçbir zaman için birbirimizi kırmadık. Bu evliliğin devamı da saygı, sevgidir" dedi. Büyükçekmece Kumburgaz Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir dernek, 50 yıl ve üzeri evli kalan çiftler için anlamlı bir buluşma düzenledi. Programda, yarım asırdan fazla süredir evliliklerini sürdüren çiftler bir araya gelerek tecrübelerini paylaştı. Uzun yıllardır aynı yastığa baş koyan katılımcılar, evliliklerinde sevgi, saygı, sabır ve anlayışın en önemli unsurlar olduğunu vurguladı. Gençlere tavsiyelerde bulunan çiftler, iyi günde de kötü günde de birlikte hareket etmenin evliliği ayakta tuttuğunu ifade etti. Son yıllarda boşanma oranlarının artmasından duydukları üzüntüyü dile getiren katılımcılar, evliliğin emek, fedakârlık ve karşılıklı hoşgörüyle yürütülebileceğini belirterek küçük sorunların büyütülmemesi gerektiğini, konuşarak ve anlayışla her zorluğun aşılabileceğini aktardı. "Evliliğin devamı saygı, sevgidir" Programa katılan Osman Yurtkulu, "73 yaşındayım, 56 senedir evliyim. İyisiyle kötüsüyle şimdiye kadar bu evliliği sürdürdük. Hiçbir zaman için birbirimizi kırmadık. Bu evliliğin devamı da saygı, sevgidir. Şimdi günümüzdeki, boşanmalar hep şu yönden oluyor, bunlar hep hazırcı oluyor, biz kendimiz kazandık, kendimiz çalıştık, kendimiz bu hale geldik. Şimdikiler tabii ki araba, ev, yat, kat istiyorlar. O yönden boşanmalar oluyor. Onlarda pek saygı, sevgi, yeni çiftlerde yok zannediyorum. Birbirine sarılmalı, iyi günde kötü günde beraber olmaları lazım. Birbirlerinin yanında olmaları lazım" dedi. Osman Yurtkulu’nun eşi Medine Yurtkulu ise "Çok güzel geçti evliliğimiz Çok şükür, hiçbir kötülüğümüz olmadı, her zaman iyiydik iyi olduk, birbirimizi saydık sevdik. Çok şükür yalan konuşmadık. Sevgimiz, saygımız bu yaşa kadar gitti çok şükür. İyi olsunlar, birbirlerine saygıları olsun, büyüklerini küçüklerini bilsinler. Ömür boyu mutlu olsunlar" şeklinde konuştu. Adıgüzel Çalışkan isimli bir başka katılımcı ise, "78 yaşındayım, 58 yıl 20 gündür evliyim. Çok iyi geçti, maddi durumumuzun iyi olduğu zaman da oldu kötü olduğu zaman da oldu. Vara hamdettik, yoka da şükrettik. Elhamdülillah bugünlere kadar gelmiş bulunuyoruz. Boşanmalar konusuna gelince, boşanmalar çok çoğaldı. Ben şunu tavsiye ediyorum gençlerimize, bir insan varlığa şükrederse, yoksulluğa da şükrederse, elhamdülillah aşamayacağı hiçbir engel olmaz. Hep beraber gönül gönüle, sırt sırta verdiğimiz müddetçe aşılmayacak hiçbir engel olmaz" ifadelerini kullandı. "Sabah kahvaltısı yapmadan kocalarını işe göndermesinler" Katılımcı Cemal Rıza Türker ise, "1967 yılında evlendik. Görücü usulü evlendim. Hanımlar kocalarına hizmet etmiyorlar. Sabah kahvaltısı yapmadan kocalarını işe göndermesinler. Eve gelince güzel muamele yapsınlar. En fazla bundan oluyor. Görücü usulüyle evlenenlerin yüzde sekseninde hiçbir ayrılık yok. Sevip de ayrılanlara ben kızıyorum" dedi. Gülsüm Türker ise "Çok güzel bir evliliğimiz oldu. Çok mutluyum. Bu zamana kadar bizim gibi evli olan yoktur" diye konuştu.
İstanbul Lenf kanserini yendi, doktorundan ilham alıp tıp fakültesini kazandı: Yıllar sonra yine aynı karede buluştular İSTANBUL (İHA) – Lenf kanserini yenen 19 yaşındaki Melis Çelenk, kendisini iyileştiren doktorundan ilham alarak Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandı. Doktoru Prof. Dr. Tezer Kutluk ile bir araya gelen genç kız, yıllar önce hasta bir çocukken doktoruyla çekildiği fotoğrafı, bugün sağlıklı ve tıp fakültesi öğrencisi bir genç kız olarak yeniden çektirdi. Çelenk, "Doktorum sayesinde tıp okumaya karar verdim. Tıp istemiyordum, tedavilere gelip gittikçe, tedavi olan çocukları gördükçe yardımcı olabileceğimi düşündüm, ben de onkoloji, kanser alanında çalışmalar yapmak istiyorum" dedi. Ordu’da yaşayan, 19 yaşındaki Melis Çelenk 14 yaşındayken boynundaki şişliği fark ederek hastaneye başvurdu. Yapılan detaylı tetkiklerin ardından genç kıza lenf kanseri (Lenfoma) teşhisi konuldu. Çelenk, Çocuk Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Tezer Kutluk ve ekibi tarafından tedavi altına alındı. Zorlu tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuşan Çelenk, doktorundan ilham alarak kendisi gibi hasta çocuklara umut olabilmek için doktor olmaya karar verdi. Özveriyle çalışan genç kız, başarılı sürecin sonunda Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandı. Yıllar sonra ise kendisini tedavi eden Medicana Zincirlikuyu Hastanesi’nde görev yapan Çocuk Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Tezer Kutluk ile bir araya geldi. İkili sürece ilişkin duygularını paylaştı. Geçmişte hasta bir çocukken doktoruyla fotoğraf çekilen Çelenk, bugün sağlıklı ve tıp fakültesi 1’inci sınıf öğrencisi bir genç kız olarak doktoruyla yeniden aynı karede buluştu. "Tıp okuyorum, çocuklara yardımcı olmak istiyorum" Doktorundan ilham alarak çocuklara yardımcı olabilmek adına tıp okumaya karar verdiğini söyleyen Melis Çelenk, "Boynumda şişlik vardı, hastalığı o şekilde fark ettik. Anneme söyledim, sonrasında hastaneye gittik. Biyopsi alındı, süreç o şekilde başladı. Başlangıçta süreç biraz zordu. Ama ailemin yanımda olması bana çok iyi geliyordu. Doktorum ile ağabey kardeş ilişkimizin olması da bana iyi geldi. Doktorum sayesinde tıp okumaya karar verdim. Tıp okumak istemiyordum ama tedavilere gelip gittikçe oradaki tedavi olan çocukları gördükçe ben de çocuklara yardımcı olabileceğimi düşündüm. Karar verdiğim zaman doktorun odasının önünde sıra bekliyordum. Orada küçük bir çocuk ile konuştum. Benim iyileştiğim gün çok mutlu olmuştu. Bu durumdan da cesaret alarak tıp okumaya karar verdim. Şu an tıp okuyorum, çocuklara yardımcı olmak istiyorum, ben de onkoloji, kanser alanında çalışmalar yapmak istiyorum" şeklinde konuştu. "Lenfoma çocuk ve gençlerde sık görülen bir tümör" Hastasına ilişkin konuşan Çocuk Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Tezer Kutluk, "Melis, 14 yaşındayken boynundaki şişlik şikayeti ile geldi. Yapılan muayenede göğüs boşluğunda bir kitle tespit edilmiş ve oradan biyopsi alınmış. Daha sonra lenfoma tanısı konmuş. Lenfoma çocuk ve gençlerde sık görülen bir tümör. Tedavi başarısı oldukça yüksek bir tümör. Melis’e çok uzun olmayan ama yoğun bir tedavi uygulandı. Kemoterapi yapıldı, yaklaşık 9 ay süren bir tedavi yolculuğu yaptık. Tedavisini tamamladı, hastalık iyi cevap verdi" dedi. "Çocuk onkoloji hastalarında son yıllarda tedavi başarı oldukça arttı" Sözlerini sürdüren Prof. Dr. Kutluk, "Melis geçen üniversite sınavına girdi. İyi bir puan aldı, çok çalışkan ve dirençli bir çocuk. Tıp fakültesini kazandı. Çocuk onkoloji hastalarında son yıllarda tedavi başarı oldukça arttı. Vücutta açıklanamayan bir şişlik olduğunda, uzun süren düzelmeyen ateş, vücutta morluklar ve açıklanamayan sabah kusmaları gibi belirtiler olursa bir kanserin öncüsü olabilir. Bir belirti veya şikayetin şiddeti ve sıklığı artıyorsa panik yok ama hiç durmadan hastaneye başvursunlar" diye konuştu. "Bu mesleğin zor ve özveri gerektirdiğini kendisi de biliyor" Anne Nurşen Çelenk ise kızının tedavi sürecinden bahsederek, "Bu süreç çok zordu. Melis’in yanında belli etmemeye çalıştım. Anne babalara çocuklarının vücutlarındaki normal olmayan değişikliklerle alakalı duyarlı olmalarını tavsiye ediyorum. Bu mesleğin zor ve özveri gerektiren bir meslek olduğunu kendisi de biliyor. Ama çok istedi ve çok mutlu. O mutluyken biz de mutluyuz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Yarım asrı aşan evlilikler gençlere örnek oldu Büyükçekmece’de düzenlenen programda, 50 yıl ve üzeri evli çiftler bir araya gelerek gençlere evlilikle ilgili tavsiyelerde bulundu. Programa katılan Osman Yurtkulu, "73 yaşındayım, 56 senedir evliyim. İyisiyle kötüsüyle şimdiye kadar bu evliliği sürdürdük. Hiçbir zaman için birbirimizi kırmadık. Bu evliliğin devamı da saygı, sevgidir" dedi. Büyükçekmece Kumburgaz Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir dernek, 50 yıl ve üzeri evli kalan çiftler için anlamlı bir buluşma düzenlendi. Programda, yarım asırdan fazla süredir evliliklerini sürdüren çiftler bir araya gelerek tecrübelerini paylaştı. Uzun yıllardır aynı yastığa baş koyan katılımcılar, evliliklerinde sevgi, saygı, sabır ve anlayışın en önemli unsurlar olduğunu vurguladı. Gençlere tavsiyelerde bulunan çiftler, iyi günde de kötü günde de birlikte hareket etmenin evliliği ayakta tuttuğunu ifade etti. Son yıllarda boşanma oranlarının artmasından duydukları üzüntüyü dile getiren katılımcılar, evliliğin emek, fedakârlık ve karşılıklı hoşgörüyle yürütülebileceğini belirterek küçük sorunların büyütülmemesi gerektiğini, konuşarak ve anlayışla her zorluğun aşılabileceğini aktardı. "Evliliğin devamı saygı, sevgidir" Programa katılan Osman Yurtkulu, "73 yaşındayım, 56 senedir evliyim. İyisiyle kötüsüyle şimdiye kadar bu evliliği sürdürdük. Hiçbir zaman için birbirimizi kırmadık. Bu evliliğin devamı da saygı, sevgidir. Şimdi günümüzdeki, boşanmalar hep şu yönden oluyor, bunlar hep hazırcı oluyor, biz kendimiz kazandık, kendimiz çalıştık, kendimiz bu hale geldik. Şimdikiler tabii ki araba, ev, yat, kat istiyorlar. O yönden boşanmalar oluyor. Onlarda pek saygı, sevgi, yeni çiftlerde yok zannediyorum. Birbirine sarılmalı, iyi günde kötü günde beraber olmaları lazım. Birbirlerinin yanında olmaları lazım" dedi. Osman Yurtkulu’nun eşi Medine Yurtkulu ise "Çok güzel geçti evliliğimiz Çok şükür, hiçbir kötülüğümüz olmadı, her zaman iyiydik iyi olduk, birbirimizi saydık sevdik. Çok şükür yalan konuşmadık. Sevgimiz, saygımız bu yaşa kadar gitti çok şükür. İyi olsunlar, birbirlerine saygıları olsun, büyüklerini küçüklerini bilsinler. Ömür boyu mutlu olsunlar" şeklinde konuştu. Adıgüzel Çalışkan isimli bir başka katılımcı ise " 78 yaşındayım, 58 yıl 20 gündür evliyim. Çok iyi geçti, maddi durumumuzun iyi olduğu zaman da oldu kötü olduğu zaman da oldu. Vara hamd ettik, yoka da şükür ettik. Elhamdülillah bugünlere kadar gelmiş bulunuyoruz. Boşanmalar konusuna gelince, boşanmalar çok çoğaldı. Ben şunu tavsiye ediyorum gençlerimize, bir insan varlığa şükrederse, yoksulluğa da şükrederse, elhamdülillah aşamayacağı hiçbir engel olmaz. Hep beraber gönül gönüle, sırt sırta verdiğimiz müddetçe aşılmayacak hiçbir engel olmaz" ifadelerini kullandı. "Sabah kahvaltısı yapmadan kocalarını işe göndermesinler" Katılımcı Cemal Rıza Türker, "1967 yılında evlendik. Görücü usulü evlendim. Hanımlar kocalarına hizmet etmiyorlar. Sabah kahvaltısı yapmadan kocalarını işe göndermesinler. Eve gelince güzel muamele yapsınlar. En fazla bundan oluyor. Görücü usulüyle evlenenler yüzde sekseninde hiçbir ayrılık yok. Sevip de ayrılanlara ben kızıyorum" dedi. Gülsüm Türker ise "Çok güzel bir evliliğimiz oldu. Çok mutluyum. Bu zamana kadar bizim gibi evli olan yoktur" şeklinde konuştu.