GÜNDEM - 17 Şubat 2016 Çarşamba 15:57

Aile sağlığı merkezinde doktora sözlü şiddet

A
A
A
Aile sağlığı merkezinde doktora sözlü şiddet

Manisa’da evlilik için istenen sağlık raporunu almak üzere başvurduğu aile hekiminin eşinin de gelmesi gerektiğini söylemesi üzerine sinirlenen genç, iddiaya göre bayan doktora küfürler yağdırarak odasını dağıttı.

Olay, Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde öğle saatlerinde meydana geldi. Şehzadeler ilçesi 1 Nolu Aile Sağlığı Merkezi'nde görev yapan aile hekimi Dr. Seval Erkal, kendi hastası olan B.U.’nun sözlü şiddetine maruz kaldı. Evlilik için gerekli olan sağlık raporunu almak üzere aile hekimine giden B.U., doktorun raporu verebilmek için eşinin de olması gerektiğini söylemesi üzerine biranda sinirlenerek doktora küfürler yağdırmaya ve odasını dağıtmaya başladı. Korkuya kapılan Dr. Seval Erkal, panik halinde odadan kaçarak mesai arkadaşlarından yardım istedi. B.U. ise, Aile Sağlığı Merkezi'ndeki diğer personele de hakaretler yağdırıp uzaklaştı. Olayın hemen ardından polis Dr. Seval Erkal’ın ifadesini alırken, B.U.’yu arama çalışmalarına başladı.

Olayın ardından Aile Sağlığı Merkezi önünde basın açıklaması düzenleyen Türk Sağlık Sen Manisa Şube Başkanı Rıtvan Mutlu ve Aile Sağlığı Merkezi doktorları duruma tepki gösterdi. Mutlu, sağlık çalışanlarına şiddetin dur durak bilmeden devam ettiğine dikkat çekerek, “Bugün yine burada sağlık çalışanı arkadaşımız ve üyemiz Dr. Seval Erkal hanımefendiye kendisi de bir devlet memuru olan kişiden sözlü ve fiziksel bir saldırı durumu gerçekleştiğini üzülerek ifade ediyoruz. Maalesef bu gibi durumların önüne geçilmediği gibi bu saldırıyı gerçekleştiren kişinin hastalara şifa dağıtan, gecesini gündüze katarak çalışan arkadaşımıza hem de çok saçma sapan bir nedenle sözlü hakaret ve darp etme durumuna kadar gelmiştir.

Bu kişi doktor hanımdan evlilik raporu almak için gelmiş, kan tahlilleri yapıldığından sonuçların değerlendirilmesi ve bilgilendirilmesi için eşinin de bizzat gelmesi gerektiğini, sadece kendisinin gelmesinin yeterli olmadığını söyleyince önce küfür etmiş, sonra doktor hanımın üzerine yürümüştür. Doktor hanım kendisinden kaçmış ve diğer mesai arkadaşları yardımına gelince onlara da küfür etmiş, saldırıda bulunmuştur” dedi.
Aile hekimlerinin ve aile sağlığı çalışanlarının hafta sonu nöbeti de tuttuğunu hatırlatan Mutlu, “Hafta içi biraz daha kalabalık olan bu sağlık merkezleri hafta sonu tamamen güvensiz bir halde olup, arkadaşlarımızın can güvenliği ne yazık ki koruma altında değildir. Yıllardır söylememize rağmen bu konuda yeteri kadar hukuki düzenlemeye gidilmemesi, bu fiili işleyenlerin ellerini kollarını sallayıp dışarı çıkmaları taciz yapanlar için caydırıcı değil, bilakis teşvik eder mahiyettedir” şeklinde konuştu.

“Buradan hizmeti alan halkımıza da seslenmek istiyorum” diyen Mutlu şunları söyledi:

“O sözlü ve fiili tacizde bulunduklarınız bir gün sizin çocuklarınız da olabilir. Onların tek suçu sizleri bir an evvel sağlığınıza kavuşturmak istemeleridir. En değerli hazinemiz sağlığımızdır. Sağlığımızın korunmasında yanı başımızda olan sağlık çalışanlarına karşı saygılı olalım ve yaptıkları vazifelerine sahip çıkalım. Sayın Sağlık Bakanı; artık sağlık personeli çalışanlarına karşı yapılan bu saldırılara el atın. Sizin bakan olarak bir görevinizde sağlık çalışanlarına sahip çıkmaktır. Çalışanına sahip çık ki halkımıza daha verimli sağlık hizmeti sunulsun. Türk Sağlık-Sen Manisa Şubesi olarak her zaman olduğu gibi yine kurum yetkilileri değil, şiddete uğrayan kardeşlerimizin yanında biz varız, olmaya da devam edeceğiz. Bu darp olayının hukuki boyutunun sonuna kadar takipçisiyiz.” 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal birçok yeniliğe imza attı Vefatının 33. yılında 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal saygıyla yad ediliyor. Vefatının 33’üncü yıl döneminde merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın siyasi hayatıyla ilgili detaylar bir kez daha gündeme geldi. Türkiye demokrasi tarihinde çığır açmış birkaç isimden biri olan Turgut Özal, Adnan Menderes’in açtığı yolu genişleten siyasetçi olarak bilinir. "Tam bir inovasyon (yenilenme) taraftarı" olarak nitelenen Özal, Türkiye’yi pek çok ilkle tanıştırdı. Serbest piyasa ekonomisi ve liberalleşme onun zamanında başlarken, iktidarı zamanında (1983-1991) Türkiye ekonomisi yıllık ortalama 5,2 büyüdü. Gerek idari, gerek siyasi, gerekse iktisadi programını tatbik ederken büyük riskleri göze alan Özal, 60 senelik tabuları yıktı. İhracat önündeki engelleri kaldıran, işadamlarının elinden tutup onlara ufuklar açan Turgu Özal, herkesle görüşmesi ve istişareye verdiği önemle tanındı. Adeta zamanla yarışırcasına, bitmez tükenmez bir çalışma enerjiye sahip olam Özal, yurtdışı seyahatlerini de bürokratlarla değil, hep işadamlarıyla yaptı. "Türkiye renkli televizyondan kredi kartına kadar birçok yenilikle tanıştı" Turgut Özal, bir yandan ihracat için gerekli kaliteli mal imal etmek üzere altyapıyı hazırlarken, diğer yandan da limanlar, hava ve kara yolları, barajlar yaptırdı. Onun döneminde haberleşme ağı yayıldı, bütün köylere elektrik ve telefon gitti. Yatırımlar için kaynağı ise fonlar kurarak temin etti. Karaborsacılığı ortadan kaldıran Özal, içine kapalı bir ülkeyi süratle dünyaya açtı. Döneminde Türkiye renkli televizyondan kredi kartına kadar bir çok yenilikle tanıştı. Ekonomideki iyileştirmelere ses çıkaramayanlar, ailesinden ve çevresinden vurmaya kendisini hedef alsa da Özal, bu tenkitlere gözleri dolarak, "Hanımına söz geçiremeyen ilk erkek ben miyim?" diye cevapladı. Dindar insanlara demokrasi ve liberalizm çerçevesinde, o zamana kadar görmedikleri bir toleransın tanınması, ülkedeki din karşıtlarını öfkelendirdi. Doğuda başlayan terör faaliyetlerine karşı Özal, terörle mücadelede sivil inisiyatifi devreye soktu, koruculuk sistemini kurdu, savunma sanayiini modernize etti. Memur maaşlarını insani seviyeye getiren Özal, çalışmayan memur eşlerine bir maaş kadar aile parası verdi. "Allah’ın verdiği canı ondan başka alacak yoktur. Biz ona teslim olmuşuzdur" Özal, 1988 yılında kendisini suikast girişimine maruz kaldı. 1988’de parti kongresi esnasında Kartal Demirağ adında bir tetikçi kendisini öldürmeye çalıştı. Turgut Özal, olaydan parmağından yara alarak kurtulurken, 20 yıla mahkum olan tetikçiyi sonradan affetti. Özal’ın suikast girşiminin hemen ardından gösterdiği metanet ve sonrasında yaptığı samimi konuşmada geçen "Allahın verdiği canı ondan başka alacak yoktur. Biz ona teslim olmuşuzdur" sözleri hafızalara kazındı. Hayalperest değil gerçekçi bir insan olarak tanınan Özal, idealistliğini de her daim korudu, askeri demokrasi önündeki engel olmaktan çıkarmaya çalıştı. Profesyonel askerliğe ağırlık veren Özal, OYAK ve sair kuruluşlarla orduyu ekonomik sistemin içine soktu. Hatta "Asker artık paranın tadını aldı, kolay kolay darbe yapamaz" sözü de hafızalara kazındı. Özal, 1989’da cumhurbaşkanı olduğunda, dindar bir şahsiyetin ilk defa Köşk’e çıkışı bazı kesimleri endişelendirdi. Hatta Kenan Evren, Köşk arşivini emniyete almak için askeriyeye naklettirdi. Muhalifler "Çankaya, Ezankaya mı oluyor?" derken, Turgut Özal, "Reisicumhur oldum diye namazı terk mi edeceğim?" cevabını verdi. "Alışamadık" diyenlere ise Özal, "Alışırsınız, alışırsınız" diye cevap verdi.
Ankara Milli Eğitim Bakanı Tekin, 81 il milli eğitim müdürüyle bir araya geldi Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 81 ilin milli eğitim müdürüyle çevrim içi toplantı gerçekleştirdi. Bakan Tekin, toplantının başında Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürü Asım Sultanoğlu ve Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur’dan 14 ve 15 Nisan’da iki okulda gerçekleşen silahlı saldırılarda yaralananların sağlık durumlarına ilişkin son durum hakkında bilgi aldı. Bakanlık birimlerince yürütülen psiko-sosyal destek faaliyetleri ve alınan tedbirlere ilişkin il milli eğitim müdürlerinden bilgi alan Bakan Tekin; öğretmen, öğrenci ve velilerle irtibat halinde kalınarak sürecin hassasiyetle yürütülmesi talimatı verdi. Bakan Tekin, yaşanan saldırılardan duyduğu derin üzüntüyü aktararak eğitim camiasına ve tüm Türkiye’ye başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerini tekrar dile getirdi. Bakan Tekin, "Evlatlarımızın güvenliği konusunda en küçük bir tavize izin vermeyecek, çocuklarımızın insani değerlerini, devletle ve milletle bağını kaybetmesine müsaade etmeyeceğiz. Türkiye’nin millî birliğinin, beraberliğinin her daim korunması için el birliğiyle dayanışma içinde olmamız gerekiyor" dedi. Olayı tüm boyutlarıyla değerlendirdiklerini, alınacak tedbirlerle ilgili çalışmalarının devam ettiğini kaydeden Milli Eğitim Bakanı Tekin, bunları yakın zamanda kamuoyuyla paylaşacaklarını söyledi.