GÜNDEM - 02 Ocak 2023 Pazartesi 21:09

AK Parti Sözcüsü Çelik seçim tarihini açıkladı

A
A
A
AK Parti Sözcüsü Çelik seçim tarihini açıkladı

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, seçim takvimine ilişkin, “Bu seçim takvimiyle ilgili gündem, seçimin 18 Haziran'da yapılması yönünde irademiz var. Çıkabilecek bazı sıkıntılar, vatandaşlarımızın yurt dışına seyahat dönemi olması, çeşitli şekillerde ülkemizde hareketliliğin yaşandığı dönem olması sebebiyle değerlendirme yapılıyor” dedi.

AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Toplantı sonrası AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Sözcü Çelik, Türkiye, Suriye ve Rusya Savunma Bakanları arasında yapılan toplantıya ilişkin soru üzerine, “Suriye meselesiyle ilgili olarak bütün dünyanın önemli devletleri karşı çıksa da Türkiye, Suriye halkının faydasına olacak şekilde Suriye'nin reformlar yapması, dünyayla entegre olması için güçlü bir irade ortaya koydu. Sayın Cumhurbaşkanımızın Suriye, Şam, Halep'e gidiş gelişlerinde yanındaydık. Kendi siyasetimiz açısından Arap Baharı ile ortaya çıkan dalganın bölge ülkelerini sarsacağını gördük ve değerlendirdik. O zaman bu ülkelerin birtakım reformlar yaparak bu dalgalar karşısında daha kapsayıcı yaklaşım üretmesiydi. Bu aslında iyi gidiyordu. Bir dönem bazı bürokratlar oraya gidip gelmeye başlamışlardı. Biz bunları yaparken, dünyanın önemli ülkeleri Suriye'ye tırnak içinde 'haydut devlet' muamelesi yapıyordu. En son bütün süreci reddeden ABD bile Şam'la temas kurdu. Daha sonra katliamlar, öldürmeler, kötü görüntüler bu ilişkilerin kopmasına yol açtı. Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğünden yana olmuştur. Bizim tutumumuz devlet yapılarının korunmasıydı. Etrafımızdaki sorunlu bir coğrafya. Herkes güvende olmadan toplam güvenlik üretilmesi mümkün değildir. Komşularımızın güvensizliğe ve yoksulluğa sürüklenmesinden siyasi bir çıkar üretmemiz mümkün değildir. İç savaşın ortaya çıkmasından sonra ilişkiler kesildi. Her zaman Astana, Cenevre sürecinde sorunun siyaset ve diplomasi yoluyla çözülmesi yönünde altını çizdik. Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması, Suriye halkının ortak yararının gözetilmesi. Suriye'deki olaylar bizi tehdit etmeye başlayınca müdahale ettik. Zeytindalı, Fırat Kalkanı gibi harekatlar olmasaydı orada birtakım devletçik yapıları kurulacaktı” diye konuştu.

Astana ile Cenevre süreçlerinin birbirini tamamlayan süreçler olduğunu ifade eden Çelik, “Gelinen bu noktada oturup konuşmamız lazım. Bu terörist yapılara petrolü satan ilişkiler ağı, birtakım devletler tarafından sunulmuştur. Bunlar artık orada Suriye'nin kaynaklarını sömürerek kendi terör faaliyetleri için para kazanmaya başladılar. Ortadaki tablo birileri bunları orada kalıcı kılmaya ve tırnak içinde devletimsi yapılar hale getirmeye çalışıyorlar. Defalarca söyledik, sınırımızın dibinde bir Afganistan istemiyoruz. Bu terörist yapılara petrolü satan ilişkiler ağı, birtakım devletler tarafından sunulmuştur. Bunlar artık orada Suriye'nin kaynaklarını sömürerek kendi terör faaliyetleri için para kazanmaya başladılar. Ortadaki tablo birileri bunları orada kalıcı kılmaya ve tırnak içinde devletimsi yapılar hale getirmeye çalışıyorlar. Burada Cumhurbaşkanımız net bir irade koydu. İstihbarat teşkilatlarımız arasında görüşme, Milli Savunma Bakanlıklarının arasında görüşmeye evrilmiştir. Bundan sonra en üst seviyede görüşmenin ajandası oluşturulacaktır. Gelinen noktadan memnunuz. Diplomasi, müzakere, konuşma sorunu çözmek için üretilmiştir. Burada köprü kurma zamanıdır. Bu köprüler kurularak bu yola devam edilecektir” açıklamasında bulundu.

İsrail ile karşılıklı büyükelçi atanmasına ilişkin soruya ise Çelik, “İsrail'le de ilişkilerin büyükelçiliklere çekilme sebepleri belli. Hassasiyetlerimizi koruyarak müzakere etmeliyiz ve bunları konuşarak çözmeliyiz. İsrail'de birtakım basın yayın organlarında nitelendiriliyor. Aşırı sağ hükümet işbaşına geldi. Kudüs, yasa dışı yerleşimler, iki devletli çözüm konusunda hassasiyetlerimizi koruyoruz. Mescid-i Aksa'nın statüsü konusuna hassasiyetimiz açıktır. Bütün bunları konuşmaya devam edeceğiz. Sorunlar, gerilimler ortaya çıkacak ama her halükarda müzakere diplomasisini sürdüreceğiz. Karşılıklı büyükelçilerin atanması da hayırlı olsun” dedi.
Seçim takvimine ilişkin soru üzerine Çelik, “Bu seçim takvimiyle ilgili gündem, seçimin 18 Haziran'da yapılması yönünde irademiz var. Çıkabilecek bazı sıkıntılar, vatandaşlarımızın yurt dışında seyahat dönemi olması, çeşitli şekillerde ülkemizde hareketliliğin yaşandığı dönem olması sebebiyle değerlendirme yapılıyor. Bu tabii ki bir erken seçim düzeyinde tarih değerlendirmesi olmayacak. Bununla ilgili kesin bir karar yoktur, olunca sizinle paylaşacağım. Kişiler çeşitli ortamlarda son aldıkları pozisyona göre geçmişi yeniden yapılandırabiliyorlar. Ben geçmişte şöyle yapmıştım, yeterince destek verilmedi gibisinden” değerlendirmesinde bulundu.

Gelecek Partisi ve Deva Partisi'nden AK Parti'ye gelen eleştirilere ilişkin soruya Çelik, “Cumhurbaşkanımızın eski başbakanlık binasında yaptığı toplantılara bakın, fotoğraflar, çekimler ortada. 6'lı masa seçmenlerine bir profil göstermek için birileri de yeni profil tarihselliği üretiyorlar. 'Ben o zaman şunu demiştim, o yüzden işler iyi oldu.' Seçmen kitlesini kandırmış oluyorsunuz. O dönemde beraber siyaset yapan pek çok kişi AK Parti yönetiminde, Bakanlar Kurulu'nda. Büyük demokrasi kahramanları, terörle mücadele kahramanları şekilde yapılan konuşmaları da dinliyoruz. Saygınlık; geçmişte bir şey yapmışsanız, bir yolu beraber yürümüşsünüz, o zamanın hatıralarına, yaşanmışlıklarına saygı duymakla olunur. Ben sayın Cumhurbaşkanına o zaman şu şekilde davranmıştım, o da bana şunu şunu demişti diyorlar. 6'lı masadakilerin bunlara dikkat etmesi lazım. Bu şekilde bir siyasi tutum ortaya koyanların aynı şeyi burada yapacağı açıktır. Siyaset gelecekle ilgili olarak toplumun önüne vizyon koymak sanatıdır. Bu bütün partiler için geçerli. Bir şekilde geçmişte ortak zeminlerde buluşulmuş, hele de birilerinin kendilerini demokrat göstermek için Cumhurbaşkanımızla ilgili olarak otoriterdir gibisinden tutum ortaya koymasının hiçbir ahlaki temeli yoktur” diye konuştu.
Çelik, sözlerine şöyle devam etti:

“O zamanlar kamuoyunun bilip bilmediği bir sürü siyasi krizi, devlet içerisinde siyasetin konsolide olmadığı dönemde bu iradeleri hayata geçirmek Sayın Cumhurbaşkanımızın döneminde ortaya konulmuştur. Bazıları o toplantılarda yoktu. Hatta bugün bakıyorum, güneydoğu ile ilgili, Kürt vatandaşlarımızla ilgili çokça mesaj veren birileri, biz Türkiye'de Kürt vatandaşlarımızın üzerindeki onların dilleri, yaşadıkları ortam üzerindeki yasakları kaldırırken bu toplantılardan uzak duruyorlardı. Alevi meselesiyle ilgili atılan adımlar da aynı şey söz konusuydu.”

Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş cinayetine ilişkin soruya ise Çelik şöyle cevap verdi:

“Ailesine başsağlığı diliyoruz. Burada olay gerçekleştikten sonra yapılan yorumların çoğunu gördük. Bir ölüm üzerinden siyaset yapmaya kalkanlar var, bunların tutumu ahlaki değil. Sonuç olarak emniyet güçleri Türkiye'nin adliyesi, emniyet teşkilatı bu konunun bütün boyutlarını açığa çıkaracaktır. Bu tip meselenin örtbas edilecek gibisinden yaygınlaşma çalışmalarını tespit ettik. Bunların hepsi başka amaçlara matuf olarak gündeme getirilmiştir. Adliye ve emniyet güçleri başındadır. Olay bütünüyle aydınlatılacaktır.”
Fransa’da yaşanan olaylara ilişkin soruya Çelik şu şekilde cevap verdi:
“PKK terör örgütünü en güçlü şekilde faaliyet yürüttüğü ülkelerden bir tanesi Fransa. Fransa onların faaliyetleri himaye ediliyor. Terör örgütü bayrak ve sembolleriyle eylemler yaptılar. Gelinen noktada terörü himaye etmeyin demiştik. Cumhurbaşkanımız terör denilen yılanı kim korursa gün gelir ortaya çıkar demişti. Şimdi Paris'te yakıp yıktılar. Avrupa'yı yükselen faşizm karşısında ciddi bir şekilde uyarıyoruz. Kim terörü himaye ederse, terörist faaliyetlere müsaade ederse yarın bir gün bunlarla yüzleşmek durumunda kalır. Bunun çaresi, gelin hiçbir ayırım yapmadan terör örgütleriyle mücadelede işbirliği yapalım.”

Hülya Keklik - Mehmet Kalay
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Sarıkamış’ta kardan heykellerin yapımı tamamlandı Sarıkamış Harekatı’nda Allahuekber Dağları’nda donarak şehit olan askerlerin temsili heykellerinin yapımı tamamlandı. Kars’ın Sarıkamış ilçesinde 3-4 Ocak 2026 tarihlerinde düzenlenecek etkinlikler kapsamında sergilenecek kardan heykellerin yapımı tamamlanırken, heykellerin açılışı ise 3 Ocak 2026 tarihinde yapılacak. Kars Valiliği, Sarıkamış Kaymakamlığı ve Sarıkamış Belediyesi’nin destek verdiği heykellerin yapımı Kafkas Üniversitesi Kazım Karabekir Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu’nda görevli Doç. Dr. Muhammet Hanifi Zengin koordinesinde 7 kişilik ekip tarafından yapıldı. Kardan heykellerinin yapımın tamamlandığını ifade eden Vefa Kocaalaz, "111 yıl önce bu topraklarda vatan uğruna aziz şehitlerimize bir vefa bu çalışmayı gerçekleştirdik. Çalışırken bu amansız soğuğu ellerimizde, hüznü ise ruhumuzda hissettik. Amacımız kahraman ecdadımızı gelecek nesillere aktarmak. Bütün şehitlerimizi rahmetle anıyorum" dedi. Öte yandan 3-4 Ocak 2026 tarihinde Sarıkamış’ta "Bu Toprakta İzin Var" sloganıyla düzenlenecek olan etkinliklerin programı da belli oldu. Etkinlikler 3 Ocak 2026 Cumartesi günü şehit yakınları ve gaziler onuruna düzenlenecek yemek ile başlayacak. Etkinlikler daha sonra kardan heykeller sergisinin açılışı, meşaleli kayak gösterisi, Mevlid-i Şerif programı ve meşaleli yürüyüşler ilk gün programı sona erecek. 4 Ocak 2026 Pazar günü ise büyük yürüyüş için vatandaşlar Kızılçubuk toplanma bölgesinde bir araya gelecek. Program 4 kilometrelik yürüyüşün ardından Ayyıldız Tören alanında devam edecek. Buradaki tören protokol konuşmaları ve çelik kanatlar gösterisinin ardından sona erecek. Törenlere Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak’ta katılacak.
Samsun İlkadım’da karla mücadele Samsun’un İlkadım ilçesinde etkili olan kar yağışı sonrası belediye ekipleri, ulaşımın aksamaması ve günlük yaşamın olumsuz etkilenmemesi için kent merkezi ile kırsal mahallelerde yoğun bir karla mücadele çalışması yürüttü. İlkadım Belediyesi, ilçe genelinde etkisini artıran kar yağışının ardından yol açma, temizleme ve tuzlama çalışmalarını eş zamanlı olarak hayata geçirdi. Fen İşleri ve Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, ana arterler, ara sokaklar ve toplu taşıma güzergâhlarında buzlanmaya karşı önlem alırken, özellikle kırsal mahallelerde ulaşımın kesintiye uğramaması için gece boyunca sahada görev yaptı. Karla mücadele çalışmalarının 24 saat esasına göre sürdürüldüğünü belirten İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, kar yağışının çocuklar için sevindirici olsa da şehir yaşamında aksamalara yol açabildiğine dikkat çekti. Yağışın başlamasıyla birlikte ekiplerin anında sahaya indiğini ifade eden Kurnaz, kırsal mahallelerde iş makinelerinin yoğunlaştırıldığını, kent merkezinde ise yol açma ve tuzlama çalışmalarının titizlikle sürdürüldüğünü söyledi. Başkan Kurnaz, gece boyunca fedakârca görev yapan ekiplere teşekkür ederek, önümüzdeki günlerde görülebilecek yeni kar yağışlarına karşı da teyakkuzda olduklarını vurguladı. Vatandaşlara da uyarıda bulunan Kurnaz, buzlanma ve don riskine karşı mecbur kalınmadıkça özel araçlarla trafiğe çıkılmamasını, mümkün olduğunca toplu taşımanın tercih edilmesini istedi.
Antalya Yeni yıla ’don’ nöbetiyle girdiler Antalya’nın Serik ilçesinde gece saatlerinde hava sıcaklığı 0 derecenin altına düşmemesi için örtü altı üreticilerin şarkı sözlü don nöbeti başladı. Üreticiler soba ve dumanlama yöntemiyle mahsulünün don tutmasını önlemeye çalıştı. Önlem alınmayan bazı seralarda ise ürünler dondan dolayı zarar gördü. Türkiye’nin en büyük örtü altı üretimi yapılan Serik’te üreticiler, gece saatlerinde hava sıcaklığının 0 dereceye kadar düşmesi sonrası, ürünlerini dondan korumak için gece boyunca seralarda soba yakarken kimisi de dumanlama yöntemini tercih etti. Üreticiler gece boyunca sık sık derece ile sera içerindeki ürünleri kontrol ediyor. Çandır Mahallesi’nde domates üreticiliği yapan Arısoy ailesi, sabaha kadar sürecek nöbette gitar eşliğinde söylenen şarkılarla, sabaha kadar süren nöbette birbirlerine destek oluyor. "Bu gece baya uzun olacak" Domates üreticisi Fahrettin Arısoy, hava sıcaklığının 0 dereceyi gösterdiği için domateslerin don tutmaması için mücadele ettikleri belirterek, "Aynı zamanda ailemde yanımda onlarla sohbet edip çay içip bize destek oluyorlar. Bu gece baya uzun olacak. Allah tüm çiftçilerimizin yardımcısı olsun" dedi. Şeyma Arısoy ise gitar çalarak söylediği şarkılarla üreticilere destek olduğunu belirtti. Muzların zarar görmemesi için dumanlama yöntemi Serik ilçesine bağlı Üründü Mahallesi’nde de örtü altı muz üretimi yapan üreticiler, ürünlerinin zarar görmemesi için dumanlama yöntemini tercih etti. Gece saatlerinde başlatılan uygulama, sabahın ilk saatlerine kadar her saat başı düzenli olarak sürdürüldü. Üreticiler, saman ve yanıcı maddeler kullanarak seraların içine duman verip iç ortam sıcaklığını korumaya çalıştı. Zorlu hava şartları altında geçen nöbette çiftçiler, yoğun dumanın içinde seraları tek tek dolaşarak ürünlerini kontrol etti. "Sera içerisine duman vermezsek ürün üşür ve verim alamayız" Muz üreticisi Selman Sarı yaptıklarını işlemin ürünlerinin donmaması üzerine duman vermek olduğunu söyleyerek, "Her 2 saatte bir kontrol ederek, sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyoruz. Sera içerisine duman vermezsek ürün üşür ve verim alamayız" diye konuştu. Tarım işçisi Ahmed Zemrullah ise yaptıkları işin zor olduğunu belirterek, "Çünkü sabaha kadar seraya girip saman yakarak duman veriyoruz. Çünkü ürünleri korumak için başka türlü yolu yok" dedi. Patlıcanları don vurdu Yine gece saatlerinde Üründü Mahallesi’nde bazı seralarda ise ürünler zarar gördü. Üretici Mustafa Ünal’a ait serada yetiştirilen patlıcanları don vurdu. Sabah saatlerinde gün ağırınca seraların üzerinde oluşan buzlanma ve ürünlerin zarar gördüğü görüldü. Mustafa Ünal, "Allah’tan gelen bir şey yapacak bir şey yok. Tüm çiftçilerimize geçmiş olsun" dedi.
İstanbul Fiba Commercial Properties’ten Moldova’ya stratejik yatırım Fiba Commercial Properties (Fiba CP) ve Summa iş birliğiyle Moldova’nın başkenti Kişinev’de, iki uluslararası otel markası ve yeni nesil sağlık altyapısını bir araya getiren 40 milyon euroluk karma kullanım projesinin temeli atıldı. Marriott Moxy, Residence Inn by Marriott ve Medpark City Clinic’i kapsayan proje, Kişinev’i bölgesel ölçekte iş ve sağlık turizminin yeni merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor. Fiba Commercial Properties ve Summa iş birliğiyle, Moldova’nın başkenti Kişinev’de uluslararası standartlarda iki otel ve yeni nesil sağlık altyapısını kapsayan karma kullanım projesinin temel atma töreni gerçekleştirildi. Marriott International bünyesindeki Moxy Hotels ve Residence Inn by Marriott markalarını aynı projede buluşturan bu yatırım, Kişinev’i bölgesel ölçekte iş ve sağlık turizmi merkezi haline getirmeyi hedefliyor. Proje kapsamında ayrıca, yeni nesil sağlık hizmetleri sunacak Medpark City Clinic de yer alacak. Uluslararası markalar, yeni nesil konseptler Projede yer alan Moxy Hotels, genç ve dinamik yaşam tarzına hitap eden modern tasarımı ve teknoloji odaklı hizmet anlayışıyla öne çıkarken; Residence Inn by Marriott, uzun süreli konaklama ihtiyacına yönelik yeni bir konsepti Moldova pazarına taşıyacak. Kompleksin bir diğer önemli bileşeni olan Medpark City Clinic, Moldova’da JCI (Joint Commission International) akreditasyonuna sahip özel hastane olan Medpark International Hospital’ın altyapısıyla entegre çalışacak. Klinik; ileri tıp teknolojileri, uluslararası standartlar ve sertifikalı uzman kadrosuyla sağlık turizmine de katkı sağlamayı hedefliyor. Bölgesel etki ve uzun vadeli değer Toplam 40 milyon euro yatırım bedeline sahip olan projenin, 2028 yılının ilk yarısında tamamlanarak faaliyete geçmesi planlanıyor. Proje, Moldova’nın uluslararası yatırım cazibesini güçlendirirken; turizm, sağlık ve gayrimenkul alanlarında bölgesel ölçekte katma değer oluşturmayı amaçlıyor. Fiba Commercial Properties, uluslararası portföyü ve geliştirdiği yüksek nitelikli projelerle, faaliyet gösterdiği pazarlarda sürdürülebilir büyüme, uzun vadeli değer üretimi ve küresel standartlarda varlık yönetimi yaklaşımını kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor. Özyeğin: "Moldova’nın potansiyeline güveniyoruz" Törende konuşan Fiba Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin, "Fiba Grubu olarak faaliyet gösterdiğimiz sektörlerde yurt içi ve yurt dışındaki fırsatları değerlendirerek yatırımlarımızla derinleşmeyi önemsiyoruz. Gayrimenkul sektöründe Moldova Cumhuriyeti ve bu bölge önemli bir potansiyele sahip. Yatırımlarımızla hem grubumuza hem de ülkeye uzun vadeli katkı sunacağız. Bu projeyle birlikte, dünya standartlarında iki oteli ve örnek teşkil edecek bir sağlık kliniğini Moldova’ya kazandıracağımız için mutluyuz" dedi. Kahraman: "Fiba CP’yi, uluslararası başarılarıyla global ölçekte örnek bir markaya dönüştürmek için çalışıyoruz" Fiba Commercial Properties’in (Fiba CP) hem Türkiye’de hem de yurt dışında yenilikçi projelere imza atarak sektörde fark oluşturmaya devam ettiğini belirten Fiba CP CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman, "Fiba CP’yi, uluslararası başarılarıyla global ölçekte örnek bir markaya dönüştürme hedefiyle çıktığımız bu yolda önemli adımlar atıyoruz. Türkiye’nin yanı sıra Moldova, Romanya, Kosova ve Çin’de; alışveriş merkezlerinden rezidanslara, otellerden ofislere uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyoruz. Moldova’da da bu kapsamda hayata geçirdiğimiz önemli yatırımlarımızdan birinin temel atma törenini gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Marriott Moxy (kısa süreli konaklama), Marriott Residence Inn (uzun süreli konaklama) ve Medpark Tıp Merkezi’ni kapsayan 18 bin 500 metrekarelik karma kullanım projesinin temelini attık. Projenin toplam inşaat alanı; personel yemekhaneleri, catering hizmet alanı, depolama alanı ve teknik hacimler de dahil olmak üzere yaklaşık 23 bin 500 metrekare. Bu projeyle, uluslararası standartlarda sağlık ve konaklama çözümleri sunarak bölgede önemli bir ihtiyaca yanıt vermeyi hedefliyoruz. Uzun yıllardır güvenle iş birliği yaptığımız SUMMA Grubu ile birlikte yürüttüğümüz bu yatırım, yalnızca ticari bir proje olmanın ötesinde; sosyal, kültürel ve kentsel gelişimi destekleyen, bütüncül yaşam alanları oluşturma vizyonumuzun da somut bir yansımasıdır" dedi. Bora: "Moldova’nın kalkınmasına katkı sağlıyoruz" Moldova Cumhuriyeti’nin kalkınmasına ve refahına gerçek anlamda katkı sağladıklarına dikkat çeken Summa Yönetim Kurulu Başkanı Selim Bora, "Bugün itibarıyla ortaklarımızla birlikte, istikrarlı ve uyumlu koşullarda yaşayan ve çalışan bin 250 kişilik bir ekibimiz var. Bu bizim için çok büyük bir değer. Bu sayıyı artırmayı hedefliyoruz. Fiba Grubu ile birlikte, yakın gelecekte hayata geçirilecek projeleri uygulamak üzere son derece adanmış bir ekip oluşturduk. 1995’den beri yatırım ve inşaat alanında Moldova’nın en önemli aktörlerinden biri olarak yeni bir projeye başlamanın heyecanını yaşıyoruz. En kısa sürede hayata geçirmemiz gereken büyük bir proje bizi bekliyor. Ortaklarımızla birlikte bu ülkenin gelişimine katkı sunmaktan gurur duyuyoruz" dedi.